mwe band - sarı gelin

mwe band

mwe band

1 zurna, 1 davul, 1 saksafon, 2 klarnet... ve 1 milyon desibel... mwe band böyle özetlemiş kendisini... oldukça yerel bir müzik grubu ve san francisco'da doğum günü partilerinden düğünlere, sokak festivallerinden konser salonlarına kadar akla gelebilecek her türlü mekanda ve etkinlikte çalıyorlar... kendilerine biraz zor ulaştım ve haklarında bulabildiğim bazı bilgileri yazıyorum...

çok da detaylı bilgi vermeyeceğim ama enstrümanlardan anlaşılacağı üzere, ağırlıklı olarak türk ve balkan müziklerini seslendiriyorlar ve anladığım kadarıyla çok da tutuyor müzikleri ve şovları... yani bazı yorumlarda, partilerine artık sadece mwe band'ı çağıracaklarını ifade eden bir sürü yorum okudum... göbek dansına kadar ne ararsanız var gösterilerinde ve anladığım kadarıyla; heavy metal ile özleştirilecek kapasitede yüksek volümle çalıyorlar...

aslında bildiğiniz wind ensemble oluyor mwe band ama işin içinde yine tam olarak ne olduğunu bildiğiniz davul ve zurna da var:)... güldüğüme bakmayın kendileri hakkında bilgi verirken, ben gülüyorum doğal olarak çünkü hayatım davul zurna ile geçti ama gerçekten onlar için oldukça ilginç ve kendilerini anlatırken diyorlar ki: "herhangi bir amplifikasyona çoğu zaman gerek duymadan, akustik olarak yeri göğü inletiyoruz, unutamayacağınız çılgın bir ortam yaşatıyoruz" böyle reklam yapıyorlar ve burada kullanıyorlar heavy metal konseri etkisi lafını...

tek bir parçaları için yapıyorum bu paylaşımı, sarı gelin... öyle bir çalmışlar ki, paylaşmak zorunda hissettim... sizi bilmem ama ben çok beğendim...

grup üyelerini vermeden olmaz... eskiden paul bertin, onun yerine şimdi teddy raven saksafon, gregory masaki jenkins ve morgan nilsen klarnet, calvin lai zurna, sean tergis ise davul, darbuka, def ve riqq çalıyor...

grubun kurucularından calvin lai; bir kayıtta zurnayı dinlemiş, çok etkilenmiş, kendisi çalmaya başlamış ama daha sonra uzun bir süre türkiyeye gelip işi pekiştirmiş, amerikaya dönüp 2009 yılında mwe band'ı kurmuş... gregory masaki jenkins de mwe'nin kurucularından, kendisi hen yunanistanda hem de diğer balkan ülkelerinde çalışmalar yapmış, yani balkan kültürüne aşina... çok detaylarına girmiyorum, morgan nilsen da klarnet konusunda ciddi eğitimi olan ve arap ve balkan müziklerine sevdalı bir isim... grubun yeni üyesi teddy raven ise fullbright bursu ile bulgaristan gidip, kaval konusunda çalışmalar yapmış, mwe'de saksafon çalıyor... sean tergis ise eğitimli bir perküsyonist, türk müziğine hayranmış ve istanbulda davul ve darbuka çalışmaları yapıp, ülkesine dönmüş...

gelelim benim hayran olduğum, muhteşem sarı gelin türküsüne... saksafon, davul, zurna ve iki klarnetin yaptığına bakın... ağız burun kıvıranlar olabilir ama bence olağanüstü başarılı... aşağıdaki bağlantıdan albümün diğer parçalarını da dinleyebilirsiniz... bilinen parçalar içinde karagözlü çingene, osman ağa ve ne yalan söyleyeyim var... diğer çalışmaları da oldukça iyi ama sarı gelin bence felaket ve bu önemli türkünün hakkını da fazlasıyla vermişler... türkünün ruhuna çok uygun bir mwe düzenlemesi olmuş...

bandcamp/mwe band


tamamı eğitimli, müziği iyi bilen, bir şekilde balkanlara ve ülkemize gelip, eğitim alan müzisyenler... farklı çalışmaları da var farklı gruplarla... caz, füzyon vs yapan müzisyenler... bu paylaşımı iki sebeple yapıyorum; birincisi sarı gelin düzenlemesi idi... ikincisi ise; aslında çok daha önemlisi, ülkemizde zerre kadar önem vermediğimiz enstrümanlarla ve klasik/geleneksel müziğimizle neler yapılabileceği konusunda da bir fikir oluşturmak... bir diğer dikkat çekici olması gereken konuyu da ekleyeyim; bizim gerektiği şekilde hakkını vermediğimiz "kaval" üzerine çalışmalar yapmak üzere, amerikadan bulgaristan'a fulbright bursuyla gelen insanların varlığı...

bir diğer önemli konu da şu; günümüzde hurdy-gurdy, lir, shawm, psaltery, horn, lavta ve benzeri bir çok enstrüman ile dünyayı ayağa kaldıran, orta çağ enstrümanları ile alternatif rock müzik yapan o kadar çok grup var ki... biz daha uyuyalım... verdiğim hurdy gurdy bağlantısına gidip, inceleyin, göreceksiniz... bence daha fazlasını da yazmaya gerek yok... ülkeden ülkeye bakış açıları ne kadar değişiyor değil mi?... bizde de maalesef ne bakış var, ne de açı...

Yorum Gönder

0 Yorumlar

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *