Ana içeriğe atla

ses kartları, midi kontrol & klavyeler

Bilgisayarlar günden güne gelişmektedir... her program gibi müzik yazılımları da minimum bilgisayar özellikleri isterler ve kullanılacak olan yazılımlar ölçüsünde en azından bu minmumları içeren bir bilgisayar lazımdır... alt sınır vardır ancak üst sınır yoktur...

Özellikle mikrofon kullanılacaksa stüdyoda bilgisayarın ses yapmaması gerekir... kalın ve sağlam kasalı PC ler tercih edilmelidir... fanlar sürekli temiz tutulmalıdır... bunun yanında hard diskin de gürültü yapmayan bir hard disk olması şarttır...

Mutlaka LCD ekran kullanılması gerekiyor... crt ekranlar diğer bütün cihazları etkilemektedir ve gürültü yaymaktadırlar... tft lcd ekranlarda böyle bir sorun kesinlikle olmamaktadır...

Ekran kartının da fan soğutmalı olmaması gerekmektedir...

Eğer para sorunu yoksa 2 adet LCD ekran alınmalıdır... çünkü eğer yazılım ağırlıklı çalışılacaksa 2 ekran olması çok büyük avantaj sağlar...

Ses kartları da yapılacak olan işe göre değişir... eğer bir kaç mikrofonla kayıt yapılacaksa ses kartı ona göre olmalıdır... fazla sayıda mikrofon fazla sayıda preamp fazla sayıda giriş demektir... ses kartlarının kendi saat üreteçleri ve a/d (analog/dijital) çeviricileri ses kalitesini en çok etkileyen unsurlardır...

Dahili olarak PCI veya kart yuvalarına takılan kart türleri olduğu gibi, harici olarak USB bağlantı noktasına bağlanan, PCMCIA yuvalarına takılan ve profosyonel alanlarda kullanılmak üzere bağlanabilen versiyonları da mevcuttur. Eski ses kartları ISA yuvalarına takılabilirler. Ayrıca anakart üzerinde bütünleşik sunulan ses yongaları da mevcuttur. Ses kartlarının görevi, ses sinyallerini kaydetmek, sentezlemek, karıştırmak, degiştirmek ve çalmaktır...

Eğer yapacağınız müzikte yada kayıtta özellikle PC ağırlıklı işler yapacaksanız, ses kartınız ne kadar iyi olursa o kadar iyidir... yada örneğin sadece PC ye MIDI klavye bağlayacaksanız yine çok önemlidir... bunun dışında mükemmel ve pahalı ses kartlarına ihtiyacınız pek olmayacaktır... örneğin, kaydınızı gelişmiş workstation vb cihazlarla yada gelişmiş kayıt cihazları ile yapıp sadece dinleme amacı ile yada veri aktarımı amacıyla PC kullanıyorsanız, ki ille de PC bulunmak zorunda değildir ev stüdyosunda, o zaman gelişmiş bir ses kartına ihtiyaç duymayabilirsiniz...

Bazı ses kartları ayrıca kumanda kolu girişi veya MIDI için kullanılabilen girişe de sahiptirler. Önceden neredeyse tüm ses kartları bir kumanda kolu girişine sahipken, yeni model ses kartlarında bu durum giderek azalmaktadır, zira modern kumanda koları USB girişlerini kullanmaktadırlar. Bilgisayarın arka çıkışının sınırlı olması, ve takılacak cihazlar için bilgisayarın arkasına ulaşmanın zor olması sebepleriyle bazı ses kartlarına ön paneller ilave edilebilir. Bazen de ilave slot kapağı biçiminde giriş çıkış panelleri kullanılır, bu kapaklar ses kartına özel bir kablo ile bağlanırlar. Yine daha fazla giriş sunmak için, bazı ses kartı üreticileri özel girişler, ve bu girişe takılan, daha çok ses giriş-çıkışına sahip kablolar verirler...

