Son Paylaşımlar

30.09.2012

bilal karaman

bu blogda bir şeyler paylaşmamın asıl amacı yeni keşfettiklerimi paylaşmaktı, daha doğrusu henüz çoğu kişi tarafından tanınmamış olduğunu düşündüğüm müzisyenlerden bahsetmekti ama o kadar tembel, plansız, programsızım ki! kafamda bir yerlere not ediyorum paylaşmam gerekenleri ancak ben yazıp çizene kadar adamları bütün dünya tanıyor! yüzlerce konser veriyorlar, albümler çıkıyor ben ondan sonra yazıyorum... bilal karaman da öyle oldu... bir şekilde es kaza burayı okursa filan alınmasın, darılmasın:)... bilal karamanı ilk tanımam 2005 yada 2006 yılı filan idi... belki de 2004 tür... yanlış hatırlamıyorsam izmirde bir konser idi... caz festivali kapsamında izlemiştim, yeni yeni tanınmaya başlıyordu o yıllarda ama çok fazla dikkat çekici idi her yönüyle... yani çok çok iyi bir gitarcı olarak hafızama kazınmıştı... sonra bir süre ortadan kayboldu yada ben kaybettim ve geçen sene bir tv programında yeniden yakaladım... çıkacak olan albümü hakkında bilgi veriyordu ve o albüm geçen sene piyasaya çıktı: bahane... o kadar iyi bir albüm ki, dinledikçe dinleyesiniz geliyor... albüme adını veren bahane harika bir parça ancak benim favorim zülüf olmuştu... albümdeki tüm parçalar çok iyi ancak zülüfe ek olarak waltz of camaron bence en dikkat çekenler...

bahane, bilal karamanın ilk solo albümü ancak 2009-2011 yılları arasında katkıda bulunduğu albümler de var... bahane etnik caz olarak kabul edilebilir, türk motifleri ön planda ve oldukça sıkı bir caz içine serpiştirilmiş... zülüf de ise araya caz girmiş denebilir... anadolu motiflerini çok iyi kullanmış ve ben bizim alışık olduğumuz bu motiflerin yabancı olan kulaklara çok hoş geleceğini düşünüyorum...

geçen sene tv de oldukça uzun bir sohbet programında uzun uzun dinlemiştim kendisini, sürekli seyahat ettiğini ve bu seyahatlerin kendisine çok fazla şey kazandırdığını, müziğinin bu yolla zenginleştiğini anlatıyordu... zaten dinlediğiniz anda o zenginliği hemen farkediyorsunuz... latin ve türk sentezi gibi... özellikle doğaçlamalarda bu zenginlik çok daha iyi farkediliyor...

bilal karaman çok üst düzey bir gitarist ve çok iyi bir cazcı... istanbul bilgi üniversitesi mezunu... hemen belirteyim, tam burslu... aydın esen gibi üst düzey bir hocası var, armoni ve doğaçlama ustalığı oradan geliyor... aydın esen e ek olarak, doğan canku, önder focan, neşet ruacan ve erkan oğur ile de çalışmalar yapmış ve eğitim almış... gitarla tanışıp, gitar çalmayı ise 11 yaşında kendi kendine halletmiş... gerek eğitim, gerekse ortak çalışma ve performanslar açısından bakıldığında, bilal karamanın referansları da çok güçlü!... çok da çalışkan bir gitarist takip edebildiğim kadarıyla... özellikle son 3-4 yıldır oldukça aktif, bir çok festivalde, workshop da ve değişik önemli caz mekanlarında sürekli görüyorum kendisini... sadece son bir kaç yıl içerisinde 2 grup kurdu; kavela ve cogito... 4 farklı albümde aranjör ve gitarist olarak katkıda bulundu ve solo albümü bahaneyi çıkardı... ben bilal karaman gibi, kendi tarzını yaratabilen müzisyenleri çok seviyorum... herhangi bir yerde sadece bir kaç notasını duysam, bu bilal karaman derim... o derece özgün bir tarzı var... bir müzisyende bulunması gereken en önemli özelliktir bu, üstelik cazcı ise... benzeri eğitimlerden, hatta çok daha fazlasından geçmiş, çok büyük kişiler tarafından elinden tutulmuş, çok iyi müzisyen sayısı aslında o kadar çok ki dünyada, aradan sıyrılabilen çizgi üstü müzisyenler daima kendi tarzını, sound unu geliştirebilenler olmuştur...

bilal karamanın en beğendiğim yönleri, anonim eserleri dinleyiciyi sıkmadan ve esere zarar vermeden caz ile çok iyi bütünleştirmesi, doğaçlamaları ve konserlerinde loop pedalını kullanıyor olması... belki bilmeyenler olabilir, şöyle izah edeyim, örneğin bir kaç farklı akor basıyor yada ritm çalıyor, bunu sahnede loop pedalı ile loop kaydına çeviriyor, o kısım devam ederken, üzerine kendisi çalıyor... çoğu zaman seyirci bunu farketmeyebilir, nasıl oluyor bu diyebilir, hatta playback mi bu diyen de gördüm ama değil, yazdığım gibi oluyor... ve sonuçta tek başına bile çok iyi bir müzik ziyafeti sunabiliyor...

