Ana içeriğe atla

genç perküsyoncular beste ve yiğit

yiğit berber
beste gürkey ve yiğit berber
yiğit berber, beste gürkeyin en minik hayranıymış ve beylikdüzü belediyesi müzik akademisi bünyesinde akademik formasyon perküsyon öğrencisiymiş... 3 yıldır da perküsyon eğitimi alıyormuş... metalafon çalmak istiyormuş... beste çok büyük heyecan duymuş ve bir araya gelmişler... beste ilk enstrümanları olan glockespiel ve malletlerini hediye etmiş yiğide... "biz genç perküsyoncular büyük ve güzel bir aileyiz" demiş beste...

yiğit berber kaç yaşında tam olarak bilmiyorum ama beste tahminimce 14 yaşında... 15 de olabilir... yaşını bilmiyorum tam olarak ama bestenin 14 yıla 16 ödül sığdırmış olduğunu biliyorum:)... beste gürkey, bu sayfada hakkında en çok paylaşım yaptığım müzisyenlerden biri... son bir yıl içindeki başarılarını besteden yeni başarılar başlıklı paylaşıma ekiyordum ki, şu yukarıdaki yiğit-beste buluşmasını görünce ayrı paylaşım yapayım dedim:)... önceki paylaşımları da okursanız sevinirim...

ben ülkemizde sanatçı dayanışmasının çok kötü olduğunu düşünüyorum... umarım yanılıyorumdur... ortada görününen bir dayanışma var sanki ama yani biz de sonuçta bilmem kaç yaşına gelmiş insanlarız, külahıma anlatsınlar o sevimli dayanışmayı:))... yani yemezler:)...

gençler arasında daha güçlü bir dayanışma seziyorum ama yeterli değil... şimdi birden bire beste gürkey ile yiğit berber buluşmasını görünce hoşuma gitti... daha samimi bir dayanışma var gençlerde kesinlikle...

yaşlılarda ise bırakın samimi olanını, olmayanını; dayanışma filan yok... halbuki aynı güzel yolun minik ve masum kafilesi oluyorlar... tabii ben özellikle klasik ve caz müzik kafilesinden bahsediyorum... özellikle de var olduğu söylenen klasik camiadan... bu konuda ciddi kanıtlarla daha sonra upuzun bir paylaşım yapabilirim, şimdilik şunu söyleyeyim, klasik müzik camiamız var ya?... berbat durumdalar...:)...

neyse ki gençler var, beste var, yiğit var:)... biz genç perküsyoncular kocaman ve güzel bir aileyiz diyor beste... büyükler demiyorlar, diyormuş gibi yapıyorlar... ben zaten hayatımın hiç bir anında, kendim de dahil olmak üzere "büyüklere" zerre kadar inanamadım, akıl sır erdiremedim...

neyse, ben bestenin diğer paylaşıma eklemeyi düşündüğüm son bir yıl içindeki çalışmalarından ve başarılarından bahsedeyim... bu arada şunu da artık beste için de yazmak durumundayım: yahu biraz yavaş!... yetişemiyoruz :) ... bunu bu sayfada 3-5 sanatçıya yazmak zorunda kaldım... zorunuz ne yahu?... yaz yaz bitmiyor arkadaş...

portekizde düzenlenen 11. paços'premium perküsyon yarışmasında birincilik ödülüne layık görüldü... yarışmaya istanbul üniversitesi devlet konservatuvarından arkadaşlarıyla birlikte katıldı... birinci olmasına rağmen, türkiyeye dönmek zorunda olduğu için, kategori birincisi olarak kazandığı konser hakkını da yarışmada 2. olan joao dura ya verdi...

henüz 14 yaşında olmasına rağmen, 16 ödül almış oldu beste ve aslında benim son bir yıl içerisinde yazmadığım çok fazla çalışması da mevcut... bildiklerimi ve hatırladıklarımı ekleyeyim, sonraki çalışmalarını artık başka paylaşımlara bırakırım:)...

dom famularo ve beste gürkey
bulgaristanda pleven şehrinde düzenlenen 4. uluslararası marimba ve perküsyon festivaline katıldı...

izmire konser için gelen ünlü vibrafon sanatçısı ve besteci ted piltzecker, istanbulda beste gürkey ile masterclass düzenledi...

yeni kurulan istanbul avangard trio ile çalışmaya başladı beste gürkey... nağme yarkın klaik kemençe, baturay yarkın piyano çalarken, beste grupta marimba ve vibrafon çalıyor...

