Ana içeriğe atla

ev stüdyosu

Home Studio... ev stüdyosu... yada evde kendi kendine müzik yapmak...

Şunu hemen belirteyim, öğrendikçe ekleyeceğim buraya!...:)...

Yani bilmiyorum:)... isterseniz hemen daha iyi bir siteye geçin konu ile ilgili olan...

Hatta önce gidip benim yaptığım kayıtları dinleyin reverbnation yada myspace den... göreceksiniz gerçekten bilmiyor olduğumu... kayıtlarım berbat... bu kadar açık sözlü sayfa sahibi de bulamazsınız:)... herkes çok biliyor çünkü... baktım herkes çok biliyor, ben de öğreneyim bari dedim...

kendi kendine amatörce vakit geçirmekten, mükemmel sayılabilecek kalitede profesyonelce müzik yapmaya kadar uzanan bir iş evde müzik stüdyosu kurmak... tabii hedefinize ve amacınıza göre bu stüdyonun boyutları çok değişiyor... en basit anlamıyla iyi bir ses kartı olan pc bile tek başına yeterli olabilirken neredeyse profesyonel müzik stüdyolarını aratmayacak derecede kapsamlı bir stüdyo kurmanız da mümkün... her ne kadar ev stüdyosu tanımına pek uymasa da, örneğin pc nize yükleyeceğiniz bir müzik programı ile (örneğin acid pro vs) hatırı sayılır derecede kaliteli müzikler yapabilmeniz de mümkün...

Hatta müziğin m sinden bile anlamayan, hiç yeteneği olmayan kişiler bile hazır "loop" ları bir şekilde dizerek harika müzikler yapabiliyor artık... bu loopları verin 5 yaşındaki çocuğa dizsin ve süper şeyler çıkarsın... abartmıyorum... öyle...

bazı programları kullanarak bir mikrofon yardımıyla a capella müziğinizi de yapabilirsiniz... bir enstrüman çalmanıza gerek kalmadan... yada mikrofonunuzu bağlarsınız pc ye, gitarınızı çalarsınız ve kaydededirsiniz... bunlar en basit örnekler ve tabii home stüdyo demek mümkün değil bu tip çalışmalara ama önemli olan keyif alarak müzik yapmak değil mi? ... bu verdiğim örnekler daha çok "kendi kendine müzik" tanımına uyuyor... ve en zoru da bunlar!!! evet PC ye mikrofon bağlayıp şarkı söylemek yada gitar çalıp şarkı söyleyip kayıt yapmak çok ama çok zor!!! ...

Tabii bu kendi kendine müzik yapma örneklerinin yanında şunu da belirtmek lazım: günümüzde bir çok müzisyen -ki bu müzisyenler dünya ölçülerinde kabul görmüş ünlü müzisyenler!!!- müziklerini ya tamamen kendi ev stüdyolarında yapıyorlar yada albümlerinin temelleri kendi stüdyolarında atılıyor!! yani bu derece olayı geliştirmek mümkün... ıslıkla çalacağınız bir melodiyi kaydetmekten tutun da satın aldığınız bir cd nin kaydının yapılmasına kadar geniş olabilen bir iş bu ev stüdyosu...

Ben hemen bu ev stüdyosu kavramını bırakıp, kendi kendine müzik yapma kavramına geçmek istiyorum... çünkü bu daha doğru... çünkü bir çok konu sadece evde kayıt yapma olayı ile ilgili değil... mesela bir arranger klavye ile düğünlerde müzik yapıp para kazanan kişi sayısı ülkemizde çok... yada restoranlarda... barlarda... otellerde... olayı biraz değiştirirsek dj lik yapan kişiler de aslında bir çok ekipman ile ilgili...

Özetle, amaç ne olursa olsun konu "tek başına müzik yapmak"... canlı yada kayıt...

ve tabii klasik yada akustik gitarınızı, yada kemanınızı, flütünüzü, bağlamanızı yada kontrbasınızı elinize alıp çalma olayından bahsetmiyorum!!! en güzeli budur!!! yani işin içine teknolojiyi yada elektroniği sokmadan müzik yapmak... sesiniz de güzelse alın elinize gitarınızı çalıp söyleyin... ama "hayır ben evde tekno yapacağım" yada "ben rockçıyım, evde, barda vs çalacağım" vs vs vs diyorsanız işin içine elektronik giriyor...

