Ana içeriğe atla

julio silpitucla

gitarist
julio silpitucla

bir kaç yıldır tanıdığım bir gitar fenomeni julio silpitucla... hemen şunu belirteyim, fotoğrafına yada videolarına bakıp da kendisini çocuk zannetmeyin, şu anda 24 yaşında... 12 yaşında olduğunu filan yazanlar var ama 2016 yılında konser vermek üzere katılmış olduğu bir kitap fuarının duyurusunda 19 yaşında olduğu yazıyor... yaşına neden bu kadar taktım, ben de anlamadım:) ama çok tartışılıyor...

geçen sene minicik ama hayran kaldığım bir videosunu instagramda paylaşmıştım, tanımadığım biri (bereket) "arkadaş, berbat gitar çalan bu adamı neden paylaştın ki? komiklik olsun diye mi?" şeklinde bir mesaj yazmıştı:))... pardon, dm atmıştı:))... yahu, tamam, zevkler tartışılmaz filan diyoruz ama o kadar da tartışılmaz değil yani bu zevkler...

şimdi bunu yazınca, aklıma bir kaç sene önce hülya avşar hanımefendinin, jürilik yaptığı bir tv programında, ali deniz kardelen'e, performansı sonrasında "pardon, siz galiba gitara yeni başladınız herhalde yada amatör müsünüz?" gibi şeyler söylemiş olması geldi nedense:))... yahu ali deniz kardelen gitti, amerikalarda, kanadalarda birincilikler aldı geldi:)... neyse... şimdi yine olmayacak bir şey yazacağım, olmayacak şeyler olacak:)... bir ara siliyorlardı o programın videolarını, birileri yüklemiştir mutlaka yine, youtubeta arayın, izleyin...

gittim, baktım, videonun zerresi yok ama videoları sildirten de galiba ali deniz kardelenmiş:))... jürinin sildirtmesini daha uygun ve makul bulurdum:)... neyse... buyrun, okuyun... yoksa kafadan sallıyorum zannedeceksiniz çünkü ortada kanıt yok...

konu dağıldı yine... ama pek de konu yok ortada çünkü bütün gitar hastalarının derdi, julio silpitucla hakkında neredeyse hiç bilginin bulunmaması... ben bir çok röportajını dikkatlice dinlemeye çalıştım, bir şeyler yakaladım, yazarım ama anlamak benim için kolay olmadı... yani çok az bilgim var benim de... zaten benim tek amacım da, bakın böyle biri var, denk gelmediyseniz, denk getireyim demek... gerisi size kalmış...

öncelikle şunu belirteyim; paylaşacağım videolara yada kendi bulacağınız videolara bakıp da, sakın gariban, kendi halinde, sadece youtube ve instagramda fenomen olan biri olarak düşünmeyin... festivaller, konserler, tv programları vs vs aralıksız devam ediyor ancak videoları hep benim paylaşacağım videolar gibi... sebebini anlamadım...

öncelikle benim dikkatimi çekmesini sağlayan cumpersita ile başlayayım, video uzun, bir tv programı... sadece o kısmını aldım... çok daha dikkat çekici performansları var ama cumpersitadan çok, kendi yorumu ile parçayı bitirişine bayıldım... yani aslında videonun en son kısmı diyebilirim... tam sevdiğim türden bir sanatçı julio... aynı parçayı bin kere çalsa, hiç biri birbirinin aynısı olmaz çünkü yaptığı müzik sadece o anlık... o anda içinden ne geliyorsa, o... hatasıyla, ustalığıyla... kendisini paylaşmamın tek sebebi de ağırlıklı olarak bu hali...

arjantinli, buenos aires'de yaşıyor... instagramdan takip ederseniz, çok daha iyi anlayacaksınız gitardaki seviyesini... hikayesi de oldukça ilginç... aile, hatta neredeyse bütün sülale gitarist!... ablası gitar profesörüymüş!... bu arada, ispanyolcada profesör öğretmen oluyor ama galiba bildiğimiz anlamda da prof... koskoca sülalede gitara zerre kadar ilgi duymayan ise julio silpitucla!!... gitarı es kaza eline alış yaşı 8 ama "eh zaten erken başlamış, daha ne olsun" demeyin, muhtemelen ailede herkes gitara 3 yaşında başlıyor ki, o 5 yıl çok üzmüş herkesi... belki de zorla verdiler eline gitarı... veriş o veriş...