19 kasım 2016 tarihinde haliç kongre merkezinde yga zirvesi bünyesinde düzenlenen konserde percussion ensemble ile birlikte solist olarak sahne aldı...

1 aralık 2016 tarihinde düzenlenen international percussion dialogues açıklamalı konser etkinliğine katıldı... doğuş çocuk senfoni orkestrasıyla konserler verdi... avangard trio konserleri de devam etmiş bu arada... bir çok şeyi yazmıyorum:)... 18 şubat 2017 tarihinde küçükçekmece perküsyon orkestrasıyla konsere katıldı...15 mart 2017 tarihinde engin gürkey yönetimindeki percussion ensemble orkestrasıyla interaktif katılımlı güzel bir konser verdiler...

beste gürkey
percussion ensemble orkestrası interaktif konser sonrası katılımcılarla
1976 yılında babası engin gürkeyin aynı okulda çaldığı aynı enstrümanla konser verdi beste 2017 yılında... 1 nisan 2017 de ise gençlik sanat merkezinde bir resital verdi beste... 14 nisanda 7. si düzenlenen pera müzik festivalinin genç solistler serisine 3. kez katıldı... kendisine piyanoda baturay yarkın eşlik etti..konserde meriç soylu anısına yazdığı kelebeğin dansı adlı eserini de seslendirdi... baturay yarkın ile birlikte 23 nisanda ntv ekranlarına konuk oldu...



itü türk müziği devlet konservatuvarı katkılarıyla, küçükçekmece belediyesi müzik akademisi öğrencileri 13 mayıs 2017 tarihinde ustalarıyla bir araya gelerek sahne aldılar... konsere katılanlar arasında beste gürkey de yer aldı...

9. italya uluslararası perküsyon festivali ve yarışmasında timpani ve trampet kategorilerinde 2 birincilik aldı geçtiğimiz mayıs ayında beste gürkey... festival sonunda da bir konser verdi... itü den katılan geçler, bu yarışmadan toplam 13 ödülle döndüler...

27-28 mayıs 2017 tarihlerinde gerçekleşen uluslararası genç yetenekler müzik yarışmasında da hem büyük ödülün sahibi oldu beste hem de en iyi türk bestecisi yorumcusu ödülüne layık görüldü...

istanbul üniversitesi devlet konservatuvarının bu yılki mezuniyet ve ödül töreninde beste iki ayrı sevinci birlikte yaşadı... son eğitim dönemi içinde en fazla ödül kazanan öğrenci olduğu beste bir ödülü de bu sebeple rektör prof. dr. mahmut ak ın elinden aldı...

çağrı çetinsel'in son albümü kar küresinde konuk sanaçı olarak yer aldı beste ve bu albümde vibrafon çaldı... albüm, ütopya müzik tarafından yayınlandı... çağrı çetinsel, aynı zamanda ezginin günlüğü grubunda da vokalist, onu da belirteyim... albümü satın almayaı unutmayın... hemen paylaşayım kar küresi adlı parçayı...



beste gürkey, çağdaş eğitim vakfı genç yetenekler bursuna da layık görüldü bu arada... 2 ekim 2017 tarinde de şef ibrahim yazıcı yönetiminde, merve kocabeyler, elvin hoxha ganiyev, berfin aksu, ıraz yıldız ve utar artun ile birlikte sahne aldı... finansbank çev işbirliğiyle zorlu psm de verilen bu genç yetenekler konseri de çok dikkat çekici bir organizasyon oldu...

beste gürkey

Yorumlar

  1. Merhaba yazınız çok güzel ve kapsamlı olmuş, Yiğit 10 yaşında :) Başta Engin Gürkey olmak üzere sevgili Beste'ye desteği için ve hayatımıza bambaşka bir yön verdiği için annesi olarak teşekkür ederim. Yaş demişken keşke ben de onun yaşında iken sizler gibi değerli insanlarla karsilaşsaydım. Yiğit ve onun gibi sayısız çocuk emekleriniz için size minnettarlar. İyiki varsınız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok mutlu oldum katkınızı görünce:)... bestenin yiğite desteğini görünce de çok mutlu olmuştum... beste gürkeyi de ilk yazdığımda 10 yaşında idi... aradan 4 yıldan az bir zaman geçti ve bugünkü büyük başarıları ortada... ben eminim, yiğiti de kısa bir süre içinde yazmaya başlayacağım:) size hem teşekkür ederim, hem de kutlarım:)...

