bu sayfada; sadece "herkese açık paylaşılan" bilgi ve fotoğraflar kullanılmaktadır... hakkınızdaki yada yasal sorumluluğunuz altında bulunan yakınınız hakkındaki hatalı yada istenmeyen her türlü paylaşımın, fotoğrafın yada bilginin kaldırılmasını yada doğrusu ile değiştirilmesini sağlamak için, o paylaşım altına yorum yazmanız yada özel iletişim kurmanız yeterlidir...

Translate

begüm aslan

begüm aslan
gençlerden gelen her türlü başarı haberi beni çok mutlu ediyor ama son yıllarda kontrbas hastalığına yakalanmış biri olarak, bu habere daha fazla sevindim ne yalan söyleyeyim... genç kontrbas sanatçımız begüm aslan, italyanın lucca şehrinde düzenlenen ve 48 ülkeden sanatçının katıldığı avrupa kontrbas yarışmasından ikincilikle döndü... yarışma hakkında şimdilik detaylı bilgim yok, yarışma performanslarına ulaşırsam, mutlaka paylaşırım...

borusan klasik radyoda hazırlayıp, sunduğu bestecinin elinden adlı program sayesinde tanımıştım kendisini ilk olarak... kontrbas öğrencisi olması ciddi biçimde ilgimi çekmişti, bestecilik yönünü ise bu paylaşımı yaparken öğrendim... hep söylüyorum, bu bloğu yazarken öğreniyorum ben... (zaten her halinden anlaşılıyordur:)...) öğrenmek için blog yazıyorum, paylaşmakta sakınca görmüyorum... benim begüm aslandan beklentim biraz fazla idi, şimdi daha da fazla oldu:)... yakın bir gelecekte gerçekleşmesi de zor bu beklentilerimin çünkü halen öğrenci ve henüz çok genç ama gelecekte begüm aslanın kontrbas ve besteciliği bir arada kullanıp, üzerine biraz da yerel ezgiler serpiştirerek oldukça farklı çalışmalar yapacağını düşünüyorum...

şimdi aradım, taradım ama bulamadım; bir sayfada -sosyal paylaşım ortamı vb olabilir- kendisinin yöresel mozart olarak da tanındığını okumuştum sanki... emin de olamadım şimdi, başlığı da aslında yöresel mozart olarak atmıştım ancak "olur da yoktur öyle bir şey" diyerek normal bir başlığa çevirdim:)... bu sefer de aşırı normal oldu... aslında ben klasik müzik ile ilgili her konuda mozartın adının geçirilmesine de iyice kızmaya başladım... her konuda ve her ismin başında mutlaka bir mozart lafı ediliyor... nedir bu bizim milletin mozart aşkı... mehter sevdasından olabilir... gerçi anadolu ezgilerine özel bir merakı yoksa bile, olsun artık ve beni yalancı çıkarmasın begüm:)... yöresel anonim değerlerimiz resmen bor madeninden ve varlığı da tartışmalı olan toryumdan filan çok daha büyük bir hazine... bir kenarda ilgilenilmeyi bekliyorlar öylece... bor madenini değerlendiremiyoruz da sanki diğer değerlerimizi değerlendiriyoruz... norveçli amcalar yöresel caz yapınca dünyanın en felaket kuzey cazı oluyor ama bizim yöresel ezgilerle yapılacak her şeye önceden ağız burun kıvırmaya endeksli bir kitlemiz mevcut maalesef... eğer gerçekten yöresel mozart ise begüm aslan, sakın peşini bırakmasın derim...



11 yaşındayken başlamış müzik eğitimine... mersin üniversitesi devlet konservatuvarında... mersin üniversitesi, son yıllarda çok başarılı gençler yetiştiriyor ve çok dikkat çekiyor... öğretim kadrosu da oldukça güçlü... ırmak sabuncu ile kontrbas eğitimine devam ediyor bildiğim kadarıyla... orkestra şefliğine ve besteciliğe olan ilgisi sebebiyle oksana ignatenko ile de çalışmış... benim sahip olduğum bilgiler biraz eski, ırmak sabuncu şu anda mersin üniversitesinde olmayabilir... hatta begüm aslan da mersin üniversitesinde olmayabilir:)... şu anda olanı biteni ben öğrenip, yazarım buraya merak etmeyin...

evet, tahminim doğruymuş, bu sene mimar sinan üniversitesinde onur özkaya ile çalışmaya başlamış... yukarıda yazdıklarım da kalsın, öğretmenlik sona ermez çünkü... ben tüm öğretmenlerini, ailesini ve kendisini kutluyorum... ve sayısı bir elin parmakları kadar olmayan kadın orkestra şeflerimizden biri olmasını diliyorum begümün...