Elektronik müziğin başlangıcını 1857 yılına dayandırmak mümkündür... Édouard-Léon Scott de Martinville ilk defa sesleri kaydetmeyi başarmıştır ancak kaydettiği sesleri çalmayı başaramamıştır. 1878 yılında Thomas A. Edison fonografın patentini almış, fonograf 1887 yılında Emile Berliner tarafından geliştirilmiştir. Ancak elektronik müziğin başlangıcı olarak kabul edilmesi gereken zaman 1897 yılıdır. Teleharmonium adında bir elektromekanik enstrüman, 1897 yılında Thaddeus Cahill tarafından icat edildi. Enstrümanın yedi ton olması yaygınlaşmasını önledi. Sonraki yıllarda bu enstrümanın daha gelişmiş modelleri üretildi ve en son 1907 yılında üretilen modelinin 200 ton civarında olduğu söylenmektedir ama pek de inandırıcı değildir:)...

İcat edilen ve kullanılabilir olan ilk elektronik enstrüman Theremin dir. Theremin Leon Theremin tarafından 1919 yılında icat edilmiştir. Başka bir elektronik enstrüman ise Ondes Martenot'dur. Ondes Martenot, Olivier Messiaen'in the Turangalîla-Symphonie'sinde kullanıldıktan sonra ünlenmiştir. Ayrıca, Ondes Martenot birçok Fransız müzisyen tarafından da kullanılmaya başlanmıştır o tarihlerde...
Teleharmonium (1897)
Elektromekanik anlamda ses üreten enstrümanlarla elektronik öğeler kullanarak ses üreten enstrümanlar arasında ayrım yapılabilir. Elektromekanik enstrümanlara Telharmonium, Hammond ve elektro gitar gibi enstrümanlar örnek verilebilirken, elektronik enstrümanlara da Theremin, synthesizer ve bilgisayar örnekleri verilebilir...

HAMMOND ORG

Bu arada Hammond üzerinde biraz durmak gerekir... Hammond org çok önemli ve büyük bir dönemeçtir... 1929-1930 yıllarında Laurens Hammond elektronik enstrüman üretmek üzere kendi fiemasını kurmuş ve Telharmonium temelli Hammond org u üretmeye başlamıştır... elektronik tuşlu çalgılar içinde Hammond Org un yeri günümüzde de hala daha çok ama çok önemlidir...
Hammond B3
Bu da son model bir Hammond...
Hammond XK-3 (2006)
Hammond org ve Hammond org kullanan müzisyenler birer efsane haline gelmişlerdir... Hammond Kahramanları adı ile piyasaya sürülen CD de yer alan müzisyenlerin her biri kendi türlerinde gerçekten birer kahraman sayılmaktadırlar...
hammond heroes
1930 lar ile 1960 lar arasında elektronik müziğin gelişimi açısından bir çok önemli kişi ve icat bulunmaktadır ancak ben doğal olarak sadece çok önemli noktalara değinebiliyorum, çünkü bilmiyorum:)...

SYNTHESIZER

1960 lı yıllar tam bir devrim olmuştur... temelleri 1870 li yıllarda atılmaya başlanan synthesizer ın yaygın olarak kullanılmaya başlanması 1960 lı yıllara denk gelmektedir. Günümüzde de kullanılmakta olan Analog synthesizer lar sonraki yıllarda hızla gelişmiştir ve günümüzde yaygın olarak kullanılanlar dijital synthesizer lardır...

Hammond Org kadar önemli bir diğer marka ise Moog dur... ilk defa modern anlamdaki üretimleri 1964 yılında görülmeye başlanan moog marka synthesizer lar günümüzde de kullanılmaktadırlar ve yine en önemli markadır... 1970 yılında üretilen ilk popüler model minimoog dur...
Minimoog
Minimoog un 50. yıl şerefine piyasaya sürülen yeni modeli... $ 3295 dan almak isteyen sıraya girebilir...:)

Minimoog
Günümüzde hem analog hem de dijital synthesizerlar oldukça yaygın biçimde kullanılmaktadır ve Yamaha, Korg, Roland, Kurzweil, Moog vb gibi bir çok markaçok gelişmiş modellere sahiptir...

