Ana içeriğe atla

ses kartları, midi kontrol & klavyeler

Bilgisayarlar günden güne gelişmektedir... her program gibi müzik yazılımları da minimum bilgisayar özellikleri isterler ve kullanılacak olan yazılımlar ölçüsünde en azından bu minmumları içeren bir bilgisayar lazımdır... alt sınır vardır ancak üst sınır yoktur...

Özellikle mikrofon kullanılacaksa stüdyoda bilgisayarın ses yapmaması gerekir... kalın ve sağlam kasalı PC ler tercih edilmelidir... fanlar sürekli temiz tutulmalıdır... bunun yanında hard diskin de gürültü yapmayan bir hard disk olması şarttır...

Mutlaka LCD ekran kullanılması gerekiyor... crt ekranlar diğer bütün cihazları etkilemektedir ve gürültü yaymaktadırlar... tft lcd ekranlarda böyle bir sorun kesinlikle olmamaktadır...

Ekran kartının da fan soğutmalı olmaması gerekmektedir...

Eğer para sorunu yoksa 2 adet LCD ekran alınmalıdır... çünkü eğer yazılım ağırlıklı çalışılacaksa 2 ekran olması çok büyük avantaj sağlar...

Ses kartları da yapılacak olan işe göre değişir... eğer bir kaç mikrofonla kayıt yapılacaksa ses kartı ona göre olmalıdır... fazla sayıda mikrofon fazla sayıda preamp fazla sayıda giriş demektir... ses kartlarının kendi saat üreteçleri ve a/d (analog/dijital) çeviricileri ses kalitesini en çok etkileyen unsurlardır...

Dahili olarak PCI veya kart yuvalarına takılan kart türleri olduğu gibi, harici olarak USB bağlantı noktasına bağlanan, PCMCIA yuvalarına takılan ve profosyonel alanlarda kullanılmak üzere bağlanabilen versiyonları da mevcuttur. Eski ses kartları ISA yuvalarına takılabilirler. Ayrıca anakart üzerinde bütünleşik sunulan ses yongaları da mevcuttur. Ses kartlarının görevi, ses sinyallerini kaydetmek, sentezlemek, karıştırmak, degiştirmek ve çalmaktır...

Eğer yapacağınız müzikte yada kayıtta özellikle PC ağırlıklı işler yapacaksanız, ses kartınız ne kadar iyi olursa o kadar iyidir... yada örneğin sadece PC ye MIDI klavye bağlayacaksanız yine çok önemlidir... bunun dışında mükemmel ve pahalı ses kartlarına ihtiyacınız pek olmayacaktır... örneğin, kaydınızı gelişmiş workstation vb cihazlarla yada gelişmiş kayıt cihazları ile yapıp sadece dinleme amacı ile yada veri aktarımı amacıyla PC kullanıyorsanız, ki ille de PC bulunmak zorunda değildir ev stüdyosunda, o zaman gelişmiş bir ses kartına ihtiyaç duymayabilirsiniz...

Bazı ses kartları ayrıca kumanda kolu girişi veya MIDI için kullanılabilen girişe de sahiptirler. Önceden neredeyse tüm ses kartları bir kumanda kolu girişine sahipken, yeni model ses kartlarında bu durum giderek azalmaktadır, zira modern kumanda koları USB girişlerini kullanmaktadırlar. Bilgisayarın arka çıkışının sınırlı olması, ve takılacak cihazlar için bilgisayarın arkasına ulaşmanın zor olması sebepleriyle bazı ses kartlarına ön paneller ilave edilebilir. Bazen de ilave slot kapağı biçiminde giriş çıkış panelleri kullanılır, bu kapaklar ses kartına özel bir kablo ile bağlanırlar. Yine daha fazla giriş sunmak için, bazı ses kartı üreticileri özel girişler, ve bu girişe takılan, daha çok ses giriş-çıkışına sahip kablolar verirler...

