Haftanın Videosu

önceki videolar için playlist oklarıyla ilerleyiniz...

amigo de la guitarra

memet tevfik çimen (amigo de la guitarra)
gitarın arkadaşı, dostu memet tevfik çimen... yani amigo de la guitarra...

14 şubatta yurt çapında törenlerle kutlanan sevgililer gününde eskişehirde bir şiir dinletisi düzenleniyor... memet tevfik çimen de klasik gitarıyla şair erhan erginsu ve volkan uysala eşlik ediyor... birisi bu şiir dinletisinden bir cümle ile bahsediyor övgüyle ve ben sadece "memet" adını sevdiğim için "dur bi bakayım, kimmiş bu memet" diyorum ve gördüğünüz üzere yazmaya başlıyorum... iyi ki bazı yerlerde yazdıkları gibi mehmet yazmamış arkadaş...

sadece memet yeterli değil tabii benim bloğumda yer alabilmek için... öyle önüne gelen giremez buraya... sokak işini önemseyen bir memet... kendini yetiştiren, kafası fazlaca çalışan, çok iyi de gitar çalan, halkın gitar virtüözü olan bir memet oluyor kendileri... 10 yıldan fazla bir süredir bu blog işi ile iştigal eden biri olarak; eskişehir, kocaeli ve mersin gördüğüm anda oradan bir cevherin çıkacağını anlarım hemen... memet adına ilaveten eskişehiri görmem ve tabii üstüne bir de kısa bir videosunu izlemem benim için fazlasıyla kafi oldu...

ben çok önemli bir şahsiyeti denk geliş de olsa keşfetmiş olduğum için çok mutluyum... öncelikle şunu hemen belirteyim, öyle fikirleri var ki, bi an "bu ben miyim ki!" bile dedim... kendisi için bilge diyen de var, modern zaman dervişi diyen de var... ben yalın bir ifadeyle olması gerektiği gibi insan diyorum kendisine... insanlığı öyle bir unuttuk ki, aklı başında doğru düzgün laflar eden birilerini gördüğümüzde hemen derviş yada bilge diyoruz... yok öyle dervişler bilgeler, aklı başında doğru düzgün insanlar var ve memet tevfik çimen de o nadir insanlardan biri sadece...

kim çekti bulamadım, bulursam mutlaka eklerim, aşağıdaki fotoğrafa hayran kaldım... müzik bu fotoğraftır işte... biri sokakta çalar, bir çocuk dinler; olur dünyanın en güzel müziği... o tadı carnegie hall de alamazsınız ama eskişehir odun pazarında fazlasını alırsınız...


müziğe ve gitara aşık bir müzisyenin başına gelebilecek en kötü şey gelmiş memet tevfik çimenin... bir motosiklet kazası sonrasında altı yıl gitardan uzak kalmak zorunda kalmış!... sonrasında yeniden kavuşmuş gitarına ama altı yıl o kadar uzun bir zaman ki bir müzisyen için, kendisini bir kez daha eğitmek zorunda kalmıştır mutlaka... zaten kendisini eğitip geliştirme konusunda resmen bir uzman...

ilkokulu birinci sınıfta terketmiş... daha sonra ehliyet alabilmek için ilkokulu bitirmiş... ingilizce ve almancayı çok iyi, başka dört yabancı dili de günlük işlerini halledebilecek kadar biliyor... mesela ispanyolcası da çok iyi... ve altı yıllık aradan sonra, nisan 2016 da verdiği resitalden de anlaşılacağı üzere, gerçek bir virtüöz... kendisine ait atlıhan adlı eserini paylaşayım hemen...



eskişehirin her yerinde kendisini görmek mümkünmüş anladığım kadarıyla ama bir süredir ünlü odunpazarında bulunan atlıhan çarşısında halka gitarı ve gitar kültürünü tanıtmakla meşgulmüş... yüzlerce bestesi olan sanatçı bir çok ilde özellikle konservatuvarlarda resitaller vermiş...

ilginç bir hikayesinin olduğundan eminim ama ne yazık ki tanımıyorum kendisini ve sağdan soldan toplama bilgilerle de olsa, burada mutlaka paylaşmam gerektiğini düşündüğüm için vakit kaybetmeden başladım yazmaya... umarım bir gün bir şekilde tanıma fırsatım da olur...

eskişehirin sembol isimlerinden biri memet tevfik çimen... dünyanın bir çok ülkesinden bir çok kişi kendisini tanıyor, seviyor... türkiye de tanımalı mutlaka kendisini... halkın içinde, halk için yaşayan, sokaklarda da halk için gitar çalan, evrensel değerlere sahip gerçek bir sanatçı... kendini sanatçı görenlerden değil, gerçeğinden!...

facebook sayfasındaki sadece son bir kaç paylaşımını okudum, kendisini anlamam için fazlasıyla yeterli oldu... kendisini takip etmenizi şiddetle öneriyorum...

facebook/memet tevfik çimen

sadece son günlerdeki iki paylaşımından bir kaç inciyi ben alıntılayayım, gerisi artık size kalmış...
çağımızın koşullarında, devrimler iktidarları ele geçirmekle değil, bilim ve sanatı geliştirip yaymakla, bilime sanata kültüre yatırım yaparak, halklar ve bireyler arasında, kültür ve bilgi, beceri eşitliği sağlamak ile olur!
hiçbir zaman mezarınıza götüremeyeceğiniz çıkarlarınız uğruna, birbirinizi yiyorsunuz, 117 elementin kopyası olan, galaksi içinde, dünya dedigimiz gezegen ne ifade eder, ve dünya icinde bizler ne ifade ederiz, neden bunu idrak edemiyorsunuz? bilim ve sanatın temel amacı, öncelikle insan soyunun devamına, evrim ve refahına ve tüm canlı cansızlar olmak üzere, yaşama doğaya hizmet etmeye dayanır, salt bir siyasi görüşe veya ırk din dil ayrımına degil...!
halkın vergileri ile yapılan okullarda, halkın vergileri ile ödenen öğretmen maaşları ile eğitim alıp müzik öğrendiniz, ancak halka borcunuzu ödemediniz..? halka vermeden öğretmeden hangi hakla konser salonlarına halkı bekleyebilirsiniz...? halka inip öğretip anlatmadığınız için, hiçbirzaman anlaşılamayacaksınız.. hikayeden ego tatminleri ile kendinizi avutmayın, kendinizi sorgulayın ve sokağa çıkın... halklarınızın sanatçısı olmayı başarın.. sokaklarda hayat var...
çok güzel bir parçayla bitireyim, yeni bilgilere ulaştıkça eklerim buraya... şimdilik bu kadar...

Paylaşın:

2 yorum:

  1. Harikasın Memet abicim:) Burada hakkında yazı görünce çok memnun oldum. Sonunda birileri bizim hep aldığımız tadı almaya başlamış:)

    YanıtlaSil
  2. Bu ne muhteşem adamdır böyle!

    YanıtlaSil

son paylaşımlar

Recent Posts Widget