Ana içeriğe atla

bilal karaman

bilal karaman
bu blogda bir şeyler paylaşmamın asıl amacı yeni keşfettiklerimi paylaşmaktı, daha doğrusu henüz çoğu kişi tarafından tanınmamış olduğunu düşündüğüm müzisyenlerden bahsetmekti ama o kadar tembel, plansız, programsızım ki! kafamda bir yerlere not ediyorum paylaşmam gerekenleri ancak ben yazıp çizene kadar adamları bütün dünya tanıyor! yüzlerce konser veriyorlar, albümler çıkıyor ben ondan sonra yazıyorum... bilal karaman da öyle oldu... bir şekilde es kaza burayı okursa filan alınmasın, darılmasın:)... bilal karamanı ilk tanımam 2005 yada 2006 yılı filan idi... belki de 2004 tür... yanlış hatırlamıyorsam izmirde bir konser idi... caz festivali kapsamında izlemiştim, yeni yeni tanınmaya başlıyordu o yıllarda ama çok fazla dikkat çekici idi her yönüyle... yani çok çok iyi bir gitarcı olarak hafızama kazınmıştı... sonra bir süre ortadan kayboldu yada ben kaybettim ve geçen sene bir tv programında yeniden yakaladım... çıkacak olan albümü hakkında bilgi veriyordu ve o albüm geçen sene piyasaya çıktı: bahane... o kadar iyi bir albüm ki, dinledikçe dinleyesiniz geliyor... albüme adını veren bahane harika bir parça ancak benim favorim zülüf olmuştu... albümdeki tüm parçalar çok iyi ancak zülüfe ek olarak waltz of camaron bence en dikkat çekenler...

bahane, bilal karamanın ilk solo albümü ancak 2009-2011 yılları arasında katkıda bulunduğu albümler de var... bahane etnik caz olarak kabul edilebilir, türk motifleri ön planda ve oldukça sıkı bir caz içine serpiştirilmiş... zülüf de ise araya caz girmiş denebilir... anadolu motiflerini çok iyi kullanmış ve ben bizim alışık olduğumuz bu motiflerin yabancı olan kulaklara çok hoş geleceğini düşünüyorum...

geçen sene tv de oldukça uzun bir sohbet programında uzun uzun dinlemiştim kendisini, sürekli seyahat ettiğini ve bu seyahatlerin kendisine çok fazla şey kazandırdığını, müziğinin bu yolla zenginleştiğini anlatıyordu... zaten dinlediğiniz anda o zenginliği hemen farkediyorsunuz... latin ve türk sentezi gibi... özellikle doğaçlamalarda bu zenginlik çok daha iyi farkediliyor...

bilal karaman çok üst düzey bir gitarist ve çok iyi bir cazcı... istanbul bilgi üniversitesi mezunu... hemen belirteyim, tam burslu... aydın esen gibi üst düzey bir hocası var, armoni ve doğaçlama ustalığı oradan geliyor... aydın esen e ek olarak, doğan canku, önder focan, neşet ruacan ve erkan oğur ile de çalışmalar yapmış ve eğitim almış... gitarla tanışıp, gitar çalmayı ise 11 yaşında kendi kendine halletmiş... gerek eğitim, gerekse ortak çalışma ve performanslar açısından bakıldığında, bilal karamanın referansları da çok güçlü!... çok da çalışkan bir gitarist takip edebildiğim kadarıyla... özellikle son 3-4 yıldır oldukça aktif, bir çok festivalde, workshop da ve değişik önemli caz mekanlarında sürekli görüyorum kendisini... sadece son bir kaç yıl içerisinde 2 grup kurdu; kavela ve cogito... 4 farklı albümde aranjör ve gitarist olarak katkıda bulundu ve solo albümü bahaneyi çıkardı... ben bilal karaman gibi, kendi tarzını yaratabilen müzisyenleri çok seviyorum... herhangi bir yerde sadece bir kaç notasını duysam, bu bilal karaman derim... o derece özgün bir tarzı var... bir müzisyende bulunması gereken en önemli özelliktir bu, üstelik cazcı ise... benzeri eğitimlerden, hatta çok daha fazlasından geçmiş, çok büyük kişiler tarafından elinden tutulmuş, çok iyi müzisyen sayısı aslında o kadar çok ki dünyada, aradan sıyrılabilen çizgi üstü müzisyenler daima kendi tarzını, sound unu geliştirebilenler olmuştur...

bilal karamanın en beğendiğim yönleri, anonim eserleri dinleyiciyi sıkmadan ve esere zarar vermeden caz ile çok iyi bütünleştirmesi, doğaçlamaları ve konserlerinde loop pedalını kullanıyor olması... belki bilmeyenler olabilir, şöyle izah edeyim, örneğin bir kaç farklı akor basıyor yada ritm çalıyor, bunu sahnede loop pedalı ile loop kaydına çeviriyor, o kısım devam ederken, üzerine kendisi çalıyor... çoğu zaman seyirci bunu farketmeyebilir, nasıl oluyor bu diyebilir, hatta playback mi bu diyen de gördüm ama değil, yazdığım gibi oluyor... ve sonuçta tek başına bile çok iyi bir müzik ziyafeti sunabiliyor...

