Ana içeriğe atla

ekipman & aksesuarlar

KAYIT CİHAZI



Korg D3200

Ev stüdyolarının en önemli parçalarından biridir kayıt cihazları... çok kanallı dijital kayıt cihazları günümüzde artık neredeyse bütün üniteleri kapsamaktadır... bu cihazlarla miks yapılabilmekte, üzerlerinde bir çok efekt bulunmaktadır... bilgisayar temelli editing yapılabilen, kullanımı oldukça kolay dokunmatik geniş ekranlı bir çok modele ulaşmak mümkündür ancak farklı özelliklerdeki bu marka ve modeller arasında çok büyük fiyat farklılıkları da mevcuttur... bunun yanında, bir çok farklı amaçlı cihaz da (örneğin bir çok workstation) kayıt işlemini yapabilmektedir...

Bazı önemli marka & modeller:
  • Boss BR-1600CD
  • TASCAM DP-02FX CD Digital Multitrack Recorder
  • Fostex MR-16HD CD Digital Recorder with CD Burner
  • TASCAM 2488mkII 24-Track Digital Multitrack Recording Workstation
  • Korg D3200 32-Track Multitrack Recorder
  • Alesis ADAT HD24XR 24-Track Digital Hard Disk Recorder
  • Korg D3200 32-Track Hard Disk Recording Workstation
  • Mackie TT24
MIXER

edirol M-16 DX
Mixer kayıt işlerindeki en temel aletlerden biridir... olmazsa olmazdır... canlı müzik ve büyük prodüksüyonlarda vazgeçilmez alettir... Mikserler kayıt ve canlı performans anında her kanal için ekolayzır, ses ve efekt ayarlarının tek bir noktadan yapılabilmesini sağlar... Stüdyolardaki kullanım amacı analog mixaj idi. Ancak kaliteli bir mixer oldukça pahalıdır ve kullanımı da çok iyi tecrübe istemektedir... ancak kişisel pc lerin kullanılmaya başlanması ile mixajda mixer yerine dijital sistemlere ve yazılımlara kayılmıştır.

Mixer aynı zamanda özellikle hücum kayıtlarda çok sayıda mikrofon kullanıldığı için kullanılmaktadır ve bu durumda preamp gerekmektedir. Hücum kayıtta mixer olmazsa olmazlardan biridir...

Günümüz dijital mikserleri çoğunlukla aynı zamanda audio arabirim olarak da kullanılabilmekte ve bir çok işletim sistemiyle uyumlu çalışmaktadır...

Ev stüdyolarında kullanımı artık neredeyse kalkmıştır ancak tecrübeli müzisyenler için vazgeçilmezdirler... eğer ev stüdyonuzda davul kaydı yapacaksanız zorunlu olabilir çünkü özellikle davul kayıtlarında fazla sayıda mikrofona ihtiyaç olmaktadır... Bunun dışında mikser ille de gereken bir ekipman değildir ortalama bir müzisyen için çünkü kullanılan diğer bir çok cihaz ve ses kartları bu açığı kapatmaktadır...

Şu asla unutulmamalıdır: gerektiği şekilde mikser kullanımı tecrübe isteyen bir iştir!!!

Mikserler line ve mikrofon olmak üzere sadece 2 tip sinyal kabul ederler... line, diğer cihazlardan gelen sinyallerdir... mikserin tek görevi gelen sinyali istenen noktalara iletmektir... mikser aldığı sinyalleri, kanal kayıt ve master kayıt cihazına, monitörlere ve kulaklık ve efekt cihazlarına iletir...

Dijital mikserlerde ise ya sadece kontrol dijitaldir ve mikser aslında analogdur yada mikser tamamen dijitaldir... dijital cihazlardan gelen sinyaller olduğu gibi kabul edilirken, gelen analog sinyaller dijitale çevrilir... bu çeviriciler (converter) büyük önem taşırlar... dijital mikserler reverb vb gibi efektleri de içerirler ve en önemli özelliklerinden birisi de recall özelliğidir yani EQ, kompresör gibi ayarları saklayabilir ve gerektiğinde bu ayarlara dönebilirsiniz...

Bazı önemli marka & modeller:
  • Mackie 1202-VLZ3 Premium 12-Channel Compact Mixer
  • Edirol M-16DX 16-Channel Digital Mixer
  • Behringer Eurodesk SL2442 FX-PRO Mixer
  • Mackie DFX12 12x2 Mixer with Effects
  • Yamaha MG32 14FX 32-Input 14 Bus Mixer with DSP Effects

MİKROFON

Mikrofon herkes tarafından fazlasıyla bilinen bir konu!!! ama "mikrofon tekniği" çok fazla profesyonellik gerektiren, tecrübe isteyen bir konudur... bazı konular ukalalık yapılamayacak kadar derin konulardır... mesela mikser kullanımı! ... mesela piyano akordu!! mesela mikrofonlama tekniği!!! bunlar ustaların yapacağı işlerdir... eğer bir yerlerde bu konularda bilgi bulursam buraya link verebilirim en fazla...

