Ana içeriğe atla

ayşe cemre ağırgöl

ayşe cemre ağırgöl

heirs of orpheus yarışmasında derece aldığını öğrendiğim günden beri takip etmeye çalıştığım, başarılı genç piyanistlerimizden ayşe cemre ağırgöl... şimdi kontrol ettim ve ben de şaşırdım çünkü ikinci olduğu o yarışma 2016 yılındaymış!... 4 yıldır büyük bir takdir ile takip ediyor olmama rağmen, bu sayfada kendisinden hiç bahsetmemiş olmamın ikinci sebebi, paylaşabileceğim videolarının uzunca bir süre olmaması idi... asıl sebebi ise; gördüm ki, adım adım başarıyla ilerliyor bu zor yolda, nereye kadar gidecek bakalım dedim ve bekledim... mozarteum'a kadar gitti şimdilik:))... eh 14 yaşında genç bir sanatçı için şimdilik fazlasıyla yeterli dedim ve artık bir şeyler karalamak istedim hakkında...

ekleme/ önemli gelişmeleri mutlaka başlara ekliyorum artık... 2022 haziran ayında salzburg havalimanı amedeus terminali’nde düzenlenen konserde şef elisabeth fuchs yönetimindeki salzburg filarmoni orkestrası eşliğinde chopin'in 1 numaralı piyano konçertosunu seslendirdi ayşe cemre ağırgöl... diğer önemli başarıları ile bu konserin hikayesini okumak için tıklayınız..

4 yaşından itibaren almaya başladığı özel piyano dersleri, kendisini mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi'ne taşımış... ayça aytuğ ile yarı zamanlı başladığı piyano çalışmalarına 2017 yılından itibaren tam zamanlı olarak devam eden ayşe cemre ağırgöl, sekizinci sınıfı geçen yıl mimar sinan'da tamamlamış olan bir baykuş...

lafa fazla dalmadan hemen bir schubert impromptu no 2 paylaşayım kendisinden... geçen sene paylaştı bu videoyu ve yukarıda da bahsettiğim gibi daha önce videolarına ulaşamamıştım, paylaştığı ilk video... harika bir yorum ve performans... bence aşırı iyi ama abartılı ifadeler kullanmaktan çekinen biriyim... uzman değilim, teknik olarak da açıklayamam ama gerçekten çok iyi yorumlamış cemre... helal olsun...


geçen sene paylaştı ayşe cemre kendisine ait youtube kanalından ancak konser eski de olabilir... genelde yeni videoları tercih ediyorum ama hem çok iyi seslendirmiş, hem de alkışlar kesilmemiş ve sahneye 3 kere çıkıp, selamlamış izleyiciyi... bu performans; 2017 yılından beri düzenli olarak katıldığı, salzburg mozarteum üniversitesi’nden klaus kaufmann tarafından almanya'da düzenlenen wasserburger klaviersommer masterclass programlarından... bu tip organizasyonlarda düzenlenen konserlerde, böylesine içten ve uzun süren bir alkışa ben daha önce hiç tanık olmamıştım...

wasserburger klaviersommer ustalık sınıfı çalışmaları sadece mozarteum ve münih üniversitesinde öğrenim gören 14 yaş üzeri üstün yetenekli öğrencilere açıkmış sadece onu belirteyim çünkü çok önemli.. ayşe cemre'nin ne yaşı ne de okulu tutuyor!... yeteneği fark edildiği için, hesnüz on yaşındayken kabul etmişler bu masterclass çalışmalarına... mozarteum üniversitesine kabulü daha sonra gerçekleşti...

youtube/ayşe cemre ağırgöl kanalını mutlaka takip edin... bu arada; kendisini instagramdan takip ederseniz, sevinirim...

wasserburger klaviersommer masterclass programları çok önemli... cemre, bu etkinlikler sayesinde mozarteum üniversitesi’nden klaus kaufmann yanında, münih üniversitesi'nden thomas böckheler ve paris devlet konservatuarı’ndan emmanuel mercier ile de çalışmalar yapma fırsatına erişti...

