Ana içeriğe atla

ayşe cemre ağırgöl

ayşe cemre ağırgöl

heirs of orpheus yarışmasında derece aldığını öğrendiğim günden beri takip etmeye çalıştığım, başarılı genç piyanistlerimizden ayşe cemre ağırgöl... şimdi kontrol ettim ve ben de şaşırdım çünkü ikinci olduğu o yarışma 2016 yılındaymış!... 4 yıldır büyük bir takdir ile takip ediyor olmama rağmen, bu sayfada kendisinden hiç bahsetmemiş olmamın ikinci sebebi, paylaşabileceğim videolarının uzunca bir süre olmaması idi... asıl sebebi ise; gördüm ki, adım adım başarıyla ilerliyor bu zor yolda, nereye kadar gidecek bakalım dedim ve bekledim... mozarteum'a kadar gitti şimdilik:))... eh 14 yaşında genç bir sanatçı için şimdilik fazlasıyla yeterli dedim ve artık bir şeyler karalamak istedim hakkında...

ekleme/ önemli gelişmeleri mutlaka başlara ekliyorum artık... 2022 haziran ayında salzburg havalimanı amedeus terminali’nde düzenlenen konserde şef elisabeth fuchs yönetimindeki salzburg filarmoni orkestrası eşliğinde chopin'in 1 numaralı piyano konçertosunu seslendirdi ayşe cemre ağırgöl... diğer önemli başarıları ile bu konserin hikayesini okumak için tıklayınız..

piyanist ilyun bürkev ve keman sanatçımız naz irem türkmen ile birlikte; opus müzik festivali açılış konserinde de yer aldı ayşe cemre ağırgöl... bu çok anlamlı konseri de bağlıntıdan okuyabilirsiniz... hemen ardından da crr konser salonunda yine ilyun bürkev ile birlikte sahne aldılar... o konserin videosu da bu paylaşımın en sonunda... muhteşem bir performans sergilemiş ayşe cemre, mutlaka izleyin...

4 yaşından itibaren almaya başladığı özel piyano dersleri, kendisini mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi'ne taşımış... ayça aytuğ ile yarı zamanlı başladığı piyano çalışmalarına 2017 yılından itibaren tam zamanlı olarak devam eden ayşe cemre ağırgöl, sekizinci sınıfı geçen yıl mimar sinan'da tamamlamış olan bir baykuş...

lafa fazla dalmadan hemen bir schubert impromptu no 2 paylaşayım kendisinden... geçen sene paylaştı bu videoyu ve yukarıda da bahsettiğim gibi daha önce videolarına ulaşamamıştım, paylaştığı ilk video... harika bir yorum ve performans... bence aşırı iyi ama abartılı ifadeler kullanmaktan çekinen biriyim... uzman değilim, teknik olarak da açıklayamam ama gerçekten çok iyi yorumlamış cemre... helal olsun...


geçen sene paylaştı ayşe cemre kendisine ait youtube kanalından ancak konser eski de olabilir... genelde yeni videoları tercih ediyorum ama hem çok iyi seslendirmiş, hem de alkışlar kesilmemiş ve sahneye 3 kere çıkıp, selamlamış izleyiciyi... bu performans; 2017 yılından beri düzenli olarak katıldığı, salzburg mozarteum üniversitesi’nden klaus kaufmann tarafından almanya'da düzenlenen wasserburger klaviersommer masterclass programlarından... bu tip organizasyonlarda düzenlenen konserlerde, böylesine içten ve uzun süren bir alkışa ben daha önce hiç tanık olmamıştım...

wasserburger klaviersommer ustalık sınıfı çalışmaları sadece mozarteum ve münih üniversitesinde öğrenim gören 14 yaş üzeri üstün yetenekli öğrencilere açıkmış sadece onu belirteyim çünkü çok önemli.. ayşe cemre'nin ne yaşı ne de okulu tutuyor!... yeteneği fark edildiği için, hesnüz on yaşındayken kabul etmişler bu masterclass çalışmalarına... mozarteum üniversitesine kabulü daha sonra gerçekleşti...

youtube/ayşe cemre ağırgöl kanalını mutlaka takip edin... bu arada; kendisini instagramdan takip ederseniz, sevinirim...

wasserburger klaviersommer masterclass programları çok önemli... cemre, bu etkinlikler sayesinde mozarteum üniversitesi’nden klaus kaufmann yanında, münih üniversitesi'nden thomas böckheler ve paris devlet konservatuarı’ndan emmanuel mercier ile de çalışmalar yapma fırsatına erişti...