Ev ortamında yapılacak kayıtlarda hem yalıtım çok iyi olmalıdır, hem de dinamik mikrofon kullanılmalıdır... kondenser mikrofonlar çok hassastırlar ve yalıtım ne kadar iyi olursa olsun ev ortamında mutlaka istenmeyen sesleri de alırlar...

Bazı önemli marka & modeller:
  • Shure SM58 Mic
  • Rode NT1-A Condenser Microphone
  • MXL 770 Condenser Microphone
  • Shure 520DX Green Bullet Mic
  • AKG Perception 200 Condenser Microphone

MONİTÖRLER


Monitör kabinler hoparlördür... ama bilinen hoparlörden farkı yakından yüksek kalitede ses vermeleridir... herhangi bir hoparlör ev stüdyosunda asla ve asla kullanılamaz... kesinlikle monitör olmak zorundadır... amaç yüksek ses değil, yakından çok yüksek kalitede ses elde etmektir... ne kadar iyi olursa o kadar iyidir... verebileceğimiz en fazla parayı ayırmamız gereken ekipmanlardan birisidir... diğeri ise eğer lazımsa mikrofondur... çok pahalı bir workstation almak yerine daha ucuz bir workstation alıp pahalı bir monitör almak daha akıllıcadır bence...

Genelec 2029B Active Monitor

Hoparlörsüz cihazlarda amfi bulunmaması sebebiyle seçilecek monitörlerin mutlaka aktif olmaları gerekmektedir...

Monitörler yere konmamalıdır... en uygun stereo dinleme şekli 2 monitör ile kulaklarımızın tam bir eşkenar üçgen oluşturacağı pozisyondur... monitörler bu kritere göre konumlandırılmalı, duvara fazla yaklaştırılmamalıdır...

Bilgisayarlarda müzik dinlemek için kullanılan monitörler yada sistemler ne kadar kaliteli olurlarsa olsun asla bu iş için uygun değillerdir... bu tip hoparlör donanımlarında amaç etkileyici ses vermektir ve bas ve tiz seslere ağırlık verirler dinleyiciyi etkilemek için... mükemmel ses verebilirler ama asla uygun değillerdir... bas ve tiz ağırlıklı oldukları için orta frekanslı sesler daha düşük duyulurlar... miz esnasında amacımız bütün frekansları mümkün olduğunca dengeli ve net duymaktır... yani "flat" duymaktır...

Monitör seçiminde kulak çok önemlidir... sadece firmanın verilerine yada frekans grafiklerine bakmak yeterli olmayabilir... monitör seçiminde en iyi yol "hi-end" sistemler üreten firmaların demo olarak hazırladığı CD leri monitörlerde dinlemektir... en iyi sonuç bu şekilde alınır...

Bazı önemli marka & modeller:

  • Mackie HR824MKII 2-Way Active Studio Monitor
  • KRK Rokit Powered 5 Generation 2 Studio Monitor Speaker
  • Yamaha HS50M 5" Powered Studio Monitor
  • M-Audio Studiophile BX8a 130-Watt Bi-Amplified Studio Reference Monitors
  • Behringer TRUTH B2031A Active Monitors
  • Mackie HR824MKII 2-Way Active Studio Monitor (1x8 in.)
  • ADAM Audio P22A Powered Studio Monitor Black
  • Behringer TRUTH B2031A Active Monitors (Pair) Standard
  • Digidesign RM2 Reference Monitor Series Powered Studio Monitor Standard
  • JBL LSR 4326P Powered Studio Monitor Pair Standard
  • KRK E8B Expose Powered 2-Way Active Monitor

AKSESUARLAR

Ev stüdyolarında bazı aksesuarlar da gerekmektedir... bunlar içinde en önemlileri mikrofon sehpaları ve keyboard sehpalarıdır... özellikle keyboard ve modüller için kullanılacak sehpaların iyi kalitede ve kullanışlı olmaları gerekir... bunun yanında cihazları koruyacak kılıflar, çantalar, temizlik ürünleri, kablolar, pedallar, güç kaynakları vs vs vs oldukça önemlidirler... en önemli aksesurlardan birisi örneğin keyboard ları ve diğer cihazları tozdan korumaya yarayan ürünlerdir... bu ufak ayrıntıların unutulması çoğu zaman bu pahalı cihazların ömrünü önemli ölçüde kısaltmaktadır...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çağla karaali

çağla karaali çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?... konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onların okulları bu çocuk