Günümüzde amatör ses kartları ile profesyonel ses kartları arasında neredeyse fark kalmamıştır... çünkü insanların PC den beklentileri artmıştır... ses kartında olmazsa olmaz konu converter (dönüştürücü) lardır... analog olarak yapılan gitar bas, vokal vs gibi kayıtları dijital e çevirirler... ama artık günümüzde bu farklar ortadan kalkmaktadır... toplam maliyet içinde ses kartı maliyeti çok komik kalmıştır artık ve olabildiğince en iyisi satın alınmalıdır...

Bazı önemli ses kartı üreticileri...

Digidesign, MOTU, RME, Audiotrak, Creative Labs,Club 3D, C-Media, E-MU Systems, Guillemot, M-Audio, Philips, Realtek, VIA Technologies, Yamaha, TerraTec, Edirol, Nvidia...

Digidesign, MOTU ve RME oldukça profesyonel ürünler sunarlar... diğer markaların ihtiyaca uygun modelleri de rahatlıkla uygun fiyatlara satın alınabilirler...

ses kartı
Ses kartındaki renkler ve fonksiyonları

S/PDIF, sayısal (dijital) ses çıkışı sağlayan birimdir. Bu birimle ses analog dönüşümü yapılmadan doğrudan sayısal olarak çıkış birimine gönderilir. Böylece ses analog yerine sayısal gideceğinden seste kayıp olmaz. Ses sayısal olarak çıktığından hoparlörün de buna uygun olması gerekir. S/PDIF ses kartlarında turuncu renktedir...

Ses kartları ayrıca MIDI için kullanılabilen girişe de sahiptirler. Önceden neredeyse tüm ses kartları bir Joystick girişine sahipken, yeni model ses kartlarında bu durum giderek azalmaktadır, modern kartlar artık USB girişlerini kullanmaktadırlar.

Fast Track USB- M-Audio

Kayıt programlarıyla müzik yapılıyorsa bu tip cihazlar özellikle gitar kayıtları için kolay bir yoldur. Cihazın bilgisayarın USB portuna bağlanması yeterlidir. gitar, bas ve synthesizer gibi enstrümanlar için tasarlanmış giriş kanalının yanısıra vokal ve diğer akustik kayıtlar için mikrofon girişi de bulunmaktadır. Bu tip cihazlarla birlikte verilen yazılımlar ile bir çok efekt ve pedal simulasyonlarına sahip olmak mümkündür...

Bu tip cihazlar aslında ses kartı olarak değil kayıt arabirimi yada audio arabirimi olarak adlandırılmaktadır... Rahat ve kaliteli çalışmalar için artık olmazsa olmaz bir konuma gelmişlerdir çünkü fiyatları yaptıkları işe oranla oldukça düşüktür...

http://www.americanmusical.com


Yukarıda Audio arabirimleri ile yapılabilecek tüm bağlantılar gösterilmektedir...

Bazı önemli ve bilinen arabirim markaları:

Mark of the Unicorn (MOTU), SoundTech, Tapco by Mackie, Hosa, Emu, M-Audio, PreSonus, Edirol, RME, Tascam...

MIDI BAĞLANTISI NASIL YAPILIR

Öncelikle bilgisayarın midi bağlantı arabiriminin olması gerekiyor... hemen bütün ses kartları bu arabirimi taşımaktadırlar ancak iyi kalitede olmayan ses kartlarında bu arabirim iyi sonuç veremeyebilmektedir... bunun yanında özellikle son yıllarda USB bağlantı noktasından bağlanan MIDI kabloları ön plana çıkmıştır ve artık tavsiye edilen de bu kablolardır... USB kablolar her zaman bir CD ile beraber gelmektedir ve bu CD içindeki bilgiler iyi okunup anlaşılmalıdır...

Unutulmaması gereken bir diğer nokta ise şudur: eğer profesyonel bir ses kartı yada arabirim zaten mevcutsa USB kabloya ayrıyetten gerek yoktur...