öncesinde de bir çok önemli müzisyenle ortak çalışmalar yapmış olmasına rağmen, 19. istanbul festivalinde marcus miller ile çalmış olması da oldukça önemli bir kilometre taşı bence... burhan öcal, okay temiz, hüsnü şenlendirici imer demirer gibi isimlerin de katıldığı the istanbul project performansında çok fazla dikkat çektiği ve ön plana çıktığı söyleniyor... bu arada, marcus miller ı da kutlamak gerekir bu kadar türk ile çalabildiği için!... gerçekten öyle, çünkü adından da anlaşılacağı üzere, ana tema istanbul!

aşağıda çok beğendiğim zülüf adlı parçasını da paylaşıyorum, yeni kaybettiğimiz merhum neşet ertaş anısına olsun aynı zamanda... zülüf dökülmüş yüzenin caz uyarlaması...



bir çok kalbur üstü caz müzisyeni yıllardır kendi coğrafyasından yararlanıyor ve dünyaya dinletiyorlar... üstelik bir kısmı bunu çaktırmadan yapıyor... bilal karaman da anadoluyu çok çok iyi kullanıyor müziğinde ve çok da iyi yapıyor... peki başka isimler yok mu caz adına anadoluyu da değerlendirebilen? bence yok! diyeceğim ama cesaret de edemiyorum... benim bildiğim yok diyeyim ve sıyrılayım... var aslında ama tam değil... bizim cazcılar (müzikte aslında bizimkiler yada yabancılar gibi ifadeler kullanmayı sevmiyorum) ya gidip füzyon müzyon yapıyorlar, yada bildiğin klasik cazın dışına çıkmıyorlar... çok açık seçik yazayım, içimde kalmasın; dünyada onları fazlasıyla hakkını vererek yapan cazcı zaten o kadar çok ki!... anlaşıldı umarım... yada anadolu ezgilerini kullanıyorlar ama o ezgiler çok aşırıya kaçıyor, caz mı? saz mı? anlayamıyorum ben... yada ben hatalıyım... isim verirsem ayıp olur ama şu anda etnik caz yaptığı söylenen türk cazcılarının çok büyük bir kısmı aslında caz maz yapmıyorlar! sadece etnik müzik yapıyorlar... neyse, benim fikrim bu... ama fikrimde ısrarcıyım...:))... 

ben bir çok yerde var olan şeylerden burada da bahsetmeyi pek sevmiyorum, özetle anadolu ezgilerini de sıkça kullanarak kaliteli caz yapan, çok çok iyi bir gitarcı bilal karaman ve bence aslında yolun başında! yani çok daha iyilerini yapacak... bazı müzisyenler müziğe önemli katkılarda bulunabiliyorlar hatta bu katkılar yeni türlerin yada türevlerin doğmasına bile sebep olabiliyor, bilal karaman da bence o müzisyenlerden biri...

çok yakında 2. albümü patika çıkacakmış duyduğuma göre, sonrasında çıkacak albüm de hazırmış!...

bir de sanal gitar akademisi var bilal karaman ın...

resmi web sayfasında kendisine ait en doğru bilgiye ulaşmak, bahane hakkında ve bilal karamanın etkinlikleri ve projeleri hakkında bilgi almak mümkün...

resmi web sayfası: http://www.bilalkaraman.com/



ricky ford, lawrence butch morris, marcus miller, pierre blanchard, lars danielsson ve aydın esen gibi müzisyenlerle çalışma fırsatı yakalayan bilal karaman; yalıçın akyıldız ve mengü arslanoğlu, danielle eva, ceylan ertem, elif çağlar, murat aziret, dilek sert erdoğan ve çiğdem erken gibi sanatçıların albümlerine katkıda bulunmuş ve ilk albümü bahaneye ikinci solo albüm olarak patikayı da eklemiştir 2013 yılı başında...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Haftanın Videosu

önceki videolar için playlist oklarıyla ilerleyiniz...

facebook takipçisi olun