Ana içeriğe atla

ev stüdyosu

Home Studio... ev stüdyosu... yada evde kendi kendine müzik yapmak...

Şunu hemen belirteyim, öğrendikçe ekleyeceğim buraya!...:)...

Yani bilmiyorum:)... isterseniz hemen daha iyi bir siteye geçin konu ile ilgili olan...

Hatta önce gidip benim yaptığım kayıtları dinleyin reverbnation yada myspace den... göreceksiniz gerçekten bilmiyor olduğumu... kayıtlarım berbat... bu kadar açık sözlü sayfa sahibi de bulamazsınız:)... herkes çok biliyor çünkü... baktım herkes çok biliyor, ben de öğreneyim bari dedim...

kendi kendine amatörce vakit geçirmekten, mükemmel sayılabilecek kalitede profesyonelce müzik yapmaya kadar uzanan bir iş evde müzik stüdyosu kurmak... tabii hedefinize ve amacınıza göre bu stüdyonun boyutları çok değişiyor... en basit anlamıyla iyi bir ses kartı olan pc bile tek başına yeterli olabilirken neredeyse profesyonel müzik stüdyolarını aratmayacak derecede kapsamlı bir stüdyo kurmanız da mümkün... her ne kadar ev stüdyosu tanımına pek uymasa da, örneğin pc nize yükleyeceğiniz bir müzik programı ile (örneğin acid pro vs) hatırı sayılır derecede kaliteli müzikler yapabilmeniz de mümkün...

Hatta müziğin m sinden bile anlamayan, hiç yeteneği olmayan kişiler bile hazır "loop" ları bir şekilde dizerek harika müzikler yapabiliyor artık... bu loopları verin 5 yaşındaki çocuğa dizsin ve süper şeyler çıkarsın... abartmıyorum... öyle...

bazı programları kullanarak bir mikrofon yardımıyla a capella müziğinizi de yapabilirsiniz... bir enstrüman çalmanıza gerek kalmadan... yada mikrofonunuzu bağlarsınız pc ye, gitarınızı çalarsınız ve kaydededirsiniz... bunlar en basit örnekler ve tabii home stüdyo demek mümkün değil bu tip çalışmalara ama önemli olan keyif alarak müzik yapmak değil mi? ... bu verdiğim örnekler daha çok "kendi kendine müzik" tanımına uyuyor... ve en zoru da bunlar!!! evet PC ye mikrofon bağlayıp şarkı söylemek yada gitar çalıp şarkı söyleyip kayıt yapmak çok ama çok zor!!! ...

Tabii bu kendi kendine müzik yapma örneklerinin yanında şunu da belirtmek lazım: günümüzde bir çok müzisyen -ki bu müzisyenler dünya ölçülerinde kabul görmüş ünlü müzisyenler!!!- müziklerini ya tamamen kendi ev stüdyolarında yapıyorlar yada albümlerinin temelleri kendi stüdyolarında atılıyor!! yani bu derece olayı geliştirmek mümkün... ıslıkla çalacağınız bir melodiyi kaydetmekten tutun da satın aldığınız bir cd nin kaydının yapılmasına kadar geniş olabilen bir iş bu ev stüdyosu...

Ben hemen bu ev stüdyosu kavramını bırakıp, kendi kendine müzik yapma kavramına geçmek istiyorum... çünkü bu daha doğru... çünkü bir çok konu sadece evde kayıt yapma olayı ile ilgili değil... mesela bir arranger klavye ile düğünlerde müzik yapıp para kazanan kişi sayısı ülkemizde çok... yada restoranlarda... barlarda... otellerde... olayı biraz değiştirirsek dj lik yapan kişiler de aslında bir çok ekipman ile ilgili...

Özetle, amaç ne olursa olsun konu "tek başına müzik yapmak"... canlı yada kayıt...

ve tabii klasik yada akustik gitarınızı, yada kemanınızı, flütünüzü, bağlamanızı yada kontrbasınızı elinize alıp çalma olayından bahsetmiyorum!!! en güzeli budur!!! yani işin içine teknolojiyi yada elektroniği sokmadan müzik yapmak... sesiniz de güzelse alın elinize gitarınızı çalıp söyleyin... ama "hayır ben evde tekno yapacağım" yada "ben rockçıyım, evde, barda vs çalacağım" vs vs vs diyorsanız işin içine elektronik giriyor...

