Ana içeriğe atla

gençlerden son başarılar

genç müzisyenlerimizin başarılarını mumla aradığım yıllardan sonra, birden bire başlayan başarılar silsilesi çok sevindirici tabii... "haftanın birincilerine" kadar indi paylaşımlarım neredeyse bir ara... bu başarıları tek tek yazmaya, paylaşmaya çalıştım uzun süre... özellikle ayrı ayrı her genç yeteneği paylaşmak doğal olarak en doğrusu çünkü sevmiyorum ben aynı paylaşımda birden fazla isme yer vermeyi... büyük saygısızlık bence... her biri gerçekten apayrı özellikleri, çalışmaları ve başarıları olan sanatçılar ama bu sevindirici başarılar o kadar arttı ki! açıkçası ben yetişemez oldum... bir şekilde hepsinden elimden geldiğince haklarını vererek bahsetmek isterim, mutlaka da kendilerine özel paylaşımlarım olur ama şimdilik en azından kısa kısa bahsedeyim istedim...

tarihleri karışık yazacağım hatırladığım kadarıyla çünkü yenisini eskisini de hatırlamıyorum pek...

can çakmur

piyano
can çakmur
19 yaşındaki genç piyanist can çakmur iskoçyada unesco uluslararası piyano yarışmasında birincilik ödülü aldı... şef thomas søndergård yönetimindeki iskoç kraliyet ulusal orkestrası ile çaldığı beethoven 4. piyano konçertosu ile birinciliği kimseye kaptırmadı...

final performansı paylaşılmamış, ben yarı finalden bir parça seçtim... liszt i tercih ettim...

youtube kanalı



kaan turan

13 yaşındaki kaan turan, italya milanoda düzenlenen lovere uluslararası tadini piyano yarışmasında birinci oldu...bilfen kolejinde okuyan kaan aynı zamanda yaşar üniversitesi müzik bölümü öğretim görevlisi payam gül susanni ile sürdürüyor çalışmalarını...

piyano
kaan turan
yarışmada fazıl Sayın kara toprak eseri yanında, chopin in küçük ihtilal etüdünü ve mozart ın la minör piyano sonatını çalan kaan turan; daha çok çalışıp, adını dünyaya ezberletmek istiyor... aynı zamanda iyi bir beyin cerrahı da olmak istiyor... gördüğüm kadarıyla ikisini de başaracak kapasitede kaan... şimdiye kadar bir çok konser vermiş ve bir çok ödül almış bir isim... yakın bir gelecekte yeni haberlerini yazacağımdan eminim...

kaan turan - kara toprak


nil venditti

geleceğin önemli orkestra şeflerinden olacağına kesin gözüyle bakılan nil venditti de bükreş orkestra şefliği yarışmasında hem ikincilik ödülünü aldı hem de orkestranın özel ödülüne layık görüldü... bu önemli yarışmadan aldığı her iki ödül de çok önemli...



italyanın prestijli claudio abbado ödülünü de almıştı daha önce nil venditti... 22 yaşında ve büyük başarılara imza atmış bir isim... eğitimine zürih güzel sanatlar üniversitesinin müzik bölümünde devam edecek olan nil, aslında viyolonsel sanatçısı...

youtube/nil venditti

orkestra şefi
nil venditti

azra kaya

anadolu üniversitesi devlet konservatuvarı öğrencisi azra kaya, italyada düzenlenen uluslararası genç müzisyenler yarışması citta di barlettada ikincilik ödülünün sahibi oldu... azra kaya, öğretim görevlisi şeniz aybulus ile çalışmalarını sürdürüyor... ben ne yazık ki genç yetenek azra kaya hakkında detaylı ve güvenili bilgiye ulaşamadım... video da bulamadım, eğer bulursam, mutlaka eklerim buraya...

azra kaya gibi bir çok yolun başındaki kardeşimiz için bu işlerin kolay olmadığını biliyorum çünkü bir yandan dersler, bir yandan konserler, provalar, yarışma hazırlıkları vs vs vs... ama bir şekilde, ailelerinden de rica ederek ve yardım alarak da olsa, sosyal medyada paylaşımlar yaparlarsa çok iyi olur düşüncesindeyim...

keman
azra kaya

emre yavuz

her sene sadece önemli kurum ve usta müzisyenlerin önerdikleri genç piyanistlerin katılıp yarıştığı kissingen piyano olimpiyatlarında bu sene genç piyanistimiz emre yavuz da davet alan piyanistler arasında idi... bu sene 15. si düzenlenen olimpiyatın finali 8 ekim 2017 tarihinde yapıldı ve emre yavuz bu senenin olimpiyat birincisi olmayı başardı... 

www.emreyavuz.net

piyanist
emre yavuz
bu birincilik, emre yavuza bir de çok önemli konser getirdi... olimpiyat birincisi olarak, 27 haziran 2018 tarihinde joschua weilerstein yönetimindeki deutsche kammerphilharmonie ile çalacak ve frankfurttaki steinway-hausta da resital verecek...

