Ana içeriğe atla

igor presnyakov

her ne kadar internet işe yaramaz bir çöplük gibi görülse de bir kesim tarafından; "insanlar kitap, gazete, dergi okumak yerine internetle idare ediyorlar, çok şey kayba uğradı" yada "internet insanları aptallaştırdı, insanlar tembelleştiler" dense de; ve ben de bu görüşlere zaman zaman katılıyor olsam da, ortada bir gerçek var ki; doğru kullanıldığı sürece internet aslında götürdüklerinden fazlasını getirdi insanlığa... en güzeli; bir çok konuda olduğu gibi, dengeyi sağlamaya çalışmak ve internetin nimetlerinden doğru şekilde yararlanırken, dergi, gazete ve kitap okuyup, müzik dinlemeye devam etmek...

igor presnyakov
internetin nimetlerini doğru kullananlardan biri oluyor bu igor presnyakov... internetin varlığı en çok sesini duyurmak isteyip de duyuramayanlara yaradı belki de ve çok da iyi oldu... eski türk filmlerini hatırlayın; sesine güvenen insanlar hep anadolunun bağrından kopup, gelirler istanbula ve o ünlü haydarpaşa garının merdivenlerinden inerken, durup bakarlar umutla o heybetli şehre ve soluğu unkapanında  alırlar... unkapanı plakçılar çarşısıdır müziğin merkezi... tabii o filmlerde müzikle ilgili kısım çoğu zaman bu kadardır...

ibrahim tatlıses, küçük emrah yada bilmem kim gibi zaten bir şekilde şarkıcı olmuş kişilerin filmlerinde daha filmin ilk çeyreğinde hemen ünlü olurlardı ama geri kalan filmlerde "unkapanı" tekmeyi yapıştırırdı bohçasını kapıp, istanbula gelenlerin kıçlarına... internet çıkmadan önce, büyük ihtimalle dünyanın her yerinde durum unkapanından farksızdı...

şimdi öyle değil artık... örgü mü örüyorsun? fotoğraf mı çekiyorsun? yemek, pasta, börek, çörek yada müzik mi yapıyorsun?... sesini duyurman çok kolay... hiç gerek kalmadı artık o unkapanına filan, hobini hayata geçir, koy internete, eğer iyiysen gerçekten, iş bitmiştir... ille iyi de olmana gerek yok aslında; "ben buyum arkadaş, bunu yapıyorum" dediğiniz her şey sizin mutluluğunuzdur... hayata geçirilen her hobi mutluluk kaynağıdır... üstelik bunu paylaşıyorsanız daha ne olsun...

gerçekten mutluluk veren şeyler basit ve küçük şeylerdir ve para denen şey bulaşmadığı sürece mutlu olursunuz... büyük ihtimalle igor presnyakov da amatörce hobi olarak başladı gitar çalmaya... ama şimdi tüm dünyada "ilgilisi" tarafından tanınan bir profesyonele dönüştü... hem de çok kısa sürede ve internet sayesinde...

ne yaptı? sadece 6 sene önce aşağıdaki videoyu ve bir kaç videosunu daha paylaştı youtube dan... o kadar... kısa sürede dikkat çekti... en çok izlenenlerden biri oldu... herkes paylaştı videolarını ve müzik baronlarının yalakası olmadan dünyada tanındı... işte internetin doğru kullanımı budur... madalyonun bir de diğer yüzü var ki, asıl önemli olan da o; insanlar da -ki mesela biri de benim- çok merak ettikleri gerçek yeteneklere çok kısa sürede ulaşma şansını yakaladılar...

internet olmasa; kime nasıl ulaşsın ki igor?

igor presnyakov gibi daha o kadar çok aynı şekilde sesini duyuran yerli ve yabancı müzisyen var ki! ben bir çoğunu paylaştım bu sayfada ve sürekli paylaşacağım...

