Son Paylaşımlar

9.01.2015

gençler ustalara karşı

li-sa x
sürekli takip ettiğim guitarworld.com sayfasında; 2014 yılında en çok izlenen, beğenilen ve paylaşılan videoları derleyip toplamışlar... modadır zaten bir yıl bitip de diğeri başlayınca, bir süre böyle olur... hepsini daha önce izlemiştim ama bir tanesi kaçmış nasılsa... en ilgincini, en güzelini kaçırmışım hem de... li-sa x...

li-sa x, şu anda 8 yaşında minik bir japon... fotoda görüldüğü gibi, gitardan da küçük henüz... lisa hakkında büyük ihtimalle daha sonra kapsamlı bir paylaşımda bulunurum...

burada yazacaklarımda onun da katkısı çok büyük ama konu lisa değil sadece... başlığı gençler olarak attım ama görülebileceği üzere; konu çocukların dünya devleri karşısındaki inanılmaz başarıları!... gerçekten inanılmaz...

li-sa x paul gilbert ın "scarified" adlı parçasını çalıp, youtube a ekliyor aşağıdaki videoyu... tarih 20 aralık 2013...



video o kadar büyük bir beğeni kazanıyor ki, li-sa x in bu videosu kısa sürede tüm dünyayı defalarca dolaşıyor... paul gilbert da 8 yaşındaki minik kızın bu üstün başarısı karşısında hayrete düşüyor ve büyük ihtimalle çok da gururlanıyor ve aşağıdaki videoyu li-sa x için özel olarak hazırlayıp, kendisine ait on-line gitar okulunda ücretsiz eğitim alma ödülü veriyor...



paul gilbertin eski grubu racer x e ait scarified adlı parçanın orijinalini aşağıdaki linkten mutlaka izleyin derim... ve paul gilbert ile li-sa x i kıyaslayın... kıyaslarken de lütfen mantıklı olun...

scarifed/racer x

çok ilginç ki, bir o kadar da sinir bozucu aslında; li-sa yı yeterince iyi bulmayanlar ve "kesinlikle paul daha iyi!" yada "lisa duygu katmamış çalarken" diyenler de var!... bu tip saçma yorumlar bile fazlasıyla yeterli aslında 8 yaşındaki li-sa için... e tabii ki paul gilbert daha iyi:)... yahu adam dünyadaki sayılı gitarcılardan biri!... yıllarca sahne tozu yutmuş, eğitimli, üstad ve her şeyi bırakın bir kenara, zaten söz konusu parça kendisinin!... ben bu tip yorum yapanların kesinlikle sinir bozmak için yorum yaptıklarından eminim... aksi taktirde açıkça geri zekalıdırlar:)... karşılaştırılan rakip ise boyu taş çatlasın gitar kadar olan, 8 yaşında bir çocuk...

bir örnek daha vereyim...

diğer örnek; benim de hayranı olduğum, 1 sene önce buradan da paylaştığım tina s.

tina s şu anda galiba 15 yaşında henüz... 14 yaşındayken, o da yngwie malmsteen e ait "arpeggios from hell" adlı parçayı çalıp yüklüyor youtube kanalına... her iki videoyu da aşağıda paylaşıyorum... lütfen izleyip, kıyaslayın... hangisi daha iyi sizce?





malmsteen, videosunun girişinde parçanın ne derece zor bir parça olduğunu filan anlatıyor... gerçekten aşırı zor...

ben defalarca dinledim... siz de dinleyin... malmsteen, "gitar" denince akla gelen ilk 3-5 isimden biri... uzunca bir süre dünya gitar severlerini "satrianiciler" ve "malmsteenciler" olarak 2 ye bölmüş adamlardan biri... paul gilbert için yukarıda sıraladığım bir çok avantaja fazlasıyla sahip... tina s ise 15 yaşında deneyimsiz bir gitara gönül vermiş genç... bu terazide tarttığımda ikisini;

ben kesinlikle tina s diyorum... 

umarım buraya da gelip "olur mu yahu malmsteen çok daha iyi" gibisinden bir şeyler yazan çıkmaz...

peki nasıl oluyor bu? gitar tanrılarının parçalarını, hatta özellikle en zor olanlarını; "çocuk" lar bu derece iyi çalabiliyorlar?... son 8-10 senedir ortaya çıkan bir durum bu...

