Ana içeriğe atla

Софья Тюрина (sofia tyurina)

saksafon

Софья Тюрина - sofia tyurina

Софья Тюрина yani sofya tyurina... rusya'dan çok iyi bir saksafoncu genç müzisyen... gelecekte dünya çapında bir saksafoncu olacağı için, ingilizcesini de ilave edeyim, sophia tyurina...

uzun süredir instagramda karşıma çıkar sofia tyurina ama ya uzun uzun rusça yazılar olur, doğru düzgün çevirmez instagram yada paylaşım yapanlar adını yazmazlar vs vs... zar zor öğrendim adını sofia'nın, youtube'da izledim ve hayranlığım daha da arttı...

youtube/sofia tyurina

2007 yılında saratov bölgesinde balakovo'da dünyaya gelmiş.. annesi kendisini sürekli konserlere götürüyormuş, konserlerde, tv'de, internette izleye izleye, sonunda saksafonu çok sevmiş ve 1 no'lu çocuk müzik okulu'nda saksafona başlamış... ilk öğretmeni de v. n. kuptsov... buradaki eğitimine 5 yıl devam etmiş... şarkı söyleme ve dans etme yanında; piyano, keman ve gitar da çalıyor...

balakovo büyük bir şehir değil, hatta anladığım kadarıyla küçük bir kasaba... 1 no'lu müzik okulu eğer bizim anladığımız anlam dışında bir anlam taşımıyorsa, acaba kaç no'luya kadar müzik okulu var ki? diye düşünmeden edemedim:)... yada bizim kaç kasabamızda müzik okulu var? yada şehrimizde? gibi de düşünmeden duramıyor insan:)...

ben kendisini rimsky korsakov'un özellikle aşırı sürat denemelerinde her müzisyenin kullandığı flight of the bumblebee adlı eseri ile tanıdım, onu paylaşayım... tabii sosyal medyada kendisini ünlendiren video bu değil, o oldukça eski... ben geçen seneye ait olan bir arıyı seçtim... piyano çalan isim ise ksenia parfinovich... yani Kсения Парфинович...


kendisini ilk izlediğimde 9 yaşında idi ve en minikler için yapılmış bir saksafon çalıyordu ve "bu yaşta bu derece iyi saksafon çalabilmek de neyin nesi!" diye düşünmüştüm... saksafon öğrenmeye 6 yaşında başlamış olduğunu düşünürsek, iki buçuk yılda bu parçayı oldukça iyi çalabilecek seviyeye gelmiş olması çok dikkat çekici... ben saksafon öğrenmeye 6 yaşında başlamış dedim ama okula başlamadan önce de oldukça iyi çalıyormuş çünkü 5 yaşında çekilmiş bir videosu da var:)... george shering - lullaby of birdland... izleyebilirsiniz dilerseniz...

cофья tюрина (sofia tyurina)

2017 yılından beri gnessin müzik okulunda devam ediyor eğitimine sofia tyurina ki rusya'nın önde gelen müzik okullarından biridir bu okul... benim tanıdığım genç rus müzisyenlerin neredeyse tamamı moskova'daki bu okulda öğrenim görüyor...

çok fazla şey yazacak kadar bilgim yok kendisi hakkında... bir çok kaynak da rusça olduğu için, anlamak oldukça zor oluyor ama işin garibi, nedense rusça bilgi de oldukça sınırlı... araya harika bir vivaldi yaz ekleyeyim... vivaldi four seasons - summer... piyanistin adına ulaşamadım...


o kadar çok dikkat çekici çalışması var ki, videoları arasında tercih yapıyorum... ilaveten harika bir carmen fantezisi de dinleyebilirsiniz...

moskova devlet akademik filarmoni orkestrasının bir üyesi sofia tyurina... uzun süredir; moskova virtüözleri devlet oda orkestrası, igor butman tarafından yönetilen moskova caz orkestrası, moskova filarmoni derneği senfoni orkestrası, st. petersburg devlet akademik capella'sı ve saratov senfoni orkestrası gibi çok önemli orkestralarla da çalışmış/çalışıyor sofia...