yanlış anlamadıysam; doğal olarak ilk dersleri ablası vermiş... ama kısa sürede çok hızlı ilerlemiş ve gitarda yapmak istediklerini ablası öğretemez olmuş... ablasına ayıp olmasın diye uzunca bir süre sesini çıkarmamış... utanmış söylemeyi... detayını bilmiyorum ama uzunca bir süre de bir hastalıkla uğraşmış... kopuk kopuk olmakla birlikte; 11 yaşındayken de videoları ve hatta tv programları var, 15-16 yaşlarında da... sonrasında dünyaca tanındı ve bugüne kadar geldi... dünyaca tanındı derken, tabii bir michael jackson olmadı ama kısa sürede milyonlarca gitar severin fenomeni oldu... ilk dikkat çekişi, la cumpersita ile olmuş, bir çok yerde karşınıza o şarkı çıkacaktır... despacito ile de çok sükse yapmış... klasik eerler konusunda da çok iyi... la leyenda (astrurias) ve recurdos de alhambra gibi eserleri yorumlayış şekli de çok ilgi çekmiş... kendisinden çok şey katabiliyor ve bu saydığım eserler de onun tekniğine çok uygun... tremoloyu çok kullanıyor... bazen de abartıyor, bu sebeple sıkıcı gelebilir...

gitar çalarken, zaman zaman dünya değiştiren bir arkadaş... bir kaç sene önceki bir tv programında bile kendi yolunun gitar olmadığını söyledi!!... ama hemen ardından "kalbimin derinliklerinden ne gelirse çalıyorum, kendimi gitara bırakıyorum" gibi şeyler de söyledi... ilginç... bir an önce karar verse iyi olacak:)...

yada ben tamamen yanlış anladım:)))... napalım, gidin kendiniz dinleyin bir de...

az önce belirttiğim gibi, iyi çekilmiş harika videoları yok... bu sebeple ben bir çok parçayı ard arda seslendirdiği instagram canlı yayınlarından bir kaçını paylaşmayı uygun buldum... atlaya zıplaya izleyin...



gitara başladıktan bir yıl sonra kaydedilen bir videosu, youtubeda rekor kırmış ilginç bir tip... o videoyu dilerseniz bulabilirsiniz... gitarın kendisinden 2 kat büyük gözüktüğü video ise, o...

hakkında çok az bilgi olması, 9-10 yaşında dikkatleri ciddi biçimde çekmesine rağmen, 20'li yaşlarındayken bile hala daha herkesin kim olduğunu merak ediyor olması çok ilginç... algı ve pazarlama stratejisi mi ki? diye düşünmedim de değil... daha yakın denebilecek bir tarihte bile, bir dergi editörünün şunu yazdığını gördüm: "hala onun hakkında hiçbir şey öğrenemiyorum, özellikle nasıl başladığını ve öğretmeninin kim olduğunu - en azından bir öğretmeninin olması gerekiyor. birisi bunun hakkında bir şey biliyorsa, lütfen yazsın. onun gibi doğuştan gelen bir yetenek pek sık gelmez. buradaki herhangi bir üye arjantin'dense, belki onun hakkında bir şeyler öğrenebiliriz...

bu kadar muamma olması ilginç ama bu işler ülkeden ülkeye çok değişiyor... arjantinli bir tv programcısı da julio'yu arjantinlilere tanıtamamış olmaktan bahsediyordu!... arkadaş, uyanın da balığa gidelim derler adama... yahu dünya tanıdı, nasıl ulaşırız kendisine diye millet kafayı yiyor:)... latin amerika öyle işte... o kadar komik ki, en başta paylaştığım videoda stüdyodakiler kendisini dinleyince çok şaşırıyorlar!.. ben bile onlardan yıllar önce tanıyordum:)... gerçekten çok ilginç:)..

bir diğer canlı yayınını da paylaşayım ve bitireyim... çok doğal, kendi halinde, özgün ve anladığım kadarıyla gerçekten sadece gitara sevdalı biri julio silpitucla... bir şekilde gitarını çalıyor, avrupayı, amerikayı, uzak doğuyu fethedeyim, köşeyi döneyim filan demiyor... aslında şu anda o kadar isim yapmış bir müzisyen ki; gittiği yerde salonları doldurur... kendisinin durumdan haberi var mı? onu da bilmiyorum:)...

katıksız ve saf, gerçek sanatçı işte özetle...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va