Elektronik müziğin başlangıcını 1857 yılına dayandırmak mümkündür... Édouard-Léon Scott de Martinville ilk defa sesleri kaydetmeyi başarmıştır ancak kaydettiği sesleri çalmayı başaramamıştır. 1878 yılında Thomas A. Edison fonografın patentini almış, fonograf 1887 yılında Emile Berliner tarafından geliştirilmiştir. Ancak elektronik müziğin başlangıcı olarak kabul edilmesi gereken zaman 1897 yılıdır. Teleharmonium adında bir elektromekanik enstrüman, 1897 yılında Thaddeus Cahill tarafından icat edildi. Enstrümanın yedi ton olması yaygınlaşmasını önledi. Sonraki yıllarda bu enstrümanın daha gelişmiş modelleri üretildi ve en son 1907 yılında üretilen modelinin 200 ton civarında olduğu söylenmektedir ama pek de inandırıcı değildir:)...

İcat edilen ve kullanılabilir olan ilk elektronik enstrüman Theremin dir. Theremin Leon Theremin tarafından 1919 yılında icat edilmiştir. Başka bir elektronik enstrüman ise Ondes Martenot'dur. Ondes Martenot, Olivier Messiaen'in the Turangalîla-Symphonie'sinde kullanıldıktan sonra ünlenmiştir. Ayrıca, Ondes Martenot birçok Fransız müzisyen tarafından da kullanılmaya başlanmıştır o tarihlerde...
Teleharmonium (1897)
Elektromekanik anlamda ses üreten enstrümanlarla elektronik öğeler kullanarak ses üreten enstrümanlar arasında ayrım yapılabilir. Elektromekanik enstrümanlara Telharmonium, Hammond ve elektro gitar gibi enstrümanlar örnek verilebilirken, elektronik enstrümanlara da Theremin, synthesizer ve bilgisayar örnekleri verilebilir...

HAMMOND ORG

Bu arada Hammond üzerinde biraz durmak gerekir... Hammond org çok önemli ve büyük bir dönemeçtir... 1929-1930 yıllarında Laurens Hammond elektronik enstrüman üretmek üzere kendi fiemasını kurmuş ve Telharmonium temelli Hammond org u üretmeye başlamıştır... elektronik tuşlu çalgılar içinde Hammond Org un yeri günümüzde de hala daha çok ama çok önemlidir...
Hammond B3
Bu da son model bir Hammond...
Hammond XK-3 (2006)
Hammond org ve Hammond org kullanan müzisyenler birer efsane haline gelmişlerdir... Hammond Kahramanları adı ile piyasaya sürülen CD de yer alan müzisyenlerin her biri kendi türlerinde gerçekten birer kahraman sayılmaktadırlar...
hammond heroes
1930 lar ile 1960 lar arasında elektronik müziğin gelişimi açısından bir çok önemli kişi ve icat bulunmaktadır ancak ben doğal olarak sadece çok önemli noktalara değinebiliyorum, çünkü bilmiyorum:)...

SYNTHESIZER

1960 lı yıllar tam bir devrim olmuştur... temelleri 1870 li yıllarda atılmaya başlanan synthesizer ın yaygın olarak kullanılmaya başlanması 1960 lı yıllara denk gelmektedir. Günümüzde de kullanılmakta olan Analog synthesizer lar sonraki yıllarda hızla gelişmiştir ve günümüzde yaygın olarak kullanılanlar dijital synthesizer lardır...