oldukça iyi bir gitarist igor presnyakov... rusçaya çevirip okumaya kalkarsa ayıp olacak ama yazmak durumundayım çünkü bu sefer de paylaşımımı şişirme uğruna başka gitarcılara haksızlık olur, o da ayıp; benim çoğu paylaşımımda "çizgi üstü" yada "kalbur üstü" şeklinde tanımladığım gitarcılardan değil... ama oldukça iyi... bunun sebebi de aslında benim burada amatör olsun, profesyonel olsun, ultra yetenekli müzisyenleri
yazma gayreti içinde olmam... 9 yaşında bile akıl üstü bir yetenekle gitar çalan kişilere "çizgi üstü" deyince, igora oldukça iyi demek zorunda kalıyorum...

sağlam ve büyük ihtimalle kendine özgü bir fingerstyle tekniği var igorun... belli bir noktaya kadar kendi kendine öğrenip, kendini geliştirmeye çalıştığın zaman böyle oluyor... önce taklit etmeye çalışıyorsun, iyi taklit etmeye başlayınca da bu sefer kendi kendine çıkıyor o özgünlük... çok farklı türleri akustik gitara o kadar güzel adapte ediyor ki! onun üst düzey yeteneği de o olmalı... türkçesi nedir aklıma gelmedi şimdi, şu "coverlama!" denen şey... :)...

aşağıda da en son yüklediği videosunu paylaşmak istiyorum igor un... 2007 yılından 2013 yılına kadar katettiği yolun görülmesi lazım... bu katedilen yol; teknik yada müzisyenlik açısından çok, igorun genel durumu açısından önemli... evinde gitar çalıp, videosunu paylaşan amatör igor presnyakov ile bugün dünyanın bir çok ülkesinde konserler veren, programlar yapan, turnelere çıkan igor arasında müthiş bir fark var ve bu farklılık aslında müzisyenlik yada teknikten kaynaklanmıyor... sadece artık sesini duyurmuş bir igor var şimdi...

http://www.igorpresnyakov.com/

yukarıdaki bağlantıdan resmi sayfasına ulaşıp, fikir edinebilirsiniz...



ilk paragrafta yazdıklarımı söylemek, savunmak ve internet hakkında felsefik yaklaşımlarda bulunmak kolay ama internet dışındaki klasik yaklaşımlarla hareket etmek de kapitalizme daha fazla hizmet etmek, hatta "bütün yolları elinde tutan ve başka hiç kimseye hakkıyla yol vermeyen köprü başı deli dumrullarına ve baronlara" boyun eğmek olmuyor mu?...

ben yukarıda "internetten tanınan igor presnyakov" dışına çıkmadan yazdım... ama;

öncelikle objektif olmayı bırakmamak lazım kesinlikle... yani ben her şeyi kalkıp da internete bağlamaya çalışan biri de değilim... öyle bir şey zaten olamaz... öyle pat diye bir kaç yılda olmaz bu işler... hayatta hiç bir şey o kadar kolay değildir... internet sadece "ben de varım" demenizi kolaylaştırır... internet insanı sanatçı yapamaz... sadece sanatçıyı o baronlara yem olmaktan kurtarır...

igor presnyakov u ben ilk kez 2008 yılında tanıdım youtube sayesinde... "buzdağının; her şeye yüzeysel bakıp geçen internet ile görülemeyen kısmı" asıl önemli olan... evinde müzik yapıp, es kaza video paylaşmaktan ibaret değil igor presnyakov... moskovada doğmuş ve moskovada bir akademide eğitim almış bir klasik gitarcı... rusya gibi taşı toprağı bile sanata değer veren bir yerde bu eğitim zor değil bizdeki gibi... bizde eğitim almak için bile deli dumrulları aşmak gerekiyor...!?

