Ana içeriğe atla

veriko tchumburidze

veriko tchumburidze

Güher ve Süher Pekinel'in başlattığı Dünya Sahnelerinde Genç Yetenekler projesi kapsamında desteklenen başarılı genç kemancımız Veriko Tchumburidze, Şubat 2016’da düzenlen “24. Wettbewerb des Deutschen Musikinstrumentenfonds” Yarışması'nda 51 müzisyen arasından seçilerek, “Deutsches Musikleben Vakfı” tarafından sağlanan 1756 Giambattista Guadagnini yapımı bir keman ile çalmaya hak kazandı.

bu haberi görünce çok memnun oldum... çok önemli bir ödül çünkü... ödülü getiren yarışma da çok önemli... tabii en önemlisi de veriko tchumburidze... iki kere izleme fırsatı bulduğum muhteşem bir kemancı...

2013 yılında andante dergisi tarafından en iyi genç müzisyen seçilen veriko tchumburidze; mersin üniversitesi devlet konservatuarı’nda selahattin yunkuş ve annesi lili tchumburidze ile keman eğitimine başlamış... güher ve süher pekinellerin başlattığı "dünya sahnelerinde genç müzisyenler projesi" kapsamında 2010 yılında burs kazanmış ve halihazırda viyanadaki hochschule für musik okulunda eğitimine devam ediyor... dünyanın en önemli ve en prestijli yarışmalarından biri olan uluslararası tchaikovsky genç müzisyenler yarışmasında birinci olan veriko; ülkemizde ve dünyanın değişik yerlerinde bir çok önemli konsere imza attı ve bir çok albümde ve dvd çekiminde yer aldı... bir ay kadar önce de deutsches musikleben vakfı kendisini giambattista guadagnini yapımı bir keman ile ödüllendirdi kendisini...

yaygın biçimde giambattista guadagnini olarak bilinen italyan lutiye giovanni battista guadagnini, antonio stradivari ve giuseppe guarneriden sonra dünyanın en büyük keman yapım ustası olarak kabul edilmektedir... bir çok otoriteye göre ise stradivarinin arkasından ikinci sırada gelmektedir... bir kaç kuşak keman ve çello üretmiştir ve bugüne kadar çok önemli keman sanatçılarınca tercih edilmiş bir isimdir guadagnini...

aşağıdaki performans gerçekten "260 yaşındaki keman, ustasını bulmuş" dedirtiyor... zigeuner capriccio... gypsy caprice olarak geçiyor sağda solda daha çok... çingene kaprisi yani... zigeunerweisen ile birlikte, en sevdiğim keman eserlerinden... en muhteşem keman virtüözlerinden olmakla birlikte, bence en muhteşem bestecilerden de biri olan fritz kreisler'in insanı alıp götüren eserlerinden biri...



ben acaba hangi videosunu paylaşsam diye videoları izlerken carmende karar kılmıştım ama tam paylaşacakken çok nadir rastladığım ve çok beğendiğim ravelin piyano ve keman için sonatını buldum!... bu sonatta ravel caz ve bluesdan etkilendiği için olsa gerek bayılırım... son zamanlarda çok klasik paylaşımı yaptım özellikle gençleri yazmak için ama valla ne yalan söyleyeyim sürekli bu gençler klasikten caza kaçıverseler diyorum:)... yok yok kendileri bilirler valla... ne diyeyim... ne güzel olmuş şu blues...

 

hakkındaki bu paylaşım biraz tuhaf oldu çünkü bir başarısını yazdım yukarıda, sonra da şimdi yeni başarısını yazacağım ve bunları birleştirip, tek bir paylaşım olarak veriko tchumburidze paylaşımına çevireceğim... anlatamadım tabii... yani diyorum ki; okurken tuhaf ve saçma gelirse, şunu bilin: ben eski başarı haberlerini birleştirip, tek bir paylaşım yaptım:))..

yeni ve devasa başarısı ise şu: genç keman sanatçımız veriko tchumburidze önemli bir birinciliğe daha imza attı ve polonya poznanda düzenlenen henryk wieniawski uluslararası keman yarışmasında dün gece (22 ekim 2016) birinciliği yine kimseye kaptırmadı... toplam 48 sanatçının katıldığı henryk wieniawski keman yarışması, en önemli keman yarışmalarından biri ve alınan bu derece gerçekten çok önemli...