Hammond Org kadar önemli bir diğer marka ise Moog dur... ilk defa modern anlamdaki üretimleri 1964 yılında görülmeye başlanan moog marka synthesizer lar günümüzde de kullanılmaktadırlar ve yine en önemli markadır... 1970 yılında üretilen ilk popüler model minimoog dur...
Minimoog
Minimoog un 50. yıl şerefine piyasaya sürülen yeni modeli... $ 3295 dan almak isteyen sıraya girebilir...:)

Minimoog
Günümüzde hem analog hem de dijital synthesizerlar oldukça yaygın biçimde kullanılmaktadır ve Yamaha, Korg, Roland, Kurzweil, Moog vb gibi bir çok markaçok gelişmiş modellere sahiptir...

ELEKTRO GİTAR

Elektrik gitar, sesini manyetikleri aracılığı ile elektrik akımına dönüştüren ve bir amplifikatör ile bu akımdan ses elde edilmesine olanak tanıyan bir gitar türüdür... nasıl tanımlama ama!! wikipedia sağolsun...::)))... elektro gitarlar katı gövdeli (fender stratocaster) yada boş gövdeli (Gibson Les Paul) olarak temelde ayrılsalar da aslında kullanılan manyetikler ve elde edilen tonlar açısından çok daha çeşitlidirler... uzatmaya gerek yok, bildiğimiz elektro gitar işte::)))...

Önemli olan elektro gitarın keşfidir... hammond, moog ve günümüz synthesizer larına ek olarak elektro gitarın müziğe girmesiyle müzik tamamen apayrı bir yola girmiştir... elektrikli gitar ihtiyacı aslında 1930 lu ve 40 yıllarda, bigband döneminde ortaya çıkmıştır... ilk defa Les Paul mikrofon iliştirilmiş gitar üzerinde çalışmaya başlamıştır... 1931 yılında... elektro gitarın temeli budur... sonraki yıllarda tungsten manyetik yerleştirilmiş boş gövdeli elektro gitarlar kullanılmış, bildiğimiz anlamdaki ilk elektro gitarlar ise 40 yıllarda günümüzde de 2 önemli marka olan Fender ve Gibson tarafından üretilmişlerdir... Fender 1940 lı yıllarda Telecaster ı, 1954 de ise Stratocaster i üretmiştir... Les Paul modelleri ve Stratocaster modelleri günümüzde de en bilinen, en önemli modellerdir... Tabii günümüzde sadece bu iki markadan bahsetmek Yamaha, Ibanez, Washburn, Godin, ESP, Brian Moore ve Gordon Smith gibi çok önemli markalara haksızlık olur...

Yine 1960 lı yıllar gitar açısından da dönüm noktası olmuştur... Günümüzde bir çok efektin kullanıldığı elektro gitarlarda 60 yıllarda ilk olarak distortion kullanılmaya başlanmıştır ve bu sayede rock müzik gelişerek günümüze kadar gelmiştir...

Elektro gitar ile birlikte bas gitar da gelişmeye başlamış, özellikle elektro gitarda günümüze kadar bir çok önemli değişim yaşanmıştır... 5-6 telli bas gitarlar, çift gövdeli/saplı gitarlar gibi... bunun yanında en önemli gelişmelerden biri de synthesizer gitarların kullanılmaya başlanmasıdır... Başta Roland olmak üzere bu tip gitarlar üretilmiş, daha sonra Godin, Roland synth uyumlu RMC hexaphonic pickup ve preamp sistemi geliştirmiştir... Bunun yanında gitar temelli MIDI enstrümanları da kullanılmaktadır...

MIDI

Müzik Enstrümanları Dijital Arabirimi (Musical Instrument Digital Interface)... elektronik müzik aletleri ve bilgisayarlar arasında gerçek zamanlı veri alışverişini sağlayan, endüstri standardı haline gelmiş yaygın bir iletişim protokolüdür... 1983 yılında temelleri atılan protokol daha sonra önemli bir değişikliğe uğramamıştır.

