Ana içeriğe atla

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"

bu konu çok önemli işte... burada öncelikle biraz düşünmek lazım... ilk düşünülmesi gereken şu olmalı: çocuğunuz gitar çalma konusunda çok mu hevesli? herhangi bir yerde gitar gördüğü zaman, üzerine mi atlıyor? yada anlamlandıramadığınız şekilde çocuğunuz eline herhangi bir gitarı ilk aldığında bile anlamlı bir şeyler mi çıkarıyor?... vitrindeki gitarlara bakarken ağaca çarpıyor mu? yada takılıp, düşüyor mu?... özetle; çocuğunuz doğuştan bir müzik ve gitar manyağı mı?...

eğer çocuğunuz şuradakiler gibiyse; valla ne yapın edin, istediğini alın...

yoksa; okuldaki öğretmeni mi istiyor gitar alınmasını?... mesela çocuğun aslında alakası yok, aklı fikri atıyorum resim yapmakta yada ağaçlara tırmanmakta ama öğretmen size "gitar alın" diyor...

yukarıda yazdığım iki uç seçenek sizi pek zorlamaz...

eğer; çocuğunuzun ilgisi yoksa ve zoraki alınıyorsa o gitar; öğretmeni size öneride bulunacaktır... öneri de yoksa eğer; gidin bir mağazaya "okul gitarı alıcaktık biz kardeş" deyin, verirler bir tane... yine de siz alabileceğiniz iyi bir gitar almaya çalışın, 20-30 tl için önerilmeyeni almayın... en kötü ihtimalle başka birine verirsiniz... yada "okullar için enstrüman satan yerler" çoğu zaman yıpranmayan gitarları sizden geri alabiliyorlar... öyle iyi niyetli satıcılar çok fazla...

buradaki kilit sorun şu:

bu iki uç örnek arasında kalan çocuklarınız konusunda çok ciddi davranın derim... yani şöyle; "çocuk farkında değildir çoğu zaman ne istediğinin!" yada "biraz ilgilenince çok istekli bir hale gelebilir"... yani o da siz de 2 arada 1 deredesinizdir... bu durumda da varsa eğer "müzik öğretmeninin önerilerine kulak kabartın"... en iyi o bilir...

çocuğunuz aşağıdaki konstantina andritsou gibiyse; evi, arabayı ve yazlığı satın gitsin... dünyanın en iyi gitarlarını alın...




"çocuğa nasıl gitar alınır"

aslında bu konuda benim bildiğim tek şey var; "çocuğunuza gitar yada başka bir şey alırken, ilk düşüneceğiniz konu cebinizden çıkacak para olmasın"... her konunun ayrı bir uzmanlık alanı olduğunu unutmayın... gitarı yada diğer enstrümanları "aman ne olacak işte; o da gitar, bu da gitar, ne gerek var pahalısına, odun değil mi sonuçta" şeklinde aşağılamayın... kendinize balık oltası, bisiklet, tenis raketi, otomobil yada ev alırken resmen ıcığını cıcığını inceleyip, suyunu çıkarıyorsunuz ya!... işte o ciddiyetle alacaksınız gitarı...

peki; iyi gitar pahalı mıdır?...

e tabii tartışılır bu konu, her şeyde fiyat nasıl ise, gitarda da öyledir... iyi armut kötü armuttan daha pahalı ise, iyi gitar da doğal olarak daha pahalıdır... yada en son çıkan "zeka küpü" telefonunuz ne kadar ve ne sebeple pahalıysa, gitar da o kadar pahalıdır...

ancak şu da bir gerçek ki; bir çok konuda olduğu gibi "tatmin edici kalitede gitarlar yapıp, hizmet sunan markalar da var"... ne demek bu? şu demek: belli bir kaliteden ödün vermeden, fiyatı mümkün olduğunca düşük tutan bir çok marka var... bir bilene danışıp, o markaları tercih etmek, orta yolu bulma açısından çok önemli... ben bu markaları burada yazmak istemiyorum...

