Ana içeriğe atla

deniz ünel

flüt, flutist
deniz ünel

ecole normale de musique de paris'den 2020 yılında master seviyesinde concertiste diploması alan genç flüt sanatçımız deniz ünel, 2021 yılında da pôle supérieur d'enseignement artistique, paris boulogne-billancourt'dan ulusal yüksek profesyonel müzisyen diplomasını almaya hak kazandı... öncesinde de paris sorbonne üniversitesinde müzikoloji öğrenimi görmüş ve lisans eğitimini tamamlamıştı... 2020 yılından beri de saint-denis konservatuvarında lirik şan dersleri alıyor deniz ünel...

müziğin eksik olmadığı bir evde büyüyen deniz ünel'in annesi monica gentina, venedikli ve venedikte eğitim almış bir opera sanatçısı... başarılı bir soprano olmasının yanında, çok da iyi bir fotoğrafçı... amatör olarak, keyif aldığı için mi çekiyor bilmiyorum ama şöyle etkileyici bir fotoğraf sergisinin de fazlasıyla üstesinden gelir diye düşünüyorum... avrupa korosu, borusan istanbul filarmoni korosu, istanbul devlet opera balesi ve istanbul devlet senfoni korosunda görev alan başarılı bir sanatçımız monica gentina... dolayısıyla, müziğe başlama yaşı tahminimce çok daha küçüktür ama flüt eğitimine istanbul üniversitesi devlet konservatuvarı'nda halit turgay'ın öğrencisi olarak başlamış, rüya sünder ile de piyano çalışmaları yapmış lisans öğrenimi öncesinde...

çok çalışkan ve hedefleri olan bir sanatçımız giulia deniz ünel... biyografik bilgi açısından yeterli bilgiye sahip olmayabilirim ama bir müzisyeni tanıma ve anlama açısından önemli olanın, ortaya koyduğu sanat olduğunu düşünüyorum... hemen harika bir performansını paylaşayım, biyografik bilgi nasıl olsa bir şekilde eklenir... liebermann'ın flüt ve piyano için sonatının ikinci bölümü... seslendirme de, çekim de harika... kendisine piyanoda eşlik eden ise qiaochu li...

izmir uluslararası flüt yarışmasında iki yıl üst üste derece elde etmişti deniz ünel... yılları tam hatırlamıyorum ama katıldığı ilk yıl ikinci olduğu yarışmada, bir sene sonra birinci olmuştu... çalışmalarını halit turgay ile sürdüren arkadaşları evrim öztürk, çağla canen ve bengisu kömürcü'nün katılımı ile oluşturdukları istanbul flute quartet olarak da; bulgaristan'da düzenlenen sliven uluslararası müzik festivali virtüözler yarışması'nda hem birincilik ödülünün hem de bulgaristan müzik ve dans federasyonu tarafından verilen özel ödülün sahibi olmayı başarmışlardı... istanbul flute quartet olarak hala aktifler mi bilmiyorum ama cemal reşit rey konser salonu'nda, yeldeğirmeni sanat'ta ve pera müzik festivali'nde sahne almışlardı...

üst üste defalarca dinlediğim, yine harika bir performansını paylaşayım... marin marais'in les folies de'espagne adlı eserini mükemmel yorumlamış deniz ünel... bu paylaşımı yaparken, genelde dinlediğim de bu videosu oldu... daha az tanındığını düşündüğüm besteci ve eserler konu oldukça, bildiğim kadarıyla kısa kısa bilgi vermeye çalışıyorum... çok önemli bir barok besteci ve virtüözdür marin marais, hak ettiği ilgiyi görmediğini düşündüğüm isimlerden... rock dilinde underrated deriz, klasikçiler bozulmasınlar... klasik müzik denince nedense ille de o malum 8-10 bestecinin dillendirilmesini de anlayabilmiş değilim... eserlerini en iyi değerlendiren isimlerden biri de jordi savall, mutlaka bir inceleyip, dinleyin derim... deniz ünel de hakkını tam olarak vermiş tabii ki...


2015 yılında, sekizincisi düzenlenen sesin yolculuğu & genç besteciler festivaline de katılmıştı deniz ünel... festival kapsamında bestesi seslendirilen burcu durukan'ın flüt dörtlüsü için bestelemiş olduğu süregiden'in seslendirilişini de istanbul flute quartet olarak gerçekleştirmişlerdi... yine aynı festivalde seslendirilen ömer kurtuluş bestesi altı stilistik pastiş eserinde de flüt çalmıştı...

