Ana içeriğe atla

gizem kardal'dan yeni başarı

gizem kardal
geçen hafta italyadan gelen bir haber bana başarılı bir ismi hatırlattı... haber ayrı sevindirdi, yazmam gereken bir ismi tekrar hatırlamış olmam ayrı sevindirdi... 2015 yılında pera piyano festivali yarışmasında birinci olmuştu sabriye gizem kardal, oradan bildiğim bir isim ve takip edilecek genç yetenekler arasında idi gizem ancak nedense bir daha haber çıkmadı kendisinden... meğer ben takip edememişim, bir çok başarıya imza atmış ama benim haberim yok!... zararın neresinden dönülürse kârdır deyip, başladım yazmaya... aslında başarılı gençlerimizin sayısı o kadar çok arttı ve o kadar çok başarı haberi gelmeye başladı ki! takipte gerçekten zorlanır oldum... başarılı olsunlar da ben takip edemeyeyim, sorun değil... yazmam gereken ama bir türlü yazıp paylaşamadığım en az 20 isim daha var!...

2001 doğumlu gizem kardal, geçtiğimiz günlerde, 18-20 mayıs tarihlerinde italya atri'de düzenlenen 23. concorso internazionale di esecuzione musicale - rotary teramo est yarışmasında birinci oldu... üstelik en genç yarışmacı olmasına rağmen 100 tam puan aldı jüriden... hemen bir video paylaşayım lafı fazla uzatmadan... bu harika eseri buldum mu paylaşmadan geçmem bilindiği üzere, gizem de harika çalmış, bir kaç kere dinletti bana... 2017 yılında da aynı yarışmada yine birinci olmuş gizem, bu videoyu paylaşırken onu da görmem çok iyi oldu... aşağıdaki performans 2017 yılından, bu sene video paylaşılmamış...



ben yazmaya başladım ama şu anda hiç bir bilgim yok:)... kurcalaya kurcalaya bulurum bir şeyler dedim ama bulamadım:)... şimdilik birinci olduğu 3 yarışmayı yazmış oldum, bir yerde kendisinin çok fazla yarışmaya katıldığı ve tamamında birinci olduğu yazıyordu... şu anda bildiğim bu sadece... artık biraz lehçe ve italyanca cümle kurdurtmam gerekecek google efendiye... bu arada, lehçe dedik, polonyada, varşova karol szymanowski müzik okulunda devam ediyor eğitimine... gizem, aynı zamanda italyada statale di musica lorenzo perosi di campobasso konservatuvarında eğitim alıyor eş zamanlı olarak... bir yabancı kaynakta portekizde eğitim aldığı yazıyor ama kesin bilgim yok... o kadar da dolaşmıyordur herhalde:)... italyadaki öğretmeni aldo ragone... polonyada ise sırasıyla hanna sawiecka, katarzyna mościcka ve justyna galant-wojciechowska'nın öğrencisi olmuş... 2 sene önce polonya kültür bakanlığının özel bursu ile de ödüllendirilmiş...

bu kadar başarılı bir genç piyanist hakkında neden yeterince bilgi bulunmaz anlamış değilim...ben de bu sebeple yazıyorum aslında bu gençlerimizi... ama ne derece doğru bilgilerdir, yada şu anda geçerli midirler? bilmiyorum... hepsi öğrenci oldukları için vakitleri yok, biliyorum ama yakın birileri bu işi üstlenmeliler diye düşündüğümü de yazmadan edemeyeceğim:)... özellikle gizem kardal gibi uzun süredir yurt dışında eğitim almakta olan gençleri tanıyıp takip edebilmemiz oldukça güç oluyor maalesef...

gizem varşovada sürekli konserlere çıkıyor, chopin müzesi ve üniversitesi gibi bazı kurumlardan da davet alıyor ve resitaller veriyor... varşova elçiliğimizde kaydedilmiş bir video sıkıştırayım araya... bach, g minör prelüd ve füg...