çocuğunuz, vitrindeki gitarlara bakayım derken tökezleyip, kaldırıma uzanıyorsa eğer, bütçenizi zorlayın ve alabileceğiniz en iyi gitarı almaya çalışın... yada iyi bir gitar yapım ustasına gidin, o çocuğa uygun kaliteli bir gitar yapsın... gitar çocuğunuz için tutku ise, çok istekliyse, aklı fikri gitardaysa; neden onun için elinizden gelenin en iyisini yapmayasınız ki?...

"çocuğum elektro gitar istiyor" diyorsanız...

yada bazen "akustik" gitar da isterler... çocuk bu; ister... gönül her şeyi ister...

eğer zaten gitar çalıyorsa, yani bütün gün zaten daha önce aldığınız gitarı çalarak kafanızı şişiriyorsa; istediği elektro gitarı yada akustik gitarı gidin derhal alın...

eğer gitar çalmayı bilmiyorsa; akustik yada elektro gitar almayın... çocuk bilemez... siz hiç bilmezsiniz... o işin havasındadır ve istiyordur ama "bence" gitar çalmaya "klasik gitar" ile başlanırsa daha uygun olur... bu benim görüşüm... çünkü klasik gitarın telleri naylondur... yeni başlayan için daha kolaydır... çelik tel başlangıçta zorlayabilir... klasik gitar klavye (sap) olarak da daha uygundur... bence başlangıç gitarı klasik gitar olmalıdır...

klasik gitar

akustik gitar


elektro gitar

genel olarak klasik ve akustik arasındaki fark yukarıdaki gibidir... tabii çoğu kişi için "o da gitar, bu da gitar" olabilir ama şimdi açtırmayın ağzımı benim... olur mu!... olmaz... çok farklı... çocuğunuzun size cahil gözüyle bakmaması için bu kadar detaylı yazıyorum... unutmayın, siz onun kahramanısınız ve bu kahramanlık ne kadar uzun sürerse o kadar iyidir...
klasik gitarın telleri naylon (misina), akustiğin ise çelik... ayrıca; bakın, akustik gitarın en tepesindeki kulakları (burgu) yanlara bakıyor... klasiğin ise nereye bakıyor? geriye:)... elektro gitarın da üzerinde düğmeler falan filan vardır...

özetle; bence gitara klasik gitarla başlanır... sonra dallanır, budaklanır...

gitar boyut olarak büyük yada küçük olmamalı... özellikle dana gibi büyük olmamalı... çocuğunuzun pantolonu küçük ya!... işte aynen onun gibi... satıcı size uygununu verecektir... çocuk klavyenin her yerine zorlanmadan ulaşabilmeli...

klavye (sap) kalın da olmamalı... akustik gitarlarda ve elektro gitarlarda çoğu zaman çok incedir ve bu sebeple de klasik başlangıç için daha uygundur... çocuğunuzun parmakları çok fazla zorlanmadan üst tele de al tele de; perdelere de rahatlıkla ulaşabilmelidir... daha doğrusu aşırı zorlanmamalıdır çünkü başlangıçta hiç bir şekilde rahat ulaşmasını beklemeyin...

eğer çevrenizde gitardan anlayan biri varsa, mutlaka onunla birlikte alın... bunu zaten akıl edersiniz ama konuyu önemsemiyorsanız, üstünde durmayabilirsiniz... durun diye şeyttim...

gitar satan kişilere kulak verin ama pek de dinlemeyin onları...

sonrası gelecekse yani çocukta öyle bir hava varsa, bunu hissediyorsanız eğer, vasatın altına asla düşmeyin...

tam tersi; bazen de sadece aileler çok heves ediyorlar ama çocuk hevesli filan olmuyor... daha çok piyano, keman gibi enstrümanlarda oluyor bu... böyle bir durumda gidip en iyisini yada en pahalısını almayın... yada alın yahu bana ne... adamlar para kazansınlar... alın alın...