öğretmeni ayça aytuğ'un kendisine desteği her zaman çok büyük oldu... eğitimi paralelinde, ünlü piyanistler cana gürmen ve burçin büke ile de düzenli olarak çalışan ayşe cemre ağırgöl; 2019 yılında üç aşamalı, çok zorlu bir sınavı, jürinin tam puanıyla geçerek, mozarteum üniversitesi’nin üstün yetenekli çocuklara eğitim veren pre-college piyano bölümüne kabul edildi ve halen gereon kleiner gibi önemli bir isimle sürdürüyor çalışmalarını... öğretmeni kleiner oldukça tanınmış bir isim... dünya sanatçısı... dünyanın her yerinde sürekli konserlerine devam eden ve bir çok önemli ödülün de sahibi bir sanatçı...

gözlerim rachmaninoff prelude no 2'yi aradı, onu paylaşacaktım ama yüklenmemiş youtube kanalına... instagramda paylaşmıştım, paylaşırken de "ne kadar da severek, istekli çalmış" diye düşünmüştüm... paylaşımın altına kendisi "çok severek çalmıştım bu eseri" şeklinde bir yorum yapınca da çok şaşırmıştım:)... tamam, cemre sanatında çok başarılı ama ben de fena sayılmam yani:))... kendime pay çıkarmazsam kururum:)... yani bilin istedim, bu işten anlıyorum ben...

youtube kanalında olmasa da, biraz uğraşarak da olsa, hallettim ve aşağıda paylaşıyorum... gerçekten çok iyi seslendirmiş bu zor eseri ve bunun için de zorlu bir çalışmadan geçtiği kesin... 2018 yılı yaz aylarında düzenlenen wasserburger klaviersommer masterclass kapanış konserinden... kendisi açısından çok önemliymiş gerçekten bu performans... rach'ın 3 numaralı piyano konçertosunu seslendirdiğinde de bu paylaşıma ekleyeceğim mutlaka...

rachmaninoff prelude no 2

yazıya başlarken de bahsetmiştim, 2016 yılında bulgaristan albena'da düzenlenen heirs of orpheus müzik yarışmasında ikinci olan ayşe cemre, aynı yıl bursa nilüfer uluslararası piyano yarışmasında da üçüncü olmayı başarmıştı... 2017 yılında italya milano'da düzenlenen piano talents friends ve 2018 yılında istanbulda düzenlenenda pera uluslararası piyano yarışmalarında da üçüncü olmuştu...

bugüne kadar; emmanuel mercier, klaus kaufmann, thomas böckheler, konrad engel, gabriele kupfernagel, gülsin onay ve emre şen gibi önemli isimlerle de çalışmalar yapmış olan ayşe cemre ağırgöl; 2020 yılı eylül ayından itibaren hem mozarteum üniversitesi pre-college piyano bölümünde hem de salzburg mozart musisches gymnasium'unda öğrenimini sürdürüyor...

sadece üstün yetenekli öğrencilerin kabul edildiği mozarteum pre-college'da öğrenim gören kendi yaş grubunda ilk türk öğrenci olmayı başaran cemre'yi yazarken, sağı solu şöyle bir kurcaladım, inceledim ve bugüne kadar her hangi bir devlet, özel kurum, vakıf vs tarafından hiç desteklenmemiş olduğunu gördüm... bildiğim kadarıyla şu anda da herhangi bir desteği yok... gözlerim aradı aslında ne yalan söyleyeyim... yani 1841 yılında mozart'ın anısına açılmış olan bu dünyanın en önemli okullarından birinin sadece üstün yetenekli öğrencileri kabul ettiği okuluna, yüksek bir başarıyla, zorlu sınavlardan geçerek 13 yaşında girmeyi başarmış bir genç sanatçının arkasında bir desteğin bulunmamasına ben inanamadım... üstelik mimar sinan'da eğitimi devam ederken, her hafta salzburg'a gidip, istanbul'a dönerek...

mozarteum university, piano

ayşe cemre ağırgöl ve gereon kleiner

her hangi bir konservatuvara kabul edilebilmek için bile yıllarca kursa gidiliyor, paralar harcanıyor... bin bir türlü meşakkati olan bir iş... meşakkat deyince daha etkili oluyor ve daha kapsamlı... yaşlılıktan değil yani:))... neyse... ben bilir bilmez burnumu sokmayayım, belki de kendi tercihleridir diyeyim... neyse ki; andante'de haber yapılmış olmasına sevindim... aynen şu yazıyor:

