Ana içeriğe atla

dilbağ tokay ve öğrencilerinden başarılar

genç viyolonselciler; kaya ercan, melek mavi vural, ayça gökdeniz, burcu uysal, beliz güney, aytaç sazan

viyolonsel sanatçımız dilbağ tokay duyurdu; öğrencileri kaya ercan, mavi vural, ayça gökdeniz, burcu uysal, beliz güney ve aytaç sazan, yunanistandan büyük başarılarla döndüler... son zamanlarda bu toplu dereceler gelmeye başladı... ekip olarak gidiyorlar ve ne var ne yok toplayıp geliyorlar ödül olarak:))... 7 yaşındaki kaya ercan ve burcu uysal kendi kategorilerinde birinci oldular ve 30 haziranda atinada konsere çıkacaklar... tabii kategorisinde başarılı olan aytaç sazan da çalacak yunanistanda... burcu uysalın birinci olduğu kategoride, ikinciliği de beliz güney kazandı... 13 yaşındaki melek mavi vural, şeref diploması alırken, 15 yaşındaki ayça gökdeniz hem 3. oldu hem de yarışma özel yay ödülünü aldı...

aytaç sazan ise 30 yaş üstü amatör kategorisinde birinci olmuş... ben dereceler üzerinde durmayan biriyim, bakmayın sürekli derecelerden bahsediyor olmama... dereceler sadece benim kendilerini tanıyabilmem ve takip edebilmem için güzel bir sebep oluyorlar... benim için önemli olan "amatör" olması aytaç sazanın... aslında benim için amatörlük ve profesyonellik diye bir şey de yok özellikle sanatta ama bu tip kategoriler bir şekilde oluşmuş artık... yapabileceğim bir şey yok... şimdi yeri değil, ben severim amatörleri diyeyim sadece... 2011 yılında hobi olarak başlamış çello çalmaya, sonrasında işi büyütmüş ve dilbağ tokay ile çalışmaya başlamış...

dilbağ tokay
2015 yılında, hem italyadan hem de bulgaristandan en iyi eğitmen ödülünü aldı dilbağ tokay... 2006 yılında da hırvatistanda düzenlenen antonio janigro viyolonsel yarışmasından en başarılı eğitmen ödülünü almıştı... 2007 yılında da yüksek eğitmen ödülü almış dilbağ tokay uluslararası alman ve avusturya müziği yarışmasında... aynı yıl italyadan öğretmenlik erdem ödülü alırken, 2010 yılında andante dergisinden de yılın müzik eğitmeni ödülü almış... çok güçlü sanatçılık yönünü gençlere aktarma ve onları basamak basamak atlatma konusunda da çok güçlü dilbağ tokay anlayacağınız... şu anda mimar sinan üniversitesi istanbul devlet konservatuvarında öğretim üyesi olarak gençlere ve sanata hizmetini sürdürüyor büyük bir başarı ile... tam bir sanatçı ve tam bir mimar sinanlı dilnağ tokay... kendisi de mimar sinan güzel sanatlar üniversitesinde prof. reşit erzin ile başlamış viyolonsel eğitimine... 2008 yılında sanatta yeterlilik (doktora) eğitimini de tamamlamış büyük bir başarı ile ve bir çok ülkede alexander rudin, mikhail khomitzer, carl ponten, i. ullner, f. baduel ve paul trein gibi isimlerle çalışmış... 1998 yılından beri piyanist emine serdaroğlu ile piyano-viyolonsel duo olarak çalışıyor... emine serdaroğlu ile birlikte; adnan saygun, ilhan usmanbaş, hasan uçarsu ve özkan manav gibi önemli bestecilerimizin eserlerinden oluşan turkish music for cello and piano adlı albümleri 2015 yılında piyasaya çıktı... ben bir çok önemli çalışmasını, projesini, konserini ve başarısını atladım ve çok kısa bir özet geçtim hakkında...

kaya ercan, ayça gökdeniz ve burcu uysal

21 mayıs 2018/ bugün, aynı çelistlerden yeni bir haber daha geldi... katıldıkları the north international music competition sonuçları açıklanmış ve kendi kategorilerinde; kaya ercan ikinci, ayça gökdeniz ve burcu uysal da üçüncü olmuşlar... bir kez daha kutluyoruz kendilerini, öğretmenlerini ve ailelerini...

beliz güney ise 19 mayıs günü ntv televizyonunda 19 mayıs gençlerin bayramı programında canlı olarak kısa bir solo performans gerçekleştirdi...

emuse yarışmasına katılan tüm bu genç çellistlerin bu yarışmadaki performanslarını da aşağıda paylaşayım ve bitireyim...

kaya ercan



mavi vural



ayça gökdeniz



burcu uysal



beliz güney



aytaç sazan

sürekli silinen videolardan bıktığım için, bırakıyorum böyle...



