Son Paylaşımlar

5.07.2011

doğaçlama


öncesi ve olası sonrası hakkında pek fikir sahibi olamadığımız, belirli bir tekniği olmayan, becerebilirsen eğer, kendi geliştireceğin bir teknikle üstesinden gelmek zorunda olduğun birkaç ölçüsüdür koskoca bir senfoninin bize göre tam da ortasında bulunan hayat…

çok büyük bir senfoninin birkaç notasını çalma sorumluluğu bize verilmiştir… kimilerine göre bu senfoninin bütün notaları muhteşem bir düzenin kontrolündedir… şef almıştır eline batonu ve yönetiyordur senfoniyi… kimilerine göre ise doğaçlamadır bu senfoni… doğaçlama bir senfoni! (var mı ki böyle bir şey?)… öyle basit bir caz parçası değil!... her iki durumda da bizim için çok da fazla bir şey değişmez çünkü asla tamamını dinleyebilme şansımız yoktur… bu birkaç notayı biz mi çalmak istemişizdir yoksa git çal mı demişlerdir o da belli değil…

bilinen tek şey şudur: o notalar bizim tarafımızdan çalınacak!…

çalmaktan vazgeçebilirsiniz…

size verilen bu birkaç notayı bir şekilde çalmadığınızda, bunun kurallara aykırı olduğunu düşünebilirsiniz… yada çalmadığınızda koskoca bir senfoninin içine edebilirsiniz... belki de çalsanız da olur, çalmasanız da ama bilmiyoruz işte…

senfoninin en önemli notalarını siz çalacak olabilirsiniz!

eğer gerektiği gibi çalmazsanız senfoni bozulabilir!

yada en gereksiz notaları size aittir senfoninin ama siz en önemli notalar size ait zannedebilirsiniz!

öyle yada böyle, bu notaları çalmayabilirsiniz… ama çalacaksanız eğer senfoninin içine etmemelisiniz… mükemmel giden bir senfoninin tam da en güzel bölümünde tek başınıza bile her şeyi berbat edebilirsiniz… büyük ustalar anca toparlayabilirler işi... yada kim bilir büyük ustasınızdır ve bozuk senfoniyi toparlayacaksınızdır…

senfoninin içine edenler de, sonradan toparlayanlar da bence büyük ustalardır… yada şöyle diyebiliriz belki: büyük ustaların ne yapacakları belli olmaz! ya toparlarlar yada içine ederler… yada bize göre senfoninin içine edilmiştir ama senfoni gayet güzel gitmektedir aslında!… bunu da bilmiyoruz işte…

(hiç bir şey bilmiyoruz!)... bu daha iyi ve öz oldu...

diyelim ki artık sizin notalarınız geldi!... o an!

bir sürü nota içinde sizin basacağınız nota sayısı bir adet bile olabilir... yada bir sürü nota basmanız gerekiyordur... belki de size bırakılmıştır… ne yaparsan yap denmiştir… belki de biz burnumuzu sokarız koca senfoniye… bunlar hiç önemli değil… önemli olan tek şey artık senfoni bizden bir şey bekliyor olsa da olmasa da bizim de bu koskoca notalar yığınında bulunuyor olmamızdır…

çalacağımız tek bir nota bile koskoca senfoniyi bozabilir... yada mükemmel yapabilir...

bir sürü notamız hiç duyulmayabilir bile!...

tam da o andayız şimdi… senfoni sizin bölümünüze kadar bir şekilde gelmiş ve diğer müzisyenler size bakıyorlar…

evet artık başladı doğaçlamanız… ilk notalarınızı basmaya başladığınızda defalarca tökezleyeceksiniz... hatta büyük usta bile olsanız, sizi diğer müzisyenler hep tutup kurtaracak… ama bu hakkınız çok sınırlı!... iyi kullanmak lazım bu hakkı… yok öyle sürekli sendelemeler, tökezlemeler… koskoca senfoni sizi bekleyemez… öğrenmek ve iyi bir doğaçlama tekniği geliştirmek zorundasınız… vaktiniz çok fazla değil ki!…