70 li yılların sonunda çeşitli hard rock gruplarında solo gitarist olarak çalışmış... bir kaç yıl da big band deneyimi var... 90 lı yılların başında, basmış gitmiş hollandaya çünkü rusya ayrı bir sanat yapısına sahip... hollandadaki yeni yaşamında bir çok müzisyeni incelemiş, farklı türlerde akustik gitar tekniğini geliştirmiş... sadece gitarist değil igor; aranjör ve besteci aynı zamanda... orkestral düzenlemeleri de var... düzenlemelerinde de kendine özgü, yeni bir perspektif getirmeyi de önemli ölçüde başarmış igor...

yani temel baştan atılmış... zorluklarla, çalışmayla ve başarıyla zaten atılmış... internetle 200 milyon kişiye ulaşma kısmı kalmış sadece ve 2007 yılında o da olmuş... bugün cover ve özgün çalışmalarını içeren albümleri var... turneler neredeyse tüm yılı kaplıyor, yeni albüm çalışmaları mevcut; konserler, festivaller vs vs vs derken, ünlü, aranan, davetler alan ve çok sevilen bir sanatçı olmuş igor presnyakov...

benim bu igoru çok sevmemin en büyük nedeni ise; hatalarıyla, şusuyla busuyla; ortaya o anda ne çıkarsa onu göndermek semaya:)... o anda olan her ne ise... e müzik de odur bence... son olarak; şu herkesin mutlaka bi çaldığı metalica eseri müthiş güzel ama bir o kadar da sade ve basit nothing else matters ı da paylaşayım igordan...



asıl hedefi; sevgilisi "majesteleri gitar" aracılığıyla, izleyici ve sevenleri ile aşk ve sevgi bağı kurmak... insanlar için çalmayı seviyor sadece... kendisini dinleyenlerin gözlerinde ışıltılı bir sevinç ve mutluluk görmek ise; kendisini mutlu eden tek şey... öyle diyor... doğru diyor... sanat aslında tam olarak da budur işte... sanat asla ve asla para yada statü için yapılamaz... yapana sanatçı değil, şirket sahibi yada esnaf denebilir... sanat eserlerini, parayı basarak satın almakla da sanatsever olunmaz! gibi bir şey oluyor bu aynı zamanda;)...

Yorumlar

Ayın Çok Okunanları

deniz neva ertürk

"gelecekte caza geçebilir" yada "bakarsınız, progresif müzik yapar" vb gibi bir takım kehanetlerde bulunamayacağım bir paylaşım olacak gibi görünüyor genç piyanist deniz neva ertürk hakkındaki bu paylaşım... sürekli takip edenler anlamıştır ne demek istediğimi ama ilk defa okuyan anlamayabilir; ben özellikle prog ve caz hastası olduğum için, burada gençlerin kafalarını çelip, klasik müzikten biraz saptırmaya çalışan bir tipim ama deniz neva ertürk'ü dinlerken, kendisine bu tip lafların pek işlemeyeceğini anlamış bulunuyorum... gelecek ne getirir tabii bilinmez, bakarsınız yeni bir ayşedeniz doğar ama deniz neva nedense bana tam bir klasik piyanist izlenimi verdi... yani klasik eserlere harfiyen bağlı, bilinen orijinal halleri ne ise bire bir çalma azmi içinde bir konser piyanisti sezdim... anlatamadım değil mi?... farkındayım:)... ama anlatmadan bırakmam merak etmeyin...

adına inatla klasik denen bu muhteşem müzik, diğer müzik türlerinin de anası olduğu için, …

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

duru aydın'dan bir sezonda 9 konser

hakkında en çok paylaşım yaptığım isimlerden biri piyanist duru aydın... önceki paylaşımları mutlaka okuyun... aşağıdaki paylaşımlar, direk kendisiyle ilgili olanlar ve bir çok farklı paylaşımda da duru'dan bahsettim sürekli... işin gerçeği, ben kendisini tanıdığım günden beri neredeyse her ay bir şekilde hakkında güzel haberler aldım desem yeridir... belki daha sık... şimdi fark ettim ki, ilk paylaşımın üzerinden sadece 1 yıl geçmiş neredeyse! ve ben bu kadar kısa süre içinde o kadar çok başarısından bahsetmişim ki! kendim de inanamadım!...

