estas tonne

Stanislav Tonne

estas tonne

kokusu geldi burnuma resmen... ne zaman estas tonne videosu izlesem, gelir o tütsünün kokusu... çok tipik bir estas tonne manzarası... asıl adı stanislav tonne... daha doğrusu öyleymiş, kaç yıldır dinlerim kendisini ama gerçek adını bilmezmişim meğer... ukrayna'lı olduğunu da bilmiyordum... daha doğrusu ben hakkında hiç bir şey bilmiyordum, merak da etmemiştim... ben öyleyim maalesef... maalesef diyorum ama memnunum bu halimden... müziği dinliyorum o kadar... gerçi bazı kişiler dinledikleri müzisyen ve gruplar hakkında konuşmaya başladıklarında saatlerce, gıpta etmiyor da değilim... bende yok gerçekten...

gerçi şu da var; galiba on yılı geçmiştir estas tonne merakım ve hakkında hiç bir bilgim olmamasına rağmen, sadece müziğini dinleyerek, neredeyse her şeyi tam isabet tahmin etmişim... tahminlerimi yazsam olacakmış ama yazarken büyük hatalar yapmamak için sağı solu kurcalıyorum mecburen... kalkar "kendinden eğitimli" yazarım ama gidip londra kraliyet konservatuvarını bitirmiş çıkar, olmaz tabii ama 7-8 yaşlarındayken almış eline gitarı ve kısa bir süre müzik eğitimi almış, o kadar... ailesi ile birlikte israile göç ettikten sonra, hayatı olan gitarı 11 yıl boyunca hiç eline almamış!... sebebini bilmiyorum ama muhtemelen ortamı beğenmedi...

hakkında uzun uzun yazacak kadar da incelemedim işin gerçeği, bize ne arkadaş ne zaman ne yaptığından... çok sağlam gitarcı... sadece kendisi ve gitarı var, o kadar... tabii aşağıdaki videoda da görebileceğiniz üzere, başkaları da var çoğu zaman... hastası olduğum bir çalışması bird's teardrops... peia luzzi ile...


estas tonne hakkında çok fazla bilgi sahibi olmaya hiç gerek yok çünkü yukarıdaki kısacık çalışmanın bile tüm datayları tam anlamıyla anlatıyor kendisini... bu işte estas tonne... halk tabiri ile uçuk kaçık denenlerden... bütün olayı gitar... ve tabii müzik sonuçta... o kadar da olmadığı çok açık; bir miktar filozof, gezgin, virtüöz, yogi, minimalist ve vejeteryan... meditasyon kesin yapıyordur... ve kendi tabiri ile halk ozanı aslında... gitar yanında flüt de çalıyor...

kendisi ile birlikte değişik zamanlarda çalışan bir çok müzisyen arkadaşı da var... daha doğrusu sadece müzisyen demek yanlış olur, bir çok sanatçı var demek lazım ve hepsi de aynen kendisi gibi... mesela yukarıdaki performansta kendisine eşlik eden peia luzzi gibi... geniş halk kitlelerince uçuk kaçık olarak ötekileştirilmeye çalışılan ama karşılarında ötekileşilen insanlar... peia luzzi ile tanışmam göreceli çok daha yeni... onu da en kısa sürede ayrıca paylaşsam iyi olacak...

estas tonne bir çok ülkede büyük salonlarda konserler veren biri olmasına rağmen, benim için sokak sanatçısıdır... daha doğrusu, israilden ayrılıp, new york'a yerleşmiş ve sonrasında hiç bir zaman aynı yerde kalmamıştır... gitmediği ülke var mı bilmiyorum ama gittiği her yerde sanatını sokaklarda mutlaka sergilemiştir... aşağıdaki performans sokakta gerçekleştiği için ses kalitesi iyi gelmeyebilir ama estas tonne gerçekte budur... muhtemelen daha sonra birileri kendisine kancayı taktı ve allem edip, kallem edip kendisini sahnelere zorla çıkarttılar... tahminimce tabii... kendisinin parayla filan zerre kadar alakası olmadığını çok iyi biliyorum, bu tahmin filan değil...


doğal, minimalist, gezgin, halk ozanı... ailesinden ayrıldığı günden itibaren hiç bir yerde bir kaç aydan fazla kalmamış olan bir gitarcı... fingerstyle gitarcı tabii... albümlerinin neredeyse tamamını herkesle paylaşan bir müzisyen... albümlerine ve konserlerine rahatlıkla ulaşabilirsiniz youtube kanalından...

new york'a gidince, oranın en ünlü sokak müzisyenlerinden biri olan kemancı michael shulman ile tanışmış ve kendisiyle birlikte gerçekleştirdiği bir çok performansı da var ama şimdi ben seviyorum diye ses kalitesi çok acaip videolar da paylaşmayayım burada, bir tane yeter:)... siz bulup izleyin derim, michael shulman da çok çok iyi ve enteresan bir müzisyendir... laf açılmışken aklıma geldi, rasha sabeau ile de çalışmaları var...