cem esen & begün aslan
öğrencilere hak veriyorum, vakitleri çok yeterli değil ama bir şekilde güncel bilgilerin ulaşılabilir bir şekilde ve biraz da detaylı olarak bulunması kendileri açısından çok önemli olmalı diye düşünüyorum... çünkü öğrenci de olsalar, bence tam olarak sanatçılar... öğrencilik, eğitim vb benim açımdan önemli değil o kadar... müzisyen, müzisyendir...

bir kaç ay önce piyanist cem esen ile birlikte anadolu üniversitesinde ve mozarthaus'da çok beğenilen konserler verdiler... ben izleyemedim ancak çok güzel yorumlar okudum... her iki sanatçımız da bestecilik yönü gelişmiş ve büyük gelecek vaad eden yetenekler... yukarıdaki fotoğraf da anadolu üniversitesinde verdikleri konserden...

henry eccles sonata a minör | begüm aslan & mira wollmann (piyano)



bestecilik yönünü öğrenince, yazacaklarım biraz yön değiştirdi ama yukarıda da belirttiğim gibi, kontrbas son yıllarda benim için çok ön plana çıkan, favori enstrüman oldu... yakın zamana kadar ağırlıklı olarak eşlik enstrümanı olmanın ötesine pek geçirilmemiş ancak sınırlı olmakla birlikte, solist enstrümanı da olması yanında, sınırları diğer yaylılara oranla çok daha geniş bir enstrüman bence... kontrbas demek aynı zamanda viyolonsel ve viyola demek de olabiliyor çünkü (saçmalamış olabilirim ama benden en fazla bu kadar yaylı bilgisi çıkar)... özellikle çalan renaud garcia fons ise, yada hocası françois rabath... zaman zaman keman sesi de çıkıyor bu aletten demişliğim çoktur... sonsuz oktavlı sanki, klavyelerde basarsın tuşa, 2-3 oktav ekler ya, onun gibi... hadi garcia fons elektronik donanımlı çalıyor, rabbath'da o da yok... bu iki ismi keşfetmem ise adam ben ezra sayesinde olmuştu... adam ben ezrayı da victor wooten sayesinde tanımıştım... görülebileceği üzere, gerçekten çok yeni sayılır benim kontrbas maceram ama bu enstrümanı bana ilk sevdiren ise oldukça eskidir... çocukluğumda dinlemeye başladığım ve şu ana kadar hiç bırakmadığım stanley clarke... kontrbası gitar gibi kucağında da çalan o dev stanley clarke... ve daha bir çok cazcı... kontrbasa tam gönül vermiş kişiler için bu isimler tuhaf gelebilir... şimdi bu paylaşımda uzatmayayım lafı... bas gitar ve kontrbas aslında muhteşem enstrümanlar ve bu sebeple begüm aslan ve kendisi gibi bu enstrümana gönül veren gençler benim için ekstra bir öneme sahipler... ülkemizde bu müzisyenlerin varlığı ve çalışmaları benim açımdan çok önemli...

çok fazla videosuna ulaşamadım ama aşağıdaki eserini zaten mutlaka paylaşırdım... şimdilik bu paylaşım fazlasıyla yeterli çünkü kendisine ait çok başarılı bir eser... oyun... piyanolu trio yapıtı... seslendirenler; ece selin yüksel (flüt),  eren çam (klarinet) ve irem yunkuş (piyano)...diğer beste çalışmalarını dinleyemedim ama oyun adlı bestesi bana çok farklı geldi... aradan yıllar geçince, besteciler çoğu zaman erken dönem bestelerini alıp bir kenara atabiliyorlar... halbuki o besteler genelde sonrakilerden çok daha özgür oluyorlar... bu konuyu açmak istemiyorum çünkü öğretmenler kızıyorlar o zaman:)... anlaşıldığı kadar anlaşılsın... konuyu yine kendi kafa yapıma göre çevireceğim ama sanki oldukça progresif bir müzik anlayışı var begüm aslanın... tek bir eser dinleyip, bu sonuca varmak biraz eğreti olabilir ama bu müziği besteleyen bir müzisyenden gelecekte kabına sığmayan, sınırları olmayan çalışmalar beklentimin olması da abes değil bence... eminim, ben begüm aslan hakkında çok fazla paylaşım yapacağım bu blogta:)... begüm aslanda da, bir koltukta bir çok karpuz taşıyacak hiperaktif bir sanatçı görüyorum ben...

Yorumlar

Haftanın Okunanları