öğretmeni ayça aytuğ'un kendisine desteği her zaman çok büyük oldu... eğitimi paralelinde, ünlü piyanistler cana gürmen ve burçin büke ile de düzenli olarak çalışan ayşe cemre ağırgöl; 2019 yılında üç aşamalı, çok zorlu bir sınavı, jürinin tam puanıyla geçerek, mozarteum üniversitesi’nin üstün yetenekli çocuklara eğitim veren pre-college piyano bölümüne kabul edildi ve halen gereon kleiner gibi önemli bir isimle sürdürüyor çalışmalarını... öğretmeni kleiner oldukça tanınmış bir isim... dünya sanatçısı... dünyanın her yerinde sürekli konserlerine devam eden ve bir çok önemli ödülün de sahibi bir sanatçı...

gözlerim rachmaninoff prelude no 2'yi aradı, onu paylaşacaktım ama yüklenmemiş youtube kanalına... instagramda paylaşmıştım, paylaşırken de "ne kadar da severek, istekli çalmış" diye düşünmüştüm... paylaşımın altına kendisi "çok severek çalmıştım bu eseri" şeklinde bir yorum yapınca da çok şaşırmıştım:)... tamam, cemre sanatında çok başarılı ama ben de fena sayılmam yani:))... kendime pay çıkarmazsam kururum:)... yani bilin istedim, bu işten anlıyorum ben...

youtube kanalında olmasa da, biraz uğraşarak da olsa, hallettim ve aşağıda paylaşıyorum... gerçekten çok iyi seslendirmiş bu zor eseri ve bunun için de zorlu bir çalışmadan geçtiği kesin... 2018 yılı yaz aylarında düzenlenen wasserburger klaviersommer masterclass kapanış konserinden... kendisi açısından çok önemliymiş gerçekten bu performans... rach'ın 3 numaralı piyano konçertosunu seslendirdiğinde de bu paylaşıma ekleyeceğim mutlaka...

rachmaninoff prelude no 2

yazıya başlarken de bahsetmiştim, 2016 yılında bulgaristan albena'da düzenlenen heirs of orpheus müzik yarışmasında ikinci olan ayşe cemre, aynı yıl bursa nilüfer uluslararası piyano yarışmasında da üçüncü olmayı başarmıştı... 2017 yılında italya milano'da düzenlenen piano talents friends ve 2018 yılında istanbulda düzenlenenda pera uluslararası piyano yarışmalarında da üçüncü olmuştu...

bugüne kadar; emmanuel mercier, klaus kaufmann, thomas böckheler, konrad engel, gabriele kupfernagel, gülsin onay ve emre şen gibi önemli isimlerle de çalışmalar yapmış olan ayşe cemre ağırgöl; 2020 yılı eylül ayından itibaren hem mozarteum üniversitesi pre-college piyano bölümünde hem de salzburg mozart musisches gymnasium'unda öğrenimini sürdürüyor...

