Ana içeriğe atla

gitarın genç dahisi

böyle demiş bolivyalı gitar ustası ve besteci jaime mirtenbaum zenamon... gitarın genç dahisi... celil refik kaya, böylesine büyük bir ustanın bu övgüsünü fazlasıyla hak eden bir isim... joann falletta international guitar concerto competition gibi üst düzey bir yarışmada birinci olduktan sonra paylaşım yapmıştım celil refik kaya hakkında... aşağıdaki bağlantıdan okursanız çok sevinirim...

celil refik kaya

gitar
celil refik kaya
joann falleta gibi dünyanın en prestijli yarışmalarından birini kazandığında henüz 20 yaşında idi ve yarışma tarihinde bu yarışmayı kazanan en genç gitarist olmuştu... aynı yıl yine dünyanın en önemli solo gitar yarışmalarından biri olan guitar foundation of america yarışmasında da birincilik ödülünü almıştı... bu güzel olaylardan önceki paylaşımda bahsetmiştim...

peki o zamandan beri celil refik kaya neler yaptı?... çok çalışkan ve aktif bir müzisyen kesinlikle... irili ufaklı o kadar çok şey birikmiş ki hakkında! normalde eski paylaşıma ekleme yaparım ama büyük ihtimalle ekleme daha büyük olacak ve doğal olarak komik kaçacak... bu yüzden ayrı bir başlıkla yeni paylaşım daha mantıklı geldi... artık en önemlilerinden kısaca bahsedeceğim...

yukarıda bahsettiğim çok önemli iki ödül sonrasında katılıp, ödül aldığı yarışmalar; the pearl and julius yükselen genç yıldızlar müzik yarışması, 2012 queens genç solistler yarışması, 2012 louisville üniversitesi gitar yarışması, 2013 philadelphia gitar yarışması ve 2014 Indiana üniversitesi gitar yarışmaşı... bunlar benim ulaşabildiklerim... sonrasında da kat kat fazlası vardır mutlaka...

mesela hemen en sonuncusunu yazayım, 2017 yılı donizetti klasik müzik ödülleri çerçevesinde yılın çıkış yapan genç müzisyeni ödülüne layık görüldü celil refik kaya...

ünlü besteci antonio lauro ya ithafen, three venezuelan waltzes üçlemesini yazdı celil refik kaya... ve bu üç eser kanadada les productions d'oz tarafından yayınlandı... 2008 yılında yazdığı the suite of the witches de bu sene içinde aynı firma tarafından yayınlandı... bu suiti 2008 yılında görmüş olduğu fantastik bir rüyadan etkilenerek yazmış ve rönesans etkileri oldukça yoğunmuş eserde...

tolgahan çoğulunun mikrotonal gitarını da denedi bu arada ve bayıldım resmen... ama çok kısa!... tadı damağımda kaldı...



8 mart dünya kadınlar gününde, cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası ile şef rengim gökmen yönetiminde, concierto del sur ve folias gitar konçertosunun prömiyerini gerçekleştirdi...

ben sadece belli başlı konulara değiniyorum, onu da belirteyim... onlarca festivali, konseri, radyo programını, röportajı ve masterclassı filan atlıyorum... ki bahsetmediklerimin içinde oldukça önemli konserler bile var!...

türkiyede klasik müzik denince neredeyse sadece bir kişi akla gelir oldu!... bakın çok genç ve yerinde duramayan kimler kimler var!...

d'addario artisti oldu celil refik kaya... artist türkçe de komik kaçtı sanki:)... müzisyeni diyelim:)... tek bir cümlelik büyük başarı oldu bu... ben de d'addario kullanıyorum ama beni alıp da sayfalarına koymuyorlar:))...

bakınız: d'addario

miami guitart festival 2017
miami uluslararası guitart festivalinde tedesco gitar koçertosunu çaldı... ustalık sınıfı gerçekleştirdi ve galiba bir de resital verdi... festivale mesut özen de celso cano ile birlikte katılırken, microtonal guitar duo da bir konserle katıldı... microtonal guitar duo nun diğer elemanı ise daha önce hakkında paylaşım yaptığım sinan cem eroğlu...

bu arada izmire de geldi:)... izmir devlet senfoni ile çaldı... izmirin yanında lafı olmaz ama round top festival institute de resital verdi... bol bol övgü aldı...