ELEKTRO GİTAR

Elektrik gitar, sesini manyetikleri aracılığı ile elektrik akımına dönüştüren ve bir amplifikatör ile bu akımdan ses elde edilmesine olanak tanıyan bir gitar türüdür... nasıl tanımlama ama!! wikipedia sağolsun...::)))... elektro gitarlar katı gövdeli (fender stratocaster) yada boş gövdeli (Gibson Les Paul) olarak temelde ayrılsalar da aslında kullanılan manyetikler ve elde edilen tonlar açısından çok daha çeşitlidirler... uzatmaya gerek yok, bildiğimiz elektro gitar işte::)))...

Önemli olan elektro gitarın keşfidir... hammond, moog ve günümüz synthesizer larına ek olarak elektro gitarın müziğe girmesiyle müzik tamamen apayrı bir yola girmiştir... elektrikli gitar ihtiyacı aslında 1930 lu ve 40 yıllarda, bigband döneminde ortaya çıkmıştır... ilk defa Les Paul mikrofon iliştirilmiş gitar üzerinde çalışmaya başlamıştır... 1931 yılında... elektro gitarın temeli budur... sonraki yıllarda tungsten manyetik yerleştirilmiş boş gövdeli elektro gitarlar kullanılmış, bildiğimiz anlamdaki ilk elektro gitarlar ise 40 yıllarda günümüzde de 2 önemli marka olan Fender ve Gibson tarafından üretilmişlerdir... Fender 1940 lı yıllarda Telecaster ı, 1954 de ise Stratocaster i üretmiştir... Les Paul modelleri ve Stratocaster modelleri günümüzde de en bilinen, en önemli modellerdir... Tabii günümüzde sadece bu iki markadan bahsetmek Yamaha, Ibanez, Washburn, Godin, ESP, Brian Moore ve Gordon Smith gibi çok önemli markalara haksızlık olur...

Yine 1960 lı yıllar gitar açısından da dönüm noktası olmuştur... Günümüzde bir çok efektin kullanıldığı elektro gitarlarda 60 yıllarda ilk olarak distortion kullanılmaya başlanmıştır ve bu sayede rock müzik gelişerek günümüze kadar gelmiştir...

Elektro gitar ile birlikte bas gitar da gelişmeye başlamış, özellikle elektro gitarda günümüze kadar bir çok önemli değişim yaşanmıştır... 5-6 telli bas gitarlar, çift gövdeli/saplı gitarlar gibi... bunun yanında en önemli gelişmelerden biri de synthesizer gitarların kullanılmaya başlanmasıdır... Başta Roland olmak üzere bu tip gitarlar üretilmiş, daha sonra Godin, Roland synth uyumlu RMC hexaphonic pickup ve preamp sistemi geliştirmiştir... Bunun yanında gitar temelli MIDI enstrümanları da kullanılmaktadır...

MIDI

Müzik Enstrümanları Dijital Arabirimi (Musical Instrument Digital Interface)... elektronik müzik aletleri ve bilgisayarlar arasında gerçek zamanlı veri alışverişini sağlayan, endüstri standardı haline gelmiş yaygın bir iletişim protokolüdür... 1983 yılında temelleri atılan protokol daha sonra önemli bir değişikliğe uğramamıştır.

MIDI de temel olarak aktarılan ses değildir... cihazdan cihaza aktarılan aslında sayısal bilgilerdir... örneğin tempo yada enstrüman gibi... MIDI protokolüne ihtiyaç duyulmasının sebebi, özellikle 70 li yıllardan itibaren elektronik müzikteki gelişmelerdir... Elektronik müzikteki gelişmelere paralel olarak çok fazla marka ve model piyasaya sürüldü ve yaygınlaştı... bunun yanında bilgisayar teknolojisi de devreye girdi ve bu cihazların birbirleriyle bağlantılı kullanılmaları neredeyse imkasızlaştı!!!... özetle üretilen markalar ve modeller birbirleri ile uyum sağlayamadı ve birbirlerini tanımadılar... bu sebeple bu markalar bir araya gelip MIDI protokolünü oluşturdular ve ürettikleri cihazlarda bu protokole bağlı kaldılar... MIDI aslında cihazları birbiriyle uyumlu kılan bir ortak dildir... MIDI uyumlu üretilen cihazlar genel olarak Bilgisayarlar, Synthesizerlar, MIDI denetleyicileri, Ses kartları, Ses örnekleyicileri ve Ritim cihazlarıolarak sayılabilir... Günümüzde artık bir çok cihaz nerdeyse bu cihazların bir çoğunu içermektedir... örneğin bir çok workstation ve arranger lar... Değişik markalar birbirleri ile uyumlu farklı formatları kullanmaktadırlar...