MIDI de temel olarak aktarılan ses değildir... cihazdan cihaza aktarılan aslında sayısal bilgilerdir... örneğin tempo yada enstrüman gibi... MIDI protokolüne ihtiyaç duyulmasının sebebi, özellikle 70 li yıllardan itibaren elektronik müzikteki gelişmelerdir... Elektronik müzikteki gelişmelere paralel olarak çok fazla marka ve model piyasaya sürüldü ve yaygınlaştı... bunun yanında bilgisayar teknolojisi de devreye girdi ve bu cihazların birbirleriyle bağlantılı kullanılmaları neredeyse imkasızlaştı!!!... özetle üretilen markalar ve modeller birbirleri ile uyum sağlayamadı ve birbirlerini tanımadılar... bu sebeple bu markalar bir araya gelip MIDI protokolünü oluşturdular ve ürettikleri cihazlarda bu protokole bağlı kaldılar... MIDI aslında cihazları birbiriyle uyumlu kılan bir ortak dildir... MIDI uyumlu üretilen cihazlar genel olarak Bilgisayarlar, Synthesizerlar, MIDI denetleyicileri, Ses kartları, Ses örnekleyicileri ve Ritim cihazlarıolarak sayılabilir... Günümüzde artık bir çok cihaz nerdeyse bu cihazların bir çoğunu içermektedir... örneğin bir çok workstation ve arranger lar... Değişik markalar birbirleri ile uyumlu farklı formatları kullanmaktadırlar...

The MIDI specification

BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ

Yazının başlarında tek başınıza bilgisayarınıza yükleyeceğiniz programlarla hiç bir enstrüman kullanmadan muhteşem müzikler yapabileceğinizi belirtmiştim... Bugünün elektronik müziğinin ulaştığı nokta budur... bu programlar sadece evde müzik yapmak için kullanılmamakta, çok gelişmiş yazılımlar gelişmiş stüdyolarda da kullanılmaktadır... amaç a sından z sine kadar bütün aşamaları ile müzik yapımını daha kolay hale getirmektir...

Bildiğim (öğrendiğim ve öğreneceğim) kadarıyla burada "tek başına müzik" konusunda bilgiler vermeye çalışacağım... daha çok hobi olarak, amatörce, keyif için tek başına müzik konusunda... ama ben yine de elinize gitarı alıp çalıp söylemenizi öneriyorum::)))... bu kadar gelişmiş teknoloji belki çalarken hoşuma gidiyor ama dinlerken hoşuma gitmiyor... Fikret Kızılok un zaman zaman ını yada Timur Selçuk un İspanyol Meyhanesini dinlemeyi fazlasıyla tercih ederim...

Konuyu iyice dağıttım galiba... ama sonuçta kendi kendimize müzik yapacaksak, üstelik kayıt yapacaksak ve evde iyi bir şeyler yapacaksak sonuçta 3-5 arkadaş toplanıp oda orkestrası kurmayacağımıza göre yapacağımız müzik ister istemez elektronik olacaktır... yani 3-5 cihazımız olacaktır ve bunları birbirlerine bağlayacağızdır...