ilk başlarda tökezlemelerinize kahkahalarla gülen diğer müzisyenlerin suratları bir vakit gelecek asılmaya başlayacak!…

sürekli daha fazla şey bekleniyor olacak sizden… ve vakit sınırlı belki de artık sizin bir sonraki müzisyene katlanma vaktiniz geliverecek… hatta öyle bir an gelecek ki diğer müzisyenler artık sizin gözünüzün içine bakıyor olacaklar toparlamanız için… hemen iyi bir teknik geliştirmeniz lazım… aksi taktirde… aksi taktirde dedim ve kaldım burada çünkü aksi taktirde ne olur bilmiyorum!… aksi taktirdesi yok bu işin ki!... var mı?...

doğaçlama dedik diye sakın “kafadan salla gitsin bir şeyler” olarak anlamayın bunu!... öyle salla gitsin ile olmuyor!... bunun öncesi var! sonrası da var! önce ile sonrayı çok iyi bağlamanız lazım! sizden istenen bu!... yoksa çık ortaya bir kaç nota bas anlamsız anlamsız, çık git değil!…

çoğu zaman böyle oluyor sonuçta, müzisyen anlamsız anlamsız bir şeyler çalıp gidiyor!... onlardanbiri olursanız olmaz… olmamanız gerektiğini düşünüyorum… burada el birliğiyle ortaya konan koskoca bir doğaçlamadan bahsediyoruz!… kolay değil… size diğer müzisyenler 2 kere bakarlar… birinci bakışlarında başlayacaksınız… ikinci bakışlarında bir diğer müzisyene bırakacaksınız… yok öyle kafana göre takılmak, kafana esince kolay yoldan sıvışmak... ne olur kafanıza göre takılıp, kafanıza esince bırakırsanız?... hiç bir şey olmaz... sadece çok ayıp olur...

doğaçlama denen şey kuralsız görünen bir kurallar bütünüdür... sizden önceki en son notayı sizden sonraki ilk notaya tatlı bir şekilde bağlamanız lazım…

doğaçlamanız iyi gidiyor artık diyelim… tekniğinizi belli bir yere kadar geliştirdiniz… orada kalabilirsiniz! ötesi olmayabilir!… eyvah eyvah… çok büyük sorun değil aslında bu… iyi niyetle başladınız doğaçlamanıza ama elinizden gelen budur… siz küçümsemiş olabilirsiniz ama diğer müzisyenler sizden çok memnun kalmıştır!… bu çok iyi… sorun yok… rahat olun bence…

bunun tam tersi, öyle bir doğaçlama yaparsınız ki hem de taaa en başlarda! henüz işin başındayken bile doğaçlamanız gıpta ile izlenir… her ikisi de çok var bu senfonide… hatta çoğu zaman “çok erken bitirdi” filan derler ama sorun değildir o kadar… "o kadar önemli 2 nota" basıp gitmişsinizdir ki daha 35 olmadan... fazla bile gelmiştir!...

bazen tam kıvamındadır her şey… sendeleye sendeleye başlarsınız… gittikçe daha iyi olursunuz… sonuçta harika bir doğaçlamaya imza atarsınız… bu çok iyi bir doğaçlamadır... ayakta alkışlanıp, alnınızdan öpülürsünüz...

bazı müzisyenler sizi kıskanırlar!... çekemeyebilirler!... hatta kesinlikle doğaçlamanızın bozulması için araya kendi uyduruk notalarını serpiştirmeye başlarlar!… nasıl olur da siz onlardan daha iyi notalar basarsınız!... olacak iş değil… onlar gülünüp geçilecek müzisyenlerdir işte… iki notayı da onlar için sallayın geçin… eğer gülüp geçmeyi beceremezseniz, onları ciddiye alırsanız; bu tamamen sizin sorununuzdur, onların değil...