The MIDI specification

BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ

Yazının başlarında tek başınıza bilgisayarınıza yükleyeceğiniz programlarla hiç bir enstrüman kullanmadan muhteşem müzikler yapabileceğinizi belirtmiştim... Bugünün elektronik müziğinin ulaştığı nokta budur... bu programlar sadece evde müzik yapmak için kullanılmamakta, çok gelişmiş yazılımlar gelişmiş stüdyolarda da kullanılmaktadır... amaç a sından z sine kadar bütün aşamaları ile müzik yapımını daha kolay hale getirmektir...

Bildiğim (öğrendiğim ve öğreneceğim) kadarıyla burada "tek başına müzik" konusunda bilgiler vermeye çalışacağım... daha çok hobi olarak, amatörce, keyif için tek başına müzik konusunda... ama ben yine de elinize gitarı alıp çalıp söylemenizi öneriyorum::)))... bu kadar gelişmiş teknoloji belki çalarken hoşuma gidiyor ama dinlerken hoşuma gitmiyor... Fikret Kızılok un zaman zaman ını yada Timur Selçuk un İspanyol Meyhanesini dinlemeyi fazlasıyla tercih ederim...

Konuyu iyice dağıttım galiba... ama sonuçta kendi kendimize müzik yapacaksak, üstelik kayıt yapacaksak ve evde iyi bir şeyler yapacaksak sonuçta 3-5 arkadaş toplanıp oda orkestrası kurmayacağımıza göre yapacağımız müzik ister istemez elektronik olacaktır... yani 3-5 cihazımız olacaktır ve bunları birbirlerine bağlayacağızdır...

Peki neler gerekecek bize evde home stüdyo kurarken?
  • Oda/Ortam gerekecek... yapacağımız işe göre değişir tabii ama bir mekan lazım... 
  • Bilgisayar (PC) olmak durumunda... eğer oldukça gelişmiş profesyonel cihazlar kullanılacaksa (ör. workstation vs) PC gerekmeyebilir... ama yazılım kullanılacaksa PC tabii ki şart... önemli olan PC de değil, ses kartı gerekiyor ve ne kadar iyi olursa o kadar iyidir... 
  • İyi referanslara sahip bir yada farklı amaçlara yönelik bir kaç yazılım (software) şart... burada iş ikiye ayrılıyor... sadece program(lar) kullanarak müzik yapacaksanız, yani enstrüman kullanmadan enstrümantal müzik yapacaksanız:) bir kaç programa ihtiyaç olacaktır... 
  • Kayıt Cihazı... 
  • Kayıt yapacağız ya çalıp söyleyip, mikrofon, elektro gitar, klavye vs vs vs yi birbiriyle uyumlu halde bağlamamız gerekecek... yukarıda anlatıldığı gibi, bütün bu farklı cihazları birbirini anlar halde bağlayabilmemiz için MIDI arabirim (MIDI interface), audio arabirim ve MIDI bağlantılarını doğru yapabilmek gerekecek... 
  • Bir MIDI klavye (MIDI controler) gerekebilir... gerekmeyebilir de... iyi bir MIDI klavye yi iyi bir yazılımla kullanarak çok fazla şey yapabilirsiniz... mesela çok ucuza mükemmel bir piyanonuz olabilir... 
  • Bir mikser e ihtiyacınız olabilir... preamp a da... aslında mixer şart ama bir çok cihaz ve yazılım mixer de içeriyor... olursa iyi olur ama olmazsa bu işi bir şekilde halletmek gerekir... örneğin bazı audio/MIDI arabirimleri mikser istasyonu içermektedir... 
  • Yapacağınız müzik enstrümantal olmayacaksa yada akustik enstrümanlar kullanacaksanız (örneğin klasik gitar, piyano, bağlama, yan flüt, zurna yada kanun vs) mükemmel mikrofon(lar) a ihtiyacınız olacak... tabii mükemmel yalıtım malzemelerine de... özellikle vokal kaydı çok zor bir iştir... hobi olarak tabii yapılır ama bu iş aslında profesyonel işidir... 
  • Kayıt yada canlı müzik olsun, monitör gerekmektedir... ama örneğin hoparlölü bir klavyeniz (keyboard) varsa monitör ille de gerekmeyebilir... yapılacak işe ve size kalmış... 
  • Bütün bağlantılarda kullanılacak olan kablolar oldukça önem taşımaktadır... 
  • Çalacağınız enstrümanlar ve cihazlar lazım tabii... org demek yanlış, klavye deyince artık çoğu kişi PC klavyesini algılıyor... üstelik synthesizer, workstation, arranger, dijital piyano gibi bir çok türü de var artık... bu sebeple bunların tümüne keyboard diyelim... keyboard(lar) lazım... gitar(lar) da lazım... tabii amfi(ler) de ... bu tabii ki size kalmış... herhangi bir müzik aleti lazım... yada sesiniz lazım... tabii eğer kanaryanızın sesini kaydetmek için uğraşmıyorsanız:)... 
  • Bir çok da aksesuar(lar) lazım tabii... 
  • En önemlisi, siz lazımsınız... yani müzik hastalığı, enstrüman manyaklığı, kulak, istek, çalışma, çabalama vs vs vs...
İşin sonu yok, mümkün olduğunca değişik amaçlara yönelik olarak minimumları vermeye çalıştım... daha çok fazla şey gerekebilir amaçlarınıza yönelik olarak... örneğin amfiler, efekt cihazları, davul setleri, modüller, preamfiler, kayıt cihazları vs vs vs...