MIDI bağlantısı nasıl yapılır
http://www.etcetera.co.uk

Bilgisayara bağlanacak USB uç tek, cihaza bağlanacak uç ise IN ve OUT olmak üzere çifttir... bilgisayara bağlayacağımız cihazlarda eğer General Midi (GM) yada GM2 özelliği varsa -ki MIDI özelliği olmayan profesyonel cihaz yoktur- MIDI bağlantılarının yapılacağı kısımda en az 2, yada bazen 3 (thru) 5 pinli soket bulunur... bağlantılarda dikkat edilecek tek nokta, IN in OUT a, OUT un da IN e bağlanmasıdır...

Çoğu zaman bir kaç cihazı bağlamak gerekir... o zaman MIDI thru bağlantısı gerekir... burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta ise şudur: aşağıda görüldüğü gibi, bilgisayara bağlı olan keyboard un thru çıkışından diğer cihazın IN ine bağlantı yapılmalıdır... Her cihaz ın IN i ile bir öncekinin thru su bağlanmalıdır...
MIDI bağlantısı
http://www.midipage.nl/

Günümüzde stüdyo ortamı neredeyse tamamen bilgisayar ve yazılımlara kaymıştır... Gelişmiş yazılımlar düzenlemelerde kullanılan sesleri fazlasıyla doyurucu bir şekilde sunmaktadırlar... bu sebeple bu seslerin ses modülü, sampler yada keyboard lardan alınımı gittikçe ortadan kalkmaya başlamıştır...

Buna karşılık stüdyo ortamında tüm MIDI sistemini kontrol etmeye yarayan master keyboardlar ve MIDI keyboardlar (klavyeler) günden güne daha fazla ve etkin kullanılmaya başlanmışlardır... master ve MIDI klavyeler aslında aynı görevleri görürler ancak master olarak adlandırılanlar daha karmaşık MIDI sistemlerini kontrol etmede daha etkindirler...

Aslında tüm gelişmiş müzik workstationlar aynı işlemi yapabilmektedirler ancak hem çoğu bu master klavyeler kadar bu işe odaklı değillerdir, hem de karşılaştırılamayacak kadar pahalıdırlar... çünkü diğer fonksiyonlar üzerinde yoğunlaşmışlardır...
Keystation Pro 88 M-AUDIO
MIDI klavyeler son zamanlarda oldukça popüler olmaya başlamışlardır... bu klavyeler aslında sadece MIDI özelliği olan tuş takımlarıdır... bilinen klavyeler gibi ses, ritm vs gibi özellikleri taşımazlar... sadece ve sadece MIDI bağlantısı ile herhangi bir cihaza yada PC ye bağlandıklarında kullanılabilirler... bu sebeple fiyatları oldukça uygundur... kullanım amaçlarına göre tek oktavlık olabildikleri gibi standart piyano tuşuna sahip olanlarına kadar bir çok çeşitleri vardır... Uygun bir yazılımla PC ye bağladığınızda yada başka bir enstrümandan ses aldığınızda imkanlar çerçevesinde oldukça gelişmiş bir dijital piyanoya sahip olmanız çok kolaydır... Bunun yanında tabii ki midi arabirim olarak kullanılırlar...

Değişik markalar ürettikleri değişik modellerde artık bir çok farklı özelliği de bu klavyelere eklemeye başlamışlardır... bir çok işletim sistemine uyum sağlayabilen bu cihazlar özel olarak üretilmiş yazılımları ile gelmektedir... örneğin YAMAHA KX hem oldukça gelişmiş bir arpejitöre sahiptir hem de 25, 49, 61 ve gerçek 88 piyano tuşlu modellere sahiptir...

MIDI kontrol ünitelerinin tuş takımsız bir çok gelişmiş özelliklere sahip marka ve modelleri de mevcuttur...
MIDI kontrol klavyesi
Yukarıdaki şemada bir MIDI kontrol klavyesinin ne gibi amaçlara hizmet edebileceği görülmektedir...
Roland A-30 MIDI controller
Yukarıdaki kombinasyonda Korg X5DR synthesizer modülünden sağlanan seslerle Sonar yazılımı ile mükemmel ölçülerde müzik yapılabilmektedir...