sadece üstün yetenekli öğrencilerin kabul edildiği mozarteum pre-college'da öğrenim gören kendi yaş grubunda ilk türk öğrenci olmayı başaran cemre'yi yazarken, sağı solu şöyle bir kurcaladım, inceledim ve bugüne kadar her hangi bir devlet, özel kurum, vakıf vs tarafından hiç desteklenmemiş olduğunu gördüm... bildiğim kadarıyla şu anda da herhangi bir desteği yok... gözlerim aradı aslında ne yalan söyleyeyim... yani 1841 yılında mozart'ın anısına açılmış olan bu dünyanın en önemli okullarından birinin sadece üstün yetenekli öğrencileri kabul ettiği okuluna, yüksek bir başarıyla, zorlu sınavlardan geçerek 13 yaşında girmeyi başarmış bir genç sanatçının arkasında bir desteğin bulunmamasına ben inanamadım... üstelik mimar sinan'da eğitimi devam ederken, her hafta salzburg'a gidip, istanbul'a dönerek...

mozarteum university, piano

ayşe cemre ağırgöl ve gereon kleiner

her hangi bir konservatuvara kabul edilebilmek için bile yıllarca kursa gidiliyor, paralar harcanıyor... bin bir türlü meşakkati olan bir iş... meşakkat deyince daha etkili oluyor ve daha kapsamlı... yaşlılıktan değil yani:))... neyse... ben bilir bilmez burnumu sokmayayım, belki de kendi tercihleridir diyeyim... neyse ki; andante'de haber yapılmış olmasına sevindim... aynen şu yazıyor:

13 yaşında piyano bölümüne kabul edilen en genç Türk unvanını da alan Ayşe Cemre teknik, artistik performans ve parçaların zorluk seviyesinin değerlendirildiği zor bir piyano sınavını komisyondaki 8 önemli profesörün onayıyla geçmeyi başardı. Ardından Almanca dil sınavı ve ve solfej sınavlarını da vererek okula giriş hakkını elde etti.

bu durumda ben en başta öğretmeni ayça aytuğ'u, sonra ailesini ve en son da ayşe cemre'yi şöyle bir ayakta alkışlayayım istedim... tabii ki cana gürmen ve burçin büke ustaları da...

en sona ayşe cemre'yi bıraktım alkışlarken ama o tabii ki öğretmenlere ve ailelere saygıdan... yıllar sonra hakkında paylaşım yaptım ama yukarıda belirttiğim gibi, kendisini ben dört yıldır elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum... yarışmalardan elde ettiği başarıları hiç paylaşmadı, ben de kendisini başarısız zannediyordum:)))... ille zevzeklik yapacağım, şaka gerçekten... bazen şaka denmeyince inanılıyor...

kendisi başarılarını ön plana çıkarmamaya çalışsa da; çabaları, emekleri fark ediliyor... iyilik yap, denize at misali... çalışın, emek verin, atın denize... her emek, mutlaka fark edilir... fark edilip edilmemesi de önemli değil, size mutlaka geri döner o emek... ayşe cemre bunun en güzel örneklerinden biri...

2018 yılından beri kendisini bir istanbulda, bir salzburgta görüyorum... işin gerçeği anlam da veremiyordum, sonra anladım her şeyi... mimar sinan lazzoni sınıf konserinde video paylaşıp, ardından mozarteum paylaşımı yapa yapa kafamı karıştırmıştı... şimdi anladım ki, fazla mesai yapıyormuş ayşe cemre...

çok çalışkan, hedefleri net, azimli ve tüm bunları başarılarla da süsleyen bir sanatçı ayşe cemre ağırgöl... ve eminim ki, benim yazdıklarımdan fazlası da var... sessiz sedasız ama emin adımlarla kendi yolunda başarıyla yürüyen bir genç sanatçı olduğu için, bir çok çalışmasına ulaşabilmek de kolay olmuyor... mesela geçtiğimiz yaz çocuklara yönelik çok güzel bir radyo programı olan arkadaşım müzik programına konuk olmuştu ve güzel bir chopin sohbeti yapmışlardı... bir çok konseri de oldu hatta pandemiden önce arsu akademi konserine hazırlık içinde idi... nisan 2020'de konseri olacaktı ve öğretmeni ayça aytuğ ile de harika bir repertuvar hazırlamışlardı... bir de nazım hikmet sanat evi resitali vardı yine nisan ayında yanlış hatırlamıyorsam... maalesef o konserler ertelendi pandemi sebebiyle ama dünyanın önemli salonlarında vereceği bir çok konseri var nasıl olsa, onları paylaşırız artık... gururla izleyeceğiz kendisini ve bol bol paylaşacağız...