şimdi çalışmaları var, performansları var filan deyip de sokak müziğinden bahsedince bir çok kişiye tuhaf gelebilir ama sokak müziği gerçek müziğin ta kendisidir ve gerçek sanattır... bizde yok denecek kadar az olması, değerini düşürmez... ne varsa sokaklarda var, bu unutulmasın...

kabaca düşündüm de; sadece benim yıllardır takip ettiğim 60 civarında sokak müzisyeni var, keşke tamamını paylaşabilsem... tamamını da bizim istanbul festivaline davet edin, festival yıldızı olarak uğurlayın sonra... zaten benim takip edebildiğim kadarıyla ülkemizin havalı salonlarında ve festivallerinde de bir kaç kez bizimle buluşmuştur estas tonne...

biraz fazla kurcaladım hakkında yazılanları galiba... bir çok yorum okudum hakkında... paco de lucia ile kıyaslamalar yapılmış!... yahu arkadaş ne milletiz biz... okuduğum 10 yorumdan 7 si yere göğe konduramıyor, 3 ü de resmen yerin dibine batırıyor!... bırakın yahu bu zırvalıkları... hiçbir iki sanatçı birbiri ile kıyaslanamaz... kesinlikle kıyaslanamaz... sanata ve sanatçıya zerre kadar değer vermeyenler kıyaslamaya kalkarlar... ben 5 yaşındaki müzisyen ile 65 yaşındaki dünya devi müzisyeni bile birbiri ile asla kıyaslamam... her ikisi de çok değerlidir... hatta 5 yaşındaki bir tık daha değerlidir...

yalnız şu paco de lucia kıyaslamasına değinmeden geçemeyeceğim çünkü ciddi bir cahillik söz konusu... paco de lucia andalucia müziği yapar... endülüs yani... onun müziğinin temelleri orient kokar... kuzey afrika-arap etkisi denir ancak arap da değil, berberidir... kuzey afrika halkı ve kültürü berberidir ve araplarla filan da alakası yoktur... araplar üstünlük sağlamışlar o kadar... berberileri iyi inceleyin derim... emin değilim ama berberilerin de kuzey afrikaya kafkasyadan geldikleri söylenir hatta çerkes diyen de var ama bakın ben bilmiyorum... hatta ve hatta ispanyanın ünlü bask bölgesi var ya?... işte onların da berberi oldukları söyleniyor... bence doğru olmama ihtimali daha yüksek... neyse... estas tonne ise ukraynalı... sscb döneminde dünyaya gelmiş olduğu için olsa gerek rus deyip geçiyor çoğu kişi... aslında kendisine sorarsanız, hiç bir ülkeden değil... ukraynada çingene çoktur ve bu çingeneler her nedense hindistandan oraya geçivermek varken, uzunca bir yol kat edip, endülüse, oradan da orta avrupaya geçmişlerdir... orta avrupadan da rusya diyarına... bu sebeple paco karşılaştırması yapılıyor zannedersem (daha doğrusu neden onunla kıyaslanıyor? hiç anlamadım) ama endülüs etkili çingene müziği ile orta avrupa çingene müziğinin kıyaslanacak hiç bir yanı da yok...

kendisi küba aşığıdır ve galiba 2017 yılında kübaya gittiğinde kendisini etkileyen küba halkını görsel müziğe çevirip, küba halkına ithaf etmiştir... aşağıda paylaşıyorum... hiç olmazsa şöyle bir küba seyahatimiz olsun şu evden uzaklaşamadığımız günlerde... küba bizi, biz de kübayı çok severiz... estas tonne'nin bir çok tekli çalışması ve albümü mevcut... ben bu paylaşımlarda işin çok detayına girip de biyografik bilgi ve albüm vs anlatımı yapmıyorum... amacım, sadece şimdiye kadar kendisi ile tanışmamış olanlara, bakın şöyle de bir müzisyen var demek... gerisi size kalmış...

Yorumlar

Çok Okunanlar