Ana içeriğe atla

gençler ustalara karşı

li-sa x
sürekli takip ettiğim guitarworld.com sayfasında; 2014 yılında en çok izlenen, beğenilen ve paylaşılan videoları derleyip toplamışlar... modadır zaten bir yıl bitip de diğeri başlayınca, bir süre böyle olur... hepsini daha önce izlemiştim ama bir tanesi kaçmış nasılsa... en ilgincini, en güzelini kaçırmışım hem de... li-sa x...

li-sa x, şu anda 8 yaşında minik bir japon... fotoda görüldüğü gibi, gitardan da küçük henüz... lisa hakkında büyük ihtimalle daha sonra kapsamlı bir paylaşımda bulunurum...

burada yazacaklarımda onun da katkısı çok büyük ama konu lisa değil sadece... başlığı gençler olarak attım ama görülebileceği üzere; konu çocukların dünya devleri karşısındaki inanılmaz başarıları!... gerçekten inanılmaz...

li-sa x paul gilbert ın "scarified" adlı parçasını çalıp, youtube a ekliyor aşağıdaki videoyu... tarih 20 aralık 2013...



video o kadar büyük bir beğeni kazanıyor ki, li-sa x in bu videosu kısa sürede tüm dünyayı defalarca dolaşıyor... paul gilbert da 8 yaşındaki minik kızın bu üstün başarısı karşısında hayrete düşüyor ve büyük ihtimalle çok da gururlanıyor ve aşağıdaki videoyu li-sa x için özel olarak hazırlayıp, kendisine ait on-line gitar okulunda ücretsiz eğitim alma ödülü veriyor...



paul gilbertin eski grubu racer x e ait scarified adlı parçanın orijinalini aşağıdaki linkten mutlaka izleyin derim... ve paul gilbert ile li-sa x i kıyaslayın... kıyaslarken de lütfen mantıklı olun...

scarifed/racer x

çok ilginç ki, bir o kadar da sinir bozucu aslında; li-sa yı yeterince iyi bulmayanlar ve "kesinlikle paul daha iyi!" yada "lisa duygu katmamış çalarken" diyenler de var!... bu tip saçma yorumlar bile fazlasıyla yeterli aslında 8 yaşındaki li-sa için... e tabii ki paul gilbert daha iyi:)... yahu adam dünyadaki sayılı gitarcılardan biri!... yıllarca sahne tozu yutmuş, eğitimli, üstad ve her şeyi bırakın bir kenara, zaten söz konusu parça kendisinin!... ben bu tip yorum yapanların kesinlikle sinir bozmak için yorum yaptıklarından eminim... aksi taktirde açıkça geri zekalıdırlar:)... karşılaştırılan rakip ise boyu taş çatlasın gitar kadar olan, 8 yaşında bir çocuk...

bir örnek daha vereyim...

diğer örnek; benim de hayranı olduğum, 1 sene önce buradan da paylaştığım tina s.

tina s şu anda galiba 15 yaşında henüz... 14 yaşındayken, o da yngwie malmsteen e ait "arpeggios from hell" adlı parçayı çalıp yüklüyor youtube kanalına... her iki videoyu da aşağıda paylaşıyorum... lütfen izleyip, kıyaslayın... hangisi daha iyi sizce?





malmsteen, videosunun girişinde parçanın ne derece zor bir parça olduğunu filan anlatıyor... gerçekten aşırı zor...

ben defalarca dinledim... siz de dinleyin... malmsteen, "gitar" denince akla gelen ilk 3-5 isimden biri... uzunca bir süre dünya gitar severlerini "satrianiciler" ve "malmsteenciler" olarak 2 ye bölmüş adamlardan biri... paul gilbert için yukarıda sıraladığım bir çok avantaja fazlasıyla sahip... tina s ise 15 yaşında deneyimsiz bir gitara gönül vermiş genç... bu terazide tarttığımda ikisini;

ben kesinlikle tina s diyorum... 

umarım buraya da gelip "olur mu yahu malmsteen çok daha iyi" gibisinden bir şeyler yazan çıkmaz...

peki nasıl oluyor bu? gitar tanrılarının parçalarını, hatta özellikle en zor olanlarını; "çocuk" lar bu derece iyi çalabiliyorlar?... son 8-10 senedir ortaya çıkan bir durum bu...

1-) blackmore, page, hendrix yada gilmour gibi gitar çalabilen başka insanlar yoktu 70 lerde ve 80 lerde...