duru aydınduru aydın'dan güzel haberlerduru aydın'dan meriç soylu'ya

kendisini tanımam ve dikkatimi çekmesi yarışmalar sayesinde oldu ama bu paylaşımda en az bahsedeceğim konu, yarışma... ben yarışmaları sevmem, bilen bilir... benim kişisel sabit fikrime göre; müzisyen konser verir... albüm de yapar tabii dilerse ama müzisyen aslında konser verir arkadaş... duru aydın da bu sezon bol bol konser verdi ve ben bir noktaya kadar bahsett…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

damla ece'den "su"...

genç piyanist damla ece karataş hakkında daha önce paylaşım yapmamıştım ama bir çok defalar başarılarından bahsetmiştim... geçen sene tifliste gerçekleştirilen wolfgang amadeus mozart uluslararası piyano yarışmasında ikinci olmuştu ve bu yarışmada aldığı derece sebebiyle katılmaya hak kazandığı almanya'da düzenlenen musical fireworks in baden-württemberg yarışmasında da birinci olmuştu...

genç müzisyenlerden son haberler

hakkında hiç paylaşım yapmamış olmakla birlikte, sürekli takip ettiğim bir yetenek damla ece karataş... yukarıdaki başarıları sonrasında, çev sanat seçmelerine girdi ve başarılı bulunarak çev sanat bursiyeri oldu geçtiğimiz haziran ayında...

ben sadece takip edebildiğim kadarıyla, önemli çalışmalarından bahsediyorum... yine geçtiğimiz haziran ayında, 18-22 haziran 2018 tarihlerinde düzenlenen uluslararası bilkent piyano festivali'nde piyano ve müzik dünyasının çok önemli isimleri ile genç yetenekler bir araya gelmişlerdi ve damla ece de katılımcı olarak kabul …

piyanist sena erünsal'dan başarı haberleri

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı 8. sınıf öğrencisi olan sena erünsal; 4-9 haziran tarihlerinde, italya milano'da düzenlenen piano talents 2019 yarışmasında ikincilik ödülünü kazandı... 6-21 yaş arası genç yeteneklerin katıldığı ve 9 yıldır düzenlenen yarışma, casa verdi büyük salonda gerçekleştirildi...

bu haberi paylaşırken denk geliş karşıma çıktı, hemen o bilgiyi de buraya ekleyeyim... piyanist sena erünsal, mayıs ayında da uluslararası salzburg grand prize virtuoso yarışmasında da ikinciliği kazanmış... bu güzel haberi duymamıştım... internet üzerinden yapılan bir yarışma ve çok önemli çünkü bu yarışmada derece alan müzisyenler konser verme hakkı da kazanıyorlar... önümüzdeki sezon wiener saal salzburg'da konsere çıkacak sena erünsal...

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı'nda, ünlü piyanistimiz iris şentürker ile çalışmalarını sürdüren sena'yı, öğretmenini ve tabii ki ailesini kutluyorum...

sena erünsal oldukç…

cansu naz eriş'ten bir sezonda 3 konçerto

sürekli yakından takip ettiğim ama bu sezon içindeki çalışmaları hakkında detaylı bilgi veremediğim genç piyanist cansu naz eriş hakkında sürekli güzel haberler geliyor... ben konserlere çok önem veriyorum, cansu naz da sürekli önemli konserlerde sahne alıyor ve çok da önemli eserler seslendiriyor...

kısa bir süre önce paylaşmıştım, burada yine belirtmem gerekiyor; cansu naz eriş, istanbul devlet senfoni orkestrası tarafından, sedat gürel-güzin gürel sanat ve bilim vakfı işbirliği ile 5 mayıs 2019 tarihinde düzenlenen ulusal genç yetenekler yarışmasında birincilik derecesini almıştı... o paylaşımı da okursanız sevinirim...

yarışmanın ödülü olarak; yarışmaya katıldığı eser olan prokofiev’in 1 numaralı re minör piyano konçertosunun tamamını 20 mayıs 2019 tarihinde, istanbul devlet senfoni orkestrası eşliğinde solist olarak seslendirecek cansu naz...