ekleme 2022/ katıldığı prima la musica salzburg eyalet yarışması solo piyano kategorisinde birincilik ödülünün sahibi olmayı başardı, yetmedi, aynı yarışmada piyano eşlik kategorisinde de birincilik ödülünü alarak, her iki kategoriden de avusturya çapında yapılacak olan yarışmaya katılmaya hak kazandı... 2021 yılında da aynı yarışmaya katılmış, arkadaşı moses pirijok ile seslendirdikleri 4 el piyano eserleri ile yine birinciliğe layık görülmüşlerdi...

ben şimdilik yine çok iyi bir yorumuyla sizi baş başa bırakıp, ayrılayım diyorum artık... chopin etüd no 1 gördüğümde dayanamam, mutlaka paylaşırım... kendim için yapıyorum bu paylaşımları, girip izlemesi kolay olsun diye... sayın bakalım, kaç kere inip çıkıyor... pardon çıkıp, iniyor... harika bir eser ve harika bir seslendirme... en sona yeni eklediğim konser performansında aynı eser olduğu için, bu videoyu kaldırdım... gidip o videoda sayın...

şimdilik diyerek bitirmişim, yani devam etme hakım saklı kalmış... son aylarda çok güzel konserler verdi ayşe cemre ağırgöl... onlarla ilgili bağlantıları yukarıda vermiştim... onlara ilaveten, bir müthiş konser de cemal reşit rey konser salonunda verdi kasım 2022'de... o konserde seslendirmiş olduğu üç harika eser ile bitireyim... o kadar çok başarı haberi geldi ki ayşe cemre ağırgöl'den, bu paylaşım yeni başarılarını artık alamayacak kadar doldu -ki hatırlatırım, iki önemli konserini de ayrıca paylaşmıştım- artık bundan sonrası yeni paylaşımlarla devam edecek ancak kendisine özel bu paylaşımı aşağıdaki harika konser ile tamamlamak istedim...

00:00 F. Chopin - Ballade No. 1, Op. 23, G minor
10:42 F. Chopin - Etude Op. 10 No 1, C Major
13:19 F. Liszt - Hungarian Rhapsody No. 2
23:39 Encore: F. Chopin - Nocturne Op. 27 No 1, C sharp minor

Yorumlar

  1. Ne güzel çocuklarımız var, okurken gurur duydum. Bu çocuklarımıza sahip çıkmalıyız, korumalıyız. Ayşeciğim, kutluyorum, öpüyorum seni o güzel alnından.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çağla karaali

çağla karaali çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?... konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onların okulları bu çocuk

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ev stüdyosu ortamı

müzik stüdyosu izolasyonu stüdyo ortamına ev içinde oda deniyor:)... yani evin içinde bir yerler... yine işin büyüklüğüne göre maliyet çok değişecek... mesela siz çalışırken çok gürültü olacak mı? ... keyboard kullanacaksanız sesini az açarsınız... yada kulaklık kullanırsınız... monitör kabin en iyisidir ama mecburen gerekebilir çoğu zaman kulaklık... o zaman, kulaklığın çok iyi olması şart... eletro gitar çalacaksanız gürültüye engel olmak çok zor ama teknoloji gelişti iyice amfi yerine direk olarak bir çok keyboarda yada audio/midi arabirimine gitarı girebiliyorsunuz... kulaklıkla elektro gitar çalmanız da mümkün... davul çalacaksanız::)))... işiniz zor tabii... o zaman yalıtım yapacaksınız odaya çünkü daha ilk gün eve polis gelecektir... tabii davul makinesi, ritm makinesi, eskiden ritm box denen zımbırtılardan kullanacaksanız yada dijital davul seti kullanacaksanız iş basit... "çok iyi" bir kulaklık işinizi görecektir... ama "adam gibi" bildiğin davul (