öncesinde de bir çok önemli müzisyenle ortak çalışmalar yapmış olmasına rağmen, 19. istanbul festivalinde marcus miller ile çalmış olması da oldukça önemli bir kilometre taşı bence... burhan öcal, okay temiz, hüsnü şenlendirici imer demirer gibi isimlerin de katıldığı the istanbul project performansında çok fazla dikkat çektiği ve ön plana çıktığı söyleniyor... bu arada, marcus miller ı da kutlamak gerekir bu kadar türk ile çalabildiği için!... gerçekten öyle, çünkü adından da anlaşılacağı üzere, ana tema istanbul!

aşağıda çok beğendiğim zülüf adlı parçasını da paylaşıyorum, yeni kaybettiğimiz merhum neşet ertaş anısına olsun aynı zamanda... zülüf dökülmüş yüzenin caz uyarlaması...



bir çok kalbur üstü caz müzisyeni yıllardır kendi coğrafyasından yararlanıyor ve dünyaya dinletiyorlar... üstelik bir kısmı bunu çaktırmadan yapıyor... bilal karaman da anadoluyu çok çok iyi kullanıyor müziğinde ve çok da iyi yapıyor... peki başka isimler yok mu caz adına anadoluyu da değerlendirebilen? bence yok! diyeceğim ama cesaret de edemiyorum... benim bildiğim yok diyeyim ve sıyrılayım... var aslında ama tam değil... bizim cazcılar (müzikte aslında bizimkiler yada yabancılar gibi ifadeler kullanmayı sevmiyorum) ya gidip füzyon müzyon yapıyorlar, yada bildiğin klasik cazın dışına çıkmıyorlar... çok açık seçik yazayım, içimde kalmasın; dünyada onları fazlasıyla hakkını vererek yapan cazcı zaten o kadar çok ki!... anlaşıldı umarım... yada anadolu ezgilerini kullanıyorlar ama o ezgiler çok aşırıya kaçıyor, caz mı? saz mı? anlayamıyorum ben... yada ben hatalıyım... isim verirsem ayıp olur ama şu anda etnik caz yaptığı söylenen türk cazcılarının çok büyük bir kısmı aslında caz maz yapmıyorlar! sadece etnik müzik yapıyorlar... neyse, benim fikrim bu... ama fikrimde ısrarcıyım...:))... 

ben bir çok yerde var olan şeylerden burada da bahsetmeyi pek sevmiyorum, özetle anadolu ezgilerini de sıkça kullanarak kaliteli caz yapan, çok çok iyi bir gitarcı bilal karaman ve bence aslında yolun başında! yani çok daha iyilerini yapacak... bazı müzisyenler müziğe önemli katkılarda bulunabiliyorlar hatta bu katkılar yeni türlerin yada türevlerin doğmasına bile sebep olabiliyor, bilal karaman da bence o müzisyenlerden biri...

çok yakında 2. albümü patika çıkacakmış duyduğuma göre, sonrasında çıkacak albüm de hazırmış!...

bir de sanal gitar akademisi var bilal karaman ın...

resmi web sayfasında kendisine ait en doğru bilgiye ulaşmak, bahane hakkında ve bilal karamanın etkinlikleri ve projeleri hakkında bilgi almak mümkün...

resmi web sayfası: http://www.bilalkaraman.com/



ricky ford, lawrence butch morris, marcus miller, pierre blanchard, lars danielsson ve aydın esen gibi müzisyenlerle çalışma fırsatı yakalayan bilal karaman; yalıçın akyıldız ve mengü arslanoğlu, danielle eva, ceylan ertem, elif çağlar, murat aziret, dilek sert erdoğan ve çiğdem erken gibi sanatçıların albümlerine katkıda bulunmuş ve ilk albümü bahaneye ikinci solo albüm olarak patikayı da eklemiştir 2013 yılı başında...