Peki neler gerekecek bize evde home stüdyo kurarken?
  • Oda/Ortam gerekecek... yapacağımız işe göre değişir tabii ama bir mekan lazım... 
  • Bilgisayar (PC) olmak durumunda... eğer oldukça gelişmiş profesyonel cihazlar kullanılacaksa (ör. workstation vs) PC gerekmeyebilir... ama yazılım kullanılacaksa PC tabii ki şart... önemli olan PC de değil, ses kartı gerekiyor ve ne kadar iyi olursa o kadar iyidir... 
  • İyi referanslara sahip bir yada farklı amaçlara yönelik bir kaç yazılım (software) şart... burada iş ikiye ayrılıyor... sadece program(lar) kullanarak müzik yapacaksanız, yani enstrüman kullanmadan enstrümantal müzik yapacaksanız:) bir kaç programa ihtiyaç olacaktır... 
  • Kayıt Cihazı... 
  • Kayıt yapacağız ya çalıp söyleyip, mikrofon, elektro gitar, klavye vs vs vs yi birbiriyle uyumlu halde bağlamamız gerekecek... yukarıda anlatıldığı gibi, bütün bu farklı cihazları birbirini anlar halde bağlayabilmemiz için MIDI arabirim (MIDI interface), audio arabirim ve MIDI bağlantılarını doğru yapabilmek gerekecek... 
  • Bir MIDI klavye (MIDI controler) gerekebilir... gerekmeyebilir de... iyi bir MIDI klavye yi iyi bir yazılımla kullanarak çok fazla şey yapabilirsiniz... mesela çok ucuza mükemmel bir piyanonuz olabilir... 
  • Bir mikser e ihtiyacınız olabilir... preamp a da... aslında mixer şart ama bir çok cihaz ve yazılım mixer de içeriyor... olursa iyi olur ama olmazsa bu işi bir şekilde halletmek gerekir... örneğin bazı audio/MIDI arabirimleri mikser istasyonu içermektedir... 
  • Yapacağınız müzik enstrümantal olmayacaksa yada akustik enstrümanlar kullanacaksanız (örneğin klasik gitar, piyano, bağlama, yan flüt, zurna yada kanun vs) mükemmel mikrofon(lar) a ihtiyacınız olacak... tabii mükemmel yalıtım malzemelerine de... özellikle vokal kaydı çok zor bir iştir... hobi olarak tabii yapılır ama bu iş aslında profesyonel işidir... 
  • Kayıt yada canlı müzik olsun, monitör gerekmektedir... ama örneğin hoparlölü bir klavyeniz (keyboard) varsa monitör ille de gerekmeyebilir... yapılacak işe ve size kalmış... 
  • Bütün bağlantılarda kullanılacak olan kablolar oldukça önem taşımaktadır... 
  • Çalacağınız enstrümanlar ve cihazlar lazım tabii... org demek yanlış, klavye deyince artık çoğu kişi PC klavyesini algılıyor... üstelik synthesizer, workstation, arranger, dijital piyano gibi bir çok türü de var artık... bu sebeple bunların tümüne keyboard diyelim... keyboard(lar) lazım... gitar(lar) da lazım... tabii amfi(ler) de ... bu tabii ki size kalmış... herhangi bir müzik aleti lazım... yada sesiniz lazım... tabii eğer kanaryanızın sesini kaydetmek için uğraşmıyorsanız:)... 
  • Bir çok da aksesuar(lar) lazım tabii... 
  • En önemlisi, siz lazımsınız... yani müzik hastalığı, enstrüman manyaklığı, kulak, istek, çalışma, çabalama vs vs vs...
İşin sonu yok, mümkün olduğunca değişik amaçlara yönelik olarak minimumları vermeye çalıştım... daha çok fazla şey gerekebilir amaçlarınıza yönelik olarak... örneğin amfiler, efekt cihazları, davul setleri, modüller, preamfiler, kayıt cihazları vs vs vs...

Evde müzik yapma yada home stüdyo kurma işi, şunlar şunlar lazım, hadi alalım hepsini, bağlayalım birbirine ve müzik yapalım, millet beğendi kayıtları bari satıp para kazanalım şeklinde bir şey değildir... o zaman gidersiniz bu kadar cihaza vereceğiniz paranın çok daha az bir miktarı ile üstelik profesyonel bir stüdyoda işinizi rahatlıkla halledersiniz... evde tek başına müzik yapma işi aslında ömür boyu sürecek bir hobidir... amatörce... ve en önemlisi sürekli yeni şeyler öğrenerek... sürekli öğrenip, yeni yöntemler deneyerek... yani bu işin sonu olmayacak... tek başına 1 adet PC ve 1 adet yazılım ile zaten iyi ve temiz müzik yapılıyor ki artık! önemli olan bu işte sürekliliği yakalamak... çeşitlendirmek... işe tek bir PC ve yazılım ile başlayıp, sürekli çeşitlendirerek olayı büyütmek... Bu sebeple benim önerim, bir ev stüdyosu listesi!!! yapıp, gidip hepsini bir çırpıda alıp bu işe başlamak değil... zaten yok ki öyle bir liste!!!

Başlangıçta mutlaka derinlemesine düşünülmesi gereken bir kaç nokta:

Bilgisayar kullanılacak mı? ... şu asla unutulmamalı, evde müzik yapmak asla bilgisayar değildir... ben kullanmayı sevmiyorum mesela...