çok kabaca "muhtemelen iyi gitar" nasıl anlaşılır...

anlayan biri hemen anlar ama diyelim iş bir şekilde mecburen size kaldı yada satıcı size bir gitar öneriyor...

alın elinize, bariz bir şekil bozukluğu var mı ona bakın... gitarda sıyrık çizik filan olmasın (2. else olabilir)

cilası düzgün olmalı, dalgalı olmamalı...

perdeler (saptaki bir sürü metal) ve burgular paslı olmamalı...

tutkallama işlemi itinalı yapılmış olmalı... tutkallar dışarı sızmasın, her yerini kontrol edin...

ortadaki delikten (ses deliği) içine bakın, işçilik nasıl? koku geliyor mu? gibi... içi çok düzgün olmalı... parmağınızı deliğin içine sokun ve ulaşabildiğiniz her yerine parmağınızı sürtün... özellikle deliğin hemen çevresini kontrol etmek kolaydır, elinize hiç pürüz gelmemesi ve parmağınızın kolayca kayması gerekiyor...

satıcı size akort edecektir gitarı... tellere yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya parmağınızla dokunun... o kadarını yaparsınız artık... sadece ve sadece tellerden çıkan sesler gelmeli... teller perdelere çarparsa tuhaf sesler çıkar (cızırtı denebilir mi? bilmiyorum)... tel bir yere çarpıyormuş gibi kötü bir ses gelmemeli... düzeltilebilir bir sorunsa satıcı eşiği düzeltebilir ama olmuyorsa asla almayın...

sap (klavye) çok düzgün olmalı... perdeler de... bariz bir yamukluk varsa sapta gözle anlaşılır ama o kadar bariz yamuk gitar yoktur... sapın en üstündeki perdesine bir parmağınızı bastırın, diğer elinizle de an alttakine... tellerin perdelere eşit olarak temas etmesi gerekir... temasda eşitlik yoksa o gitarı sakın almayın... mesela sapın bir yerinde teller perdelere temas ederken, diğer yerinde temas etmiyorsa asla satın almayın...

markalı gitarlarda kalite biraz daha standarttır... markalı gitar tercih edin ama yine de yukarıdaki önerilere dikkat edin...

bugünün parasıyla 50 - 200 tl lik gitarlar markalı da olsalar, vasatın altındadırlar... diyelim 600 tl lik gitar alıyorsunuz, yine de yukarıdakileri kontrol edin derim...

"eh iyi para ödedik" diyerek satın aldığınız bir gitarsa eğer (ne biçim bir kriter oldu bu anlamadım) yani vasatın üzerindeyse gitarınız, biraz daha para ödeyin ve gitarı evde koymak için mağazalarda görebileceğiniz bir askı yada sehpa da alın... kutu yada kılıfı onlar vereceklerdir... iyi bir gitarı asla duvara yada başka bir şeye dayamayın... düzgünse bile sap yamulur...

gitar fena değildir de üzerindeki teller fena olabilir... iyi bir takım tel de alın... satıcıya telleri taktırtın ve akordunu yaptırın...

bu yazıda ağaç türlerine girmiyorum ama genelde sap gül ağacı olur... siyah yada koyu renklidir gül ağacı... ama bu siyahlık ağacın doğal rengidir boya değildir... eğer boya ise kaçın oradan:)...

sap biraz ince olmalıdır...

daha doğrusu sap silindirik olmamalı...

yandaki fotoğrafta mesela alttaki gibi değil de, üstteki gibi olmalı...

tabii şu da var; piyasada farklı marka ve modellerin her türlü sapı olabiliyor ve çalan ustaysa yada alışıksa o sapa, sorun değil ama yeni başlayan için 1 numaralı yani üstteki gibi olsun...

eğer imkanınız varsa 2. el gitar arayın... iyi bir gitarcı gitarına her zaman iyi bakar... müzik aleti satanlar da göreceli olarak diğer satıcılardan daha dürüsttürler... iyi bir 2. el gitarı (ciddi inceleyerek ve özellikle anlayan biri eşliğinde) tercih etmek akıllıca olur çoğu zaman ama "sakat" gitarı size kakalarlarsa bana kızmayın...

satıcıdan mağazadaki en iyi gitarı isteyin... alacağınız gitarla karşılaştırın... ama bu durumda hiç gitar alamamanız da olası:)...