Yorumlar

Ayın Çok Okunanları

deniz neva ertürk

"gelecekte caza geçebilir" yada "bakarsınız, progresif müzik yapar" vb gibi bir takım kehanetlerde bulunamayacağım bir paylaşım olacak gibi görünüyor genç piyanist deniz neva ertürk hakkındaki bu paylaşım... sürekli takip edenler anlamıştır ne demek istediğimi ama ilk defa okuyan anlamayabilir; ben özellikle prog ve caz hastası olduğum için, burada gençlerin kafalarını çelip, klasik müzikten biraz saptırmaya çalışan bir tipim ama deniz neva ertürk'ü dinlerken, kendisine bu tip lafların pek işlemeyeceğini anlamış bulunuyorum... gelecek ne getirir tabii bilinmez, bakarsınız yeni bir ayşedeniz doğar ama deniz neva nedense bana tam bir klasik piyanist izlenimi verdi... yani klasik eserlere harfiyen bağlı, bilinen orijinal halleri ne ise bire bir çalma azmi içinde bir konser piyanisti sezdim... anlatamadım değil mi?... farkındayım:)... ama anlatmadan bırakmam merak etmeyin...

adına inatla klasik denen bu muhteşem müzik, diğer müzik türlerinin de anası olduğu için, …

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

duru aydın'dan bir sezonda 9 konser

hakkında en çok paylaşım yaptığım isimlerden biri piyanist duru aydın... önceki paylaşımları mutlaka okuyun... aşağıdaki paylaşımlar, direk kendisiyle ilgili olanlar ve bir çok farklı paylaşımda da duru'dan bahsettim sürekli... işin gerçeği, ben kendisini tanıdığım günden beri neredeyse her ay bir şekilde hakkında güzel haberler aldım desem yeridir... belki daha sık... şimdi fark ettim ki, ilk paylaşımın üzerinden sadece 1 yıl geçmiş neredeyse! ve ben bu kadar kısa süre içinde o kadar çok başarısından bahsetmişim ki! kendim de inanamadım!...

duru aydınduru aydın'dan güzel haberlerduru aydın'dan meriç soylu'ya

kendisini tanımam ve dikkatimi çekmesi yarışmalar sayesinde oldu ama bu paylaşımda en az bahsedeceğim konu, yarışma... ben yarışmaları sevmem, bilen bilir... benim kişisel sabit fikrime göre; müzisyen konser verir... albüm de yapar tabii dilerse ama müzisyen aslında konser verir arkadaş... duru aydın da bu sezon bol bol konser verdi ve ben bir noktaya kadar bahsett…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

damla ece'den "su"...

genç piyanist damla ece karataş hakkında daha önce paylaşım yapmamıştım ama bir çok defalar başarılarından bahsetmiştim... geçen sene tifliste gerçekleştirilen wolfgang amadeus mozart uluslararası piyano yarışmasında ikinci olmuştu ve bu yarışmada aldığı derece sebebiyle katılmaya hak kazandığı almanya'da düzenlenen musical fireworks in baden-württemberg yarışmasında da birinci olmuştu...

genç müzisyenlerden son haberler

hakkında hiç paylaşım yapmamış olmakla birlikte, sürekli takip ettiğim bir yetenek damla ece karataş... yukarıdaki başarıları sonrasında, çev sanat seçmelerine girdi ve başarılı bulunarak çev sanat bursiyeri oldu geçtiğimiz haziran ayında...

ben sadece takip edebildiğim kadarıyla, önemli çalışmalarından bahsediyorum... yine geçtiğimiz haziran ayında, 18-22 haziran 2018 tarihlerinde düzenlenen uluslararası bilkent piyano festivali'nde piyano ve müzik dünyasının çok önemli isimleri ile genç yetenekler bir araya gelmişlerdi ve damla ece de katılımcı olarak kabul …

piyanist sena erünsal'dan başarı haberleri

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı 8. sınıf öğrencisi olan sena erünsal; 4-9 haziran tarihlerinde, italya milano'da düzenlenen piano talents 2019 yarışmasında ikincilik ödülünü kazandı... 6-21 yaş arası genç yeteneklerin katıldığı ve 9 yıldır düzenlenen yarışma, casa verdi büyük salonda gerçekleştirildi...

bu haberi paylaşırken denk geliş karşıma çıktı, hemen o bilgiyi de buraya ekleyeyim... piyanist sena erünsal, mayıs ayında da uluslararası salzburg grand prize virtuoso yarışmasında da ikinciliği kazanmış... bu güzel haberi duymamıştım... internet üzerinden yapılan bir yarışma ve çok önemli çünkü bu yarışmada derece alan müzisyenler konser verme hakkı da kazanıyorlar... önümüzdeki sezon wiener saal salzburg'da konsere çıkacak sena erünsal...