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ev stüdyosu ortamı

müzik stüdyosu izolasyonu stüdyo ortamına ev içinde oda deniyor:)... yani evin içinde bir yerler... yine işin büyüklüğüne göre maliyet çok değişecek... mesela siz çalışırken çok gürültü olacak mı? ... keyboard kullanacaksanız sesini az açarsınız... yada kulaklık kullanırsınız... monitör kabin en iyisidir ama mecburen gerekebilir çoğu zaman kulaklık... o zaman, kulaklığın çok iyi olması şart... eletro gitar çalacaksanız gürültüye engel olmak çok zor ama teknoloji gelişti iyice amfi yerine direk olarak bir çok keyboarda yada audio/midi arabirimine gitarı girebiliyorsunuz... kulaklıkla elektro gitar çalmanız da mümkün... davul çalacaksanız::)))... işiniz zor tabii... o zaman yalıtım yapacaksınız odaya çünkü daha ilk gün eve polis gelecektir... tabii davul makinesi, ritm makinesi, eskiden ritm box denen zımbırtılardan kullanacaksanız yada dijital davul seti kullanacaksanız iş basit... "çok iyi" bir kulaklık işinizi görecektir... ama "adam gibi" bildiğin davul (

EmiSunshine

EmiSunshine tam adı emilie sunshine hamilton ama EmiSunshine adını kullanıyor... ben ilk izlediğimde, kendisinin bu kadar genç olduğunu anlamamıştım!... 25 civarı diye düşünmüştüm yaşını ama 2004 doğumlu çıktı... 14 yaşında henüz ama ben tarzına ve sanatçı ruhuna resmen hayran kaldım... çok küçük yaşlarda çekilmiş videoları var, o yaşlarda bile giyimi, aksesuarları, sahnede duruşu, yüz ifadeleri, vücut dili, fotoğraflarda verdiği pozlar vs vs vs, her yönden yaratıcı ve sanatçı bir yapıya sahip... şimdi bu yazdıklarım daha çok moda dergisine uygun ve magazinsel oldu ama sadece bu sebeplerle bu sayfada paylaşmam mümkün değil kendisini... çok daha fazlasına sahip emilie... Emilie Sunshine Hamilton tam bir yetenek bombası emisunshine... çok iyi şarkı söylüyor, sesi çok iyi, tarzı çok iyi ve sesini oldukça iyi kullanıyor... bir çok enstrümanı iyi seviyede çalıyor yani multienstrümantalist... ve kendine ait eserleri var... anlayacağınız söz yazıyor, beste yapıyor... bu kadar da d

zaman içinde gitar

klasik gitar bildiğimiz gitar işte üstteki... tarih ne kadar gerilere gidiyorsa, gitar da neredeyse o kadar gidiyor gerilere... benim ilk rastladığım bilgi sümerlere, hititlere kadar gidiyor... bir de mitolojide gitar benzeri şeyler var... mitoloji denen şey tam olarak ne vakte düşüyor var mı bilen?... işte o zamanlara kadar gidiyor bu iş... çok eskilere yani... kafamın basmadığı zamanlar... ne varsa anadoluda ve mezopotamyada var gerçekten... bu sümerlere hayranım... bildiğim kadarıyla mö 3500-4000 li yıllar gibi... hititler de öyle... gerçi ben mö 1400 lere kadar bulabildim gitarın orijinini... aşağıdaki resimlerin ilki berlinde, ikincisi ise istanbulda bulunuyor şu anda... hititlerde gitar hititlerde gitar benim bulabildiğim, gitara benzeyen en eski müzik aletleri yukarıdakiler... ama çoğu tarihçi ve müzikolog daha da eskilere götürüyor gitarı ama bence artık o kadarı da abartı oluyor çünkü gitara pek de benzemiyorlar... örneğin aşağıdaki de gitarın atası olarak kabul

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

zahit bizi tan eyleme, şaraba eyle ihtiram...

konumuz "zahit" ama zahit hakkında yazabilmek için önce uzunca bir zaman ayırıp, kitap karıştırıp, mürekkep yalamak gerekiyormuş gerçekten... ilk anladığım o oldu... hemen belirteyim; zahit daha yaygın kullanılıyor ama doğrusu "zahid" ... aslında konu; " dinlediklerim " ancak "ben şu zahit adlı eseri çok severek dinliyorum, alın bu da videosu vs vs vs" denip de geçilecek bir eser değil... zaten zahit bizi tan eyleme deyişini bilmeyen ve sevmeyen yoktur... kıyıda köşede kalmış bir şeyi keşfetmiş olamayacağımdan ötürü, asıl amaç tabii ki farklı... neredeyse ilkokul yıllarından beri hayranlıkla dinlediğim "bu zahit de neymiş yahu" diye anca meraklandım zannedersem... çoğu zaman bu esere kısaca zahit denir geçilir... eğer sadece interneti kurcalarsanız ve bu kurcalamanız sadece öylesine gerçekleşirse, aslında birbirinin devamı yada tamamlayıcısı denebilecek zahitler ile karşılaşırsınız... kafanız da karışır biraz... zaten gördüğüm kada