1-) blackmore, page, hendrix yada gilmour gibi gitar çalabilen başka insanlar yoktu 70 lerde ve 80 lerde...

2-) 70 lerde ve 80 lerde de vardı (belki) ama seslerini duyuramıyorlardı...

yukarıda 1 ve 2 olarak yazdığım her iki seçenek de üzerinde mutlaka durulması ve çok iyi irdelenmesi gereken iki konu bence...

tabii hemen şunu da eklemekte yarar var; ben 80 li yıllardan itibaren ortaya çıktıkları ve hızla arttıkları belirtilen şu "kristal çocuk" ve "indigo çocuk" kavramlarına da inanan biriyim... ne oldukları konusunda bilginiz yoksa eğer, kısa bir araştırmayla bilgi edinebilirsiniz...

özetle; bir üçüncü şıkkı da ilave etmekte yarar var:

3-) "şimdiki çocuklar farklı azizim" şıkkı -ki doğal olarak kesinlikle çok farklılar-

gözlemlerime dayanarak bir madde daha eklemem gerektiğini düşünüyorum;

4-) özellikle güney kore ve japonyadan bu tip çocuklar daha çok çıkıyor!...

yukarıdaki tüm şıklar bence değişen oranlarda doğruluk payına sahipler ve hepsinin de sadece tek bir ortak noktası var!... "teknoloji"... bu kadar basit aslında... ve tabii özellikle son maddeyi göz önüne alırsak, toplumsal eğitim ve bilinç...

hatta teknoloji demek de tam doğru değil, internet demek daha doğru...

ben kendimi "makul ölçülerde teknolojiyi kabul eden ama kapitalizmin oyuncağa çevirdiği saçma sapan ve işe yaramaz teknolojiyi de şiddetle reddeden biri" olarak kabul ediyorum... ve insanlara sunulmuş en yaygın teknoloji olarak da interneti görüyorum...

internet; dünyanın "en zararlı ve tehlikeli" teknolojisi olduğu kadar; aynı zamanda dünyanın "en faydalı" teknolojisidir... tıpkı nükleer enerji gibidir... her ikisi de "çok faydalı ve zararlı işler" dir...

internet müziğe ne kazandırdı? ne kaybettirdi? gibi bir sorunun cevabı; tamamen sizin kim olduğunuza bağlıdır!...

5 yaşında bir çocuksanız, internet sizi tina s. yada li-sa x yapabilir... (5 para etmez bir embesil de yapabilir)

müzisyenseniz, emekleriniz ortalığa bedava saçılır... (kesinlikle saçılır ve toplayamazsınız, bununla yaşamayı öğreneceksiniz artık)

yeni müzisyenseniz yada albümüz yeni çıkmışsa; biraz gayretle tanıtım işi bir kaç günde bedavaya hallolabilir... (gümleyebilirsiniz de 1 gecede)

çok eski bir müzisyenseniz, küllerinizden doğarsınız ve 1905 yılındaki canlı kaydınız 2015 yılındaki 10 yaşında çocuğa ulaşır...

sahtekarsanız, köşeyi dönersiniz... (hapis de olabilir)

bırakın canlı konserini izlemeyi; deep purple ı herhangi bir şekilde "izlemek" hayal iken; bugün monitöre bakmanız yeterlidir... pink floydun albümünü hemen satın almak bile eskiden hayal iken; bugün pink floyd tarihini cebinizde gittiğiniz yere taşırsınız... zeki müren ile eskiden anca "rüyalarnızda buluşurdunuz" ama bugün dilediğiniz her yerde zeki mürenle buluşursunuz...

eğer şimdi 1975 yılında olsaydık; bırakın japon kızı li-sa nın paul gilbertle videolaşmasını, li-sa da anca rüyasında görürdü paul gilberti!... şansı ve parası varsa, tokyo konserinde izleyebilirdi belki... eğer 1975 yılında olsaydık şimdi; ve li-sa x yada tina s. japon ve fransız olmasalardı, türk olsalardı mesela; elektro gitarı da anca rüyalarında görürlerdi...