      Sil
    2. bu arada, hiç bir zaman geç değildir, 10 yaşında olmanıza gerek yok, şimdi de başlayabilirsiniz... beste, ailesi ve bizler size de destek oluruz mutlaka:)...

      Sil
  2. Çok teşekkür ederim, bunu bilmek bile çok güzel... Umarım gerçekleşir:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Ayın Çok Okunanları

aslıhan keçebaşoğlu

başarılı genç bestecilerimizden aslıhan keçebaşoğlu; finlandiya'nın ünlü sibelius müzik akademisinde master yapmaya hak kazanmış... bugün birden karşıma çıkınca bu haber, çok sevindim... kendisi hakkında iki kelam etme fırsatım da çıktı bu arada...

son yıllarda eserleri ile adını sıkça duymaya başladığımız aslıhan keçebaşoğlu ile ilgili olarak öncelikle ufak bir hatırlatmada bulunmam gerekiyor, sonra bu kısmı silip atacağım okuluna başladığında... 

hem sibelius akademisine finlandiya dışından başvuran 25 aday içinden ön eleme ile seçilen 7 kişiden biri olmayı hem de o 7 kişi içinden sıyrılıp, okula kabul edilen 2 kişiden biri olmayı başardı aslıhan keçebaşoğlu... özetle bu önemli okulda yüksek lisans yapacak ancak 7 temmuz tarihine kadar acil olarak 2500 euro desteğe ihtiyacı var... sonrasında da oturma izni ve yaşamsal giderleri için de önemli bir desteğe ihtiyacı olacak doğal olarak... ilgilenenler için adresini vereyim hemen... 

aslihankecebasoglu yazacaksınız... sonrası bildiğin…

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

idil ve ela'dan başarı haberi

yine bir gülden gökşen hoca klasiği... iki öğrenci, 2 birincilik... idil atlıer ve ela demirkaya; the muse müzik yarışmasına katılıp, birinci olmuşlardı ama ben ertelemiştim bu paylaşımı çünkü ödül olarak yunanistanda konser vereceklerdi haziran sonunda...

temmuz ayına girdik ya, "konser verilmiş mi? bi bakayım" dedim, verilmiş tabii... ben de paylaşayım artık dedim...

the muse, internet üzerinden video paylaşımına dayalı bir yarışma ve videonuzu yarışmaya göndererek katılım sağlıyorsunuz... değerlendirme sonucunda alınan puanlara göre dereceler veriliyor ve her kategorinin birincilerine konser verme imkanı sağlanıyor... bütün dünyaya açık bir yarışma ve neredeyse tüm enstrümanlara ek olarak vokal yanında, oda orkestrası, geleneksel enstrüman ve amatör kategorileri de mevcut...

ela ve idil, birinci oldukları için konser verme hakkı kazandılar ve 29 haziran günü saat 19:00 da atina'nın en büyük salonu olan megaron konser salonunda sahne aldılar... yapılan yorumlarda, büy…

cem esen

yıllardır takip etmeye çalıştığım bir isim besteci ve piyanist cem esen... daha doğrusu, takip etmeye başladığım belki de ilk genç müzisyenlerimizden kendisi ama yıllardır hakkında hiç paylaşım yapmadığım bir isim aynı zamanda... bu sayfada neden bir çok genç yetenekten henüz bahsedememiş olduğumu açıklarken de cem esen'i örnek göstermişim:)... bakınız, burada... gitmişken oraya; sağa sola da bir göz gezdirin, öyle dönün...

tabii hakkında hiç bilgi vermemiş de değilim... sağ üstteki "ara" kısmına adını yazıp, okuyabilirsiniz... mesela "neden önceliğimiz geleceğimizdir?" sorusuna yanıt ararken de cem esen'in hayran kaldığım eserlerinden biri olan free variations op. 7 eserini paylaşmıştım... bu paylaşımı ben çok önemserim ve okunmasını isterim, verdiğim bağlantıdan okuyun mutlaka...