bir çok önemli yarışmadan da derecelerle döndü sofia tyurina... balakovo'da bölgesel bir folk yarışması olan musical spring ile adını duyurmuş ilk olarak... 2. uluslararası music of the stars festivali bünyesinde düzenlenen yarışmada da saksafonda altın, gitarda da gümüş madalyanın sahibi olmayı başarmış... kültür ve sanat alanında rusyanın geleceği ulusal ödülünün sahibi olmuş...

isviçre lenzburg kalesinde çekimleri yapılmış olan yine çok güzel bir çalışma paylaşayım... ian clarke "hypnosis"


vladimir spivakov uluslararası yardım vakfı bursiyeri olan sofia tyurina; uluslararası genç müzisyenler "nutcracker" müzik yarışmasında da birinci olmayı başararak, altın fındıkkıran ödülünün sahibi olmuş ve yine bir televizyon yarışması olan bluebird'de de büyük ödüle layık görülmüş...

son zamanlarda bir çok farklı etkinlikte ve projede sık sık karşıma çıkmaya başladı sofia tyurina ve paylaşmak istedim kendisini... ünlü piyanist denis matsuev ile aynı sahnede defalarca izledim kendisini... matsuev'in bir çok çalışmasında yer alıyor, mikhail ve andrey ivanov kardeşlerle de sık sık çalışmalar yapıyor...

denis matsuev'in "anniversary" olarak geçen konserinden çok beğendiğim yeni bir kaydı da araya ilave ediyorum sonradan... benzeri o kadar çok çalışma var ki... fly away ve take five... denis matsuev ve sofia tyurina ile birlikte sahne alan diğer müzisyenler ise; andrey ivanov (kontrbas), alexander zinger (davul) ve arkady shilkloper (korno)...


caravan performansını da mutlaka izleyin, harika...

denis matsuev'in çalışmaları ile ilgili ayrı bir paylaşım yapmak da istiyorum çünkü kendisi çocukları ve gençleri ciddi anlamda destekleyen, kendi çalışmaları ve konserlerinin yoğunluğuna rağmen, onları da ihmal etmeyen çok önemli bir isim... tabii onun projelerinde sofia tyurina haricinde bir çok başarılı çocuk ve genç müzisyen de var ve gerçekten tamamı da çok fazla başarılılar... 2016 yılından, eski bir video olmakla birlikte, nutcracker'dan çok güzel bir performans ile bitireyim... altın fındıkkıran olduğu gün:)...

kendisini takip ettikçe, çok farklı çalışmaları çıkıyor... bir de bonus paylaşım yapayım, daha doğrusu çoğunu aralara sonradan ekledim diyebilirim... kendi çalışması ile bu sefer artık gerçekten bitireyim... moonlight... gerçekten çok iyi bir çalışma... kendisine eşlik eden müzisyenler; asiya shakirova rimovna (piyano), kalmazan vyacheslav vyacheslavovich (davul) ve savchenko ksenia (kontrbas)...

Yorumlar

  1. Heeeeey what an amazing musician!!!!!!!

    YanıtlaSil
  2. She is absolutely amazing.. I have never seen a great young musician like her!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. thanks for your comment.. i agree with you, she is amazing..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çağla karaali

çağla karaali çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?... konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onların okulları bu çocuk

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ev stüdyosu ortamı

müzik stüdyosu izolasyonu stüdyo ortamına ev içinde oda deniyor:)... yani evin içinde bir yerler... yine işin büyüklüğüne göre maliyet çok değişecek... mesela siz çalışırken çok gürültü olacak mı? ... keyboard kullanacaksanız sesini az açarsınız... yada kulaklık kullanırsınız... monitör kabin en iyisidir ama mecburen gerekebilir çoğu zaman kulaklık... o zaman, kulaklığın çok iyi olması şart... eletro gitar çalacaksanız gürültüye engel olmak çok zor ama teknoloji gelişti iyice amfi yerine direk olarak bir çok keyboarda yada audio/midi arabirimine gitarı girebiliyorsunuz... kulaklıkla elektro gitar çalmanız da mümkün... davul çalacaksanız::)))... işiniz zor tabii... o zaman yalıtım yapacaksınız odaya çünkü daha ilk gün eve polis gelecektir... tabii davul makinesi, ritm makinesi, eskiden ritm box denen zımbırtılardan kullanacaksanız yada dijital davul seti kullanacaksanız iş basit... "çok iyi" bir kulaklık işinizi görecektir... ama "adam gibi" bildiğin davul (