13 yaşında piyano bölümüne kabul edilen en genç Türk unvanını da alan Ayşe Cemre teknik, artistik performans ve parçaların zorluk seviyesinin değerlendirildiği zor bir piyano sınavını komisyondaki 8 önemli profesörün onayıyla geçmeyi başardı. Ardından Almanca dil sınavı ve ve solfej sınavlarını da vererek okula giriş hakkını elde etti.

bu durumda ben en başta öğretmeni ayça aytuğ'u, sonra ailesini ve en son da ayşe cemre'yi şöyle bir ayakta alkışlayayım istedim... tabii ki cana gürmen ve burçin büke ustaları da...

en sona ayşe cemre'yi bıraktım alkışlarken ama o tabii ki öğretmenlere ve ailelere saygıdan... yıllar sonra hakkında paylaşım yaptım ama yukarıda belirttiğim gibi, kendisini ben dört yıldır elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum... yarışmalardan elde ettiği başarıları hiç paylaşmadı, ben de kendisini başarısız zannediyordum:)))... ille zevzeklik yapacağım, şaka gerçekten... bazen şaka denmeyince inanılıyor...

kendisi başarılarını ön plana çıkarmamaya çalışsa da; çabaları, emekleri fark ediliyor... iyilik yap, denize at misali... çalışın, emek verin, atın denize... her emek, mutlaka fark edilir... fark edilip edilmemesi de önemli değil, size mutlaka geri döner o emek... ayşe cemre bunun en güzel örneklerinden biri...

2018 yılından beri kendisini bir istanbulda, bir salzburgta görüyorum... işin gerçeği anlam da veremiyordum, sonra anladım her şeyi... mimar sinan lazzoni sınıf konserinde video paylaşıp, ardından mozarteum paylaşımı yapa yapa kafamı karıştırmıştı... şimdi anladım ki, fazla mesai yapıyormuş ayşe cemre...

çok çalışkan, hedefleri net, azimli ve tüm bunları başarılarla da süsleyen bir sanatçı ayşe cemre ağırgöl... ve eminim ki, benim yazdıklarımdan fazlası da var... sessiz sedasız ama emin adımlarla kendi yolunda başarıyla yürüyen bir genç sanatçı olduğu için, bir çok çalışmasına ulaşabilmek de kolay olmuyor... mesela geçtiğimiz yaz çocuklara yönelik çok güzel bir radyo programı olan arkadaşım müzik programına konuk olmuştu ve güzel bir chopin sohbeti yapmışlardı... bir çok konseri de oldu hatta pandemiden önce arsu akademi konserine hazırlık içinde idi... nisan 2020'de konseri olacaktı ve öğretmeni ayça aytuğ ile de harika bir repertuvar hazırlamışlardı... bir de nazım hikmet sanat evi resitali vardı yine nisan ayında yanlış hatırlamıyorsam... maalesef o konserler ertelendi pandemi sebebiyle ama dünyanın önemli salonlarında vereceği bir çok konseri var nasıl olsa, onları paylaşırız artık... gururla izleyeceğiz kendisini ve bol bol paylaşacağız...

ekleme 2022/ katıldığı prima la musica salzburg eyalet yarışması solo piyano kategorisinde birincilik ödülünün sahibi olmayı başardı, yetmedi, aynı yarışmada piyano eşlik kategorisinde de birincilik ödülünü alarak, her iki kategoriden de avusturya çapında yapılacak olan yarışmaya katılmaya hak kazandı... 2021 yılında da aynı yarışmaya katılmış, arkadaşı moses pirijok ile seslendirdikleri 4 el piyano eserleri ile yine birinciliğe layık görülmüşlerdi...

ben şimdilik yine çok iyi bir yorumuyla sizi baş başa bırakıp, ayrılayım diyorum artık... chopin etüd no 1 gördüğümde dayanamam, mutlaka paylaşırım... kendim için yapıyorum bu paylaşımları, girip izlemesi kolay olsun diye... sayın bakalım, kaç kere inip çıkıyor... yada çıkıp, iniyor... harika bir eser ve harika bir seslendirme...

Yorumlar

  1. Ne güzel çocuklarımız var, okurken gurur duydum. Bu çocuklarımıza sahip çıkmalıyız, korumalıyız. Ayşeciğim, kutluyorum, öpüyorum seni o güzel alnından.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.