11 Aralık 2018 tarihinde istanbul üniversitesi devlet konservatuvarı senfoni orkestrası ile mendelssohn'un 2 numaralı piyano konçertosu

adil kerem ünal

bir felaket piyanist daha hızla sahnelerde boy göstermeye başladı... hemşehrim adil kerem ünal... hemşehrim olunca yada olmayınca ne değişiyor? onu da anlamış değilim ama olsun... 1 yılı aşkın bir süredir takip ediyorum kendisini, kısa sürede çizginin oldukça üstünde olduğunu gösterdi bizlere... öğretmeni maestro ibrahim yazıcı ile çalışma videolarını izliyordum bir süredir, zaten belli idi üstün gayreti ve hedeflediği başarı; en son olten filarmoni ile izledim, resmen sol şeridi boşaltın, ben geliyorum diyor... bu sayfada daha önce bahsettiğim piyanist abi ve ablalarının kulvarından gidiyor adil kerem ünal da...

9 yaşında bu aralar adil kerem ünal ve her şey kendisine alınan bir oyuncak org ile başlamış... bir başka rivayete göre ise; babaannesinin evindeki orgmuş her şeyin sebebi... çok da önemli değil ama ben babaanneyi merak ettim şimdi çok:))... yani her babaannenin evinde org bulunmaz da o yüzden... babaanneler genelde sütlaç, muhallebi yaparlardı eskiden... neyse artık... herh…

ayça yasa

tam sevdiğim tarzda bir genç müzisyeni yazmaya başladım... şimdilik genç piyano sanatçısı ayça yasa olarak tanıtayım kendisini, ileride herkes bir çok farklı çalışmaya imza atan bir ayçayı tanıyacak muhtemelen... olaya biraz gizem katınca daha çok okunuyor bu yazılar:)... genelde sonlarda yazdığım muhteşem kehanetlerimi bu sefer en başta yazıyorum... gülmeyin, şimdiye kadarki kehanetlerimin bir çoğu tuttu, geri kalanı da tutmak üzere:)... herhalde "dediklerini yapalım da, şu garibi sevindirelim" diyorlar sağ olsunlar:)...

yahu ne kehaneti, baba vanga mıyım ben:)... bir gencin 2 videosunu izleyin, gelecekte neler yapacağı apaçık anlaşılıyor... çok başarılı olacakları zaten kesin, o başarının üzerine neler koyabilecekleri, klasik çizgide kalıp kalmayacakları, o çizginin dışına çıkacaklarsa eğer, hangi yöne doğru yol alacakları, neler yapacakları gerçekten anlaşılıyor... 2 videoya ek olarak, biraz da çabalayıp; röportajlarına, yazdıklarına, çizdiklerine, söylediklerine ve sosy…

eylül eda yıldız'dan başarı haberi

sessiz sedasız ama emin adımlarla ve hızla gelişen bir genç yetenek piyanist eylül eda yıldız... benim çok önem verdiğim gençlerden biri... hem emin adımlarla ilerliyor, hem de emin ellerde çünkü elena çekiç ile çalışıyor...

eylül hakkında daha önce yaptığım paylaşımı da mutlaka okuyun: eylül eda yıldız

aşağıda eylül'den gnossienne no 1 paylaşacağım, ben bayılarak izliyorum bir süredir... aslında onu paylaşmak için fırsat kolluyordum, o da çıktı... eylül eda yıldız, nisan 2019 da almanyada girdiği bir yarışmada birinci oldu...

bir yarışmada lafını ilk defa kullanıyorum çünkü ailesi ve öğretmeni tarafından yapılan paylaşımlarda hangi yarışma olduğu yazmıyor:)... aslında atlanmaması lazım tabii ama benim için yarışmalar en önemli konu değiller... ama yazmaları gerekirdi, o ayrı...

yarışmaları pek önemsemiyorum dediğimde bazen kızılıyor... tabii ki önemsiyorum, önemsiz değiller ama ben çocukların yarıştırılmalarına ve sanatta yarışma olmasına karşıyım... kişisel görüştür sadece... e…