Günümüzde amatör ses kartları ile profesyonel ses kartları arasında neredeyse fark kalmamıştır... çünkü insanların PC den beklentileri artmıştır... ses kartında olmazsa olmaz konu converter (dönüştürücü) lardır... analog olarak yapılan gitar bas, vokal vs gibi kayıtları dijital e çevirirler... ama artık günümüzde bu farklar ortadan kalkmaktadır... toplam maliyet içinde ses kartı maliyeti çok komik kalmıştır artık ve olabildiğince en iyisi satın alınmalıdır...

Bazı önemli ses kartı üreticileri...

Digidesign, MOTU, RME, Audiotrak, Creative Labs,Club 3D, C-Media, E-MU Systems, Guillemot, M-Audio, Philips, Realtek, VIA Technologies, Yamaha, TerraTec, Edirol, Nvidia...

Digidesign, MOTU ve RME oldukça profesyonel ürünler sunarlar... diğer markaların ihtiyaca uygun modelleri de rahatlıkla uygun fiyatlara satın alınabilirler...

ses kartı
Ses kartındaki renkler ve fonksiyonları

S/PDIF, sayısal (dijital) ses çıkışı sağlayan birimdir. Bu birimle ses analog dönüşümü yapılmadan doğrudan sayısal olarak çıkış birimine gönderilir. Böylece ses analog yerine sayısal gideceğinden seste kayıp olmaz. Ses sayısal olarak çıktığından hoparlörün de buna uygun olması gerekir. S/PDIF ses kartlarında turuncu renktedir...

Ses kartları ayrıca MIDI için kullanılabilen girişe de sahiptirler. Önceden neredeyse tüm ses kartları bir Joystick girişine sahipken, yeni model ses kartlarında bu durum giderek azalmaktadır, modern kartlar artık USB girişlerini kullanmaktadırlar.

Fast Track USB- M-Audio

Kayıt programlarıyla müzik yapılıyorsa bu tip cihazlar özellikle gitar kayıtları için kolay bir yoldur. Cihazın bilgisayarın USB portuna bağlanması yeterlidir. gitar, bas ve synthesizer gibi enstrümanlar için tasarlanmış giriş kanalının yanısıra vokal ve diğer akustik kayıtlar için mikrofon girişi de bulunmaktadır. Bu tip cihazlarla birlikte verilen yazılımlar ile bir çok efekt ve pedal simulasyonlarına sahip olmak mümkündür...

Bu tip cihazlar aslında ses kartı olarak değil kayıt arabirimi yada audio arabirimi olarak adlandırılmaktadır... Rahat ve kaliteli çalışmalar için artık olmazsa olmaz bir konuma gelmişlerdir çünkü fiyatları yaptıkları işe oranla oldukça düşüktür...

http://www.americanmusical.com


Yukarıda Audio arabirimleri ile yapılabilecek tüm bağlantılar gösterilmektedir...

Bazı önemli ve bilinen arabirim markaları:

Mark of the Unicorn (MOTU), SoundTech, Tapco by Mackie, Hosa, Emu, M-Audio, PreSonus, Edirol, RME, Tascam...

MIDI BAĞLANTISI NASIL YAPILIR

Öncelikle bilgisayarın midi bağlantı arabiriminin olması gerekiyor... hemen bütün ses kartları bu arabirimi taşımaktadırlar ancak iyi kalitede olmayan ses kartlarında bu arabirim iyi sonuç veremeyebilmektedir... bunun yanında özellikle son yıllarda USB bağlantı noktasından bağlanan MIDI kabloları ön plana çıkmıştır ve artık tavsiye edilen de bu kablolardır... USB kablolar her zaman bir CD ile beraber gelmektedir ve bu CD içindeki bilgiler iyi okunup anlaşılmalıdır...

Unutulmaması gereken bir diğer nokta ise şudur: eğer profesyonel bir ses kartı yada arabirim zaten mevcutsa USB kabloya ayrıyetten gerek yoktur...

MIDI bağlantısı nasıl yapılır
http://www.etcetera.co.uk

Bilgisayara bağlanacak USB uç tek, cihaza bağlanacak uç ise IN ve OUT olmak üzere çifttir... bilgisayara bağlayacağımız cihazlarda eğer General Midi (GM) yada GM2 özelliği varsa -ki MIDI özelliği olmayan profesyonel cihaz yoktur- MIDI bağlantılarının yapılacağı kısımda en az 2, yada bazen 3 (thru) 5 pinli soket bulunur... bağlantılarda dikkat edilecek tek nokta, IN in OUT a, OUT un da IN e bağlanmasıdır...

