Ana içeriğe atla

bu blog genç sanatçılara açıktır...

istiyorum ki; bu bloğun imkanlarından dileyen her genç yararlansın... bir sürü yer var burada... binlerce paylaşımlık ama ben daha 500 paylaşım yapabilmiş değilim... benim arzu ettiğim, kendinize ait bloglarınızın ve web sayfalarınızın olması... ama diyelim ki o işlerle uğraşacak vaktiniz yok, burada hazır blog var, iyi de bir okuyucusu var... dilediğiniz gibi kullanın...

şimdilik mecburen sadece konservatuvar ve güzel sanatlar lisesi öğrencileri diyebiliyorum, aksi takdirde bu işin üstesinden gelemem... tabii belli çizgide dışarıdan eğitim alanlar ve ciddi amatörler de olmazsa olmaz... onlar bilirler kendilerini...

bu bloğun belli bir çizgisi var ve şöyle kabaca incelendiğinde de rahatlıkla anlaşılabilir... yani buraya uygun olabilecek her türlü çalışmanızı yada görüşünüzü rahatlıkla paylaşabilirsiniz...

bu blogta yazar da olabilirsiniz...

bunun için; öncelikle bir kaç paylaşımınızı göndermeniz gerekiyor.. sizin adınızla 1-2 paylaşımınız yayınlandıktan sonra; kendi google hesabınızla girerek, tamamen bağımsız bir şekilde yayınlar yapabilirsiniz...

bu ne demek oluyor?...

aynen şu oluyor; özellikle genç ve daha minik sanatçılarımıza demek istiyorum ki:

bir şeyler yapın; konser, albüm, video kaydı vs vs vs...

beste yapın... çok makbule geçer...

sanat ve müzik adına herhangi bir şey yapın, ben de paylaşayım... ama şu olmaz: "abi be benim youtube kanalını paylaşsana"... bu yok... blog burası... o sosyal medyalık iş...

yada bir yerlerde sanat adına bir şey mi yaptınız?... süper...

topluma sanat ve müzik adına bir şeyler öğretin... bilgilendirme yapın...

bir makale mi yazdınız? yada bir kitap okudunuz, bir film izlediniz ve çok etkilendiniz, beğendiniz diyelim... anlatın o kitabı, filmi...

etkilendiğiniz bestecileri, eserleri, konserleri, müzeleri vs vs vs...

diyelim ki herkes sizi sadece viyolacı yada trompetçi olarak biliyor ama siz resim de yapıyorsunuz... heykel, gravür, ebru yada enstrüman yapıyorsunuz... harika kolyeler, küpeler vs de dahil... örgü, kanaviçe, oya yada önemsediğiniz herhangi bir şey...

gittiniz, dünyanın en ünlü yarışmasında absolut birinci oldunuz... onu göndermeyin, ben duyarım zaten:)...

atıyorum; pandemi sürecinde neler yaptınız? bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? diğer yaşıtlarınıza önerileriniz neler?...

iyi bir sanatçı nasıl olunur?... iyi düzenleme nasıl yapılır?... vs vs...

özetle; sadece sosyal medyada kısa kısa paylaşımlarla devam etmeyin bu işe... ben biliyorum ki her çocuk ve genç bir çok konuda çok güzel işler çıkarıyor... korno çalıyor ama resim de yapıyor... futbolcu piyanist de var mesela...

yada dünya nasıl düzelir? insanlık nasıl daha iyi bir yaşam sürer? sanatta sürdürülebilir yaklaşımlar nelerdir? vs vs bol bol fikriniz var... evinizde çalıp çalıp kaydettikleriniz var... youtubeda paylaşıyorsunuz ama istiyorsunuz ki daha çok kişi sizin emeklerinizi değerlendirsin...

eğitim sistemini beğenmiyorsunuzdur, müthiş fikirleriniz vardır... her ne ise...

bu bloğun imkanlarından dileyen her genç yararlansın... bütün amacım budur...

anlaşıldı mı? önemsediğiniz ne varsa işte...

zannedersem anlaşılmıştır...

birkaç örnek vereyim... tabii bana ait paylaşımlar oldukları için, sadece müzik ile ilgililer... siz sanatın diğer alanlarında da paylaşım yapabilirsiniz...

mesela taze örnekler vereyim: eda öncül mozarthaus konseri, elif spor parlayan yıldızlar konseri ve cansu naz eriş konseri bunlar gibi... ama bunun için, sizin konserinizin tamamını kaydedip, paylaşmanız lazım... konserlerinizin tamamını, mümkün olduğunca kaliteli kaydettirmeye çalışın... ille bu bloğa gönderin demiyorum, yanlış anlaşılmasın... bu devirde zor değil, konserlerinizin kaliteli kayıtları olsun...

ya da, life journey gibi bir albüm tanıtımı mesela... tabii albüm yapmanız lazım... single da olur... tekli denmeye başlandı...

bir kaç örnek daha vereyim, anlaşılsın...

cihat aşkın ve cem esen'den elegie... oldukça hoş bir çalışma değil mi?... bunun için de beste yapıp, ithaf etmeniz lazım...

çocuk besteciler... çok önemli bir etkinlik idi, devamı gelecektir... ille de ithaf etmeniz gerekmez, muhteşem olması da gerekmez, beste yapın...

yada yarının kadın yıldızları... gibi... bu da çok önemli... bu tip etkinliklere mutlaka başvurun...

pan caucasian gençlik orkestrası... bu tip orkestralara katılmak için çabalayın... hemen olmayabilir, geç olsun, güç olmasın... ama fırsatları değerlendirin bence...

agso nefesli beşlisi ve tuna bilgin konseri... böyle harika oluşumlar da var...

beste gürkey'e ingiltere'den iki büyük ödül... bu tip başarıları tabii ki yazacağız mesela...

daha bir çok benzeri örnek verebilirim ama baymayayım...

tabii ki herkes agso ile yada pan caucasian orkestrası ile konser verme şansına nail olamaz... maalesef yok öyle bir durum... inşallah ileride daha çok olanak yaratılır... ama ben zaten öyle bir şey beklemiyorum... yahu bir kaç arkadaş gelin bir araya, minik de olsa sokak konseri verin yada evde doğru düzgün kaydedin, paylaşayım... öyle 00:57 saniyelik filan değil, kızarım bak... videoyu yada youtube vs bağlantısını gönderirken de kendiniz hakkında bilgi göndermeyi de unutmayın sakın... "falanca yerde okuyoz abi biz, öğretmenimiz filanca, şurada burada orada başarılarımız da var vs vs vs"...

eveeeet... 1 paylaşım 250, 2 paylaşım 400, 3 paylaşım 300 tl... pamuk eller cebe:)... şaka valla bak, inanırsınız filan:)... pandemiyi fırsat bilip, harçlıklarınıza göz diken yeni kaos düzenim:))... bitcoin de kabulümdür... bazen instagramda soranlar oluyor... "paylaşımı kaça yapıyorsunuz?" diyenler oluyor:))... bunun olduğunu duyunca çok şaşırmıştım!... biri 125 demiş, bir başkası 70 tl demiş)... ne günlere kaldık...

müziksiz paylaşım olmaz...

money - pink floyd live at knebworth 1990...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va