Haftanın Videosu

önceki videolar için playlist oklarıyla ilerleyiniz...

carpe diem

carpe diem
kişisel gelişim yazıları çoğu zaman "carpe diem" yani "anı yaşa" ile biter çünkü zaten "kişisel" odaklı biri için geçmiş yada gelecek yoktur... yaşayabileceği sadece o andır...

insanlar "çok şükür, bugünü de kurtardık" diyorlarsa eğer uykudan önce; zaten yarınları yoktur...

carpe diem lafı, yanlış hatırlamıyorsam, ölü ozanlar derneğinde çok fazla (hatta aşırı) geçiyordu... hayatımda izlediğim en müthiş film idi... ölü ozanlar derneğinde de "sadece bir tane hayatınız var, bunu iyi değerlendirin" anlamında kullanılmıştır... filmin müzikleri maurice jarre a ait ve ilk parça da carpe diem...

maurice jarre ‎– carpe diem (ölü ozanlar derneği)



benim gördüğüm kadarıyla; carpe diem neredeyse "hedonizmin sloganı" haline getirildi...

bir yandan globalizm, diğer yandan kişiselleşme!... bugün insanlara oldukça sevimli çeşit çeşit halleri ile pompalanıyorlar... 68 kuşağının içine bile bu zehir atıldı vaktinde hissettirilmeden... savaşma seviş... carpe diem... meçhul yarınlar için, bugünü harcamak neden?... vs vs vs... hippilere carpe diem pek tutmamıştı ama meçhul yarınları salla gitsin, bu günü yaşa felsefeciği tutmuştu...

anı yaşa, gerisini düşünme, gününü gün et, kişisel kişisel mutluluktan uç, gelecekte ne olacağı belli değil, bugünden ne koparırsan kardır gibi anlamları ile kişisel gelişim gurularının dilinde sakız olmuş olan bu ifade aslında nedir?...

ilk kez horace tarafından "odes" lirik şiirlerinde (aslen od'lar) kullanılmıştır... orijinali ve ingilizce çevirisi aşağıda...
Tu ne quaesieris, scire nefas, quem mihi, quem tibi... finem di dederint, Leuconoe, nec Babylonios... finem di dederint, Leuconoe, nec Babylonios... temptaris numeros. ut melius, quidquid erit, pati... seu pluris hiemes seu tribuit Iuppiter ultimam, quae nunc oppositis debilitat pumicibus mare... Tyrrhenum. Sapias, vina liques et spatio brevi... spem longam reseces. dum loquimur, fugerit invida... aetas: carpe diem, quam minimum credula postero...
Don't ask (it's forbidden to know) what end the gods have given me or you, Leuconoe. Don't play with Babylonian numerology either. How much better it is to endure whatever will be! Whether Jupiter has allotted you many more winters or this one, which even now wears out the Tyrrhenian sea on the opposing rocks, is the final one — be wise, be truthful, strain the wine, and scale back your long hopes to a short period. While we speak, envious time will have {already} fled: seize the day, trusting as little as possible in the next (day)[/future]...
türkçesi de aşağıda... ve beni yalanlıyor değil mi?... hayır!... eğer bu lafı çarpıtıp, yan gelip yatmanızı isteyen kişisel gelişimciler gibi, sadece bu kısmı alırsanız... tabii ki gününüzü gün edebilmenin keyfini sürebilirsiniz... öncesini ve sonrasını okursanız, anlarsınız gerçekleri... epikürizm bile tam anlaşılamamaktadır... aslında dengeyi öneren bir yaklaşımdır... ölçülü bir yaşam önerilir... akıl kullanılmadan, ahlaksızca yaşandığında mutlu olmanın mümkün olmadığı vurgulanır... tabii mutlu olmadıkça da namuslu ve ahlaklı yaşanamaz... işte bu dengeli yaklaşımı bilmeden, carpe diem akıntısına kapılırsanız, kişisel çöküntüleriniz, gün gelir toplumun çökmesine zemin hazırlar!!!...
Günahtır alınyazısını kurcalamak,
Yıldız fallarına güvenmek, Lekenoe;
Başa ne gelirse katlanmak, en iyisi.
Kayaları kemiriyor Tiren denizi;
Belki yeryüzünde bu sonuncu kışımız,
Belki yaşanacak yıllar var önümüzde;
Bilgeliği elden komamak, en iyisi.
Madem ki sonumuz ölüm, şarabını süz,
Uzak umutlara bel bağlamaya gelmez;
Konuşurken bile ömürden eksiliyor,
İnan ki gününü gün etmek, en iyisi. 
hıristiyanlıkta carpe diem; "günü anlamlı yaşa, geleceğe bugünden yatırım yap" anlamında kullanılmaktadır... aklınız alıyor mu? bir kilisenin "gününü gün et, gerisini salla gitsin" gibi bir yaklaşım sergileyebileceğini?... ne kadar gariptir ki, kişisel gelişimciler bile yazdıkları kişisel lafların en tepesine hiç düşünmeden kalkıp, "bu laf kilise saatlerinin kadranlarında yazmaktaydı" bile yazıyorlar!...