Çoğu zaman bir kaç cihazı bağlamak gerekir... o zaman MIDI thru bağlantısı gerekir... burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta ise şudur: aşağıda görüldüğü gibi, bilgisayara bağlı olan keyboard un thru çıkışından diğer cihazın IN ine bağlantı yapılmalıdır... Her cihaz ın IN i ile bir öncekinin thru su bağlanmalıdır...
MIDI bağlantısı
http://www.midipage.nl/

Günümüzde stüdyo ortamı neredeyse tamamen bilgisayar ve yazılımlara kaymıştır... Gelişmiş yazılımlar düzenlemelerde kullanılan sesleri fazlasıyla doyurucu bir şekilde sunmaktadırlar... bu sebeple bu seslerin ses modülü, sampler yada keyboard lardan alınımı gittikçe ortadan kalkmaya başlamıştır...

Buna karşılık stüdyo ortamında tüm MIDI sistemini kontrol etmeye yarayan master keyboardlar ve MIDI keyboardlar (klavyeler) günden güne daha fazla ve etkin kullanılmaya başlanmışlardır... master ve MIDI klavyeler aslında aynı görevleri görürler ancak master olarak adlandırılanlar daha karmaşık MIDI sistemlerini kontrol etmede daha etkindirler...

Aslında tüm gelişmiş müzik workstationlar aynı işlemi yapabilmektedirler ancak hem çoğu bu master klavyeler kadar bu işe odaklı değillerdir, hem de karşılaştırılamayacak kadar pahalıdırlar... çünkü diğer fonksiyonlar üzerinde yoğunlaşmışlardır...
Keystation Pro 88 M-AUDIO
MIDI klavyeler son zamanlarda oldukça popüler olmaya başlamışlardır... bu klavyeler aslında sadece MIDI özelliği olan tuş takımlarıdır... bilinen klavyeler gibi ses, ritm vs gibi özellikleri taşımazlar... sadece ve sadece MIDI bağlantısı ile herhangi bir cihaza yada PC ye bağlandıklarında kullanılabilirler... bu sebeple fiyatları oldukça uygundur... kullanım amaçlarına göre tek oktavlık olabildikleri gibi standart piyano tuşuna sahip olanlarına kadar bir çok çeşitleri vardır... Uygun bir yazılımla PC ye bağladığınızda yada başka bir enstrümandan ses aldığınızda imkanlar çerçevesinde oldukça gelişmiş bir dijital piyanoya sahip olmanız çok kolaydır... Bunun yanında tabii ki midi arabirim olarak kullanılırlar...

Değişik markalar ürettikleri değişik modellerde artık bir çok farklı özelliği de bu klavyelere eklemeye başlamışlardır... bir çok işletim sistemine uyum sağlayabilen bu cihazlar özel olarak üretilmiş yazılımları ile gelmektedir... örneğin YAMAHA KX hem oldukça gelişmiş bir arpejitöre sahiptir hem de 25, 49, 61 ve gerçek 88 piyano tuşlu modellere sahiptir...

MIDI kontrol ünitelerinin tuş takımsız bir çok gelişmiş özelliklere sahip marka ve modelleri de mevcuttur...
MIDI kontrol klavyesi
Yukarıdaki şemada bir MIDI kontrol klavyesinin ne gibi amaçlara hizmet edebileceği görülmektedir...
Roland A-30 MIDI controller
Yukarıdaki kombinasyonda Korg X5DR synthesizer modülünden sağlanan seslerle Sonar yazılımı ile mükemmel ölçülerde müzik yapılabilmektedir...