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı'nda, ünlü piyanistimiz iris şentürker ile çalışmalarını sürdüren sena'yı, öğretmenini ve tabii ki ailesini kutluyorum...

sena erünsal oldukç…

cansu naz eriş'ten bir sezonda 3 konçerto

sürekli yakından takip ettiğim ama bu sezon içindeki çalışmaları hakkında detaylı bilgi veremediğim genç piyanist cansu naz eriş hakkında sürekli güzel haberler geliyor... ben konserlere çok önem veriyorum, cansu naz da sürekli önemli konserlerde sahne alıyor ve çok da önemli eserler seslendiriyor...

kısa bir süre önce paylaşmıştım, burada yine belirtmem gerekiyor; cansu naz eriş, istanbul devlet senfoni orkestrası tarafından, sedat gürel-güzin gürel sanat ve bilim vakfı işbirliği ile 5 mayıs 2019 tarihinde düzenlenen ulusal genç yetenekler yarışmasında birincilik derecesini almıştı... o paylaşımı da okursanız sevinirim...

yarışmanın ödülü olarak; yarışmaya katıldığı eser olan prokofiev’in 1 numaralı re minör piyano konçertosunun tamamını 20 mayıs 2019 tarihinde, istanbul devlet senfoni orkestrası eşliğinde solist olarak seslendirecek cansu naz...

11 Aralık 2018 tarihinde istanbul üniversitesi devlet konservatuvarı senfoni orkestrası ile mendelssohn'un 2 numaralı piyano konçertosu

adil kerem ünal

bir felaket piyanist daha hızla sahnelerde boy göstermeye başladı... hemşehrim adil kerem ünal... hemşehrim olunca yada olmayınca ne değişiyor? onu da anlamış değilim ama olsun... 1 yılı aşkın bir süredir takip ediyorum kendisini, kısa sürede çizginin oldukça üstünde olduğunu gösterdi bizlere... öğretmeni maestro ibrahim yazıcı ile çalışma videolarını izliyordum bir süredir, zaten belli idi üstün gayreti ve hedeflediği başarı; en son olten filarmoni ile izledim, resmen sol şeridi boşaltın, ben geliyorum diyor... bu sayfada daha önce bahsettiğim piyanist abi ve ablalarının kulvarından gidiyor adil kerem ünal da...

9 yaşında bu aralar adil kerem ünal ve her şey kendisine alınan bir oyuncak org ile başlamış... bir başka rivayete göre ise; babaannesinin evindeki orgmuş her şeyin sebebi... çok da önemli değil ama ben babaanneyi merak ettim şimdi çok:))... yani her babaannenin evinde org bulunmaz da o yüzden... babaanneler genelde sütlaç, muhallebi yaparlardı eskiden... neyse artık... herh…

ayça yasa

tam sevdiğim tarzda bir genç müzisyeni yazmaya başladım... şimdilik genç piyano sanatçısı ayça yasa olarak tanıtayım kendisini, ileride herkes bir çok farklı çalışmaya imza atan bir ayçayı tanıyacak muhtemelen... olaya biraz gizem katınca daha çok okunuyor bu yazılar:)... genelde sonlarda yazdığım muhteşem kehanetlerimi bu sefer en başta yazıyorum... gülmeyin, şimdiye kadarki kehanetlerimin bir çoğu tuttu, geri kalanı da tutmak üzere:)... herhalde "dediklerini yapalım da, şu garibi sevindirelim" diyorlar sağ olsunlar:)...

yahu ne kehaneti, baba vanga mıyım ben:)... bir gencin 2 videosunu izleyin, gelecekte neler yapacağı apaçık anlaşılıyor... çok başarılı olacakları zaten kesin, o başarının üzerine neler koyabilecekleri, klasik çizgide kalıp kalmayacakları, o çizginin dışına çıkacaklarsa eğer, hangi yöne doğru yol alacakları, neler yapacakları gerçekten anlaşılıyor... 2 videoya ek olarak, biraz da çabalayıp; röportajlarına, yazdıklarına, çizdiklerine, söylediklerine ve sosy…

eylül eda yıldız'dan başarı haberi

sessiz sedasız ama emin adımlarla ve hızla gelişen bir genç yetenek piyanist eylül eda yıldız... benim çok önem verdiğim gençlerden biri... hem emin adımlarla ilerliyor, hem de emin ellerde çünkü elena çekiç ile çalışıyor...

eylül hakkında daha önce yaptığım paylaşımı da mutlaka okuyun: eylül eda yıldız

aşağıda eylül'den gnossienne no 1 paylaşacağım, ben bayılarak izliyorum bir süredir... aslında onu paylaşmak için fırsat kolluyordum, o da çıktı... eylül eda yıldız, nisan 2019 da almanyada girdiği bir yarışmada birinci oldu...

bir yarışmada lafını ilk defa kullanıyorum çünkü ailesi ve öğretmeni tarafından yapılan paylaşımlarda hangi yarışma olduğu yazmıyor:)... aslında atlanmaması lazım tabii ama benim için yarışmalar en önemli konu değiller... ama yazmaları gerekirdi, o ayrı...

yarışmaları pek önemsemiyorum dediğimde bazen kızılıyor... tabii ki önemsiyorum, önemsiz değiller ama ben çocukların yarıştırılmalarına ve sanatta yarışma olmasına karşıyım... kişisel görüştür sadece... e…