Amacımız ne? yapacağımız müzik türü ne olacak? hip hop ise yolunuz ayrı olacak, dans müziği ise ayrı rock ise ayrı, caz ise ayrı!!! yani hiç bir zaman kurulacak olan stüdyo diğerlerine benzemek yada aynı olmak zorunda değildir...

Mükemmel kayıt mı önemli? yoksa enstrüman çalmak mı?... zaten mekemmel kayıt diye bir şey evde mümkün değil, bunu unutun, yapıyorum diyen kişiye de inanmayın tabii bunu söyleyen kişi satriani yada vai değilse... bu birincisi, ikincisi ise şu: mesela ben iyi kayıt yapmak istemiyorum! ben iyi müzik yapmak istiyorum!... iyi kayıtsa derdiniz, zaten iyi müzik yaptığınıza da inanıyorsanız, bırakın işinizi profesyoneller yapsınlar...

Gelip geçici bir heves mi yoksa yaşam tarzınız müzik mi? konu basit: geçici bir heves için binlerce hatta on binlerce TL harcanmaz... özenip de herhangi bir cihaz alırsanız bir daha satamazsınız unutmayın... satarsınız tabii ama yarı fiyatından da aşağıya... bir çok cihazın ve keyboard un 2. eli filan yok...

Yorumlar

  1. 👍 thanks avusturalya'dan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler... temel bilgiler aynı olmakla birlikte, bu yazılar eski kaldı artık, fikir verebilir ama teknoloji çok değişti...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

dünya piyanistler günü

gülsin onay daha önce hiç duymamıştım, az önce denk geliş karşıma çıktı... 6 aralık günü dünya piyanistler günüymüş... 2011 yılından beri... hikayesi de ilginç... usta piyanistimiz gülsin onay , 2011 yılında, 6 aralık günü "herkesin bir günü var, piyanistlerin neden özel bir günü yok" demiş ve 6 aralık gününü dünya piyanistler günü olarak ilan etmiş... biraz inceleyince, "şaka yollu ortaya attığım fikrimin marmarisli gazeteci ata sevgi tarafından haber yapılması üzerine bu denli ciddiye alınıp, benimseneceğini ve hatırlanacağını bilmiyordum doğrusu" dediğini de okudum... şaka yollu da olsa, ortaya atılan bu görüş benimsenmiş ve dünyaya da duyurulmuş anladığım kadarıyla ama dünyaca da benimsenmiş mi acaba diye biraz kurcalayınca, karşıma bu sefer de 8 kasım çıktı world pianist day olarak... bir de sayfa açmışlar... şöyle bir şey ... neden 8 kasım olduğunu anlamadım, daha doğrusu anlamak için uğraşmadım ama 8 kasımda farklı ülkelerden kutlayanları filan pay

org

benim hastalık boyutunda bir takıntım vardır bu org konusunda, bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim daha önce... ülkemizde "org" olarak adlandırılan çok geniş bir müzik aleti grubu olması ve farklı adlandırılmalara gidilmeden, tamamına org adı verilmesidir bu takıntı... aslında bu takıntımda pek de haklı değilim, biliyorum ama üzerinde tuşları olan, birbiriyle alakasız her türlü cihaza tek bir isim verilip, org denmesini de hep yadırgamışımdır...  keyboardlar & piyanolar  başlıklı eski paylaşıma göz gezdirirseniz anlarsınız bu takıntımı... bu gereksiz takıntımda pek de haklı değilim dememin sebebi ise şu; aslında benim "org" denilip geçilmesini yadırgadığım cihazlar da "org" denen şeyin geliştirilmiş, elektronikleştirilmiş, dijitalleştirilmiş halleri... üstelik türkçe karşılıkları da yok ve tamamına org deyip geçmek de yanlış sayılmaz... benim takıntılı biçimde "gerçek org" dediğim ve hayranı olduğum şey aşağıdaki muhteşem varlık oluyor...

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da