Ana içeriğe atla

adil kerem ünal

piyano
adil kerem ünal
bir felaket piyanist daha hızla sahnelerde boy göstermeye başladı... hemşehrim adil kerem ünal... hemşehrim olunca yada olmayınca ne değişiyor? onu da anlamış değilim ama olsun... 1 yılı aşkın bir süredir takip ediyorum kendisini, kısa sürede çizginin oldukça üstünde olduğunu gösterdi bizlere... öğretmeni maestro ibrahim yazıcı ile çalışma videolarını izliyordum bir süredir, zaten belli idi üstün gayreti ve hedeflediği başarı; en son olten filarmoni ile izledim, resmen sol şeridi boşaltın, ben geliyorum diyor... bu sayfada daha önce bahsettiğim piyanist abi ve ablalarının kulvarından gidiyor adil kerem ünal da...

9 yaşında bu aralar adil kerem ünal ve her şey kendisine alınan bir oyuncak org ile başlamış... bir başka rivayete göre ise; babaannesinin evindeki orgmuş her şeyin sebebi... çok da önemli değil ama ben babaanneyi merak ettim şimdi çok:))... yani her babaannenin evinde org bulunmaz da o yüzden... babaanneler genelde sütlaç, muhallebi yaparlardı eskiden... neyse artık... herhalde elinden düşürmemiş ve tuvalete bile onunla gitmiş olacak ki, ailesi piyano derslerine başlatmak durumunda kalmış... izmir'de ekol sanat ve pan sanat ile 5 ay gibi kısa bir süre piyano dersi almış ve olan olmuş... daha doğrusu olan oldu; ben de o zaman tanıdım kendisini...

bu sayfada daha önce sadece bir kez bahsetmiştim kendisinden... müziğin umuda kitaplarla dokunuşu etkinliğinde sahneye çıkan genç yeteneklerimizden biri idi kendisi...

5 aylık eğitim ile gitti ve 2017 yılı ekim ayında italyada düzenlenen uluslararası müzik yarışması concorso musicale eurepeo don matteo calucci fasano'da kendi kategorisinin üstünde bir kategoride birinci oldu geldi... aşağıdaki mozart'ın türk marşı performansı da o yarışmadan... bu eser yanında, mavi tuna ve kuğu gölü'nü de seslendirmiş büyük bir başarıyla ama ben ulaşamadım o videolara...



bu büyük başarıyı göstermeden önce piyano dersi aldığı isim ise; opera sanatçısı ve müzik öğretmeni esra yüce... adil kerem'in bu ilk başarısındaki katkısı bence önemli... öncesinde de kısa süreli eğitimler aldığı öğretmenleri olmuş ama sonuçta tüm eğitimi 5 ay ve 3 ayı esra yüce ile geçmiş... öğretmeni de katılmış italya'daki yarışmaya ve o yarışmada jüriden bile alkış almış adil kerem ünal... jürinin alkışlaması hatta tepki vermesi bile olacak iş değil aslında ama bu kadar kısa bir eğitim sonrasında, kendi yaşının üstünde bir kategoride bu derece başarılı olması etkilemiş olmalı jüriyi de...

bu başarısından sonra dikkatleri üzerine çekmeyi başaran izmir istek okulları öğrencisi adil kerem ünal, qnb finansbank ana sponsorluğundaki çev sanat ve olten filarmoni sanat okulu tarafından burslu olarak destekleniyor ve piyano eğitimine şef ibrahim yazıcı ile devam ediyor...

yaptığım tüm paylaşımlarda, destekleri ve sponsorları mutlaka belirtmek istiyorum çünkü adil kerem ünal gibi yetenekli gençlerimizin kendilerini geliştirebilmeleri açısından en küçük destek bile çok büyük önem taşıyor... ülkemizde son yıllarda gençlere uzanan eller hızla artıyor ve henüz arzu edilen seviyede olmamakla birlikte, bu desteklerin artması, oldukça önemli bir gelişme tabii ki...

aşağıdaki fotoğraf da, olten filarmoni'nin 23 nisan konserinden... öğretmeni şef, kendisi solist... zor partisyonları başarıyla atlattıkça öğretmenine bakıp gülümsemesi ve ibrahim yazıcı'nın da kendisini gururla izlemesi oldukça hoştu:)...

Piyano
adil kerem ünal ve şef ibrahim yazıcı
sahneyi ve alkışı seven, sahne öncesinde pek de heyecan hissetmeyen bir genç yetenek adil kerem ünal... kendisi öyle demiş... tabii kastettiği heyecan büyük ihtimalle korku ve tedirginlik anlamındaki heyecandır... yoksa heyecan duymayan sanatçı muhtemelen yoktur yada o heyecanın zaten kaybolmaması gerekiyor...

adil kerem ünal oldukça dikkat çeken, başarılı bir genç piyanist... hızla gelişti, çok daha fazlasını yapacak... isim yapmış büyük piyanistlerimizden olacağı net biçimde belli oluyor bugünden... isim vermeyeyim, çünkü arada yazmadığım oluyor; ama kimleri kastettiğim anlaşılır, bugün 15-20 yaş civarlarında olup da büyük başarılarıyla ve konserleriyle isimlerini ezberlemeye başladığımız abi ve ablalarına katılan bir isim oldu şimdiden...

bunun yanında; bestelerinin olduğunu da yeni öğrendim ve çok  mutlu etti beni bu bilgi... bunu da arada kaynamaması için ayrıca yazmak istedim... bize sadece yorumcu değil, bol miktarda yeni besteci lazım...

ben kendisini çok izledim, sosyal medyadan da sürekli izliyorum ama burada paylaşabileceğim nitelikte videosu maalesef şimdilik yok... olduğunda mutlaka buradan da paylaşacağım tabii... şimdilik bu kadar diyeyim, zaten kendisinden sıklıkla bahsedeceğiz gibi görünüyor...

ekleme/21 mayıs 2019

videosu yok demiştim ama şimdi buldum, olten sanat, youtube kanalında paylaşmış... haydn'ın 1 numaralı re majör piyano konçertosu'nun ilk bölümü... eser muhteşem bir piyano eseri zaten, adil kerem ünal da hakkını vermiş kesinlikle... bu arada, kadans bölümü de adil kerem ünal'a ait... öğretmeni ibrahim yazıcı kendisinin o bölümü yazmasını istemiş, o da noktayı böyle koymuş bölüme... mükemmel bir kadans yazmış...

Yorumlar

  1. Kerem Ertekin2 Mayıs 2019 22:20

    Bu minicik çocuk sahnede dev gibi oluyor! Canlı izledim adaşımı, hayran kaldım. Çok büyük piyanist olacak çok. Helal olsun sana çocuk, ağladım izlerken.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim güzel katkınız için...

      Sil
  2. ESRA YÜCE HOCA İLE NASIL İRTİBATTA OLABİLİRİZ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhabalar... maalesef irtibata geçebilmeniz konusunda bilgim yok...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da