2-) 70 lerde ve 80 lerde de vardı (belki) ama seslerini duyuramıyorlardı...

yukarıda 1 ve 2 olarak yazdığım her iki seçenek de üzerinde mutlaka durulması ve çok iyi irdelenmesi gereken iki konu bence...

tabii hemen şunu da eklemekte yarar var; ben 80 li yıllardan itibaren ortaya çıktıkları ve hızla arttıkları belirtilen şu "kristal çocuk" ve "indigo çocuk" kavramlarına da inanan biriyim... ne oldukları konusunda bilginiz yoksa eğer, kısa bir araştırmayla bilgi edinebilirsiniz...

özetle; bir üçüncü şıkkı da ilave etmekte yarar var:

3-) "şimdiki çocuklar farklı azizim" şıkkı -ki doğal olarak kesinlikle çok farklılar-

gözlemlerime dayanarak bir madde daha eklemem gerektiğini düşünüyorum;

4-) özellikle güney kore ve japonyadan bu tip çocuklar daha çok çıkıyor!...

yukarıdaki tüm şıklar bence değişen oranlarda doğruluk payına sahipler ve hepsinin de sadece tek bir ortak noktası var!... "teknoloji"... bu kadar basit aslında... ve tabii özellikle son maddeyi göz önüne alırsak, toplumsal eğitim ve bilinç...

hatta teknoloji demek de tam doğru değil, internet demek daha doğru...

ben kendimi "makul ölçülerde teknolojiyi kabul eden ama kapitalizmin oyuncağa çevirdiği saçma sapan ve işe yaramaz teknolojiyi de şiddetle reddeden biri" olarak kabul ediyorum... ve insanlara sunulmuş en yaygın teknoloji olarak da interneti görüyorum...

internet; dünyanın "en zararlı ve tehlikeli" teknolojisi olduğu kadar; aynı zamanda dünyanın "en faydalı" teknolojisidir... tıpkı nükleer enerji gibidir... her ikisi de "çok faydalı ve zararlı işler" dir...

internet müziğe ne kazandırdı? ne kaybettirdi? gibi bir sorunun cevabı; tamamen sizin kim olduğunuza bağlıdır!...

5 yaşında bir çocuksanız, internet sizi tina s. yada li-sa x yapabilir... (5 para etmez bir embesil de yapabilir)

müzisyenseniz, emekleriniz ortalığa bedava saçılır... (kesinlikle saçılır ve toplayamazsınız, bununla yaşamayı öğreneceksiniz artık)

yeni müzisyenseniz yada albümüz yeni çıkmışsa; biraz gayretle tanıtım işi bir kaç günde bedavaya hallolabilir... (gümleyebilirsiniz de 1 gecede)

çok eski bir müzisyenseniz, küllerinizden doğarsınız ve 1905 yılındaki canlı kaydınız 2015 yılındaki 10 yaşında çocuğa ulaşır...

sahtekarsanız, köşeyi dönersiniz... (hapis de olabilir)

bırakın canlı konserini izlemeyi; deep purple ı herhangi bir şekilde "izlemek" hayal iken; bugün monitöre bakmanız yeterlidir... pink floydun albümünü hemen satın almak bile eskiden hayal iken; bugün pink floyd tarihini cebinizde gittiğiniz yere taşırsınız... zeki müren ile eskiden anca "rüyalarnızda buluşurdunuz" ama bugün dilediğiniz her yerde zeki mürenle buluşursunuz...

eğer şimdi 1975 yılında olsaydık; bırakın japon kızı li-sa nın paul gilbertle videolaşmasını, li-sa da anca rüyasında görürdü paul gilberti!... şansı ve parası varsa, tokyo konserinde izleyebilirdi belki... eğer 1975 yılında olsaydık şimdi; ve li-sa x yada tina s. japon ve fransız olmasalardı, türk olsalardı mesela; elektro gitarı da anca rüyalarında görürlerdi...

1975 yılında olsaydık; li-sa x in paul gilbert parçasını bu şekilde çalabilmesi mümkün değildi... çünkü videoları yoktu!... notalarına ulaşamazdı... kulaktan dinlediğini çalabildiği kadar çalabilirdi ama tekniğini geliştiremezdi... bence bunların hiç birini öyle 5 yaşında kolayca yapamazdı... şimdi nasıl yapıyor? yada tina s. nasıl yapıyor?