2018 yılında, orchestre de chambre nouvelle europe tarafından stajyer olarak kabul edilen deniz ünel; hem orkestra müzisyeni olarak konserlerde sahne aldı hem de solist olarak mozart'ın flüt ve arp konçertosunu icra etti... stajı sonrasında da bu orkestra ile konserlere devam etti... artistik şefi nicolas krauze dışında, orkestra hakkında pek bir bilgim yok... bu orkestra eşliğinde solist olarak seslendirmiş olduğu konser videosu paylaşılmamış, onun yerine flüt konçertosunu paylaşayım, hiç olmazsa bestecisi aynı olsun...

mozart re majör flüt konçertosu 1 ve 2. bölümler ve g. fauré fantaisie (piyano: qiaochu li)


2017 yılında da başarılı arpçılarımızdan güneş hızlılar ile birlikte eskişehir ergin orbey sahnesinde çok konuşulan bir konsere imza attılar... konserde donizetti, bach, ravel, debussy, faure, ibert, doppler ve zamara eserlerini seslendiren arp-flüt ikilisinin konser sonunda satie ve piazzola çalmış olduklarını görünce resmen içim gitti... arp, flüt ve gymnopedie no:1!... olabilecek en mükemmel üçlü... tabii bence, sizi bilmem.. eserlerini seslendirdikleri bazı bestecileri de özellikle koyu yazdım, bu besteciler de harikalar, sadece o içinde sıkışılıp, kalınanlar muhteşem değil... konserlerde ben bu bestecileri, marin marais gibi az tanınmışlar da dahil olmak üzere, tüm bestecileri ve tüm enstrümanları da solist olarak dinlemek istiyorum bol bol... en tanınmış bestecilerin, daha az bilinen eserlerini de... manifesto gibi olmuş, ama zaten manifesto gibi olsun diye yazdım:) fırsat çıktıkça, yazıyorum bunları... tabii bunun bir diğer yolu da şu; piyano ve kemandan biraz uzaklaşıp, diğer tüm enstrümanlara ve insan sesine de gereken ilgiyi göstermek gerekiyor...

güneş hızlıların pera müzesi'nde düzenlenen küçük gece müzikleri enstrümanlar serisi konser dizisi kapsamında verdiği konserde de kendisine eşlik etmişti deniz ünel...

8 mart dünya kadınlar günü etkinlikleri kapsamında da bu sene richard wilberforce yönetimindeki ensemble vocal de maitrise de paris ile birlikte solist olarak sahne aldı... etkinlikte dünyanın önemli kadın bestecilerinden örnekler sergilendi...

kendisi sıkılmıştır belki de "livanelinin özgürlük şarkısını söyleyen küçük deniz" söyleminden ama yapacak bir şey yok, deniz ünel bilsin ki, 70 küsur yaşına geldiğinde de aynen bu söylenecek kendisine:))... söylenecek çünkü gerçekten önemli bir başarı idi ve çok da büyük bir ilgiyle karşılanmıştı italya'da elde edilen bu başarı... deniz ünel hakkında bir şeyler yazıp da, bu başarının atlanması olmaz... buyrun, biraz da nostalji yapalım...

2006 yılında, italya bologna'da düzenlenen zecchino d'oro çocuk şarkı yarışmasına zülfü livaneli eseri ey özgürlük'ün lo scriverò nel vento isimli italyanca düzenlemesiyle katılmıştı deniz ünel ve o dönemin unicef iyi niyet elçisi piccolo coro mariele ventre çocuk korosu eşlik etmişti kendisine... finalde 3. olmayı başarmıştı ve daha da önemlisi halk oylaması sonucunda en beğenilen eser seçilmişti lo scriverò nel vento yani bunu rüzgara yazacağım... çok önemli bir başarıdır bu çünkü zecchino d'oro şarkı yarışması oldukça önemli bir yarışmadır ve o sene 49. düzenlenmişti... daha da önemlisi, yarışmanın 50. yılı sonrasında, italyan rai televizyonu, yarışma tarihi boyunca seslendirilen yüzlerce şarkı arasından 15 şarkıyı seçmişti ve lo scriverò nel vento bu şarkılar içinde italya dışından katılmış olan tek şarkı idi... bu şarkılar arasından da sıyrılıp, en sevilen ikinci şarkı olmayı başarmıştı...

bu tip olaylar çok önemlidir.. tahmin edilemeyecek, ölçülemeyecek kadar önemli etkilere sahiptir... örneğin; barış manço'nun japonya konserleri de iki halk arasında büyük bir bağ oluşturmuştur... bu açıdan çok önemli...