çocuğunuza alacağınız gitar "kötü olmamalı" ama asla "üst düzey iyi de olmamalı"... onu sonra alın... burada benim verebileceğim anlaşılabilir tek kriter ne yazık ki fiyatı... mesela 125 tl lik gitarı tercih etmeyin (paranız 50 tl ye yetiyorsa, 50 tl yi alın, o ayrı bir mevzu)... diyelim ki 350 - 750 tl ye gitar var, beğendiniz, paranız da var, alın... ve yine diyelim ki paranız çok ve size 1500 tl lik hatta 3500 tl lik gitar satmaya çalışıyorlar... almayın... ilk gitar kötü olmamalı ama çok iyi de olmamalı...

en önemlisi: diyelim çocuğunuz saçma sapan bir gitarı çok beğendi ve ille de onu istiyor... satıcı onu önermiyor... siz beğenmediniz hiç çünkü gitar masmavi ve üzeri pembe çiçeklerle süslü:)... şimdi aklıma geldi aynen böyle 22 bin dolara gitar var...:) neyse; özetle çocuğunuz saçma sapan gitarı çok sevdi ve onu istiyor... siz daha pahalısını yada iyisini alacaksınızdır ama çocuk onu istiyor!... çocuğunuz ne istiyorsa onu alın... asla daha iyisini almayın çünkü en önemli şey onun gitarını çok sevmesi...

Yorumlar

  1. Ohhh beee birader harbi süper anlatmışsın. Çok sağol. İki haftadır kafam şişti bu konuda. Allah sizden binlerce defa razı olsun.

    YanıtlaSil
  2. Gitara çocuk aramayın da gerisi hallolur bir şekilde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o eksik kalmış:)... her gitar kendisini iyi çalan bir çocuğa muhtaçtır aslında:)...

      Sil
  3. Eywallah ne guzel yazmis arkadas,daha iyisi samda kayisi😆

    YanıtlaSil
  4. Samimi açıklamalarınız için çok teşekkürler. Açık anlaşılır öz

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. Abicim elinize sağlık yazı çok güzel, çok faydalı. Keşke yaşla alakalıda bir kaç öneride bulunsaydınız

    YanıtlaSil
  7. çok teşekkür ederim... bu konuda eğitim uzmanı olmadığım için yaş önerisinde bulunmam da hatalı olur... bence çocuğun yaşından çok isteği ve fiziksel yapısı önemli... 5-6 yaşlarında 1/2, 9-10 yaş civarı da 3/4 gitarlar önerilebilir ama dediğim gibi her 10 yaşındaki çocuk aynı fiziksel yeterliğe sahip olmuyor... bu sayfada paylaştığım 4-5 yaşında çocuklar var ve harikalar yaratıyorlar... onlar istisna ve elektro gitar çalıyorlar... klasik gitarın sapı oldukça kalındır... buna karşılık elektro ve akustik gitarların telleri metaldir ve parmakları acıtır... bir müzik kursunda yada müzik mağazasında bile size çocuğu görerek yardımcı olurlar mutlaka...

    YanıtlaSil
  8. Elinize sağlık çok iyi bildirim. Faydalandım. Sevgiyle kal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. faydalı olmasına sevindim, teşekkür ederim...

      Sil
  9. Bilgiler için çok teşekkürler Üstad...
    Benim oğlan 10 yaşına girmek üzere. Barış Manço Rahmetliyi dinleye dinleye "Baba illa bana gitar al" diye başımın etini yiyor. Bir süredir direniyorum ama kendisine kartondan bir gitar yapıp boynuna astı, üstüne teller çizdi, onun üstünde saçma sapan besteler yaptı, konser verip duruyor. İyi bir tane alıcam da iki korkum var; birincisi bir hevestir alır üç üç gün sonra bir kenara atar bana da bir sürü para harcatmış olur, ikincisi Barış Manço yada Erkin Koray gibi olsa başım üstüne ama ya Serdar Ortaç gibi olursa ne yaparım ben? Bana bir yol göster Ustam... Alayım mı ve ne alayım? Saygılar, sevgiler...