Bazı önemli MIDI klavye/kontrol marka & modelleri

M-Audio Keystation Pro 88 MIDI Controller
Akai MPK49 Keyboard USB MIDI Controller
Korg K61P 61-Key USB MIDI Controller
E-MU Xboard 49 USB MIDI Controller
M-Audio Oxygen 49-key Mobile USB Controller
Novation X-Station 61 MIDI Controller Standard
Behringer U-CONTROL UMA25S USB MIDI Controller
Yamaha KX8 88-Key Keyboard MIDI Controller
CME VX8 88-Key Hammer Action USB MIDI Keyboard
Digidesign Command 8 Control Surface Standard
Edirol PCR-800 USB MIDI Keyboard Controller Standard
Studiologic VMK-188plus Controller Keyboard Standard

Yorumlar

  1. Öncelikle bilginiz için çok teşekkurler elimde bitane manual raymound mrk61md cihaz var üzerinde midi general yazisi var arkada bir adet midi out girişi tek var mic l r phone ve bir yazici kablosu girisi var 2 tanr kablo aldim hem yazici hem midi to usb ikisindede aynı sorun baglaniyor fakat tuşlar tek basiyor ve basili kaliyor lutfen anlayan varsa yardimci olsun instagram @emr_3x

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhabalar... sorunuzu biraz geç gördüm... öncelikle şunu belirteyim, ben uzunca bir süredir bu konulara çok uzak kaldım ama çok da yaşadığım bir sorun bu eskiden... bu cihazı hangi cihaza bağlıyorsunuz? o önemli... cihaz hatırladığım kadarıyla gm1 yani general midi1 cihaz... sonrasında gm2 cihazlar çıktı... pc ye mi bağlıyorsunuz?... yanlış yönlerndirebilirim ama ben de bu sorunları her cihaz bağlanışında mutlaka yaşadım, cihazın ana ayarlarından kaynaklanıyor çoğu zaman... midi bağlantısını büyük bir olasılıkla yazıcı yani pinli kablo ile yapmanız gerekir ve çözüm de raymound mrk61md cihazınızın midi sinyal gönderme ayarları ile ilişkilidir... o ayarları değiştirmeyi deneyin ama orjinal ayarları da mutlaka bir kenara not edin... hatırladığım kadarıyla, sinyal gönderme süresi ile ilgili o sorun... daha doğrusu sorun da değil, cihazların fabrika ayarları ile ilgili...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çağla karaali

çağla karaali çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?... konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onların okulları bu çocuk

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ev stüdyosu ortamı

müzik stüdyosu izolasyonu stüdyo ortamına ev içinde oda deniyor:)... yani evin içinde bir yerler... yine işin büyüklüğüne göre maliyet çok değişecek... mesela siz çalışırken çok gürültü olacak mı? ... keyboard kullanacaksanız sesini az açarsınız... yada kulaklık kullanırsınız... monitör kabin en iyisidir ama mecburen gerekebilir çoğu zaman kulaklık... o zaman, kulaklığın çok iyi olması şart... eletro gitar çalacaksanız gürültüye engel olmak çok zor ama teknoloji gelişti iyice amfi yerine direk olarak bir çok keyboarda yada audio/midi arabirimine gitarı girebiliyorsunuz... kulaklıkla elektro gitar çalmanız da mümkün... davul çalacaksanız::)))... işiniz zor tabii... o zaman yalıtım yapacaksınız odaya çünkü daha ilk gün eve polis gelecektir... tabii davul makinesi, ritm makinesi, eskiden ritm box denen zımbırtılardan kullanacaksanız yada dijital davul seti kullanacaksanız iş basit... "çok iyi" bir kulaklık işinizi görecektir... ama "adam gibi" bildiğin davul (