çok basit; eskiden rüyalarda görülebilecek olan paul gilbertin yada malmsteen in youtube kanalı var, e tabii tina s. nin ve li-sa x in de aynı yerde kanalı var!...

makas yada aradaki statü farkı sürekli daralıyor... bugün minicik bir kız, lara fabianın azerbaycan konserinde, sahneye yanaşıp, "sizi çok seviyorum, sahnede sizinle birlikte söylemek istiyorum" diyebiliyor ve bir yandan lara fabianı ağlatırken,i diğer yandan, adını geniş kitlelere duyurabiliyor... ve işin daha da tuhafı, çok da güzel söylüyorlar birlikte... az önce belirttiğim "indigo çocuk" bu oluyor işte...

bütün dünya, hepimiz aynı facebooktayız!... aynı youtube un komşu kanallarında siz herhangi bir dünya devinden çok daha fazla izlenme ve beğeni alma şansına ve hakkına sahipsiniz!... 2 tıkla, kaydını evinizde yaptığınız albümünüzü aynı internet sitesinden pazarlayabilirsiniz... eski türk filmlerindeki gibi, bohçanızı toplayıp, istanbul unkapanı plakçılar çarşısında patronların kölesi olmak zorunda değilsiniz artık...

bugün artık eskiden olduğu gibi, jimi hendrix yada orhan gencebay posterlerini duvara asıp, aval aval bakma devrini çoktan geçtik... bugün; mesaj kısmını açıp, "hey jimi! naber?... hayranım sana be, bak senin parçayı ben de kavırladım, ekliyorum alta, nasıl olmuş?"... jimi den yanıt: "helal be sana koçum, oldukça iyisin, bu cumartesi gel de woodstock da beraber takılalım" devridir...

bu avantajları ve üşenmekten şimdi yazamadığım daha bir çok avantajı değerlendirme devridir bu devir... sadece duvardaki işe yaramaz postere bakar gibi aval aval eldeki tablete yada telefona bakmak yerine, biraz şöyle dünyaya doğru biçimde ve doğru pencereden bakmak gerekiyor bu devirde...

mecburen 2 örnek de yabancı kardeşlerimizden oldu... aval aval bakmayan kardeş sayısı bazı dünyalarda oldukça fazla... peki bizde yok mu bir yerli tina yada lisa?... olmaz mı var...

efe kavas var mesela benim bildiğim şimdilik yerli tek örnek... daha önce paylaşmıştım, aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz...

efe kavas

o kadar çok örnek var ki...

mini hendrix ayla mız da var...

eren başbuğ (zaten eğitimli iken) düzenleme yapıp internete koyuyor, jordan rudess çok beğeniyor, eren ve jordan arkadaş oluyorlar... eren başbuğ, bir rüyayı gerçekleştiriyor...

eren başbuğ
like a "dream": eren başbuğ

jason becker çok beğeniyor videosunu ve damian salazar ı dünya tanıyor kısa sürede...

ve dünyada binlercesi mevcut şu anda... ve konu sadece gitar da değil!... her konuda durum bu... ve gerçekten çok umut verici... dünyanın en iyi fotoğraf sanatçıları ile aynı platformda kendi fotoğraflarınız paylaşabilirsiniz mesela ve onlarla sohbet edip, ufkunuzu geliştirebilirsiniz... yada ne bileyim, kendi imkanlarınızla kısa film çekip, önemli yarışmalara katılabilirsiniz!... hayaldi bunlar ama bugün olağan...

aval aval bakanın eskisi kadar şansı olmadığı çok açık artık; doğru bakanın da önünde koskoca bir dünyanın hazır beklediği de çok açık... nasıl bakılacağı artık tamamen size kalmış...

Yorumlar

Ayın Çok Okunanları

deniz neva ertürk

"gelecekte caza geçebilir" yada "bakarsınız, progresif müzik yapar" vb gibi bir takım kehanetlerde bulunamayacağım bir paylaşım olacak gibi görünüyor genç piyanist deniz neva ertürk hakkındaki bu paylaşım... sürekli takip edenler anlamıştır ne demek istediğimi ama ilk defa okuyan anlamayabilir; ben özellikle prog ve caz hastası olduğum için, burada gençlerin kafalarını çelip, klasik müzikten biraz saptırmaya çalışan bir tipim ama deniz neva ertürk'ü dinlerken, kendisine bu tip lafların pek işlemeyeceğini anlamış bulunuyorum... gelecek ne getirir tabii bilinmez, bakarsınız yeni bir ayşedeniz doğar ama deniz neva nedense bana tam bir klasik piyanist izlenimi verdi... yani klasik eserlere harfiyen bağlı, bilinen orijinal halleri ne ise bire bir çalma azmi içinde bir konser piyanisti sezdim... anlatamadım değil mi?... farkındayım:)... ama anlatmadan bırakmam merak etmeyin...