EmiSunshine

EmiSunshine tam adı emilie sunshine hamilton ama EmiSunshine adını kullanıyor... ben ilk izlediğimde, kendisinin bu kadar genç olduğunu anlamamıştım!... 25 civarı diye düşünmüştüm yaşını ama 2004 doğumlu çıktı... 14 yaşında henüz ama ben tarzına ve sanatçı ruhuna resmen hayran kaldım... çok küçük yaşlarda çekilmiş videoları var, o yaşlarda bile giyimi, aksesuarları, sahnede duruşu, yüz ifadeleri, vücut dili, fotoğraflarda verdiği pozlar vs vs vs, her yönden yaratıcı ve sanatçı bir yapıya sahip... şimdi bu yazdıklarım daha çok moda dergisine uygun ve magazinsel oldu ama sadece bu sebeplerle bu sayfada paylaşmam mümkün değil kendisini... çok daha fazlasına sahip emilie... Emilie Sunshine Hamilton tam bir yetenek bombası emisunshine... çok iyi şarkı söylüyor, sesi çok iyi, tarzı çok iyi ve sesini oldukça iyi kullanıyor... bir çok enstrümanı iyi seviyede çalıyor yani multienstrümantalist... ve kendine ait eserleri var... anlayacağınız söz yazıyor, beste yapıyor... bu kadar da d

zaman içinde gitar

klasik gitar bildiğimiz gitar işte üstteki... tarih ne kadar gerilere gidiyorsa, gitar da neredeyse o kadar gidiyor gerilere... benim ilk rastladığım bilgi sümerlere, hititlere kadar gidiyor... bir de mitolojide gitar benzeri şeyler var... mitoloji denen şey tam olarak ne vakte düşüyor var mı bilen?... işte o zamanlara kadar gidiyor bu iş... çok eskilere yani... kafamın basmadığı zamanlar... ne varsa anadoluda ve mezopotamyada var gerçekten... bu sümerlere hayranım... bildiğim kadarıyla mö 3500-4000 li yıllar gibi... hititler de öyle... gerçi ben mö 1400 lere kadar bulabildim gitarın orijinini... aşağıdaki resimlerin ilki berlinde, ikincisi ise istanbulda bulunuyor şu anda... hititlerde gitar hititlerde gitar benim bulabildiğim, gitara benzeyen en eski müzik aletleri yukarıdakiler... ama çoğu tarihçi ve müzikolog daha da eskilere götürüyor gitarı ama bence artık o kadarı da abartı oluyor çünkü gitara pek de benzemiyorlar... örneğin aşağıdaki de gitarın atası olarak kabul

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

zahit bizi tan eyleme, şaraba eyle ihtiram...

konumuz "zahit" ama zahit hakkında yazabilmek için önce uzunca bir zaman ayırıp, kitap karıştırıp, mürekkep yalamak gerekiyormuş gerçekten... ilk anladığım o oldu... hemen belirteyim; zahit daha yaygın kullanılıyor ama doğrusu "zahid" ... aslında konu; " dinlediklerim " ancak "ben şu zahit adlı eseri çok severek dinliyorum, alın bu da videosu vs vs vs" denip de geçilecek bir eser değil... zaten zahit bizi tan eyleme deyişini bilmeyen ve sevmeyen yoktur... kıyıda köşede kalmış bir şeyi keşfetmiş olamayacağımdan ötürü, asıl amaç tabii ki farklı... neredeyse ilkokul yıllarından beri hayranlıkla dinlediğim "bu zahit de neymiş yahu" diye anca meraklandım zannedersem... çoğu zaman bu esere kısaca zahit denir geçilir... eğer sadece interneti kurcalarsanız ve bu kurcalamanız sadece öylesine gerçekleşirse, aslında birbirinin devamı yada tamamlayıcısı denebilecek zahitler ile karşılaşırsınız... kafanız da karışır biraz... zaten gördüğüm kada