çinuçen tanrıkorurwashington ulusal sanat galerisi gitar festivalinin açılışında çaldı... şimdi, bunu tek bir cümle ile duyurdu geçti ama ben de bilemedim şimdi bu önemli bir konser mi?...:)... amerikanın başkentindeki ulusal sanat galerisi!... herhalde önemlidir...

çinuçen tanrıkorur a ait hüseyni saz semaisi köyde sabah eserinin gitar düzenlemesini yaptı... türk gitar repertuvarının gelişmesi adına çok önemli bir katkı... bu tip eserler bütün dünyada büyük ilgi görürler... bugün klasik gitar denince akla gelen en önemli eserlerin çok büyük bölümü aslında bu tip farklı coğrafyaların ve kültürlerin eserleri... eserin başında da kendisine ait taksim kısmını eklemiş celil refik kaya... kapakta da babası mehmet refik kaya ya ait bir desen kullanılmış...


2. istanbul uluslararası gitar festivali - köyde sabah...



buttler müzik okulu, celil refik kayanın d majör sonatina eserini fakülte albümünde kullandı...

enrique granadosun bestesi valses poeticos un celil refik kayaya ait transkripsiyonu fdp publications tarafından yayınlandı...

bir yarışma üstadı resmen celil refik kaya... aynı zamanda kompozisyon ustası... ve belki de en önemlisi, dünyanın en büyük klasik müzik yayımcısı naxos ile anlaşmış olması... jorge morel in eserlerini seslendirdiği solo kaydı bu marka ile yayınlandı... daha ne olsun... ve henüz 26 yaşında...

benim bugüne kadar bildiğim hiç bir dünya markası gitarcımız yoktu... ama artık var... celil refik kaya, başta yaşamını sürdürüdüğü amerika olmak üzere, dünyada konuşulan bir isim oldu artık... önceki paylaşımımı kaç yıl önce yapmıştım şu anda hatırlamıyorum ama o paylaşım öncesinde, sayfasına girdiğim anda duyduğum müzik, bana celil refik kayanın kısa sürede nerelere geleceğini çok iyi anlatmıştı...
bu nasıl bir gitar çalmaktır böyle!... celil refik kayanın resmi sayfasına girer girmez otomatik olarak çalmaya başlayan barrios mangore nin las abejas ı resmen başımı döndürdü... nasıl bir yetenektir... babası rebap ustası mehmet refik kaya... amcası ise neyzen ahmet kaya... dedesi ise çalgı yapım ustası teoman kaya... etkileri mutlaka olmuştur genetik açıdan ama ben insanları aileleri sebebiyle başarılı zannetmeyi pek uygun görmüyorum...
gittim baktım şimdi, aynen buraya aldım ilk giriş cümlelerimi...o paylaşımda, isteyen gitsin dinlesin demiştim ama artık sayfasında yok... ben de burada paylaşayım dedim bitirirken... bu esere hastayım, celil refik kayadan dinleyince iyice hastası oldum...



paganini mi paylaşsam bonus olarak yoksa valses poeticos mu? diye çok cebelleştim kendimle ve valses poeticos ağır bastı... harika eserler gerçekten... transkripsiyonu kendisine ait...

bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim, türkiyede piyano, keman, arp ve biraz da flüt ve viyolonsel de ciddi ilerlemeler kaydedildi son yıllarda ama gitarın o ilerlemeleri gösterememiş olması beni hep üzüyordu... yanlış anlaşılmasın; ülkemizde çok değerli hocalar var ama ya gitar işi özellikle çocuklar için kolay değil teknik açıdan yada başı çekip, olayı sürükleyecek bir kişi yada kurum yok... akademik kariyeri haricinde bütün eğitimini türkiyede tamamlamış olması çok önemli... umarım celil refik kaya ülkemizde gitara olan ilgiyi daha da artırır...

bu paylaşımda bile hiç değinemediğim o kadar çok konu var ki!... arada çok önemli konuları bile atlamış olabilirim... burada bazı sanatçılar için yazdığım bir cümleyle bitireyim... celil refik kaya beni gerçekten çok yordu!... :)



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.