adına inatla klasik denen bu muhteşem müzik, diğer müzik türlerinin de anası olduğu için, …

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

duru aydın'dan bir sezonda 9 konser

hakkında en çok paylaşım yaptığım isimlerden biri piyanist duru aydın... önceki paylaşımları mutlaka okuyun... aşağıdaki paylaşımlar, direk kendisiyle ilgili olanlar ve bir çok farklı paylaşımda da duru'dan bahsettim sürekli... işin gerçeği, ben kendisini tanıdığım günden beri neredeyse her ay bir şekilde hakkında güzel haberler aldım desem yeridir... belki daha sık... şimdi fark ettim ki, ilk paylaşımın üzerinden sadece 1 yıl geçmiş neredeyse! ve ben bu kadar kısa süre içinde o kadar çok başarısından bahsetmişim ki! kendim de inanamadım!...

duru aydınduru aydın'dan güzel haberlerduru aydın'dan meriç soylu'ya

kendisini tanımam ve dikkatimi çekmesi yarışmalar sayesinde oldu ama bu paylaşımda en az bahsedeceğim konu, yarışma... ben yarışmaları sevmem, bilen bilir... benim kişisel sabit fikrime göre; müzisyen konser verir... albüm de yapar tabii dilerse ama müzisyen aslında konser verir arkadaş... duru aydın da bu sezon bol bol konser verdi ve ben bir noktaya kadar bahsett…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

damla ece'den "su"...

genç piyanist damla ece karataş hakkında daha önce paylaşım yapmamıştım ama bir çok defalar başarılarından bahsetmiştim... geçen sene tifliste gerçekleştirilen wolfgang amadeus mozart uluslararası piyano yarışmasında ikinci olmuştu ve bu yarışmada aldığı derece sebebiyle katılmaya hak kazandığı almanya'da düzenlenen musical fireworks in baden-württemberg yarışmasında da birinci olmuştu...

genç müzisyenlerden son haberler

hakkında hiç paylaşım yapmamış olmakla birlikte, sürekli takip ettiğim bir yetenek damla ece karataş... yukarıdaki başarıları sonrasında, çev sanat seçmelerine girdi ve başarılı bulunarak çev sanat bursiyeri oldu geçtiğimiz haziran ayında...

ben sadece takip edebildiğim kadarıyla, önemli çalışmalarından bahsediyorum... yine geçtiğimiz haziran ayında, 18-22 haziran 2018 tarihlerinde düzenlenen uluslararası bilkent piyano festivali'nde piyano ve müzik dünyasının çok önemli isimleri ile genç yetenekler bir araya gelmişlerdi ve damla ece de katılımcı olarak kabul …

piyanist sena erünsal'dan başarı haberleri

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı 8. sınıf öğrencisi olan sena erünsal; 4-9 haziran tarihlerinde, italya milano'da düzenlenen piano talents 2019 yarışmasında ikincilik ödülünü kazandı... 6-21 yaş arası genç yeteneklerin katıldığı ve 9 yıldır düzenlenen yarışma, casa verdi büyük salonda gerçekleştirildi...

bu haberi paylaşırken denk geliş karşıma çıktı, hemen o bilgiyi de buraya ekleyeyim... piyanist sena erünsal, mayıs ayında da uluslararası salzburg grand prize virtuoso yarışmasında da ikinciliği kazanmış... bu güzel haberi duymamıştım... internet üzerinden yapılan bir yarışma ve çok önemli çünkü bu yarışmada derece alan müzisyenler konser verme hakkı da kazanıyorlar... önümüzdeki sezon wiener saal salzburg'da konsere çıkacak sena erünsal...

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı'nda, ünlü piyanistimiz iris şentürker ile çalışmalarını sürdüren sena'yı, öğretmenini ve tabii ki ailesini kutluyorum...

sena erünsal oldukç…

cansu naz eriş'ten bir sezonda 3 konçerto

sürekli yakından takip ettiğim ama bu sezon içindeki çalışmaları hakkında detaylı bilgi veremediğim genç piyanist cansu naz eriş hakkında sürekli güzel haberler geliyor... ben konserlere çok önem veriyorum, cansu naz da sürekli önemli konserlerde sahne alıyor ve çok da önemli eserler seslendiriyor...

kısa bir süre önce paylaşmıştım, burada yine belirtmem gerekiyor; cansu naz eriş, istanbul devlet senfoni orkestrası tarafından, sedat gürel-güzin gürel sanat ve bilim vakfı işbirliği ile 5 mayıs 2019 tarihinde düzenlenen ulusal genç yetenekler yarışmasında birincilik derecesini almıştı... o paylaşımı da okursanız sevinirim...

yarışmanın ödülü olarak; yarışmaya katıldığı eser olan prokofiev’in 1 numaralı re minör piyano konçertosunun tamamını 20 mayıs 2019 tarihinde, istanbul devlet senfoni orkestrası eşliğinde solist olarak seslendirecek cansu naz...