ekleme/2 temmuz 2018

emuse yarışması 2018
daha önce belirtmiştim, kendi kategorilerinde biricilik alan 7 yaşındaki kaya ercan, 19 yaşındaki burcu uysal ve 38 yaşındaki aytaç sazan; ödül olarak kendilerine verilen konser hakkını kullanmak üzere yunanistana gittiler ve 30 haziran günü atianadaki megatron konser salonunda büyük bir başarıyla konserlerini verdiler... bu konser, atina televizyonunda ve atina ert3 radyosunda yayınlandı... ödüllü hocaları dilbağ tokay'ı, diğer tüm öğretmenlerini, ailelerini ve kendilerini kutluyorum bir kez daha...

Yorumlar

Ayın Çok Okunanları

aslıhan keçebaşoğlu

başarılı genç bestecilerimizden aslıhan keçebaşoğlu; finlandiya'nın ünlü sibelius müzik akademisinde master yapmaya hak kazanmış... bugün birden karşıma çıkınca bu haber, çok sevindim... kendisi hakkında iki kelam etme fırsatım da çıktı bu arada...

son yıllarda eserleri ile adını sıkça duymaya başladığımız aslıhan keçebaşoğlu ile ilgili olarak öncelikle ufak bir hatırlatmada bulunmam gerekiyor, sonra bu kısmı silip atacağım okuluna başladığında... 

hem sibelius akademisine finlandiya dışından başvuran 25 aday içinden ön eleme ile seçilen 7 kişiden biri olmayı hem de o 7 kişi içinden sıyrılıp, okula kabul edilen 2 kişiden biri olmayı başardı aslıhan keçebaşoğlu... özetle bu önemli okulda yüksek lisans yapacak ancak 7 temmuz tarihine kadar acil olarak 2500 euro desteğe ihtiyacı var... sonrasında da oturma izni ve yaşamsal giderleri için de önemli bir desteğe ihtiyacı olacak doğal olarak... ilgilenenler için adresini vereyim hemen... 

aslihankecebasoglu yazacaksınız... sonrası bildiğin…

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

deniz neva ertürk

"gelecekte caza geçebilir" yada "bakarsınız, progresif müzik yapar" vb gibi bir takım kehanetlerde bulunamayacağım bir paylaşım olacak gibi görünüyor genç piyanist deniz neva ertürk hakkındaki bu paylaşım... sürekli takip edenler anlamıştır ne demek istediğimi ama ilk defa okuyan anlamayabilir; ben özellikle prog ve caz hastası olduğum için, burada gençlerin kafalarını çelip, klasik müzikten biraz saptırmaya çalışan bir tipim ama deniz neva ertürk'ü dinlerken, kendisine bu tip lafların pek işlemeyeceğini anlamış bulunuyorum... gelecek ne getirir tabii bilinmez, bakarsınız yeni bir ayşedeniz doğar ama deniz neva nedense bana tam bir klasik piyanist izlenimi verdi... yani klasik eserlere harfiyen bağlı, bilinen orijinal halleri ne ise bire bir çalma azmi içinde bir konser piyanisti sezdim... anlatamadım değil mi?... farkındayım:)... ama anlatmadan bırakmam merak etmeyin...

adına inatla klasik denen bu muhteşem müzik, diğer müzik türlerinin de anası olduğu için, …

damla ece'den "su"...

genç piyanist damla ece karataş hakkında daha önce paylaşım yapmamıştım ama bir çok defalar başarılarından bahsetmiştim... geçen sene tifliste gerçekleştirilen wolfgang amadeus mozart uluslararası piyano yarışmasında ikinci olmuştu ve bu yarışmada aldığı derece sebebiyle katılmaya hak kazandığı almanya'da düzenlenen musical fireworks in baden-württemberg yarışmasında da birinci olmuştu...

genç müzisyenlerden son haberler

hakkında hiç paylaşım yapmamış olmakla birlikte, sürekli takip ettiğim bir yetenek damla ece karataş... yukarıdaki başarıları sonrasında, çev sanat seçmelerine girdi ve başarılı bulunarak çev sanat bursiyeri oldu geçtiğimiz haziran ayında...

ben sadece takip edebildiğim kadarıyla, önemli çalışmalarından bahsediyorum... yine geçtiğimiz haziran ayında, 18-22 haziran 2018 tarihlerinde düzenlenen uluslararası bilkent piyano festivali'nde piyano ve müzik dünyasının çok önemli isimleri ile genç yetenekler bir araya gelmişlerdi ve damla ece de katılımcı olarak kabul …

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

piyanist sena erünsal'dan başarı haberleri

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı 8. sınıf öğrencisi olan sena erünsal; 4-9 haziran tarihlerinde, italya milano'da düzenlenen piano talents 2019 yarışmasında ikincilik ödülünü kazandı... 6-21 yaş arası genç yeteneklerin katıldığı ve 9 yıldır düzenlenen yarışma, casa verdi büyük salonda gerçekleştirildi...