carpe kelimesi, latince carpo kökünden gelmekte... carpo ise "toplama, seçme, ürün alma, koparma" gibi anlamlar taşıyor... yunancası ise; carpoomae... yunanca kullanımı ise, fırsatları değerlendirme, meyvelerini toplama vb gibi anlamları ifade ediyor...

özetle; carpe diem aslında "gelecek net değil, gelecek için bugünü yakala, bugünü anlamlı ve faydalı yaşa ve gelecek için meyvelerini topla, fırsatlarını değerlendir" demek oluyor... gerine gerine söylediğiniz "yarın yok, anımı yaşayıp, günümü gün edeceğim artık" anlamına gelmiyor!...

insanlara pompalanan şu oldu bu yolla "benim sadece bir hayatım var, geçmiş geçti gitti, gelecek zaten belli değil, en iyisi ben kendimi kurtarayım, günümü gün edeyim"

benim sadece bir hayatım var ama benim hayatımın başladığı yerde başkalarının hayatı bitiyorsa? yada ben bütün yapmak istediklerimi yapınca, başkaları hiç bir şey yapamaz duruma geliyorlarsa?... benim önümde açılan kapılar başkalarının kapılarını kapatıyorsa?... benim şanslarım, başkalarının şanssızlığı ise?... ben fırsatlarımı çok iyi değerlendirirken, başkalarına fırsat kalmıyorsa?...

hııı? anladık!?...

ve daha neler var anlayamadığımız...

ultima forsan
yüzlerce yıldır, güneş ve kiliselerden tutun da, salon, duvar ve masa saatlerine "ultima forsan" yazıp, özellikle "dini anlamda" "dikkatli ol, insan değilsen bile hiç olmazsa insan olarak öl" gibi bir uyarıda bulunuyorlar... ama dilerseniz, bizim gurularımız bu söze ne anlamlar yüklüyorlar inceleyin:)...
vulnerant omnes ultima necat
kilise saatlerinde yazan bir diğer ifade ise; "vulnerant omnes ultima necat" dır... bu ifade de latince ve "her geçen dakika yaralar, sonuncusu öldürür" anlamındadır... ilk kullanımı romada güneş saatlerinde olmuştur... kilisenin vurgusu şudur: "ölümlüsün, ona göre yaşa!"...

anlatmak istediği kesinlikle "her dakika sana acı verecek, en sonunda da öleceksin, salla her şeyi, gününü yaşa" filan değildir...
sic transit gloria mundi
papalığa kabul törenlerinde, ucunda meşale yanan bir mızrak tutan rahip, meşale sönünce "sic transit gloria mundi" dermiş... anlamı: "dünyanın ihtişamı işte böyle geçiyor"... şimdi ben bir kişisel gelişimci olsaydım, bu laf üzerine öyle şeyler yazardım ki!... istesem ben bu lafı "dünya ihtişamlı da olsa geçip gidiyor, sen anı yaşa" şeklinde de çevirebilirdim ama bu laf papaya "papa da olsan, geberip gideceksin, insan ol, insan gibi davran" anlamında söylenmektedir... papa insan gibi davranıyor mudur bilemem ama amaç bu...

bir de "memento mori" var ki, tıpkı carpe diem gibi, kişisel gelişimcilerin elinde oyuncak olmuştur... anlamı "ölümü hatırla" dır... ama bu lafı "hayat boş, nasıl olsa geçip gidecek, anı yaşa" olarak da algılayıp, algılatabilirsiniz!... halbuki bu ifade, büyük bir zafer kazanan roma generali, roma sokaklarında zafer kutlaması yaparken, bir köle tarafından bağrılarak "memento mori! memento te hominem esse!..." şeklinde kullanılmış ve sanat eserlerine ilham vermiştir... anlamı "ölümü hatırla! sadece bir insan olduğunu hatırla!..." dır...

anı yaşayacağım derken, geçmişi ve geleceği tükettik... ve aslında ortada sadece tek bir gerçek kaldı geriye: tükenmişlik!... böyle bir sendromu bile el birliğiyle yarattık...

Jean-Philippe Goude - Sic Transit Gloria Mundi

Paylaşın:

0 yorum:

Yorum Gönder

son paylaşımlar

Recent Posts Widget