zar zor anlayabildiğim kısa bir yazıda, gizem'in kendisine ait bestelerinin de olduğunu anladım zannedersem:)) ancak herhangi bir kayda ulaşamadım... konserlerinde kendi eserlerini de çaldığı söyleniyor... bunun yanında, azerbaycan'dan ve ülkemizden bestecilerin eserlerine de yer veriyor olması oldukça güzel... azerbaycan ile özel bir ilgisi var mı bilmiyorum ama azeri bestecilerin eserlerini seslendirmesi için de ille bir ilişki gerekmiyor... repertuvarında karayev, zeynalli, amirov, hajibeyov ve fazıl say eserleri de bulunuyor... kumru balladı da dinledim kendisinden, çok beğendim...

bir çok dünya çapında ismin ustalık sınıflarına davet edilmiş, yukarıda da bahsettiğim gibi sürekli konserlere çıkıyor ve ben tamamına ulaşamadım ama çok fazla yarışmadan da birincilikle ve jüri üyelerinin takdirleriyle dönmüş... çok çalışkan, yetenekli ve başarılı bir genç piyanist...

ekleme/24 temmuz 2018

bu araya bir yeni bilgi ilave etmem gerekti çünkü yeni ulaştım bu bilgiye... yukarıda portekizde de eğitim alıyor diye okudum demiştim ama inanmamıştım:)... doğruymuş, 2017 eylül ayından itibaren, portekizde escola profissionaldas artes da madeira'da devam etmeye başlamış eğitimine... son öğretmeni de robert andres'miş...

katılıp, çoğundan birincilik ile döndüğü bazı uluslararası yarışmalar ise, 2013 yılından günümüze kadar sırasıyla şöyle... 21. festival internazionale di pianisti in mazovia, premio barbara jachimowicz, sochaczew, polonia (2013)... 4. concorso pianistico internazionale di augustów, polonia (2014)... 1. concorso pianistico nazionale "da bach a szymanowski", varsavia, polonia (2015)... 10. concorso pianistico internazionale "pera piyano yarışması", istanbul, turchia (2015)... 16. concorso internazionale di musica per loro j. zarębski, lomianki, polonia (2016)... 6. concorso pianistico internazionale talenti pianistici, milano, italia (2016)... concorso pianistico internazionale città di san donà, italia (2017)... concorso musicale internazionale rotary club teramo est, atri, italia (2017 ve 2018)... fazlası mutlaka vardır çünkü 15 e yakın olması lazım katıldığı yarışmaların! ancak benim ulaşabildiğim bu kadar... 5 yıl için bu kadarı bile çok fazla aslında... bu arada, bulduğum hali ile yani italyanca olarak ekledim buraya, nasıl olsa anlaşılıyor... zaten zar zor yazdım gizem hakkındaki bu paylaşımı:))... ama çok da keyif aldım...

bayılıyorum ayışığı paylaşan piyanistlere... hele üstüne bir de nocturn paylaşmışlarsa, birbirini güzel tamamlıyorlar... polonya mazovia chopin festivalinden bir kayıt... 2013 yılı üstelik... yani 12 yaşındayken kaydedilmiş...  ilk önemli konserini 12 yaşındayken verdiği söyleniyor, belki de o konserden bir kayıttır...

şimdilik bu kadar diyeyim, bilgiye ulaştıkça ilave ederim... zaten adından çok söz ettireceği kesin gizem kardal'ın... ben kendisini, ailesini ve tüm öğretmenlerini kutluyorum...

Yorumlar

Çok Okunanlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

org

benim hastalık boyutunda bir takıntım vardır bu org konusunda, bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim daha önce... ülkemizde "org" olarak adlandırılan çok geniş bir müzik aleti grubu olması ve farklı adlandırılmalara gidilmeden, tamamına org adı verilmesidir bu takıntı... aslında bu takıntımda pek de haklı değilim, biliyorum ama üzerinde tuşları olan, birbiriyle alakasız her türlü cihaza tek bir isim verilip, org denmesini de hep yadırgamışımdır... keyboardlar & piyanolar başlıklı eski paylaşıma göz gezdirirseniz anlarsınız bu takıntımı... bu gereksiz takıntımda pek de haklı değilim dememin sebebi ise şu; aslında benim "org" denilip geçilmesini yadırgadığım cihazlar da "org" denen şeyin geliştirilmiş, elektronikleştirilmiş, dijitalleştirilmiş halleri... üstelik türkçe karşılıkları da yok ve tamamına org deyip geçmek de yanlış sayılmaz...

benim takıntılı biçimde "gerçek org" dediğim ve hayranı olduğum şey aşağıdaki muhteşem varlık oluyor...


