Ana içeriğe atla

zeynep sude taşdelen

zeynep sude taşdelen
genç balerin zeynep sude taşdelen hakkında ne yazık ki çok az bilgim var... yukarıdaki fotoğrafını da bir yerlerden bulup, aşırdım... kendisini tanımama sebep olan youth america grand prix yarışmasının sayfasından aldım yanlış hatırlamıyorsam... paylaşım yasağı şusu busu da var, umarım ceza alıp hapislerde çürümem... durumu dramatikleştiriyorum ki, belki zeynep sude okur da, bana acıyıp, sağa sola güzel fotoğraflar videolar serpiştirir:)... şu an bir tek videosunu bulabilmiş değilim... uyuyan güzel ve kuğu gölü videoları var ama birazcık eski onlar artık... bu sebeple, hakkındaki bu paylaşımım mecburen oldukça zayıf kalacak çünkü ben kendisini hiç dans ederken görmedim... hiç sorun değil, nasıl olsa artık bol bol izleyeceğiz...

arkadaş, ben bu kadar iyi bir balerin olacağım, her yeri fotoğraflarımla ve videolarımla doldururum... suyunu çıkarmadan tabii... bazı sanatçılar maalesef 7/24 paylaşımdalar!... fırsat yakaladım mı kaçırmam, lafımı ederim:)... 15 yıl boyunca yaşadıklarımı, başıma gelenleri, çektiğim zorlukları ve tabii başarılarımı da yazardım bir yerlere... iyi ki balerin olmamışım ben:))...

evet, tabii ki biliyorum, bir yandan öğrencilik, dersler, sınavlar, provalar ve bilmediğim daha bir sürü iş var başlarında ve yaşıtları gibi gezip tozamıyorlar bile ama bir şekilde haklarında kendilerince yada ailelerince paylaşılmış minimum bilgi mutlaka olmalı diye düşünüyorum... olmalı çünkü her biri sanatçı... bazen görüyorum, öğrenci diyorlar... henüz öğrenci olmaları hiç bir şeyi değiştirmez, gerçek birer sanatçı her biri... sanat icra edebilen ve özellikle bunu tutkuyla, maddi beklenti olmadan yapan herkes sanatçıdır... bunları tüm sanatçılar için yazıyorum, özellikle gençler için... zeynep sude taşdelen'e denk geldi sadece...

"çektiğim zorlukları, başıma gelenleri yazarım" deyince yukarıda, aklıma geldi; kısa bir süre önce hakkında paylaşım yaptığım yasemin kayabay ve zeynep sude taşdelen sayesinde ben baleye de merak sardım son günlerde... minicik çocukların esnek bir vücuda sahip olmaları için öğretmenlerince yapılan envayi çeşit strech işkencelerini:)) filan izledim... resmen gerginlik yaratan bir eğitim... görseniz, koşup ellerinden kurtarırsınız çocukları o zalim öğretmenlerin ellerinden... bereket çocuklar gülüyorlar, mutlular nedense...

zeynep sude taşdelen yarışmanın ödül töreninde
ben zeynep sude taşdelen'i maalesef tanımıyordum... youth america grand prix 2019 barcelona sonuçlarını yarışma sayfasında incelerken gözüme takıldı ismi bereket... tabii çok mutlu oldum büyük başarısını görünce ve yarışmanın avrupa ayağının yapıldığı barcelona'da alınan bu dereceleri o zaman kısaca paylaşmıştım... özetle; mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi istanbul devlet konservatuarı bale anasanat dalı'nda evelyn tunçsav ve ışıl konya alataş ile çalışmalarını sürdüren zeynep sude taşdelen, dünyanın en önemli yarışmalarından biri olan youth america grand prix yarışmasının, barcelona'da düzenlenen avrupa ayağında klasik bale dalında birinci oldu...

youth america grand prix, çok önemli bir yarışma... linkini verdiğim sayfayı inceleyecek olursanız, dünyanın bir çok ülkesinde ve amerika'nın bir çok eyaletinde düzenlenen yarı final yarışmaları sonucunda, farklı kategorilerde derece alan dansçıların en son amerika new york'da yarıştıklarını görürsünüz... sayfayı vermeme rağmen kimsenin gidip incelemeyeceğini bildiğim için, hadi yazayım dedim:)... laf etmesem çatlarım:)... yani amerikadaki galaya katılabilmek uzun ve zorlu bir süreçten geçiyor... toplam katılımcı sayısı çok yüksek ama sadece en iyiler amerikaya gidebiliyorlar... 2019 galası, 17-20 nisan tarihleri arasında new york'da gerçekleştirilecek ve zeynep sude taşdelen de orada performansını sergileyecek...

zeynep sude taşdelen
amerikada düzenlenecek galada dans edecek olması tabii ki çok güzel ve gurur verici ama çok daha önemlisi; stuttgart john cranko, münih dutch national ballet academy, helsinki finnish national ballet, abt jacqueline kennedy onassis school gibi bale dünyasının en başarılı okullarında burslu okuma hakkı da kazandı... yukarıda bahsetmiştim ya şaka yollu da olsa, iyi bir dansçı olmak öyle kolay değil ama işte sonuçta bu başarılar geliyor...

ilk 12 ye girebileceğini düşünüyormuş ama birinci olabileceğini tahmin etmiyormuş zeynep... demek ki düşündüğünden çok daha iyiymiş... yada gereksiz bir tevazu içinde... daha önce de belirttiğim gibi, hakkında bu yarışma dışında hiç bilgim yok... ben normalde yarım yamalak bilgimle de olsa, yorumlar yapar, az da olsa üç beş doğru yanlış fikir yürütürdüm ama bu sefer olmadı... önceki yıllarda da başarılar elde ettiyse, şimdilik bilmiyorum... yarışma sayfasında da henüz bu yılın videoları paylaşılmamış... ama bunlar o kadar da önemli değil, çok daha büyük başarıları bol bol yaşayacak zaten ve ben de burada defalarca bahsedeceğim kendisinden... nisan ayının 21'inde devam etmek üzere şimdilik ara vereyim...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va