bu haberi paylaşırken denk geliş karşıma çıktı, hemen o bilgiyi de buraya ekleyeyim... piyanist sena erünsal, mayıs ayında da uluslararası salzburg grand prize virtuoso yarışmasında da ikinciliği kazanmış... bu güzel haberi duymamıştım... internet üzerinden yapılan bir yarışma ve çok önemli çünkü bu yarışmada derece alan müzisyenler konser verme hakkı da kazanıyorlar... önümüzdeki sezon wiener saal salzburg'da konsere çıkacak sena erünsal...

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı'nda, ünlü piyanistimiz iris şentürker ile çalışmalarını sürdüren sena'yı, öğretmenini ve tabii ki ailesini kutluyorum...

sena erünsal oldukç…

duru aydın'dan bir sezonda 9 konser

hakkında en çok paylaşım yaptığım isimlerden biri piyanist duru aydın... önceki paylaşımları mutlaka okuyun... aşağıdaki paylaşımlar, direk kendisiyle ilgili olanlar ve bir çok farklı paylaşımda da duru'dan bahsettim sürekli... işin gerçeği, ben kendisini tanıdığım günden beri neredeyse her ay bir şekilde hakkında güzel haberler aldım desem yeridir... belki daha sık... şimdi fark ettim ki, ilk paylaşımın üzerinden sadece 1 yıl geçmiş neredeyse! ve ben bu kadar kısa süre içinde o kadar çok başarısından bahsetmişim ki! kendim de inanamadım!...

duru aydınduru aydın'dan güzel haberlerduru aydın'dan meriç soylu'ya

kendisini tanımam ve dikkatimi çekmesi yarışmalar sayesinde oldu ama bu paylaşımda en az bahsedeceğim konu, yarışma... ben yarışmaları sevmem, bilen bilir... benim kişisel sabit fikrime göre; müzisyen konser verir... albüm de yapar tabii dilerse ama müzisyen aslında konser verir arkadaş... duru aydın da bu sezon bol bol konser verdi ve ben bir noktaya kadar bahsett…

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…

ayça yasa

tam sevdiğim tarzda bir genç müzisyeni yazmaya başladım... şimdilik genç piyano sanatçısı ayça yasa olarak tanıtayım kendisini, ileride herkes bir çok farklı çalışmaya imza atan bir ayçayı tanıyacak muhtemelen... olaya biraz gizem katınca daha çok okunuyor bu yazılar:)... genelde sonlarda yazdığım muhteşem kehanetlerimi bu sefer en başta yazıyorum... gülmeyin, şimdiye kadarki kehanetlerimin bir çoğu tuttu, geri kalanı da tutmak üzere:)... herhalde "dediklerini yapalım da, şu garibi sevindirelim" diyorlar sağ olsunlar:)...

yahu ne kehaneti, baba vanga mıyım ben:)... bir gencin 2 videosunu izleyin, gelecekte neler yapacağı apaçık anlaşılıyor... çok başarılı olacakları zaten kesin, o başarının üzerine neler koyabilecekleri, klasik çizgide kalıp kalmayacakları, o çizginin dışına çıkacaklarsa eğer, hangi yöne doğru yol alacakları, neler yapacakları gerçekten anlaşılıyor... 2 videoya ek olarak, biraz da çabalayıp; röportajlarına, yazdıklarına, çizdiklerine, söylediklerine ve sosy…

adil kerem ünal

bir felaket piyanist daha hızla sahnelerde boy göstermeye başladı... hemşehrim adil kerem ünal... hemşehrim olunca yada olmayınca ne değişiyor? onu da anlamış değilim ama olsun... 1 yılı aşkın bir süredir takip ediyorum kendisini, kısa sürede çizginin oldukça üstünde olduğunu gösterdi bizlere... öğretmeni maestro ibrahim yazıcı ile çalışma videolarını izliyordum bir süredir, zaten belli idi üstün gayreti ve hedeflediği başarı; en son olten filarmoni ile izledim, resmen sol şeridi boşaltın, ben geliyorum diyor... bu sayfada daha önce bahsettiğim piyanist abi ve ablalarının kulvarından gidiyor adil kerem ünal da...

9 yaşında bu aralar adil kerem ünal ve her şey kendisine alınan bir oyuncak org ile başlamış... bir başka rivayete göre ise; babaannesinin evindeki orgmuş her şeyin sebebi... çok da önemli değil ama ben babaanneyi merak ettim şimdi çok:))... yani her babaannenin evinde org bulunmaz da o yüzden... babaanneler genelde sütlaç, muhallebi yaparlardı eskiden... neyse artık... herh…