genç piyanist emre yavuz girdiği her yarışmadan derecelerle dönen önemli bir piyanistimiz... aldığı başlıaca ödüller; kırımda düzenlenen mavi kuş müzik yarışmasında birincilik, viyanada yapılan rosario marciano piyano yarışmasında birincilik, sicilya ibla grand prize, viyana rotary chopin ve schumann yarışmalarında dereceler, 2 hacettepe piyano yarışması birinciliği, viyana piyano yarışması birinciliği ve schubert özel ödülü, dortmund schubert piyano yarışması  üçüncülüğü vs vs vs... daha vardır mutlaka... belki de en önemlisi; tel avivde her yıl düzenlenen gala konserinde zubin mehta yönetiminde beethovenin 3. piyano konçertosunu seslendirmiş olması... bir yarışma canavarı emre yavuz...

rachmaninoff prelude op. 23 no. 3 in d minor - emre yavuz


yiğit karataş

bir kaç gün önce, 9 ekim 2017 tarihinde, dünyanın en prestijli konser salonlarından biri olan hatta belki de en başta gelen new york carnegie hall de solist olarak konser verdi keman sanatçımız yiğit karataş... çağdaş eğitim vakfının 2009 yılından beri eğitimine destek verdiği önemli bir isim...

yiğit karataş
new yorkta düzenlenen uluslararası “the waldo mayo international violin competition” da birincilik kazanan yiğit karataş, hem maddi olarak ödüllendirilmişti hem de bu salonda solist olarak konser verme hakkı kazanmıştı... üstelik büyük salon stern hall de... yiğit karataş konserde beethoven den op. 43 prometheusun yaratıkları uvertürünü, dvorak dan çek suitini ve brahms ın keman konçertosunu seslendirdi... ben ne yazık ki bu konserden bir çekime ulaşamadım, ulaştığımda mutlaka eklerim...



ben genç yetenek diyorum çünkü bana göre gençler ama artık bu başarıları getiren sanatçıların bir kısmı olgunluk çağlarına adım atıyorlar:)... tabii bir kısmı da oldukça gençler... artık ben genç deyince bozulmasın hiç kimse... bu başarılar sadece benim sağda solda dolanırken haberdar olduklarım... belki çok daha fazlası vardır, bu aralar denk geldiklerimi eklerim mutlaka ve daha önce de belirttiğim gibi, sevmiyorum bu tip farklı isimlerden bahseden paylaşımları ama zamansızlık buna sebep oluyor... tabii gelecekte her biri ile ayrı ayrı yeni paylaşımlarım olacak inşallah...

ben her bir sanatçımızı ayrı ayrı kutluyorum, iyi ki varlar...

bu arada; ben zorlanıyorum, lütfen başarılarınız arasına biraz zaman koyun... :D

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

dünya piyanistler günü

gülsin onay daha önce hiç duymamıştım, az önce denk geliş karşıma çıktı... 6 aralık günü dünya piyanistler günüymüş... 2011 yılından beri... hikayesi de ilginç... usta piyanistimiz gülsin onay , 2011 yılında, 6 aralık günü "herkesin bir günü var, piyanistlerin neden özel bir günü yok" demiş ve 6 aralık gününü dünya piyanistler günü olarak ilan etmiş... biraz inceleyince, "şaka yollu ortaya attığım fikrimin marmarisli gazeteci ata sevgi tarafından haber yapılması üzerine bu denli ciddiye alınıp, benimseneceğini ve hatırlanacağını bilmiyordum doğrusu" dediğini de okudum... şaka yollu da olsa, ortaya atılan bu görüş benimsenmiş ve dünyaya da duyurulmuş anladığım kadarıyla ama dünyaca da benimsenmiş mi acaba diye biraz kurcalayınca, karşıma bu sefer de 8 kasım çıktı world pianist day olarak... bir de sayfa açmışlar... şöyle bir şey ... neden 8 kasım olduğunu anlamadım, daha doğrusu anlamak için uğraşmadım ama 8 kasımda farklı ülkelerden kutlayanları filan pay

org

benim hastalık boyutunda bir takıntım vardır bu org konusunda, bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim daha önce... ülkemizde "org" olarak adlandırılan çok geniş bir müzik aleti grubu olması ve farklı adlandırılmalara gidilmeden, tamamına org adı verilmesidir bu takıntı... aslında bu takıntımda pek de haklı değilim, biliyorum ama üzerinde tuşları olan, birbiriyle alakasız her türlü cihaza tek bir isim verilip, org denmesini de hep yadırgamışımdır...  keyboardlar & piyanolar  başlıklı eski paylaşıma göz gezdirirseniz anlarsınız bu takıntımı... bu gereksiz takıntımda pek de haklı değilim dememin sebebi ise şu; aslında benim "org" denilip geçilmesini yadırgadığım cihazlar da "org" denen şeyin geliştirilmiş, elektronikleştirilmiş, dijitalleştirilmiş halleri... üstelik türkçe karşılıkları da yok ve tamamına org deyip geçmek de yanlış sayılmaz... benim takıntılı biçimde "gerçek org" dediğim ve hayranı olduğum şey aşağıdaki muhteşem varlık oluyor...

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da