Bazı önemli MIDI klavye/kontrol marka & modelleri

M-Audio Keystation Pro 88 MIDI Controller
Akai MPK49 Keyboard USB MIDI Controller
Korg K61P 61-Key USB MIDI Controller
E-MU Xboard 49 USB MIDI Controller
M-Audio Oxygen 49-key Mobile USB Controller
Novation X-Station 61 MIDI Controller Standard
Behringer U-CONTROL UMA25S USB MIDI Controller
Yamaha KX8 88-Key Keyboard MIDI Controller
CME VX8 88-Key Hammer Action USB MIDI Keyboard
Digidesign Command 8 Control Surface Standard
Edirol PCR-800 USB MIDI Keyboard Controller Standard
Studiologic VMK-188plus Controller Keyboard Standard

Yorumlar

Ayın Çok Okunanları

aslıhan keçebaşoğlu

başarılı genç bestecilerimizden aslıhan keçebaşoğlu; finlandiya'nın ünlü sibelius müzik akademisinde master yapmaya hak kazanmış... bugün birden karşıma çıkınca bu haber, çok sevindim... kendisi hakkında iki kelam etme fırsatım da çıktı bu arada...

son yıllarda eserleri ile adını sıkça duymaya başladığımız aslıhan keçebaşoğlu ile ilgili olarak öncelikle ufak bir hatırlatmada bulunmam gerekiyor, sonra bu kısmı silip atacağım okuluna başladığında... 

hem sibelius akademisine finlandiya dışından başvuran 25 aday içinden ön eleme ile seçilen 7 kişiden biri olmayı hem de o 7 kişi içinden sıyrılıp, okula kabul edilen 2 kişiden biri olmayı başardı aslıhan keçebaşoğlu... özetle bu önemli okulda yüksek lisans yapacak ancak 7 temmuz tarihine kadar acil olarak 2500 euro desteğe ihtiyacı var... sonrasında da oturma izni ve yaşamsal giderleri için de önemli bir desteğe ihtiyacı olacak doğal olarak... ilgilenenler için adresini vereyim hemen... 

aslihankecebasoglu yazacaksınız... sonrası bildiğin…

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

idil ve ela'dan başarı haberi

yine bir gülden gökşen hoca klasiği... iki öğrenci, 2 birincilik... idil atlıer ve ela demirkaya; the muse müzik yarışmasına katılıp, birinci olmuşlardı ama ben ertelemiştim bu paylaşımı çünkü ödül olarak yunanistanda konser vereceklerdi haziran sonunda...

temmuz ayına girdik ya, "konser verilmiş mi? bi bakayım" dedim, verilmiş tabii... ben de paylaşayım artık dedim...

the muse, internet üzerinden video paylaşımına dayalı bir yarışma ve videonuzu yarışmaya göndererek katılım sağlıyorsunuz... değerlendirme sonucunda alınan puanlara göre dereceler veriliyor ve her kategorinin birincilerine konser verme imkanı sağlanıyor... bütün dünyaya açık bir yarışma ve neredeyse tüm enstrümanlara ek olarak vokal yanında, oda orkestrası, geleneksel enstrüman ve amatör kategorileri de mevcut...

ela ve idil, birinci oldukları için konser verme hakkı kazandılar ve 29 haziran günü saat 19:00 da atina'nın en büyük salonu olan megaron konser salonunda sahne aldılar... yapılan yorumlarda, büy…

cem esen

yıllardır takip etmeye çalıştığım bir isim besteci ve piyanist cem esen... daha doğrusu, takip etmeye başladığım belki de ilk genç müzisyenlerimizden kendisi ama yıllardır hakkında hiç paylaşım yapmadığım bir isim aynı zamanda... bu sayfada neden bir çok genç yetenekten henüz bahsedememiş olduğumu açıklarken de cem esen'i örnek göstermişim:)... bakınız, burada... gitmişken oraya; sağa sola da bir göz gezdirin, öyle dönün...

tabii hakkında hiç bilgi vermemiş de değilim... sağ üstteki "ara" kısmına adını yazıp, okuyabilirsiniz... mesela "neden önceliğimiz geleceğimizdir?" sorusuna yanıt ararken de cem esen'in hayran kaldığım eserlerinden biri olan free variations op. 7 eserini paylaşmıştım... bu paylaşımı ben çok önemserim ve okunmasını isterim, verdiğim bağlantıdan okuyun mutlaka...