2007 yılında ti amo müzik festivalinde en iyi ses seçilen deniz ünel, 2008 yılında napoli'de düzenlenen napoliten şarkı yarışmasında da birinci oldu... napoli'de napoliten şarkı yarışmasında birinci olmak da kolay bir iş değil... zülfü livaneli'nin dünya solistlerinden livaneli şarkıları albümünde de lo scriverò nel vento ile yer aldı deniz ünel... zülfü livaneli de, bu çift cd'lik albüm de çok önemlidir ve müzik tarihine geçen bir albümdür çünkü zülfü livaneli, dünyada eserleri farklı dillerde en çok seslendirilmiş olan müzisyendir... çok önemli isimler var bu albümde... joan baez'den maria farandouri'ye, londra senfoni orkestrasından maria del mar bonet'ye kadar... bu paylaşımda uzun uzun anlatmak istemiyorum, siz mutlaka inceleyin bu albümü derim...

deniz ünel, benim için de, muhtemelen bir çok kişi için de biraz kapalı bir kutu gibi... her şeyi paylaşan, "ben neler yaptım, neler" diyen bir kişiliğe sahip değil... ilerleyen yıllarda karşımıza farklı çalışmalarla ve projelerle çıkabileceğini düşünüyorum... bu blogta haklarında paylaşım yaptığım bir çok genç sanatçımız gibi, deniz ünel de aslında henüz kendi yoluna çıkmış değil... bizler; gerçek potansiyellerini, hedeflerini, planlarını ve belki de hayallerini bilmiyoruz... deniz ünel'i de yavaş yavaş bir kaç yıl içinde daha yakından tanıyacağız... şu anda dünya sahnelerinde izleyebileceğimiz çizgi üstü bir flütçü deniz ünel... fazlasını da tanık oldukça, kendisini izledikçe buraya ilave ederim artık...

youtube tarafından bana önerilen, bu paylaşımı yapmama vesile olan ve kendisine ecole normale de musique de paris diplomasını getiren harika bir konser ile şimdilik bitireyim artık... iyi seyirler...

Yorumlar

  1. Serap Işılak6 Kasım 2021 05:29

    Bu güzel çocuklarımızı bizlere tanıttığınız için çok teşekkür ederim. Tanıdıkça, okudukça ve dinledikçe ne kadar büyük bir mutluluk yaşadığımı bilemezsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim bu güzel yorumunuz için... sanatçıları tanıdığı için mutluluk yaşayan sizin gibi insanlara tanık olmak da mutluluk verici çok:)...

      Sil
  2. Çok başarılı, bu kadar iyi bir flütçümüzden şimdiye değin haberdar olamamakta düşündürücü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim katkınız için... evet, çok düşündürücü... benim de çok düşündürücü bulduğum bir konu olmakla birlikte; en iyisi bir şey yazmayayım çünkü medyaya gerçekten çok kızıyorum... akla gelen medyaya değil, onu geçtik zaten çoktan, kendisine kültür-sanat medyası diyen medyaya...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çağla karaali

çağla karaali çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?... konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onların okulları bu çocuk

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ev stüdyosu ortamı

müzik stüdyosu izolasyonu stüdyo ortamına ev içinde oda deniyor:)... yani evin içinde bir yerler... yine işin büyüklüğüne göre maliyet çok değişecek... mesela siz çalışırken çok gürültü olacak mı? ... keyboard kullanacaksanız sesini az açarsınız... yada kulaklık kullanırsınız... monitör kabin en iyisidir ama mecburen gerekebilir çoğu zaman kulaklık... o zaman, kulaklığın çok iyi olması şart... eletro gitar çalacaksanız gürültüye engel olmak çok zor ama teknoloji gelişti iyice amfi yerine direk olarak bir çok keyboarda yada audio/midi arabirimine gitarı girebiliyorsunuz... kulaklıkla elektro gitar çalmanız da mümkün... davul çalacaksanız::)))... işiniz zor tabii... o zaman yalıtım yapacaksınız odaya çünkü daha ilk gün eve polis gelecektir... tabii davul makinesi, ritm makinesi, eskiden ritm box denen zımbırtılardan kullanacaksanız yada dijital davul seti kullanacaksanız iş basit... "çok iyi" bir kulaklık işinizi görecektir... ama "adam gibi" bildiğin davul (