    YanıtlaSil
  10. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  11. Çok teşekkürler üstad, epey fikir edindim.
    Benim oğlan 10 yaşına girmek üzere. Barış Manço Rahmetliyi dinleye dinleye "Baba illa bana gitar al" diye başımın etini yiyor. Bir süredir direniyorum ama kendisine kartondan bir gitar yapıp boynuna astı, üstüne teller çizdi, onun üstünde saçma sapan besteler yaptı, konser verip duruyor. İyi bir tane alıcam da iki korkum var; birincisi bir hevestir alır üç üç gün sonra bir kenara atar bana da bir sürü para harcatmış olur, ikincisi Barış Manço yada Erkin Koray gibi olsa başım üstüne ama ya Serdar Ortaç gibi olursa ne yaparım ben? Bana bir yol göster Ustam... Alayım mı ve ne alayım? Saygılar, sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D valla çok güldüm, serdar ortaç gibi olursa, gitarın parasını fazlasıyla çıkarır 1 haftada :D şaka bir yana, anladığım kadarıyla çok hevesli... mutlaka gitar alın derim... kartondan gitar yapıp, üzerine tel çizip beste yapan çocuğunuz var, daha ne istiyorsunuz... ve bereket kartona piyano tuşları çizmemiş :D bu size teselli olsun... bu arada belirteyim, bu konunun uzmanı değilim... ama şundan kesinlikle eminim, siz o gitarı alacaksınız... benim görüşüm; sizi sarsmayacak, orta kalitede bir gitar alın... asla ortanın altı olmasın... vücuduna ve parmaklarına uygun olsun, zorlanmasın... şimdi siz sorunca kısaca inceledim... sizi hangi rakamlar zorlar bilmiyorum ama dore müziğe baktım... 205 tl den başlıyor fiyatlar... ashton marka gitarlar var 400 - 500 tl... epiphone var mesela 530 tl... yamaha c45k var... cordoba gitarlar var 600 tl ye doğru gidiyor... bu fiyatlar uygun ise size, bu markalar belli bir kalitenin altına düşmezler... baktığım sayfanın bağlantısı aşağıda...

      https://www.do-re.com.tr/klasik-gitarlar?sirala=3

      200 -300 tl ise alabileceğiniz, stagg markayı öneririm... ucuz gitarlar üretip, kaliteyi korumaya çalışan bir markadır...

      https://www.senfonimuzik.com/gitarlar/klasik-gitar-1/klasik-gitar-2

      çocuğunuza asla belli bir kalitenin altında gitar almayın derim... mesela sapı kalın olmasın... sesi kötü olmasın...

      alım gücünüz daha fazlasına yetiyorsa da gidip yüksek fiyata da almayın ilk gitarı... ilk gitar diyorum dikkatinizi çekerim:)... kısa bir süre sonra akustik isteyecek, elektro isteyecek... onlar da çok pahalı değil ama ev gitarla dolabilir... gitarı makul fiyata satıp, kurs veren yerler de var... görüşebilirsiniz... çocuk gitarı bırakırsa, belli bir fiyata geri alan yerler de var... şimdi incelerken gördüm, 40-50 bin tl ye kadar çıkıyor fiyatlar... sonu yok ama hiç bir zaman muhteşem bir ilk gitar alınmaz... pahalı gitarı 2. el satmak da kolay değildir... özetle; benim önerim, 200-300 tl aralığında, stagg marka... 400-600 aralığında ise yamaha, epiphone ve cordoba gibi markalar... ilk gitarda pek üstüne çıkmayın ama durumunuza göre mesela bence 800 tl yi aşmayın... çocuğunuz bence gitarı gerçekten çok seviyor, mutlaka alın... bir müzik öğretmeni incelerse iyi olur çocuğunuzu... bilemezsiniz, tahmin edemeyeceğiniz kadar yetenekli de olabilir... inşallah öyledir... şimdi aklıma geldi, admira marka da iyidir 500 tl civarında olan modelleri de var bildiğim kadarıyla... katkınız için teşekkür ederim, ben katkı olarak kabul ediyorum çünkü her çocuk kartondan gitar ypıp boynuna asacak kadar sevmiyor gitarı maalesef...