CD album of Veriko Tchumburidze – Winner of the 15th International Henryk Wieniawski Violin Competition (2016)

“geleceğin nefesi ve dinleyicinin dünyasına derinlemesine dalmasına izin veriyor’’ demiş kendisi hakkında yarışmanın direktörü andrzej wituski...

yarışma 1935 yılından beri yapılıyor, sadece ikinci dünya savaşın nedeniyle ara verilmiş ve 1952 yılından beri de düzenli olarak 5 yılda bir gerçekleştirilmiş... aynı zamanda, bu sene 13. sü düzenlenen keman yapım yarışması da henryk wieniawski derneği bünyesinde düzenleniyor... yürekten kutluyorum veriko tchumburidzeyi...

veriko tchumburidze

aslında bu yarışmanın videolarını paylaşacağım, onu bekliyorum şu anda!... biraz fazla mı acele ettim nedir, an itibarıyle video halen canlı yayında çünkü:)... yani ödül töreni şu andaymış ve güzel haberi alınca başladım yazmaya!... bitince yüklenecek... ışık hızı ile yazan blogçu gördünüz mü siz hiç:)... ilk defa şu anda gerçekleşen bir konuyu yazıyorum ve canlı izliyorum... muhteşem bir salon ve muhteşem bir tören gerçekten... tam da vaktinde haberim oldu!... veriko doğal olarak sahneye son çıkan olacak... şimdilik kendime iyi seyirler diliyorum:)...

aşağıdaki playlistte sadece veriko tchumburidze tarafından gerçekleştirilen 4 aşamalı performansları paylaşıyorum... mutlaka izleyin derim... final gecesi henüz yüklenmedi, onu da bu listeye ekleyeceğim eklendiğinde...

dünyanın birçok yerinde konser verdi ve hem solist hem de oda müziği sanatçısı olarak kendisini fazlasıyla kanıtladı veriko tchumburidze... borusan filarmoni, brandenburgisches staatsorchester frankfurt, musikkollegium winterthur, mariinsky tiyatro orkestrası, melbourne senfoni, lahti senfoni ve sinfonia varsovia, borusan orkestrası, zürih oda orkestrası, münih oda orkestrası, zürih oda orkestrası gibi tanınmış orkestralarla konserler verdi ve nicholas angelich, lisa batiashvili, gérard caussé, sol gabetta, clemens hagen, maxim vengerov ve tabea zimmermann gibi birçok dünyaca tanınmış sanatçıyla da çalıştı...

howard griffiths yönetimindeki münih oda orkestrası ile birlikte anton wranitzky’nin keman konçertosunu kaydeden veriko tchumburidze; brandenburg orkestrası ile schindlers list filminin ünlü müziğinin de kaydını gerçekleştirdi... 2016 yılında da zürih film festivali’nin açılışını gerçekleştirdi...

Music from the Motion Pictures - Veriko Tchumburidze (violin) & Anastasia Voltchok (piano)... Brandenburgisches Staatsorchester Frankfurt, Howard Griffiths

şimdilik bitireyim artık... tabii şöyle harika bir konseri ile... george tchitchinadze yönetimindeki orkiestra symfoniczna pfb eşliğinde brahms, mozart ve shostakovich...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

dünya piyanistler günü

gülsin onay daha önce hiç duymamıştım, az önce denk geliş karşıma çıktı... 6 aralık günü dünya piyanistler günüymüş... 2011 yılından beri... hikayesi de ilginç... usta piyanistimiz gülsin onay , 2011 yılında, 6 aralık günü "herkesin bir günü var, piyanistlerin neden özel bir günü yok" demiş ve 6 aralık gününü dünya piyanistler günü olarak ilan etmiş... biraz inceleyince, "şaka yollu ortaya attığım fikrimin marmarisli gazeteci ata sevgi tarafından haber yapılması üzerine bu denli ciddiye alınıp, benimseneceğini ve hatırlanacağını bilmiyordum doğrusu" dediğini de okudum... şaka yollu da olsa, ortaya atılan bu görüş benimsenmiş ve dünyaya da duyurulmuş anladığım kadarıyla ama dünyaca da benimsenmiş mi acaba diye biraz kurcalayınca, karşıma bu sefer de 8 kasım çıktı world pianist day olarak... bir de sayfa açmışlar... şöyle bir şey ... neden 8 kasım olduğunu anlamadım, daha doğrusu anlamak için uğraşmadım ama 8 kasımda farklı ülkelerden kutlayanları filan pay

org

benim hastalık boyutunda bir takıntım vardır bu org konusunda, bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim daha önce... ülkemizde "org" olarak adlandırılan çok geniş bir müzik aleti grubu olması ve farklı adlandırılmalara gidilmeden, tamamına org adı verilmesidir bu takıntı... aslında bu takıntımda pek de haklı değilim, biliyorum ama üzerinde tuşları olan, birbiriyle alakasız her türlü cihaza tek bir isim verilip, org denmesini de hep yadırgamışımdır...  keyboardlar & piyanolar  başlıklı eski paylaşıma göz gezdirirseniz anlarsınız bu takıntımı... bu gereksiz takıntımda pek de haklı değilim dememin sebebi ise şu; aslında benim "org" denilip geçilmesini yadırgadığım cihazlar da "org" denen şeyin geliştirilmiş, elektronikleştirilmiş, dijitalleştirilmiş halleri... üstelik türkçe karşılıkları da yok ve tamamına org deyip geçmek de yanlış sayılmaz... benim takıntılı biçimde "gerçek org" dediğim ve hayranı olduğum şey aşağıdaki muhteşem varlık oluyor...

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da