Evde müzik yapma yada home stüdyo kurma işi, şunlar şunlar lazım, hadi alalım hepsini, bağlayalım birbirine ve müzik yapalım, millet beğendi kayıtları bari satıp para kazanalım şeklinde bir şey değildir... o zaman gidersiniz bu kadar cihaza vereceğiniz paranın çok daha az bir miktarı ile üstelik profesyonel bir stüdyoda işinizi rahatlıkla halledersiniz... evde tek başına müzik yapma işi aslında ömür boyu sürecek bir hobidir... amatörce... ve en önemlisi sürekli yeni şeyler öğrenerek... sürekli öğrenip, yeni yöntemler deneyerek... yani bu işin sonu olmayacak... tek başına 1 adet PC ve 1 adet yazılım ile zaten iyi ve temiz müzik yapılıyor ki artık! önemli olan bu işte sürekliliği yakalamak... çeşitlendirmek... işe tek bir PC ve yazılım ile başlayıp, sürekli çeşitlendirerek olayı büyütmek... Bu sebeple benim önerim, bir ev stüdyosu listesi!!! yapıp, gidip hepsini bir çırpıda alıp bu işe başlamak değil... zaten yok ki öyle bir liste!!!

Başlangıçta mutlaka derinlemesine düşünülmesi gereken bir kaç nokta:

Bilgisayar kullanılacak mı? ... şu asla unutulmamalı, evde müzik yapmak asla bilgisayar değildir... ben kullanmayı sevmiyorum mesela...

Amacımız ne? yapacağımız müzik türü ne olacak? hip hop ise yolunuz ayrı olacak, dans müziği ise ayrı rock ise ayrı, caz ise ayrı!!! yani hiç bir zaman kurulacak olan stüdyo diğerlerine benzemek yada aynı olmak zorunda değildir...

Mükemmel kayıt mı önemli? yoksa enstrüman çalmak mı?... zaten mekemmel kayıt diye bir şey evde mümkün değil, bunu unutun, yapıyorum diyen kişiye de inanmayın tabii bunu söyleyen kişi satriani yada vai değilse... bu birincisi, ikincisi ise şu: mesela ben iyi kayıt yapmak istemiyorum! ben iyi müzik yapmak istiyorum!... iyi kayıtsa derdiniz, zaten iyi müzik yaptığınıza da inanıyorsanız, bırakın işinizi profesyoneller yapsınlar...

Gelip geçici bir heves mi yoksa yaşam tarzınız müzik mi? konu basit: geçici bir heves için binlerce hatta on binlerce TL harcanmaz... özenip de herhangi bir cihaz alırsanız bir daha satamazsınız unutmayın... satarsınız tabii ama yarı fiyatından da aşağıya... bir çok cihazın ve keyboard un 2. eli filan yok...