11 Aralık 2018 tarihinde istanbul üniversitesi devlet konservatuvarı senfoni orkestrası ile mendelssohn'un 2 numaralı piyano konçertosu

adil kerem ünal

bir felaket piyanist daha hızla sahnelerde boy göstermeye başladı... hemşehrim adil kerem ünal... hemşehrim olunca yada olmayınca ne değişiyor? onu da anlamış değilim ama olsun... 1 yılı aşkın bir süredir takip ediyorum kendisini, kısa sürede çizginin oldukça üstünde olduğunu gösterdi bizlere... öğretmeni maestro ibrahim yazıcı ile çalışma videolarını izliyordum bir süredir, zaten belli idi üstün gayreti ve hedeflediği başarı; en son olten filarmoni ile izledim, resmen sol şeridi boşaltın, ben geliyorum diyor... bu sayfada daha önce bahsettiğim piyanist abi ve ablalarının kulvarından gidiyor adil kerem ünal da...

9 yaşında bu aralar adil kerem ünal ve her şey kendisine alınan bir oyuncak org ile başlamış... bir başka rivayete göre ise; babaannesinin evindeki orgmuş her şeyin sebebi... çok da önemli değil ama ben babaanneyi merak ettim şimdi çok:))... yani her babaannenin evinde org bulunmaz da o yüzden... babaanneler genelde sütlaç, muhallebi yaparlardı eskiden... neyse artık... herh…

ayça yasa

tam sevdiğim tarzda bir genç müzisyeni yazmaya başladım... şimdilik genç piyano sanatçısı ayça yasa olarak tanıtayım kendisini, ileride herkes bir çok farklı çalışmaya imza atan bir ayçayı tanıyacak muhtemelen... olaya biraz gizem katınca daha çok okunuyor bu yazılar:)... genelde sonlarda yazdığım muhteşem kehanetlerimi bu sefer en başta yazıyorum... gülmeyin, şimdiye kadarki kehanetlerimin bir çoğu tuttu, geri kalanı da tutmak üzere:)... herhalde "dediklerini yapalım da, şu garibi sevindirelim" diyorlar sağ olsunlar:)...

yahu ne kehaneti, baba vanga mıyım ben:)... bir gencin 2 videosunu izleyin, gelecekte neler yapacağı apaçık anlaşılıyor... çok başarılı olacakları zaten kesin, o başarının üzerine neler koyabilecekleri, klasik çizgide kalıp kalmayacakları, o çizginin dışına çıkacaklarsa eğer, hangi yöne doğru yol alacakları, neler yapacakları gerçekten anlaşılıyor... 2 videoya ek olarak, biraz da çabalayıp; röportajlarına, yazdıklarına, çizdiklerine, söylediklerine ve sosy…

eylül eda yıldız'dan başarı haberi

sessiz sedasız ama emin adımlarla ve hızla gelişen bir genç yetenek piyanist eylül eda yıldız... benim çok önem verdiğim gençlerden biri... hem emin adımlarla ilerliyor, hem de emin ellerde çünkü elena çekiç ile çalışıyor...

eylül hakkında daha önce yaptığım paylaşımı da mutlaka okuyun: eylül eda yıldız

aşağıda eylül'den gnossienne no 1 paylaşacağım, ben bayılarak izliyorum bir süredir... aslında onu paylaşmak için fırsat kolluyordum, o da çıktı... eylül eda yıldız, nisan 2019 da almanyada girdiği bir yarışmada birinci oldu...

bir yarışmada lafını ilk defa kullanıyorum çünkü ailesi ve öğretmeni tarafından yapılan paylaşımlarda hangi yarışma olduğu yazmıyor:)... aslında atlanmaması lazım tabii ama benim için yarışmalar en önemli konu değiller... ama yazmaları gerekirdi, o ayrı...

yarışmaları pek önemsemiyorum dediğimde bazen kızılıyor... tabii ki önemsiyorum, önemsiz değiller ama ben çocukların yarıştırılmalarına ve sanatta yarışma olmasına karşıyım... kişisel görüştür sadece... e…