1975 yılında olsaydık; li-sa x in paul gilbert parçasını bu şekilde çalabilmesi mümkün değildi... çünkü videoları yoktu!... notalarına ulaşamazdı... kulaktan dinlediğini çalabildiği kadar çalabilirdi ama tekniğini geliştiremezdi... bence bunların hiç birini öyle 5 yaşında kolayca yapamazdı... şimdi nasıl yapıyor? yada tina s. nasıl yapıyor?

çok basit; eskiden rüyalarda görülebilecek olan paul gilbertin yada malmsteen in youtube kanalı var, e tabii tina s. nin ve li-sa x in de aynı yerde kanalı var!...

makas yada aradaki statü farkı sürekli daralıyor... bugün minicik bir kız, lara fabianın azerbaycan konserinde, sahneye yanaşıp, "sizi çok seviyorum, sahnede sizinle birlikte söylemek istiyorum" diyebiliyor ve bir yandan lara fabianı ağlatırken,i diğer yandan, adını geniş kitlelere duyurabiliyor... ve işin daha da tuhafı, çok da güzel söylüyorlar birlikte... az önce belirttiğim "indigo çocuk" bu oluyor işte...

bütün dünya, hepimiz aynı facebooktayız!... aynı youtube un komşu kanallarında siz herhangi bir dünya devinden çok daha fazla izlenme ve beğeni alma şansına ve hakkına sahipsiniz!... 2 tıkla, kaydını evinizde yaptığınız albümünüzü aynı internet sitesinden pazarlayabilirsiniz... eski türk filmlerindeki gibi, bohçanızı toplayıp, istanbul unkapanı plakçılar çarşısında patronların kölesi olmak zorunda değilsiniz artık...

bugün artık eskiden olduğu gibi, jimi hendrix yada orhan gencebay posterlerini duvara asıp, aval aval bakma devrini çoktan geçtik... bugün; mesaj kısmını açıp, "hey jimi! naber?... hayranım sana be, bak senin parçayı ben de kavırladım, ekliyorum alta, nasıl olmuş?"... jimi den yanıt: "helal be sana koçum, oldukça iyisin, bu cumartesi gel de woodstock da beraber takılalım" devridir...

bu avantajları ve üşenmekten şimdi yazamadığım daha bir çok avantajı değerlendirme devridir bu devir... sadece duvardaki işe yaramaz postere bakar gibi aval aval eldeki tablete yada telefona bakmak yerine, biraz şöyle dünyaya doğru biçimde ve doğru pencereden bakmak gerekiyor bu devirde...

mecburen 2 örnek de yabancı kardeşlerimizden oldu... aval aval bakmayan kardeş sayısı bazı dünyalarda oldukça fazla... peki bizde yok mu bir yerli tina yada lisa?... olmaz mı var...

efe kavas var mesela benim bildiğim şimdilik yerli tek örnek... daha önce paylaşmıştım, aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz...

efe kavas

o kadar çok örnek var ki...

mini hendrix ayla mız da var...

eren başbuğ (zaten eğitimli iken) düzenleme yapıp internete koyuyor, jordan rudess çok beğeniyor, eren ve jordan arkadaş oluyorlar... eren başbuğ, bir rüyayı gerçekleştiriyor...

eren başbuğ
like a "dream": eren başbuğ

jason becker çok beğeniyor videosunu ve damian salazar ı dünya tanıyor kısa sürede...

ve dünyada binlercesi mevcut şu anda... ve konu sadece gitar da değil!... her konuda durum bu... ve gerçekten çok umut verici... dünyanın en iyi fotoğraf sanatçıları ile aynı platformda kendi fotoğraflarınız paylaşabilirsiniz mesela ve onlarla sohbet edip, ufkunuzu geliştirebilirsiniz... yada ne bileyim, kendi imkanlarınızla kısa film çekip, önemli yarışmalara katılabilirsiniz!... hayaldi bunlar ama bugün olağan...

aval aval bakanın eskisi kadar şansı olmadığı çok açık artık; doğru bakanın da önünde koskoca bir dünyanın hazır beklediği de çok açık... nasıl bakılacağı artık tamamen size kalmış...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Haftanın Videosu

önceki videolar için playlist oklarıyla ilerleyiniz...

facebook takipçisi olun