Yorumlar

Ayın Çok Okunanları

aslıhan keçebaşoğlu

başarılı genç bestecilerimizden aslıhan keçebaşoğlu; finlandiya'nın ünlü sibelius müzik akademisinde master yapmaya hak kazanmış... bugün birden karşıma çıkınca bu haber, çok sevindim... kendisi hakkında iki kelam etme fırsatım da çıktı bu arada...

son yıllarda eserleri ile adını sıkça duymaya başladığımız aslıhan keçebaşoğlu ile ilgili olarak öncelikle ufak bir hatırlatmada bulunmam gerekiyor, sonra bu kısmı silip atacağım okuluna başladığında... 

hem sibelius akademisine finlandiya dışından başvuran 25 aday içinden ön eleme ile seçilen 7 kişiden biri olmayı hem de o 7 kişi içinden sıyrılıp, okula kabul edilen 2 kişiden biri olmayı başardı aslıhan keçebaşoğlu... özetle bu önemli okulda yüksek lisans yapacak ancak 7 temmuz tarihine kadar acil olarak 2500 euro desteğe ihtiyacı var... sonrasında da oturma izni ve yaşamsal giderleri için de önemli bir desteğe ihtiyacı olacak doğal olarak... ilgilenenler için adresini vereyim hemen... 

aslihankecebasoglu yazacaksınız... sonrası bildiğin…

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

deniz neva ertürk

"gelecekte caza geçebilir" yada "bakarsınız, progresif müzik yapar" vb gibi bir takım kehanetlerde bulunamayacağım bir paylaşım olacak gibi görünüyor genç piyanist deniz neva ertürk hakkındaki bu paylaşım... sürekli takip edenler anlamıştır ne demek istediğimi ama ilk defa okuyan anlamayabilir; ben özellikle prog ve caz hastası olduğum için, burada gençlerin kafalarını çelip, klasik müzikten biraz saptırmaya çalışan bir tipim ama deniz neva ertürk'ü dinlerken, kendisine bu tip lafların pek işlemeyeceğini anlamış bulunuyorum... gelecek ne getirir tabii bilinmez, bakarsınız yeni bir ayşedeniz doğar ama deniz neva nedense bana tam bir klasik piyanist izlenimi verdi... yani klasik eserlere harfiyen bağlı, bilinen orijinal halleri ne ise bire bir çalma azmi içinde bir konser piyanisti sezdim... anlatamadım değil mi?... farkındayım:)... ama anlatmadan bırakmam merak etmeyin...

adına inatla klasik denen bu muhteşem müzik, diğer müzik türlerinin de anası olduğu için, …

duru aydın'dan bir sezonda 9 konser

hakkında en çok paylaşım yaptığım isimlerden biri piyanist duru aydın... önceki paylaşımları mutlaka okuyun... aşağıdaki paylaşımlar, direk kendisiyle ilgili olanlar ve bir çok farklı paylaşımda da duru'dan bahsettim sürekli... işin gerçeği, ben kendisini tanıdığım günden beri neredeyse her ay bir şekilde hakkında güzel haberler aldım desem yeridir... belki daha sık... şimdi fark ettim ki, ilk paylaşımın üzerinden sadece 1 yıl geçmiş neredeyse! ve ben bu kadar kısa süre içinde o kadar çok başarısından bahsetmişim ki! kendim de inanamadım!...

duru aydınduru aydın'dan güzel haberlerduru aydın'dan meriç soylu'ya

kendisini tanımam ve dikkatimi çekmesi yarışmalar sayesinde oldu ama bu paylaşımda en az bahsedeceğim konu, yarışma... ben yarışmaları sevmem, bilen bilir... benim kişisel sabit fikrime göre; müzisyen konser verir... albüm de yapar tabii dilerse ama müzisyen aslında konser verir arkadaş... duru aydın da bu sezon bol bol konser verdi ve ben bir noktaya kadar bahsett…

damla ece'den "su"...

genç piyanist damla ece karataş hakkında daha önce paylaşım yapmamıştım ama bir çok defalar başarılarından bahsetmiştim... geçen sene tifliste gerçekleştirilen wolfgang amadeus mozart uluslararası piyano yarışmasında ikinci olmuştu ve bu yarışmada aldığı derece sebebiyle katılmaya hak kazandığı almanya'da düzenlenen musical fireworks in baden-württemberg yarışmasında da birinci olmuştu...