EmiSunshine

EmiSunshine tam adı emilie sunshine hamilton ama EmiSunshine adını kullanıyor... ben ilk izlediğimde, kendisinin bu kadar genç olduğunu anlamamıştım!... 25 civarı diye düşünmüştüm yaşını ama 2004 doğumlu çıktı... 14 yaşında henüz ama ben tarzına ve sanatçı ruhuna resmen hayran kaldım... çok küçük yaşlarda çekilmiş videoları var, o yaşlarda bile giyimi, aksesuarları, sahnede duruşu, yüz ifadeleri, vücut dili, fotoğraflarda verdiği pozlar vs vs vs, her yönden yaratıcı ve sanatçı bir yapıya sahip... şimdi bu yazdıklarım daha çok moda dergisine uygun ve magazinsel oldu ama sadece bu sebeplerle bu sayfada paylaşmam mümkün değil kendisini... çok daha fazlasına sahip emilie... Emilie Sunshine Hamilton tam bir yetenek bombası emisunshine... çok iyi şarkı söylüyor, sesi çok iyi, tarzı çok iyi ve sesini oldukça iyi kullanıyor... bir çok enstrümanı iyi seviyede çalıyor yani multienstrümantalist... ve kendine ait eserleri var... anlayacağınız söz yazıyor, beste yapıyor... bu kadar da d

zaman içinde gitar

klasik gitar bildiğimiz gitar işte üstteki... tarih ne kadar gerilere gidiyorsa, gitar da neredeyse o kadar gidiyor gerilere... benim ilk rastladığım bilgi sümerlere, hititlere kadar gidiyor... bir de mitolojide gitar benzeri şeyler var... mitoloji denen şey tam olarak ne vakte düşüyor var mı bilen?... işte o zamanlara kadar gidiyor bu iş... çok eskilere yani... kafamın basmadığı zamanlar... ne varsa anadoluda ve mezopotamyada var gerçekten... bu sümerlere hayranım... bildiğim kadarıyla mö 3500-4000 li yıllar gibi... hititler de öyle... gerçi ben mö 1400 lere kadar bulabildim gitarın orijinini... aşağıdaki resimlerin ilki berlinde, ikincisi ise istanbulda bulunuyor şu anda... hititlerde gitar hititlerde gitar benim bulabildiğim, gitara benzeyen en eski müzik aletleri yukarıdakiler... ama çoğu tarihçi ve müzikolog daha da eskilere götürüyor gitarı ama bence artık o kadarı da abartı oluyor çünkü gitara pek de benzemiyorlar... örneğin aşağıdaki de gitarın atası olarak kabul

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

zahit bizi tan eyleme, şaraba eyle ihtiram...

konumuz "zahit" ama zahit hakkında yazabilmek için önce uzunca bir zaman ayırıp, kitap karıştırıp, mürekkep yalamak gerekiyormuş gerçekten... ilk anladığım o oldu... hemen belirteyim; zahit daha yaygın kullanılıyor ama doğrusu "zahid" ... aslında konu; " dinlediklerim " ancak "ben şu zahit adlı eseri çok severek dinliyorum, alın bu da videosu vs vs vs" denip de geçilecek bir eser değil... zaten zahit bizi tan eyleme deyişini bilmeyen ve sevmeyen yoktur... kıyıda köşede kalmış bir şeyi keşfetmiş olamayacağımdan ötürü, asıl amaç tabii ki farklı... neredeyse ilkokul yıllarından beri hayranlıkla dinlediğim "bu zahit de neymiş yahu" diye anca meraklandım zannedersem... çoğu zaman bu esere kısaca zahit denir geçilir... eğer sadece interneti kurcalarsanız ve bu kurcalamanız sadece öylesine gerçekleşirse, aslında birbirinin devamı yada tamamlayıcısı denebilecek zahitler ile karşılaşırsınız... kafanız da karışır biraz... zaten gördüğüm kada