bazen de mükemmel bir doğaçlama sahibi olacakken tam da; enstrümanınızı elinizden alıverirler!... sustururlar… genelde böyle olur senfoni içinde… susturulma olasılığınız çok yüksek… senfoniye fazla gelirsiniz… susmamanınız gerekiyor… asla susmamalısınız...

sustuğunuz anda bir başkası sahiplenmeye kalkar mükemmel doğaçlamanızı... senfonide asla susulmaz... kuraldır...

susmazsanız bir süre sonra susturamayacaklarını anlarlar… çünkü korkaktırlar ve teknikleri boktan olduğu için susar kalırlar zaten…

cebren ve hile ile susturulursanız eğer -ki korkakların son silahıdır bu- o zaman doğaçlamanıza devam edebilecek müzisyenler çıkacaktır… çıkmayabilir!... size bağlı!...

bir de bırakın doğaçlamayı, notalara bakarak bile çalamayanlar var... onlar hep bahane bulurlar… enstrümanım iyi değil derler yada sizin gibi müzisyenlere bok atmaya başlarlar… daha önceden çalınmış olan doğaçlamaları yeniden çalmaya çalışırlar… başka doğaçlamaları çalmaya kalkarlar… sahiplenirler… bunlar ise kaka müzisyenlerdir!...

doğaçlaması çok uyduruk olduğu halde “mükemmel” zannedenler yada öyleymiş gibi gösterenler de çıkar!… bunlara da gülüp geçmek lazım… zaten çok büyük ihtimalle ne kadar boktan bir müzisyen olduklarının ve doğaçlamalarının çok boktan olduğunun farkındadırlar… onlara yapacak bir şey yok…

bizden istenen yada kendi istediğimiz şey neydi? senfoniye birkaç "anlamlı" nota serpiştirmek… iyi bir teknikle, isabetli doğaçlamalar yapan müzisyenler hemen ayırt edilirler… farklıdırlar… iyi bir teknikle berbat çalan müzisyenler de hemen ayırt edilirler… onlar da farklıdırlar... bu iki grup nadiren girerler senfoniye… diğerlerinin büyük bir bölümü ise silik müzisyenlerdir… belki de en fazla senfoninin alt yapısını oluştururlar onlar… onların da büyük bir bölümü sürekli birbirlerinin notaları arasına kendi uyduruk notalarını serpiştirir dururlar…

bu sebeple; senfoninin alt yapısı bir türlü düzelmez...

eğer iyi bir doğaçlamaya imza atmak istiyorsanız, bir kere tekniğiniz çok iyi olacak… bunun için çok çalışmak lazım… daha senfoniye katılırken az yada çok yetenek lazım… başkalarının notalarını değil, kendi notalarınızı çalmanız lazım iyi yada kötü…

senfoninin öncesini çok iyi biliyor olmanız lazım... size kadar olan bölümü iyi okumanız gerekiyor… senfoninin öncesini ve sonrasını iyi bir şekilde bağlamak için size verilmemiş olan notaları tahmin edebilmeniz lazım... belki de işin sırrı burada!?… evet; işin tek sırrı burada!... iyi okuyandır iyi doğaçlamaya imza atan...

çaldığınız nota sayısı filan hiç önemli değildir… çaldığınız notaların senfoni için sahip olduğu değer de pek önemli değildir… önemli olan elinizden geleni elinizden gelen kadar yapabilmiş olmanızdır…

senfoninin en önemli bölümü de olabilirsiniz, en önemsiz bölümü de ama önemli olan sizin senfoniye katabildiklerinizdir… senfoni içinde aslında önemli yada önemsiz bölüm diye bir şey de yoktur zaten... her müzisyen öneme sahiptir… yeter ki farkına varabilsin...

senfoninin bölümlerini önemli önemsiz diye ayırmaya kalkanlar bazı kendini bilmez müzisyenlerdir! yeter ki senfoninin bir bölümüne doğru düzgün bir kaç nota yerleştirebilin… senfoni müzisyenleri içinde adınız mutlaka geçecektir…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Haftanın Videosu

önceki videolar için playlist oklarıyla ilerleyiniz...

facebook takipçisi olun