ceren şepçi

piyanist-besteci
ceren şepçi

piyanist ceren şepçi olarak kendisini tanıyordum ama kendi müziğini daha yakından tanıma fırsatını anca yakalayabildim... amatör blogçu olunca anca bu kadar oluyor... tabii artık piyanist besteci ceren şepçi yazmam gerekiyor... genç bestecilerimiz çok önemli, her birinin geniş kitlelerce dinlenmesi gerektiğini düşünüyorum...

oldukça güzel hazırlanmış, kendisine ait bir web sayfası olan nadir sanatçılarımızdan ceren şepçi... aşağıdaki bağlantıdan resmi sayfasına ulaşabilirsiniz... sosyal medya hesaplarına ve müziğini paylaştığı dijital platformlara da sayfasından ulaşmanız mümkün, o sebeple ayrıca vermiyorum... kendisini mutlaka takip etmenizi öneririm...

ceren şepçi

bir süredir hakkında paylaşım yapılacaklar listesinde ceren şepçi ama ben şöyle rahat ve sakin kafayla, usulünce dinlemeden bir şeyler karalayamıyorum... özellikle genç bestecilerimizi... nedense scutoid adlı çalışmasına kafam takıldı kendisini ilk takip etmeye başladığımda, aylardır da aklımda... bir kaç yıl öncesinin son keşfedilen geometrik şekli idi eğer yakın zamanda daha yenisi keşfedilmediyse... ceren şepçi & scutoid şeklinde yer etti kafamda ama migration albümünde yer alan scutoid'i paylaşmak yerine albüme adını veren migration eserini paylaşmayı daha uygun buldum çünkü klasik keyifler etkinliğindeki ilk seslendirilişine ait canlı kaydı mevcut ve bu esere de resmen hayran kaldım... daha doğrusu; aşağıdaki video aslında playlist ve scutoid dahil tüm eserler sırasıyla dinlenebilir... sağ üstteki liste simgesine tıklarsanız, dilediğiniz parçaya geçebilirsiniz...

2015 yılında kapadokya'da düzenlenen klasik keyifler uluslararası müzik festivali'nde migration/göç adlı eseri seslendiren sanatçılar; sacha rattle (klarnet), amy salsgiver (perküsyon) ve jari juhani piper (viyolonsel)... klarnet ve viyolonselin karşılıklı olarak göçü vurgulayışına bayıldım... yani parçanın adını bilmiyor olsam da, bu parça göçü yada terk etmeyi/yeni bir hayata açılmayı vs anlatıyor derdim...

bu albümün yayınlanışı ise oldukça yeni... bir hafta kadar önce dijital platformlarda ep olarak yayınlandı ve önceki yıllarda farklı mekan ve zamanlarda seslendirilmiş olan beş eserini içeriyor migration... scutoid'in seslendiriliş kaydına da ulaşabilirsem, eklerim mutlaka buraya... her iki eseri de çok dikkat çekici... göç çok etkileyici, scutoid ise kompozisyon olarak ön planda daha çok...

piyanist, besteci
ceren şepçi

2019 yılında, bilgi yeni müzik festivali kapsamında atinalı grup artefacts ensemble tarafından seslendirilen scutoid'te kaldım ben... çok ilginçtir çünkü scutoid... ille anlatıp ne kadar bilgili olduğumu göstereceğim ya! ondan... canlı video kaydına ulaşamayınca anlatamadım, içimde kaldı resmen😂...

doğayı çok iyi gözlemleyen bir besteci olduğundan eminim ceren şepçi'nin... yeni albümü çıkacak, connections, o albümün de doğa gözlemi olacağını düşünüyorum... gerçi her şey doğa! ya neyse artık... göç mesela doğanın pek de bilinmeyen, daha doğrusu sadece sosyal bir trajedi olarak kabul edilen, en önemli olayıdır... ekolojinin en önemli konusudur... konu insansa, ekolojiye sosyoloji deniyor çünkü insan apayrı ve muazzam bir varlık ya! o sebeple ayırmış kendisini... halbuki hayvanlar çok daha sosyal... göç olmazsa olmaz... rekabet de aslında ekonomik bir kavram değildir, yaşamın temelidir... insan denen şeyin aklı fikri sadece parada olduğu için, rekabeti sadece ekonomik anlamda algılar... tıpkı savaş gibi olmazsa olmazlardandır... sevimli ve sempatik görünmek için de savaşa hayır filan deriz ama yok öyle bir şey...

