Ana içeriğe atla

nerede o eski rock grupları?

birden aklıma geldi, direk yazmaya başladım yine... ilham bu! ne zaman geleceği belli olmuyor:)... "nerede o eski rock grupları?" deyince, sakın nostaljiye bağladım ve "aaah ah nerde o eski gruplar!" diye dertleniyorum zannetmeyin... bakın başlığa, soru işareti var, ünlem yok... yani gerçekten soruyorum: nerede şimdi o gruplar?... hemen kısa bir açıklama yapayım, o daha çok bilinen ve nedense adına "anadolu pop" yada "anadolu rock" denilen eski babaları sormuyorum... mesela 3 hüreller, ersen ve dadaşlar, kardaşlar, apaşlar, ferdy klein falan filan gibi grupları kast etmiyorum... anadolu pop ve anadolu rock gibi tabirlere de had safhada gıcığım... öyle müzik türleri mi var yahu!... neyse, o da başka bir yazı konusu olabilir...

kimleri soruyorum ben?... hemen aklıma geliverenleri sıralayayım; mesela hazy hill... nedense ilk aklıma gelen hazy hill oldu, yurt dışında ilk konsere çıkan grup idi diye hatırlıyorum yada demo kavramını yurda ilk sokan mıydı... belki de ikisi birdendi ve benim bildiğim ilk metal grubumuz idi... öncesinde varsa birileri, affetsinler artık... insan hatırlayamıyor ki!...

tam insan hatırlamıyor ki demişken; hemen araya bir paragraf açayım... şimdi ben burada bir çok paylaşımda sürekli sağa sola kızıyorum, "neden web sayfanız yok kardeşim" diyorum ya!... sebebi bu işte... unutulup gidiyorsunuz ve benim gibiler zar zor hatırlıyorlar... ne olacak? bir süre sonra hatırlayan da kalmayacak ve belki de hayatınızın 3 de 2 si fezaya karışıp gidecek... bakın işte, u-nu-tu-lu-yor... hadi o bahsettiklerimin internet imkanları yoktu doğal olarak, sizin her türlü imkanınız varken unutulacaksınız!... benden söylemesi...

kimleri soruyorum dedim, hazy hill dedim ve daldım sohbete... mesela hardal!... harika bir grup idi... türkiyenin ilk ve hala daha tek kadın rock grubu volvox... bilmeyenlere hemen bildireyim, o şimdi bayıldığınız şebnem ferah ve özlem tekin bu beş hanım kardeşimizden 2 si idiler... diğer üç isim bugün ne yaparlar bilmiyorum ama isimlerini buldum;  duygu karpuz, ebru bank, gül ağırca ve buket doran... 6 oldu!... neyse, demek ki altı kişilermiş volvox olarak... buket doran da uzun süre müzikle ilgilendi ama şimdi ne yapıyor bilmiyorum... diğer isimler de şu an ne yapıyorlar hiç bilmiyorum...

hardal, hazy hill, volvox dedik ama ben şimdi her birini bu şekilde yazamam, kısaca hatırladığım diğer grupları yazayım: mavi sakal, kesmeşeker, ra, gece yolcularıkramp, nuhun gemisi, aqua, devil, whisky, objectif, mask, pilli bebek, mozaik, yırtık uçurtma, grizu, cultus, egzotik band, yuhu,  nekropsi ve şu anda aklıma gelmeyen daha bir çok grup... daha yeni olan gruplar da vardı mesela ünlü... 657... almora gibi... bu grupların içinde hala aktif olan varsa ben bilmiyorum ama yoktur büyük ihtimalle...

bu arada; ben daha önce 657 hakkında yazmıştım bir şeyler... muhteşemdiler ama şimdi yoklar...

bir de zen vardı ki akıllara zarar idi... doğaçlama konserler, albümler gibi zor işlerle uğraşırlardı...