      Sil
    2. Eywallah, cevabınız çok makbule geçti.Yakında bir müzik markete gideceğiz gibi görünüyor...

      Bir sorum daha olacak... Cevabınız üzerine internetten gitar derslerini izletmeye başladım benim oğlana, sesi tınısı vs. duyunca tepkisi ne olacak diye. Hepsi iyi hoş gidiyordu ama gitarcıların tırnakları uzun olunca, "ben hayatta tırnak uzatmam" diye tutturdu. Gitar için gerçekten uzun tırnak şart mı? Yoksa bağlama, ud vs. benzeri mızrapla vs. bir aletle çalınamaz mı bu saz? Cahilliğimi ve sorularımdaki basitliği bağışlayın, benim oğlan henüz 9 yaşında ve müzik enstrümanlarını düşünününce benimkini de 11 yaş kabul edebilirsiniz.

      Sil
    3. :) yanıtım gecikti özür dilerim... rica ederim, cahillik de ne demek!... herkes her şeyi bilemez ki... gitar her türlü çalınır... penayla da çalınır, parmakla da... farklı müzik türlerinde farklı şekillerde demek daha doğru belki de... akustik yada elektro gitar ağırlıklı olarak penayla çalınır ki parmakla çalan da çok... klasik gitar ile mesela pop çalacaksanız, yine pena kullanabilirsiniz ama klasik müzik vs çalacaksanız parmakla çalmak gerekir... çok değişik gitar çalma teknikleri var farklı müzikler için... bu sayfada solda bulunan etiketlerden "gitar" a tıklayın, her türlüsü gelecek karşınıza... parmak ile çalmak için ille de tırmak uzatmak gerekir mi? sorusu ise aslında hiç de cahilce filan değil:)... kişiden kişiye değişir, çok büyük çoğunluk uzatıyor tırnaklarını... uzun tırnak ile çalınınca çıkan ses ile parmak ucu ile çalınınca çıkan ses tınlama anlamında farklı olmakla birlikte, mesela benim de tırnak uzatıp çalmak hiç hoşuma gitmeyen bir şeydir... yıllardır gitar çalan biriyim, hiç tırnak uzatmadım... uzattım lafı ama bence çok da gerekli bir şey değil tırnak uzatmak... tabii şunu da yazmam şart, usta gitarcılar parmağın ve tırnağın neresi ne zaman gerekiyorsa, her birini kullanarak çalarlar ki ince detaylar için bu gereklidir... oğlunuz uzatmasın, başlasın çalmaya bilediği gibi... arzu ederse sonra uzatır... teşekkürler, oğlana da bol selam:)...

      Sil
    4. Selamlar Üstad, benim oğlan rüyasında büyük bir salonda verdiği gitar konseri sonrasında herkesin kendisini ayakta alkışladığını görmüş. Sabah kalkınca heyecanla bunu bana anlatınca artık gitar almak şart oldu diye düşünüp hafta sonu nefesli sazlarda usta bir müzisyen arkadaşla bir müzik markete gittik Konya'da. 500 tl civarında bir bütçe ayırmıştım. 100 tl den 800 tl ye kadar gitarlar vardı. Ama garip bir şekilde CREMONIA markalı 200tl civarı bir gitarın tınısı en pahalı olanlardan bile daha çok hoşumuza gitti. Kaliteli bir şey alayım diye ısrarla diğerlerini dinlememe rağmen satıcı arkadaş CREMONIA'yı denediğinde bariz bir şekilde bunun sesi daha güzel geliyordu. Kötü bir seçim miydi bilmiyorum ama sonuçta bunu aldık. Heralde müzsyen sazını değil, saz müzisyeni seçiyor. Çocuk sevincinden koşa koşa eve geldi, sabah akşam tıngırdatıp duruyor şimdi. Bakalım ne olacak. İlginize çok teşekürler.