EmiSunshine

EmiSunshine tam adı emilie sunshine hamilton ama EmiSunshine adını kullanıyor... ben ilk izlediğimde, kendisinin bu kadar genç olduğunu anlamamıştım!... 25 civarı diye düşünmüştüm yaşını ama 2004 doğumlu çıktı... 14 yaşında henüz ama ben tarzına ve sanatçı ruhuna resmen hayran kaldım... çok küçük yaşlarda çekilmiş videoları var, o yaşlarda bile giyimi, aksesuarları, sahnede duruşu, yüz ifadeleri, vücut dili, fotoğraflarda verdiği pozlar vs vs vs, her yönden yaratıcı ve sanatçı bir yapıya sahip... şimdi bu yazdıklarım daha çok moda dergisine uygun ve magazinsel oldu ama sadece bu sebeplerle bu sayfada paylaşmam mümkün değil kendisini... çok daha fazlasına sahip emilie... Emilie Sunshine Hamilton tam bir yetenek bombası emisunshine... çok iyi şarkı söylüyor, sesi çok iyi, tarzı çok iyi ve sesini oldukça iyi kullanıyor... bir çok enstrümanı iyi seviyede çalıyor yani multienstrümantalist... ve kendine ait eserleri var... anlayacağınız söz yazıyor, beste yapıyor... bu kadar da d

zaman içinde gitar

klasik gitar bildiğimiz gitar işte üstteki... tarih ne kadar gerilere gidiyorsa, gitar da neredeyse o kadar gidiyor gerilere... benim ilk rastladığım bilgi sümerlere, hititlere kadar gidiyor... bir de mitolojide gitar benzeri şeyler var... mitoloji denen şey tam olarak ne vakte düşüyor var mı bilen?... işte o zamanlara kadar gidiyor bu iş... çok eskilere yani... kafamın basmadığı zamanlar... ne varsa anadoluda ve mezopotamyada var gerçekten... bu sümerlere hayranım... bildiğim kadarıyla mö 3500-4000 li yıllar gibi... hititler de öyle... gerçi ben mö 1400 lere kadar bulabildim gitarın orijinini... aşağıdaki resimlerin ilki berlinde, ikincisi ise istanbulda bulunuyor şu anda... hititlerde gitar hititlerde gitar benim bulabildiğim, gitara benzeyen en eski müzik aletleri yukarıdakiler... ama çoğu tarihçi ve müzikolog daha da eskilere götürüyor gitarı ama bence artık o kadarı da abartı oluyor çünkü gitara pek de benzemiyorlar... örneğin aşağıdaki de gitarın atası olarak kabul

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

zahit bizi tan eyleme, şaraba eyle ihtiram...

konumuz "zahit" ama zahit hakkında yazabilmek için önce uzunca bir zaman ayırıp, kitap karıştırıp, mürekkep yalamak gerekiyormuş gerçekten... ilk anladığım o oldu... hemen belirteyim; zahit daha yaygın kullanılıyor ama doğrusu "zahid" ... aslında konu; " dinlediklerim " ancak "ben şu zahit adlı eseri çok severek dinliyorum, alın bu da videosu vs vs vs" denip de geçilecek bir eser değil... zaten zahit bizi tan eyleme deyişini bilmeyen ve sevmeyen yoktur... kıyıda köşede kalmış bir şeyi keşfetmiş olamayacağımdan ötürü, asıl amaç tabii ki farklı... neredeyse ilkokul yıllarından beri hayranlıkla dinlediğim "bu zahit de neymiş yahu" diye anca meraklandım zannedersem... çoğu zaman bu esere kısaca zahit denir geçilir... eğer sadece interneti kurcalarsanız ve bu kurcalamanız sadece öylesine gerçekleşirse, aslında birbirinin devamı yada tamamlayıcısı denebilecek zahitler ile karşılaşırsınız... kafanız da karışır biraz... zaten gördüğüm kada