Ana içeriğe atla

mert hakan şeker

mert hakan şeker
alın işte 10 yaşında bir delikanlı daha gitti birinci oldu geldi... genç piyanist mert hakan şeker... çok değil, taş çatlasın iki sene önce, ben fırsat buldukça sağı solu tarar, genç yetenek avcılığı yapardım... yılda 1-2 tane çıkardı en fazla... şimdi ayda bir kaç tane sevindirici haber alıyor olduk... öncesinde de vardı mutlaka bu tip başarılar ama bilgiye ulaşmada sıkıntı vardı her halde diye düşünüyorum... daha da kuvvetle muhtemel olan sebep -ki bence böyle- sanat eğitimi veren okullarımız köklü değişimlere gittiler... büyük ihtimalle son 8-10 yıl içinde sistem değiştirdiler, bakış açısı değiştirdiler ve meyveleri şimdi alınmaya başladı... konu hakkında net fikrim yok ama bazı üniversiteler dünyaya daha iyi entegre oldular ve paralelinde diğer okullar da kendilerini yenilediler...

bilmiyorum ama mesela en basiti; ben eskiden şu serzenişi çok duyardım ailelerden: "henüz küçük diye falanca enstrüman başlatmadılar, okula almadılar vs vs vs..." ben de buradan kızardım, 1-2 kere de onlar bana kızdılar "sen kimsin be!" dediler... evet doğru, ben konuya uzak biriyim ama aklım yerinde ve fikrim kötü değil!... en azından, dünyada neler oluyor anlayabilen herifleriz biz de sonuçta!... alın işte! erken yada geç demeden, daha çocuk yaşta alıp da bir kaç senede derece alabilecek boyutlara taşıyabilenler de varmış!?... ah bi bilsem, bulsam o bana kızanları şimdi...

sekiz yaşında prof serla balkarlı ile başladığı piyano eğitimine anadolu üniversitesi devlet konservatuvarı piyano ana sanat dalında devam ediyor...



ulaşabildiğim sadece tek bir videosu var şimdilik hakanın... onu paylaştım sadece... kendisini, ailesini ve öğretmenlerini kutluyorum... henüz ilk adımlarını atıyor mert hakan şeker ve benim bildiğim, yine bu yıl içinde, mayıs ayında, uluslararası pera piyano yarışmasında ikinci olarak adımlara başlamıştı... pera yarışması esnasında, new york long island üniversitesi piyano sanat dalı bölüm başkanı prof. tamara poddubnaya tarafından almanya ve bulgaristanda düzenlenecek olan piyano yarışmalarına davet edilmişti... bulgaristanda düzenlenen 4. uluslararası heirs of orpheus müzik yarışmasından birinciliği kaptı geldi hakan, almanyayı bilmiyorum... bilmiyorum der demez, onu da öğrendim... bulgaristandaki yarışmada birinci olunca; ispanya, bursa ve almanyadaki yarışmalar için katılımcı davetiyesi de verilmiş kendisine... demek ki buraya kısa sürede 3 ekleme daha yapacağız:)...

mert hakan şeker çok başarılı ve yeni güzel haberler ardı ardına geleceğe benziyor... aşağıdaki video ile şimdilik ara vereyim... birinci olduğu heirs of orpheus yarışmasındaki kısa performans videosu... birinciliği fazlasıyla hak etmiş mert hakan... 2016 yılında almanyadaki yarışmaya katılamamış hakan ama 2017 de katılacak... ben hangi yarışmaya katılırsa katılsın, derece ile döneceğini düşünüyorum...



ekleme/11 kasım 2016

yukarıda, mert hakan şekere 4. uluslararası heirs of orpheus müzik yarışmasında kazandığı birincilik sonrasında; ispanya, almanya ve bursada düzenlenecek yarışmalar için de davetiye verildiğini belirtmiştim ve "demek ki yakın zamanda 3 güzel haber daha ekleyeceğiz buraya" demiştim... yanlış hatırlamıyorsam, vize sorunu sebebiyle almanyaya gidememişti ama gitseydi derece ile döneceğinden emindim... ispanyaya gitti, yarıştı ve oradan da birincilikle döndü..

anadolu üniversitesi devlet konservatuvarı piyano anasanat dalı öğretim üyelerinden prof. serla balkarlı ile çalışmalarını sürdüren mert hakan, ispanyanın tenerife şehrinde bir kaç gün önce düzenlenen stars at tenerife festivalinden de birincilikle döndü... kendisini, ailesini ve öğretmenini kutluyorum...

Yorumlar

  1. Çok şeker adı gibi:=) Zeka fışkırıyor o güzel gözlerinden. Hiç büyümesin diyesi geliyor insanın amaen yeni harika çocuklarımızdan biri herhalde. Çok beğendim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Pervin hanım. Sizlerinde her daim yolunuz açık olsun:)

      Sil
  2. çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için pervin hanım...

    YanıtlaSil
  3. Sayın Hakkı Zafer Can Bey;
    Bugün tesadüf eseri oğlum Mert Hakan Şeker hakkındaki övgü dolu yazınızı okudum. Blog yazınız bizlere gelecek adına daha fazla ümit ve heyecan verdi. Ailece samimi ve içten yaklaşımınıza hayran kaldık. Bundan sonra blog takipçiniz olarak sizleri izlemeye devam edeceğiz. Blog yazınız özellikle Mert Hakan Şeker adına büyük sürpriz oldu. Bu yolda daha fazla manevi haz almasının ilk kıvılcımlarından birini de siz ateşlemiş oldunuz. Sonsuz teşekkürlerimizle ….
    ( 2016 yılı içerisinde Almanya’da gerçekleştirilen Uluslararası piyano yarışmasına pasaportlarımız olmadığı için katılamamıştık. 2017 yılı için tekrar davet aldık. Umarım bu sefer katılabileceğiz. Mert Hakan Şeker’in kısa bir video kaydının daha bugün yüklenmesini sizin vesilenizle sağlamış olduk : )

    https://www.youtube.com/watch?v=SykT2oUdD-c

    Şeker Ailesi adına Murat Şeker (babası)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim murat bey, ben de yorumunuzu görünce çok memnun oldum:)... mert hakan için bu yazılar sürpriz olmasın artık... çok okuyacak bundan sonra:)... ben çok önemli başarılara sürekli imza atacağından eminim... sağlıklı ve mutlu olsun, o en doğru yoldan gidecek gibi bakıyor zaten:)... katkınız ve yeni videonuz için tekrar teşekkür ederim...

      Sil
  4. Canım yaa:) kendi de adı gibi şekermiş:) Başarıların beni çok ama çok sevindirdi Hakancım:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v