içinde gürültü eksik olmayan bir evde dünyaya gelmiş cem esen de... yani anne de baba da müzisyen... komşuların sevmediği türden evler sanatçı evleri... "vayyy sen müziğe n…

orta çağdan günümüze hurdy gurdy

hurdy gurdy, 12. yüzyıl öncesine ait yaylı bir çalgıdan köken aldığı düşünülen oldukça eski bir müzik aleti... ilk ortaya çıktığı yer; bazı kaynaklara göre avrupa ama orta doğu orijinli olduğu konusunda neredeyse fikir birliği var gibi... üstelik atasının rebab olması da kuvvetle muhtemel... gerçi köken araştırmalarında bu kadar gerilere gidilmesi ne derece doğrudur bilmiyorum çünkü nihayetinde bütün enstrümanları en eski bir kaçına bağlayıvermek de biraz mantıksız geliyor bana... rebabın aşırı değişmiş bir hali oluyor bu durumda...

çok daha eski resimler mevcut ama ben birbirlerine benzeliklerinden dolayı jules richomme ye ait 1882 tarihli yukarıdaki tabloyu ve günümüze ait aşağıdaki fotoğrafı paylaşmayı istedim... aşağıdaki fotoğraf ise günümüzün ünlü folk rock grubu eluveitie nin gözde elemanı anna murphy ye ait... yazının sonunda bir videosunu paylaşırım mutlaka ama şimdilik şunu söylemek gerekir ki; 133 yıl öncesi ile günümüz arasında çok şey değişmiş olabilir ama işin özü aynı …

can çakmur

çok dikkat çeken, çok başarılı bir genç piyanist can çakmur... hakkında bir şeyler yazmak için hep ileri bir zamana ertelediğim isimlerden biri kendisi ama fırsat buldukça ertelediğim bu gençleri de yazmaya çalışıyorum... can çakmur, bir çok genç yeteneğimize oranla daha fazla tanınma fırsatı yakalamış olan bir isim... tabii bu tanınırlığın sebebi, elde ettiği büyük başarılar sonuçta ve dolayısıyla medyada daha fazla yer aldı... türkiyede ilgili medyanın bile ilgisini çekebilmek için bir kaç deveye birkaç hendek atlatmanız gerekiyor... zaten ondan sonra da medyaya ihtiyacınız kalmıyor:)...

can çakmur hakkında detaylı bilgi alabilmeniz için öncelikle resmi sayfasının adresini paylaşayım... çok iyi hazırlanmış güzel bir sayfaya sahip can çakmur... fırsat buldukça araya sıkıştırıyorum, her genç yeteneğimizin mutlaka böyle bir sayfası olmalı diye düşünüyorum... umarım bir çokları gibi sayfasına kilidi vurup da facebook, instagram vb gibi pek işe yaramayan ortamlara geçmez...

www.cancakmur.…

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…

gelem gelem (djelem djelem)...

"öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti"

"gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum...

çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz

çingeneler

çingene müziği

tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği için marş olarak kabul edilmiş 197…

deniz neva ertürk

"gelecekte caza geçebilir" yada "bakarsınız, progresif müzik yapar" vb gibi bir takım kehanetlerde bulunamayacağım bir paylaşım olacak gibi görünüyor genç piyanist deniz neva ertürk hakkındaki bu paylaşım... sürekli takip edenler anlamıştır ne demek istediğimi ama ilk defa okuyan anlamayabilir; ben özellikle prog ve caz hastası olduğum için, burada gençlerin kafalarını çelip, klasik müzikten biraz saptırmaya çalışan bir tipim ama deniz neva ertürk'ü dinlerken, kendisine bu tip lafların pek işlemeyeceğini anlamış bulunuyorum... gelecek ne getirir tabii bilinmez, bakarsınız yeni bir ayşedeniz doğar ama deniz neva nedense bana tam bir klasik piyanist izlenimi verdi... yani klasik eserlere harfiyen bağlı, bilinen orijinal halleri ne ise bire bir çalma azmi içinde bir konser piyanisti sezdim... anlatamadım değil mi?... farkındayım:)... ama anlatmadan bırakmam merak etmeyin...

adına inatla klasik denen bu muhteşem müzik, diğer müzik türlerinin de anası olduğu için, …