EmiSunshine

EmiSunshine tam adı emilie sunshine hamilton ama EmiSunshine adını kullanıyor... ben ilk izlediğimde, kendisinin bu kadar genç olduğunu anlamamıştım!... 25 civarı diye düşünmüştüm yaşını ama 2004 doğumlu çıktı... 14 yaşında henüz ama ben tarzına ve sanatçı ruhuna resmen hayran kaldım... çok küçük yaşlarda çekilmiş videoları var, o yaşlarda bile giyimi, aksesuarları, sahnede duruşu, yüz ifadeleri, vücut dili, fotoğraflarda verdiği pozlar vs vs vs, her yönden yaratıcı ve sanatçı bir yapıya sahip... şimdi bu yazdıklarım daha çok moda dergisine uygun ve magazinsel oldu ama sadece bu sebeplerle bu sayfada paylaşmam mümkün değil kendisini... çok daha fazlasına sahip emilie... Emilie Sunshine Hamilton tam bir yetenek bombası emisunshine... çok iyi şarkı söylüyor, sesi çok iyi, tarzı çok iyi ve sesini oldukça iyi kullanıyor... bir çok enstrümanı iyi seviyede çalıyor yani multienstrümantalist... ve kendine ait eserleri var... anlayacağınız söz yazıyor, beste yapıyor... bu kadar da d

zaman içinde gitar

klasik gitar bildiğimiz gitar işte üstteki... tarih ne kadar gerilere gidiyorsa, gitar da neredeyse o kadar gidiyor gerilere... benim ilk rastladığım bilgi sümerlere, hititlere kadar gidiyor... bir de mitolojide gitar benzeri şeyler var... mitoloji denen şey tam olarak ne vakte düşüyor var mı bilen?... işte o zamanlara kadar gidiyor bu iş... çok eskilere yani... kafamın basmadığı zamanlar... ne varsa anadoluda ve mezopotamyada var gerçekten... bu sümerlere hayranım... bildiğim kadarıyla mö 3500-4000 li yıllar gibi... hititler de öyle... gerçi ben mö 1400 lere kadar bulabildim gitarın orijinini... aşağıdaki resimlerin ilki berlinde, ikincisi ise istanbulda bulunuyor şu anda... hititlerde gitar hititlerde gitar benim bulabildiğim, gitara benzeyen en eski müzik aletleri yukarıdakiler... ama çoğu tarihçi ve müzikolog daha da eskilere götürüyor gitarı ama bence artık o kadarı da abartı oluyor çünkü gitara pek de benzemiyorlar... örneğin aşağıdaki de gitarın atası olarak kabul

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

zahit bizi tan eyleme, şaraba eyle ihtiram...

konumuz "zahit" ama zahit hakkında yazabilmek için önce uzunca bir zaman ayırıp, kitap karıştırıp, mürekkep yalamak gerekiyormuş gerçekten... ilk anladığım o oldu... hemen belirteyim; zahit daha yaygın kullanılıyor ama doğrusu "zahid" ... aslında konu; " dinlediklerim " ancak "ben şu zahit adlı eseri çok severek dinliyorum, alın bu da videosu vs vs vs" denip de geçilecek bir eser değil... zaten zahit bizi tan eyleme deyişini bilmeyen ve sevmeyen yoktur... kıyıda köşede kalmış bir şeyi keşfetmiş olamayacağımdan ötürü, asıl amaç tabii ki farklı... neredeyse ilkokul yıllarından beri hayranlıkla dinlediğim "bu zahit de neymiş yahu" diye anca meraklandım zannedersem... çoğu zaman bu esere kısaca zahit denir geçilir... eğer sadece interneti kurcalarsanız ve bu kurcalamanız sadece öylesine gerçekleşirse, aslında birbirinin devamı yada tamamlayıcısı denebilecek zahitler ile karşılaşırsınız... kafanız da karışır biraz... zaten gördüğüm kada