aqua www.arsivfotoritim.com/

bu yazıya neden başladım?... gerçek anlık sebep şu: nereden geldiyse aklıma, birden bire aqua diye bir grubumuz olduğunu hatırladım... bende 1 adet kasetleri vardı, evin altını üstüne getirdim! ama yok!... aklımda kalan sadece adları yani aqua... çok sevdiğim parçaları vardı, isimlerini bile unutmuşum!... tabii deli oldum... bir yandan da sıcak var ya, kafayı yedim... şu anda da hiç bir şey hatırlamıyorum, google hazretlerinde ve youtube da da işime yarayacak hiç bir bilgi bulamadım... daha doğrusu az önce zar zor, bin bir zahmetle isimlerine ulaştım... cem canbay, cem berksoy, murat tunalı, özlem dinçarslan... bulduğum kaynakta bile, röportaj cem canbay ile yapılıyor ki grup aqua nın kurucusudur; gruptaki bu isimleri saymış ve bir kişinin sadece adını hatırlıyor!... okan adında bir arkadaş da vardı diyor!... demek ki ne oluyormuş?... bir daha yazayım: u-nu-tu-luyor!... :)...


cem canbay ile yapılan röportaj (maalesef sayfa artık yok!) çok güzel bir röportaj, mutlaka okuyun derim...

ilginç değil mi?... okan adlı kişi nerede şimdi? kimdir?... nerede bu eski rock grupları?... :)...

bu yazıya neden başladım deyip, anlık sebebi yazdım... unutmadan asıl sebebi yazayım: saygı!... onları dinleyerek büyüdü bizim nesil... ve sadece bir kısmını ilk anda hatırlayabildiğim bu gruplar ve elemanları çok önemliler... asla unutulmamalılar diye düşünüyorum... bir kısmı bugün farklı gruplarla müzik yapıyorlar hatta henüz tam bilmiyorum ama belki de araştırıp bir şeyler buldukça çok da şaşırtıcı isimler ve gelişmeler çıkacak karşımıza...

evet, bu gruplar hakkında elindeki bilgiyi paylaşan bir çok kişi var ama çok çok sınırlı... ben de yazabildiğim kadarıyla, bildiğim kadarıyla burada ara ara paylaşacağım eğer yeterli malzemem olursa...

son söz: ben eğer eskilerde bile kalmış olsa, bir grup kurmuş olsaydım, bugün hiç üşenmez o grubu tanıtan, unutulmamasını sağlayacak her türlü bilgiyi internetten paylaşırdım gençlerle... hatta artık piyasada olmayan bütün parçaları da paylaşırdım... en başta, kendi emeğime saygısızlık etmezdim...

Yorumlar

  1. Merhabalar. Gerçekten bu yorumu görüp göremeyeceğinizden emin değilim ama uzun zamandır Aqua grubunu araştırıyordum ve bu yazınız gerçekten çok yardım etti fakat bahsettiğiniz Cem Canbay röportajına ulaşamıyorum. Acaba hala röportajın linkine sahip misiniz, yada hangi web sitesinde olduğunu biliyor musunuz. Eğer sevdiğiniz şarkıları bulmanıza yardımcı olacaksa Youtube'a tüm kaset yüklenmiş https://www.youtube.com/watch?v=RkoQk7XfmOE&list=PLLbNDeDFZ1hZ2yStkoSfPA9ogOJiWgvMd. Bence iyi şarkılar asla unutulmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhabalar... yorumları görüyorum mutlaka ama cevap yazmadan önce aqua'yı dinledim:))... çok çok teşekkür ederim.. ben bu paylaşımımı bile unutmuşum!! sayenizde hatırladım.. o kadar çok grup vardı ki bir zamanlar, 2 de 1 farklı farklı gruplar aklıma geliyorlar ama haklarında bilgiye ulaşabilmek günden güne imkansızlaşıyor maalesef... bu yorumunuz çok iyi oldu, tekrar teşekkürler.. tamamen unutmadan bu gruplar adına bir şeyler yapmalı diye düşünüyorum... cem canbay röportajını bir inceleyeyim, umarım bulabilirim...

      Sil
    2. maalesef o sayfa bir forum sayfasıymış ve günümüz sosyal medyası ağırlık kazanınca, o forumlar da kapanıp gittiler... devasa bir bilgi de yok olup gitti... mutlaka siz de bulmuşsunuzdur ama yine de yazayım; https://turkiyedeagirmuzigingecmisi.com/ sayfasının ilgilileri ile bağlantıya geçerseniz, belki aradığınızı bulabilirsiniz...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o