genç müzisyenlerden son haberler

hakkında hiç paylaşım yapmamış olmakla birlikte, sürekli takip ettiğim bir yetenek damla ece karataş... yukarıdaki başarıları sonrasında, çev sanat seçmelerine girdi ve başarılı bulunarak çev sanat bursiyeri oldu geçtiğimiz haziran ayında...

ben sadece takip edebildiğim kadarıyla, önemli çalışmalarından bahsediyorum... yine geçtiğimiz haziran ayında, 18-22 haziran 2018 tarihlerinde düzenlenen uluslararası bilkent piyano festivali'nde piyano ve müzik dünyasının çok önemli isimleri ile genç yetenekler bir araya gelmişlerdi ve damla ece de katılımcı olarak kabul …

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

adil kerem ünal

bir felaket piyanist daha hızla sahnelerde boy göstermeye başladı... hemşehrim adil kerem ünal... hemşehrim olunca yada olmayınca ne değişiyor? onu da anlamış değilim ama olsun... 1 yılı aşkın bir süredir takip ediyorum kendisini, kısa sürede çizginin oldukça üstünde olduğunu gösterdi bizlere... öğretmeni maestro ibrahim yazıcı ile çalışma videolarını izliyordum bir süredir, zaten belli idi üstün gayreti ve hedeflediği başarı; en son olten filarmoni ile izledim, resmen sol şeridi boşaltın, ben geliyorum diyor... bu sayfada daha önce bahsettiğim piyanist abi ve ablalarının kulvarından gidiyor adil kerem ünal da...

9 yaşında bu aralar adil kerem ünal ve her şey kendisine alınan bir oyuncak org ile başlamış... bir başka rivayete göre ise; babaannesinin evindeki orgmuş her şeyin sebebi... çok da önemli değil ama ben babaanneyi merak ettim şimdi çok:))... yani her babaannenin evinde org bulunmaz da o yüzden... babaanneler genelde sütlaç, muhallebi yaparlardı eskiden... neyse artık... herh…

piyanist sena erünsal'dan başarı haberleri

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı 8. sınıf öğrencisi olan sena erünsal; 4-9 haziran tarihlerinde, italya milano'da düzenlenen piano talents 2019 yarışmasında ikincilik ödülünü kazandı... 6-21 yaş arası genç yeteneklerin katıldığı ve 9 yıldır düzenlenen yarışma, casa verdi büyük salonda gerçekleştirildi...

bu haberi paylaşırken denk geliş karşıma çıktı, hemen o bilgiyi de buraya ekleyeyim... piyanist sena erünsal, mayıs ayında da uluslararası salzburg grand prize virtuoso yarışmasında da ikinciliği kazanmış... bu güzel haberi duymamıştım... internet üzerinden yapılan bir yarışma ve çok önemli çünkü bu yarışmada derece alan müzisyenler konser verme hakkı da kazanıyorlar... önümüzdeki sezon wiener saal salzburg'da konsere çıkacak sena erünsal...

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı'nda, ünlü piyanistimiz iris şentürker ile çalışmalarını sürdüren sena'yı, öğretmenini ve tabii ki ailesini kutluyorum...

sena erünsal oldukç…

cansu naz eriş'ten bir sezonda 3 konçerto

sürekli yakından takip ettiğim ama bu sezon içindeki çalışmaları hakkında detaylı bilgi veremediğim genç piyanist cansu naz eriş hakkında sürekli güzel haberler geliyor... ben konserlere çok önem veriyorum, cansu naz da sürekli önemli konserlerde sahne alıyor ve çok da önemli eserler seslendiriyor...

kısa bir süre önce paylaşmıştım, burada yine belirtmem gerekiyor; cansu naz eriş, istanbul devlet senfoni orkestrası tarafından, sedat gürel-güzin gürel sanat ve bilim vakfı işbirliği ile 5 mayıs 2019 tarihinde düzenlenen ulusal genç yetenekler yarışmasında birincilik derecesini almıştı... o paylaşımı da okursanız sevinirim...

yarışmanın ödülü olarak; yarışmaya katıldığı eser olan prokofiev’in 1 numaralı re minör piyano konçertosunun tamamını 20 mayıs 2019 tarihinde, istanbul devlet senfoni orkestrası eşliğinde solist olarak seslendirecek cansu naz...

11 Aralık 2018 tarihinde istanbul üniversitesi devlet konservatuvarı senfoni orkestrası ile mendelssohn'un 2 numaralı piyano konçertosu

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…