içinde gürültü eksik olmayan bir evde dünyaya gelmiş cem esen de... yani anne de baba da müzisyen... komşuların sevmediği türden evler sanatçı evleri... "vayyy sen müziğe n…

orta çağdan günümüze hurdy gurdy

hurdy gurdy, 12. yüzyıl öncesine ait yaylı bir çalgıdan köken aldığı düşünülen oldukça eski bir müzik aleti... ilk ortaya çıktığı yer; bazı kaynaklara göre avrupa ama orta doğu orijinli olduğu konusunda neredeyse fikir birliği var gibi... üstelik atasının rebab olması da kuvvetle muhtemel... gerçi köken araştırmalarında bu kadar gerilere gidilmesi ne derece doğrudur bilmiyorum çünkü nihayetinde bütün enstrümanları en eski bir kaçına bağlayıvermek de biraz mantıksız geliyor bana... rebabın aşırı değişmiş bir hali oluyor bu durumda...

çok daha eski resimler mevcut ama ben birbirlerine benzeliklerinden dolayı jules richomme ye ait 1882 tarihli yukarıdaki tabloyu ve günümüze ait aşağıdaki fotoğrafı paylaşmayı istedim... aşağıdaki fotoğraf ise günümüzün ünlü folk rock grubu eluveitie nin gözde elemanı anna murphy ye ait... yazının sonunda bir videosunu paylaşırım mutlaka ama şimdilik şunu söylemek gerekir ki; 133 yıl öncesi ile günümüz arasında çok şey değişmiş olabilir ama işin özü aynı …

can çakmur

çok dikkat çeken, çok başarılı bir genç piyanist can çakmur... hakkında bir şeyler yazmak için hep ileri bir zamana ertelediğim isimlerden biri kendisi ama fırsat buldukça ertelediğim bu gençleri de yazmaya çalışıyorum... can çakmur, bir çok genç yeteneğimize oranla daha fazla tanınma fırsatı yakalamış olan bir isim... tabii bu tanınırlığın sebebi, elde ettiği büyük başarılar sonuçta ve dolayısıyla medyada daha fazla yer aldı... türkiyede ilgili medyanın bile ilgisini çekebilmek için bir kaç deveye birkaç hendek atlatmanız gerekiyor... zaten ondan sonra da medyaya ihtiyacınız kalmıyor:)...

can çakmur hakkında detaylı bilgi alabilmeniz için öncelikle resmi sayfasının adresini paylaşayım... çok iyi hazırlanmış güzel bir sayfaya sahip can çakmur... fırsat buldukça araya sıkıştırıyorum, her genç yeteneğimizin mutlaka böyle bir sayfası olmalı diye düşünüyorum... umarım bir çokları gibi sayfasına kilidi vurup da facebook, instagram vb gibi pek işe yaramayan ortamlara geçmez...

www.cancakmur.…

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…

gelem gelem (djelem djelem)...

"öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti"

"gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum...

çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz

çingeneler

çingene müziği

tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği için marş olarak kabul edilmiş 197…

deniz neva ertürk

"gelecekte caza geçebilir" yada "bakarsınız, progresif müzik yapar" vb gibi bir takım kehanetlerde bulunamayacağım bir paylaşım olacak gibi görünüyor genç piyanist deniz neva ertürk hakkındaki bu paylaşım... sürekli takip edenler anlamıştır ne demek istediğimi ama ilk defa okuyan anlamayabilir; ben özellikle prog ve caz hastası olduğum için, burada gençlerin kafalarını çelip, klasik müzikten biraz saptırmaya çalışan bir tipim ama deniz neva ertürk'ü dinlerken, kendisine bu tip lafların pek işlemeyeceğini anlamış bulunuyorum... gelecek ne getirir tabii bilinmez, bakarsınız yeni bir ayşedeniz doğar ama deniz neva nedense bana tam bir klasik piyanist izlenimi verdi... yani klasik eserlere harfiyen bağlı, bilinen orijinal halleri ne ise bire bir çalma azmi içinde bir konser piyanisti sezdim... anlatamadım değil mi?... farkındayım:)... ama anlatmadan bırakmam merak etmeyin...

adına inatla klasik denen bu muhteşem müzik, diğer müzik türlerinin de anası olduğu için, …