şunun …

aslıhan keçebaşoğlu

başarılı genç bestecilerimizden aslıhan keçebaşoğlu; finlandiya'nın ünlü sibelius müzik akademisinde master yapmaya hak kazanmış... bugün birden karşıma çıkınca bu haber, çok sevindim... kendisi hakkında iki kelam etme fırsatım da çıktı bu arada...

akdeniz üniversitesi devlet konservatuvarının piyano bölümünde liseyi tamamladıktan sonra, bilkent üniversitesi müzik ve sahne sanatları fakültesi kompozisyon bölümünde onur türkmen ile sürdürdü çalışmalarını ve eğitimini başarıyla tamamladı... asıl hocası onur türkmen olmakla birlikte; kendisine büyük emeği geçen diğer hocalarından da bahsetmeden olmaz... yiğit aydın ile armoni ve orkestrasyon, tolga yayalar ile polifoni, fugue ve post tonal teori (yazdığıma pişman olmaya başladım:))... aynen yazsan olmuyor, türkçeleştirsen olmuyor, ne biçim ders arkadaş bunlar... tonal ötesi:)))...)... neyse; konuya hakimmişim gibi davranayım, bir çok "uzman yazar!" öyle yapıyor, benim neyim eksik:)... maria nowotna ile kulak eğitimi (ne güz…

cem esen

yıllardır takip etmeye çalıştığım bir isim besteci ve piyanist cem esen... daha doğrusu, takip etmeye başladığım belki de ilk genç müzisyenlerimizden kendisi ama yıllardır hakkında hiç paylaşım yapmadığım bir isim aynı zamanda... bu sayfada neden bir çok genç yetenekten henüz bahsedememiş olduğumu açıklarken de cem esen'i örnek göstermişim:)... bakınız, burada... gitmişken oraya; sağa sola da bir göz gezdirin, öyle dönün...

tabii hakkında hiç bilgi vermemiş de değilim... sağ üstteki "ara" kısmına adını yazıp, okuyabilirsiniz... mesela "neden önceliğimiz geleceğimizdir?" sorusuna yanıt ararken de cem esen'in hayran kaldığım eserlerinden biri olan free variations op. 7 eserini paylaşmıştım... bu paylaşımı ben çok önemserim ve okunmasını isterim, verdiğim bağlantıdan okuyun mutlaka... aşağıdaki paylaşımları da bu yazıdan sonra yaptım, onları da araya ilave edeyim dedim... aşağıdakiler de okunacak...

cem esen'den cosmic variations

cem esen ve ayşe ece güneşş…

orta çağdan günümüze hurdy gurdy

hurdy gurdy, 12. yüzyıl öncesine ait yaylı bir çalgıdan köken aldığı düşünülen oldukça eski bir müzik aleti... ilk ortaya çıktığı yer; bazı kaynaklara göre avrupa ama orta doğu orijinli olduğu konusunda neredeyse fikir birliği var gibi... üstelik atasının rebab olması da kuvvetle muhtemel... gerçi köken araştırmalarında bu kadar gerilere gidilmesi ne derece doğrudur bilmiyorum çünkü nihayetinde bütün enstrümanları en eski bir kaçına bağlayıvermek de biraz mantıksız geliyor bana... rebabın aşırı değişmiş bir hali oluyor bu durumda...