      Sil
    5. çok sevindim, hayırlı uğurlu olsun:) ... güzel günlerde kullansın oğlunuz... marka, fiyat önemli değil... önemli olan beğenerek alınmış olması... sesi daha kötü olan gitara 600 tl fazla vermeye ne gerek var ki... umarım gün gelir, oğlunuz gerçekten ayakta alkışlar alır, ben de burada paylaşırım... bu arada, kuvvetle muhtemel, yakında elektro gitar da isteyebilir, o 600 tl yi kenarda tutun derim :)

      Sil
  12. hocam birde ebatlar hakkında bilgi verseniz, mesela 6-7 yaş ve normal boy bir çocuk için 1/2 mi 3/4 mü daha uygun olur sizce

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. boyut konusu biraz sıkıntılı, aslında en doğrusu satın alırken biraz zaman ayırıp denemek... normalde vermem gereken cevap ise şu: bir uzmandan yardım almak ama uzman kişiyi kolayca bulabilmek lazım:)... sürekli çocuk gitarı satan mağazalar hemen doğrusunu önerirler... normal boylu 7 yaş civarı çocuk için bence 3/4 daha uygun gibi... 3-4 yıl sonra tam gitara geçebileceği de düşünülürse, daha küçük gitardan tam boya geçmek sıkıntılı olabilir...

      Sil
  13. Eyvallah kardeşim.. Çok yardımcı oldu :) bu mantıkla bildiğin her konuda yaz lütfen.. Samimiyetin yeter

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim:) bildiğim tek konu buydu:))...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

dünya piyanistler günü

gülsin onay daha önce hiç duymamıştım, az önce denk geliş karşıma çıktı... 6 aralık günü dünya piyanistler günüymüş... 2011 yılından beri... hikayesi de ilginç... usta piyanistimiz gülsin onay , 2011 yılında, 6 aralık günü "herkesin bir günü var, piyanistlerin neden özel bir günü yok" demiş ve 6 aralık gününü dünya piyanistler günü olarak ilan etmiş... biraz inceleyince, "şaka yollu ortaya attığım fikrimin marmarisli gazeteci ata sevgi tarafından haber yapılması üzerine bu denli ciddiye alınıp, benimseneceğini ve hatırlanacağını bilmiyordum doğrusu" dediğini de okudum... şaka yollu da olsa, ortaya atılan bu görüş benimsenmiş ve dünyaya da duyurulmuş anladığım kadarıyla ama dünyaca da benimsenmiş mi acaba diye biraz kurcalayınca, karşıma bu sefer de 8 kasım çıktı world pianist day olarak... bir de sayfa açmışlar... şöyle bir şey ... neden 8 kasım olduğunu anlamadım, daha doğrusu anlamak için uğraşmadım ama 8 kasımda farklı ülkelerden kutlayanları filan pay

org

benim hastalık boyutunda bir takıntım vardır bu org konusunda, bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim daha önce... ülkemizde "org" olarak adlandırılan çok geniş bir müzik aleti grubu olması ve farklı adlandırılmalara gidilmeden, tamamına org adı verilmesidir bu takıntı... aslında bu takıntımda pek de haklı değilim, biliyorum ama üzerinde tuşları olan, birbiriyle alakasız her türlü cihaza tek bir isim verilip, org denmesini de hep yadırgamışımdır...  keyboardlar & piyanolar  başlıklı eski paylaşıma göz gezdirirseniz anlarsınız bu takıntımı... bu gereksiz takıntımda pek de haklı değilim dememin sebebi ise şu; aslında benim "org" denilip geçilmesini yadırgadığım cihazlar da "org" denen şeyin geliştirilmiş, elektronikleştirilmiş, dijitalleştirilmiş halleri... üstelik türkçe karşılıkları da yok ve tamamına org deyip geçmek de yanlış sayılmaz... benim takıntılı biçimde "gerçek org" dediğim ve hayranı olduğum şey aşağıdaki muhteşem varlık oluyor...

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da