yeni keşfedilen scutoid de öyle... keşiften sonra anlaşıldı ki; bu yeni keşfedilen geometrik şekil olmasaymış, yaşam da olmayacakmış çünkü epitel hücrelerin sağlam ve birbirine sıkı sıkı kenetlenmesini sağlayan bir geometrik bütünlük scutoid... tek başına scutoid olamazsın, ille de bir bütün olacaksın... yaşlanmak istemeyen hanımefendileri daha çok ilgilendiriyor bir bakıma... içimiz dışımız scutoid ve bu geometrik yapı olmasaydı, bütün bir şekilde kalamayıp, dağılırdık... doğa çoktan halletmiş geçmiş bu sorunun çözümünü ve uyumsuzluktan doğan sağlam bir uyum çıkarmış... ceren şepçi de bu uyumsuzluğun uyumunu çok iyi yakalamış ve müziğe başarıyla aktarmış... insanların ve kitlelerin uyumsuzluğundan bir scutoid çıkamaması ise tam bir komedi bu arada...

on ile yirmiyi topla deseniz, hesap makinası hatta excell kullanan biriyim ama utanmadan çok da meraklıyım bu konulara... sadece merak... scutoid'i görünce dayanamadım... daha önce mobius şeridi ve bach zekası ve fibonacci hakkında da yazmıştım  bir şeyler... okuyabilirsiniz... matah bir şey bildiğimden değil, sadece öğrenirken buraya da yazıyorum ki, matematiği sevsin herkes diye...

2018 yılında bomontiada alt'ta düzenlenen a corner in the world temalı etkinlik kapsamında filiz karapınar tarafından seslendirilen breathlessness/nefessizlik adlı solo flüt için yazılmış eseri de çok hoşuma gitti... vermek istediğini çok net ve dolambaçsız anlatıyor ceren şepçi... aynı yıl ants/karıncalar isimli kompozisyonu da amy salsgiver tarafından seslendirilmiş ama ben nefessizliği paylaşıyorum...


dokuz eylül üniversitesinde başlamış piyano eğitimine... daha sonra mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarında devam etmiş öğrenimine ve hülya tarcan'ın öğrencisi olmuş... istanbul teknik üniversitesi müzikte ileri araştırmalar merkezinde, değerli piyanistimiz ayşegül sarıca'nın danışmanlığında yüksek lisans çalışmasını da tamamlamış olan ceren şepçi; piyano kariyeri paralelinde, uğurcan öztekin ile de kompozisyon çalışmış...

bugün yani 14 ocak tarihinde hope adlı çalışması dijital platformlarda yerini alacaktı... ben yazıyı bitirene kadar dün oldu artık... piyano ve yaylılar için yazılmış bir eser ve şu anda dinliyorum, gerçekten harika bir eser... oruç aruoba'ya ithafen bestelediği the way adlı çalışması da 7 ocakta yayınlandı diye biliyorum ama dinleyemedim çünkü spotify'da yok henüz... 11 şubat 2022 tarihinde de connections adlı albümü dijital platformlarda yerini alacak...

hope adlı eserini yukarıda bağlantı olarak verdim ama ceren şepçi'nin spotify çalma listesini de aşağıda paylaşıyorum...


bir süre itü-miam ve marmara üniversitesi güzel sanatlar fakültesinde piyano öğretmenliği yapmış ceren şepçi... halihazırda; soprano hande çetik ve flüt sanatçımız ışıl hüzmeli ile birlikte kurdukları trio la niña'nın piyanistliğini yapıyor ve klarnet sanatçımız and karabacak ile de duo ares olarak çalışmalarını sürdürüyor... henüz trio la niña çalışmasına ulaşamadım ama and karabacak ile geçen sene seslendirdikleri ilhan usmanbaş eseri üç sonatini de paylaşıp, şimdilik bitireyim...

şimdilik diyorum çünkü hem ceren şepçi'yi çok yeni tanıdım diyebilirim hem de bende bıraktığı izlenim kendisinin bestecilikte en verimli sürecine giriyor olduğu yönünde... özellikle film müziği konusunda ciddi projelere gireceğini de düşünüyorum...  atilla ünsal'ın sonra uyandım adlı kısa filminde ve benzeri bazı projelerde de piyanist olarak yer almış ve film müziği çalışmaları da yapıyormuş ceren şepçi... bu çalışmalarına istinaden yazmıyorum, eserlerini dinlerken, eserlere vermiş olduğu isimleri dinleyiciye aktarma becerisini dikkat çekici bulduğum için belirtmek istedim sadece... aynı anda bir çok farklı çalışmayı bir arada başarıyla yürütebilecek bir sanatçı... bu sebeple kendisini farklı çalışmalarla sürekli izleyeceğiz tahminimce...

Yorum Gönder

0 Yorumlar