çok daha eski resimler mevcut ama ben birbirlerine benzeliklerinden dolayı jules richomme ye ait 1882 tarihli yukarıdaki tabloyu ve günümüze ait aşağıdaki fotoğrafı paylaşmayı istedim... aşağıdaki fotoğraf ise günümüzün ünlü folk rock grubu eluveitie nin gözde elemanı anna murphy ye ait... yazının sonunda bir videosunu paylaşırım mutlaka ama şimdilik şunu söylemek gerekir ki; 133 yıl öncesi ile günümüz arasında çok şey değişmiş olabilir ama işin özü aynı …

ıraz yıldız

çok fazla paylaşıma aynı şekilde başladım, artık tat da vermiş olabilir ama ıraz yıldız da oldukça uzun bir süredir hakkında mutlaka yazmak istediğim çok önemli genç sanatçılardan biri... ve ben şimdiden bu klişeleşmeye başlayan girişe ek olarak, klişeleşmeye başlayan kapanış cümlemi de en baştan yazayım; yakın yada uzak gelecekte kesinlikle kalbur üstü bir cazcı olacak ıraz... hiç kimseye bu kadar emin olarak yazmamıştım bu öngörümü... bütün derdim, klasikçileri cazcı yapmak benim:)...

ıraz yıldızı ben fazıl say sayesinde tanıdım... fazıl sayın övgüyle bahsettiği genç bir piyanisti yakalarım da bırakır mıyım hiç... o zamandan beri aklımda ama şimdi o yazıyı bulamadım... bulunca eklerim mutlaka... izlediğim ilk videosunu hemen paylaşayım... bu kadar mı hissederek çalınır!... aslında çok daha yakın tarihli canlı kayıtları da var ama ben özellikle bu kaydı paylaşıyorum..

fazıl say - nazım balad 1



burada da bir çok kez elimden geldiğince paylaşmaya çalıştım, son yıllarda ülkemizde genç y…

samida

gürcü dilinde üç kız kardeş anlamına geliyor samida... yani yukarıdaki fotoğrafta gördüğümüz üç sanatçı; damla şahin, yudum şahin ve tamara şahin kardeş oluyorlar... ilk defa yüzleri göstermeyen bir fotoğraf seçtim burada, ilginç oldu ama fotoğraf güzel ne yapalım, aşağıda tekrar paylaşırım, tanış olursunuz artık... ben de az önce tanıştım kendileriyle ve hemen paylaşmaya başladım... bir yandan dinliyorum müziklerini, bir yandan da yazıyorum... ilk izlenimlerimi yazayım hemen: parçalar kısa:)... bir de şunu yazayım, yeni tanış oldum dedim ama bu kardeşlerden birini tanıyorum sanki...

ben genelde bu şekilde paylaşım yaptığım için, yazmaya başlayıp da sonradan paylaşımı iptal ettiğim de az olmadı ama samida şu anda oldukça iyi gidiyor... youtube tarafından bana önerildiği için izlediğim ilk videoları "budur işte!" dedirtmişti, şu anda evet kesinlikle budur işte diyorum... çok başarılılar... dinlemeye başladığınız anda eğitimli müzisyenleri dinlemekte olduğunuzu hemen anlıyors…

gökay özgür

uzun süredir ilgiyle takip ettiğim ve bir süredir de yazmak isteyip, bir türlü yazamadığım, diğer yandan hakkında az da paylaşım yapmadığım bir genç piyanist gökay özgür... bir kaç yıldır mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi istanbul devlet konservatuvarı'nda prof. dr. gülden gökşen ile piyano eğitimlerine devam eden öğrencilerin başarı haberlerini sıkça paylaşır oldum... mesela bir tanesine şöyle bir göz gezdirin derim çünkü oradaki fotoğrafa hayranım ben... boy boy, envayi çeşit piyanist göreceksiniz, işte o boy boy genç piyanistin en boylusu olarak sürekli dikkatimi çekerdi gökay özgür ama hakkında yeterli bilgim olmadığı için şimdiye kadar paylaşamamıştım...

fotoğrafta abi gibi duran gökay özgür, gülden gökşen'in diğer öğrencilerinin gerçekten abileridir... piyanoya 15 yaşında başlamış ve bu sebeple sanat otoritelerini şaşırtıyormuş çünkü 15 yaş çok geç bir yaşmış piyanoya başlamak için... "5 aylıktı, kürdilihicazkar makamında ağlar, mama kaşığını evfer usulünde v…