Haftanın Videosu

önceki videolar için playlist oklarıyla ilerleyiniz...

kırkbinsinek

kırkbinsinek
burgazada progresif müzik festivali 2017 hakkında yaptığım paylaşımda da bahsetmiştim, bu sene festival programında yer alan kırkbinsinek çok dikkatimi çekmişti... 2008 yılında kurulan ve o zamandan beri kadrosu değişse de ara vermeden müzik yolculuğuna başarıyla ve taviz vermeden devam eden bir grup olmasına rağmen, ben ne yazık ki çok geç farkına varabildim bu grubun... sebebi de basit, istanbulda yaşamadığınız sürece bu grupları tanımanız yada onların size ulaşabilmeleri zorlaşıyor ister istemez...

kırkbinsinek

progresif müziğimizdeki en önemli üç beş gruptan biri oldu benim için kırkbinsinek çünkü bana eskileri yani gerçek progresif dönemi çağrıştırdı müzikleri... günümüz dünyasında müzik yapıp, o yılları çağrıştırabilmek oldukça zor çünkü o yılları yaşamak gerek o ruh için ama kırkbinsinek en azından o ruha yakın bir his verdi bana... doğaçlama müzik yapıyor olmaları ve viyolonsel kullanmaları da buna eklenince, benim hayran olmamam mümkün değil zaten... tam bir performans grubu... çıkarın sahneye, dilediklerini çalsınlar uzun uzun doğaçlaya doğaçlaya... tam bitmek bilmeyen, alıp götüren ve ne zaman getireceği belli olmayan uzun uzun parçaların grubu gibi kırkbinsinek ama tabii sahnede oluyor bu iş... bakalım yolumuz ne zaman kesişecek...

2015 yılında world in sound etiketiyle yayınlanan sis pus sus albümünün açılış parçası hoyratı dinleyerek devam edelim... albümün açılış parçası...



çello kullanılması çok hoşuma gitti... apayrı bir güzellik katmış ve batı enstrümanı olmasına rağmen, parçaya oryantal bir tad da katmış...parçalarının neredeyse tamamında anadolu da serpiştirilmiş... serpiştrilmekten çok, psychedelic içine yedirilmiş... bunu hissettirmeden yapabilmek de başarıyı getiriyor sonuçta... becerilemediğinde çok eğreti duruyor ve beni çok rahatsız ediyor... viyolonsel de apayrı bir tat katmış gerçekten...

alper antmen, özgür devrim akçay, tuncay korkmaz ve tolga öztürk tarafından kurulan kırkbin sinekten tuncay korkmaz daha sonra ayrıldı... özgür devrim akçayın da mecburen bir süreliğine ayrılması sebebiyle grup cenk akkaya ile çalışmalarını sürdürdü... uun süre üç kişi devam ettiler... özgür devrim akçayın gruba tekrar katılması ve barış güvenenlerin de gruba dahil olması sonucunda grup yeniden dört kişi olarak yoluna devam etti... sinan güldal da sahne görseli hazırlayarak grupta yer aldı...

karga tarafından çıkarılan kompile karga 3 adlı albümde pus almış dağı adlı parçaları yayınlandı... 2010 yılında çıktı bu albüm...



kırkbinsinek, yukarıda da belirttiğim gibi tam bir performans grubu ve ülkemizin kalbur üstü mekanlarının neredeyse tamamında sahne almışlar, bir çok konser ve festivale katılmışlar... almanya würzburgda düzenlenen 9. psychedelic network festivalde ve berlinde zukunft am ostkreuz konser salonunda sahne almışlar...

en tepede de bağlantısını verdiğim progresif burgazada paylaşımına gidip, grubun nefes, oyun, karanlık ve shijin adlı parçalarını dinleyebilirsiniz... bence kaçırmayın, harikalar gerçekten... aşağıda da benim bayıldığım kara iplik adlı çalışmayı paylaşayım ve kaçayım ben... sevin bu sinekleri, dinleyin, izleyin bol bol ve herkese de duyurun:)...

Paylaşın:

0 yorum:

Yorum Gönder

son paylaşımlar

Recent Posts Widget