Ana içeriğe atla

french harpsichord pieces on the piano

french harpsichord pieces on the piano
french harpsichord pieces on the piano (fotoğraf: volkan kovancısoy)

nasıl iyi geldi bu albüm, anlatamam... kafa yorucu uzun bir günün sonunda dinledim ve resmen saatlerce meditasyon yapmış gibi oldum... dedim ki "ben paylaşırım arkadaş bu albümü, bu kadar etkili madem"... herkes dinlesin, yumuşasın, gevşesin... belki millet karşısındakinin kaşını gözünü yarmayı bırakır... sosyal demokratlar da birbirlerinin... neyse...

albüm; french harpsichord pieces on the piano... yani piyano ile seslendirilmiş fransız klavsen parçaları... yıldız çiçek sivri albümü... başarılı piyanistimiz olarak tanıyordum kendisini, akademisyen piyanist demek daha doğruymuş, onu yeni öğrendim... bir yandan ankara üniversitesi devlet konservatuvarı'ında öğrenci yetiştiriyor, diğer yandan da sanatta yeterlilik (doktora) çalışmalarını sürdürüyor anadolu üniversitesi piyano sanat dalında... klavyeli çalgılarda parmak numaraları üzerine de master çalışması yapmış... çok güzel bir tez gerçekten... paylaşımı kesip, uzun uzun okudum tezi... en azından klavsen kısmını okursanız, iyi olur...

besteci de dememiz gerekiyor artık anladığım kadarıyla ama çalışmaları elektronik kompozisyonlar olduğu için hem bu paylaşıma hem de benim halihazırda pelte gibi olmuş moduma pek de uygun değil... son yıllarda pieter snapper ile elektronik kompozisyon çalışmaları da yapmış ve çalışmalarının ilk seslendirilişleri de gerçekleşmiş... takip edememişim maalesef... işin elektronik kısmını sonraya bırakıp, meditasyondan yeni çıkmış halime döneyim hemen çünkü konu barok, klavsen ve piyano...

2021 yazında, babajim istanbul stüdyosunda, miam denince aklıma ilk gelen isim olan pieter snapper ile birlikte fransız barok klavsen parçalarını piyano ile seslendirmiş yıldız çiçek sivri ve solo olarak kaydedip, yayınlamış french harpsichord pieces on the piano albümünü... geçtiğimiz yaz aylarında da tüm dijital platformlarda yerini almış... bir kaç aylık, yeni bir albüm...

music.apple.com

music.amazon.com

spotfy üzerinden de dinleyebilirsiniz... yorulmayın diye aşağıya ekleyiverdim...

 

kafasını van halen vs dinleyerek boşaltan benim gibiler için oldukça farklı bir gevşeme tekniğini sunuyor barok klavsen... daha doğrusu piyano ile uyarlanmış klavsen diyeyim çünkü klavsende ses şiddeti aynı, bana ters geliyor hep... baktım, tezde de aynısı yazıyor... usta bir klavsen sanatçısı da olan yıldız çiçek sivri, barok klavsen eserlerini çok iyi uyarlamış piyanoya... görüntü olarak piyanonun az bir değişiği gibi görünse de, aslıda piyano ile çok farklı bir tekniği gerektiriyor klavsen...

yıldız çiçek sivri

fransa, italya, hırvatistan ve türkiye’de farklı illerde çok sayıda solo ve oda müziği konserleri vermiş, idil biret ve gülsin onay gibi piyanistlerle aynı sahneyi paylaşmış olan yıldız çiçek sivri'yi ben galiba idil biret ustalık sınıfı konseri paris'te bir gece ile tanımıştım...

kendisine ait çok güzel bir resmi sayfa da var, aşağıdaki bağlantıdan inceleyebilirsiniz... ben bu paylaşımda tüm sanatsal çalışmalarını ve konserlerini yazmıyorum, tamamına sayfasından ulaşabilirsiniz... geçtiğimiz yaz başında, izmir bayraklı belediyesi tarafından birincisi düzenlenmiş olan uluslararası homeros festivalinde vermiş olduğu harika konseri de ben ilave edeyim sayfasındaki bilgilere, gerisi size kalmış artık...

yıldız çiçek sivri

sayfasından en doğru güncel bilgiye ulaşabilirsiniz ama ben de kısaca önemli noktaları belirteyim... piyano çalışmalarına 2004 yılında zöhrab adıgüzelzade ile başlamış, anadolu üniversitesi devlet konservatuvarı ve conservatoire de lyon’da zöhrab adıgüzelzade, oytun eren, robert farkas, gökhan aybulus ve alain jacquon gibi önemli isimlerle çalışmış, burak basmacıoğlu ile hem klavsen hem piyano çalıştığı süreçte de master eğitimini tamamlamış... şu anda doktora çalışmalarını da oytun eren ile sürdürüyor... bir süre önce de ted üniversitesi eğitim fakültesinde misafir öğretim üyesi olarak dersler vermiş...

barok çalışmaları oldukça ağırlıklı olmakla birlikte, modern çalışmalara da imza atıyor yıldız çiçek sivri... yirminci yüzyıl oda müziği alanında pek çok oda müziği grubu ile modern eserler seslendirdi ve bazı yaşayan bestecilerinin eserlerinin ilk seslendirilişlerinin albüm kayıtlarında yer aldı... ve tabii yukarıda belirttiğim gibi, elektronik kompozisyonları da var...

french harpsichord pieces on the piano albümü oldukça önemli bir çalışma... benzeri başka albümler var mı acaba diyerekten taradım, benzeri çalışmalar tabii var ama piyano yorumlu albüm pek yok... albümü mutlaka dinleyin derim... albümden bir eserle bitireyim... j. p. rameau, suite en la: gavotte et six doubles...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o