zeki çağlar namlı

zeki çağlar namlı
sadece 2-3 gündür kendisinden haberdarım! zeki çağlar namlı yı bana tanıtan kişiye de buradan teşekkürü bir borç biliyorum çünkü her zamanki olağan kendime kızışımı şu anda da yaşıyorum... "ben nasıl tanımam bu adamı!" kızgınlığı ile arkadaş oldum artık:)...

zeki çağlar namlı son yıllarda tanıdığım yada farkına vardığım en büyük yetenek kesinlikle... bence evrensel ölçüde büyük bir yetenek...

biyografisini okurken dikkatimi en çok çeken şey, kendisinin şu kısacık ifadesi oldu: "Namlı'ya göre müzik tekti"... tamamen katıldığım ancak bu kadar kısa ifade edemeyeceğim derin bir konu bu ve 4 sözcük aslında çok fazla şey ifade ediyor...

resmi web sayfasına girdiğinizde otomatik olarak başlayan videoyu dinlemeye başladığınız anda bir bağlama virtüözünü dinlemekte olduğunuzu hemen anlıyorsunuz... tabii şimdi "biz salak mıyız? neden anlamayalım?" diyeceksiniz ancak bahsettiğim konu farklı... çalınış tarzı bağlama ancak çıkan ses bağlama sesi değil... yada benim algılamam o şekilde oldu ilk dinleyişimde... trt int de yayınlanan müziğin diliyle adlı programda çekilmiş ve şelpe tekniği (tapping denen şey) ile çalınmış olan bu bağlama soloyu izlemeden dinlediğim için algılamam bu şekilde oldu... aynı soloyu elektro gitarda eddie van halen, bas gitarda victor wooten da çalabilirdi... arada blues ve ağırlıklı caz da mevcut... zaten zeki çağlar namlı boşuna "müzik tektir" dememiş... hemen aşağıda bilgilerinize sunayım bu hayran kaldığım videoyu...



victor wooten demişken, zeki çağlar namlıyı ilk dinlediğimde ilk aklıma gelen kişi victor wooten olmuştu... dominique di piazza ile 2010 yılında bir düet çalışma yapmış ve çok da başarılı olmuş ancak ben nedense victor wooten ı daha çok yakıştırdım... tarzlarını çok benzettim çünkü... victor wooten ı buradan izleyebilirsiniz...

zeki çağlar namlı hakkında yukarıda verdiğim resmi sitesinden her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz, aynı şeyleri burada tekrar etmeye gerek olmadığı için ve sayfasını ziyaret etmeniz için burada biyografik bilgilerden yada başarılarından söz etmiyorum ancak uzun sayılamayacak sanat hayatı büyük başarılarla dolu... homegrown completion serisi albümlerdeki çalışmaları en çok dikkat çeken parçalar olmuştur... asia minor ün ezgiler albümünde yankı isimli çalışması da oldukça başarılıdır... ilk albümü la lune ise başlı başına başarıdır... la lune albümünde zeki çağlar namlı nın bağlamaya getirdiği yeni teknik ve sound ilk kez kullanılmıştır...

peki nedir bu teknik? bu sound?... kendisi çift rezonans kutusuna sahip telli müzik aleti olarak açıklıyor ve çok ilginç ve önemli bir buluş... yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi, bağlamanın 2 ayrı rezonans boşluğu bulunmaktadır ve mükemmel bir doğal stereo sağlanabilmektedir... zeki çağlar namlı bu buluşunun patentini almıştır... doğal stereo hakkında buradan bilgi alabilirsiniz... doğal stereo enstrüman "experimental musical instruments" kataloğunda yayınlanmıştır...

bağlamaya gerek teknik, gerekse sound (ne yazık ki türkçesi yok bunun!) açısından getirdiği yenilikler yanında benim ilgimi asıl çeken şey, namlının doğaçlama müzik yapan bir müzisyen olması... bence müzik doğaçlama yapılınca çok daha büyük bir anlam kazanıyor çünkü... dominique di piazza ile birlikte yaptığı face to face adlı son albümünü ne yazık ki henüz dinleme fırsatım olmadı ancak albüm hakkında yazılıp çizilenler bana çok fazla cazip geldi... her şeyden önce bir bas gitar hastası olarak bağlamanın yanında bas gitarı çok ilginç ve uyumlu buldum... bunun yanında, caz ve doğu tarzlarının bütünlük arzediyor olması da çok önemli... ve tabii bence en önemlisi albümün serbest doğaçlama tarzında olması... ilk fırsatta bu albümü edinip dinlemem gerekiyor, şimdilik aşağıda bir video paylaşmakla yetineyim...



zeki çağlar namlı çok yetenekli bir bağlama virtüözü ve üstelik yenilikçi, yaratıcı ve çok genç... ben kendisinden çok daha fazla başarılar duyacağımızdan eminim... bu arada, yukarıda bahsettiğim doğal stereo buluşunun tüm haklarını satın almak isteyen PRS gitar firması henüz namlı dan yanıt alamamış galiba! zeki çağlar namlı istiyormuş ki; bu yenilik türkiyeden dünyaya yayılsın... bu düşüncesi için ben kendisini kutluyorum ve teşekkür ediyorum ama ola ki kendisi es kaza gelir de burayı okur, belli olmaz, ben de bu konuda görüşümü yazayım buraya:

"emeğinin karşılığını ve hakkını veriyorlarsa eğer, hemen sat sayın namlı... bu ülkeden o beklediğin düşünce ve yaklaşım çıkmaz... ağız burun kıvırırlar! ne işe yarar ki bu? derler... hakkını da vermezler zaten... verseler bile fazlasıyla geri alırlar, başın ağrır... bence eğer satmadıysan haklarını, hemen yarın sat ki dünya faydalansın..."

müziğin diliyle yazısını da okuyabilirsiniz...


Öne Çıkan Yayın

orta çağdan günümüze hurdy gurdy