Son Paylaşımlar

16.01.2012

fazıl say celallenmiş yine...

“Arabesk müzik, arabesk yaşam tarzının betimlemesidir. Aydınlığın, çağdaşlığın ve öncülüğün, sanatçılığın sırtına külfettir. Emek karşıtıdır, duyarsızlıktır ve yaratamamaktır! Etik dışı “yalan dolanla” doludur. Ortadoğu işi, 3. sınıf, acındırmaca, tembellik, yeteneksizlik, rant, çamur, muallaklıklar üzerinden yaşar. Arabesk müziği yapan yapsın! Bu sayfaya tek gık diyeni yukarıdaki sebeplerden hemen atacağım! Türk halkının arabesk yavşaklığından utanıyorum, utanıyorum, utanıyorum” Fazıl Say...
fazıl say böyle demiş... daha sonra da şunu dedi:
"Arabesk denilen iğrenç şeyi sevmemek vatanseverlik, sevmek ise vatan hainliğidir"

fazıl say a da saray müzisyeni mi demişler saray piyanisti mi demişler... daha önce de çok zeki denemeyecek birisi fazıl say asansör müziği yapıyor deme bilgeliğini göstermişti... kimdi unuttum, çünkü hatırlanmaya değecek biri değildi... anca bir cahil kendisine saray müzisyeni yada asansör müziği yapıyor diyebilir... ama sonuçta diyebilir!... yani birisi çıkıp kendisini bu şekilde eleştirebilir ve kendi görüşüdür... çünkü eleştiren bir dinleyicidir ve eleştirir, hakkıdır... bir kesimin fazıl say dan nefret etmesinin sebebi ise, akepe ye karşı söylemlerde bulunmuş olmasıdır... o ayrı ama yine de herhangi bir dinleyici çıkıp da bir sanatçının müziğini asansör müziği olarak tasvir edebilir, onun kabalık ve cahillik sorunudur...

ama bir "müzisyen" yada "sanatçı" diyelim, bir başka müzik türü yada sanat dalı için böyle bir şey di-ye-mez...

arabesk dinlemeyen biri olarak; üstelik iyi bir fazıl say dinleyeni olarak yazıyorum: fazıl say kademe kaybetmiştir benim gözümde...

türkiyede bir sanatçı, edebiyatçı yada bilim adamı, gazeteci, yazar vs vs vs bir laf ettiğinde hemen yüklenilir kendisine ve resmen infaz edilir!... birilerinin birilerine tahammül edememesi kabul edilebilinecek bir davranış olmamakla birlikte; eğer bir sanatçı kendi icra ettiği sanat dalının farklı bir türü hakkında bu derece çirkinleşiyorsa tepki alması da gayet normaldir...

fazıl say gibi bir sanatçının bu tip işlere ayıracak zamanının olması beni şaşırtıyor...

yani düşünelim şimdi ayrıntılı olarak: fazıl say ın birden aklına esiyor! dur diyor facebook yada twitter, her ne ise, "gireyim oraya da şu arabeske ve arabeskçilere 2 kelam döşiyeyim" ... bu bana çok tuhaf geliyor...

6 senede 2 oratoryo, 2 senfonik eser, 1 keman konçertosu, 2 piyano konçertosu, 5 solo piyano eseri, 1 bale müziği, 2 Bach uyarlaması, 4 film müziği, 1 tiyatro müziği yaratmış bir sanatçı eserlerini ortaya koyar, gerisine karışmaz... alan alacağını alır, isterse arabeskten alır alacağını... zaten kimin nereden ne alabileceği bellidir... önemli olan daha geniş kitlelere hitap edebilmek için altyapıyı oluşturmaktır...

üstelik "gak guk edeni bu sebeplerden dolayı bu sayfadan atacağım" diyor!!!... aman ne önemli şey yapacak!...

zaten bütün sorunumuz sürekli birbirimizi bir yerlerden atmak değil mi? ... fazıl say sayfasından atacak, tabii ki diğerleri de git diyecek!!!... kal burada deme büyüklüğünü göstermesi gereken fazıl saydır... yani beklediğim odur... fazıl say türkiyenin yarısını atacak sayfasından... türkiyenin yarısı da ona git diyecek!... tek başına çok anlam ifade eden fazıl say giderse, türkiyenin yarısı gitmiş olacak zaten!... e peki bu kavga neden?...

fazıl say ın işi gücü yok mu?...

bu ne tahammülsüzlüktür?...

facebook yada twitter sayfasından atılmak çok mu önemlidir?

bir dinleyeninin gözünde kademe düşmek mi önemlidir?

buraya kadarkileri hemen geçiyorum çünkü fazıl say ın kendi sorunu aslında...

ama, tabii aması var bir çok... şimdi onlara gelelim...

ne demiş? Arabesk müzik, arabesk yaşam tarzının betimlemesidir demiş... e gayet normal!... pop müzik de popüler boş yaşamın betimlemesidir... ne var bunda? ... her müzik bir yaşam tarzının betimlemesidir... yaşam tarzları belirler her şeyi zaten... herkes tek tip bir yaşam tarzı seçmek durumunda değildir...

caz ve blues afrika yaşam tarzından çıkmamış mıdır?... şimdi lüks barlarda elit takımının tekeline alınmış olmalarına rağmen caz aslında kara afrika değil midir?...

hiç kimse kendi yaşam standardını ve tarzını seçerek dünyaya gelmiş değildir...

emek karşıtıdır, duyarsızlıktır ve yaratamamaktır! demiş... ben yine "pop" diyeceğim... fazıl say kafasını ortadoğu müziği olan arabesk e taka taka başka şey görmez olmuş... pop müzik için söylense biraz anlayacağım ama, aslında hiç sevmediğim arabesk müziği savunmak durumundayım... hiç bir arabeskçi benim gördüğüm kadarıyla emek karşıtı filan değil! asıl emek karşıtı olanlar popçular bence... bir çok müzik türünün bugün emek ile filan zerre kadar alakası yoktur ama arabesk yapanları izlerken ben arkalarında koskoca orkestrayı hep gördüm! asla playback yapmazlar! detone de olmazlar! kayıtlarında dijitalden mümkün olduğunca kaçınırlar... yani tam tersi, aslında emek karşıtı demek yapılacak en büyük saygısızlıktır bence... tabii fazıl say ın demek istediğini doğru anladıysam... aslında fazıl say anlatmak istediği doğrularını anlatamamış, celallenmiştir...

türkiyede kim duyarlı ki fazıl say? sanki çok duyarlı bir toplumun tek duyarsız kısmı arabesk tarzında yaşayanlar!... ben asıl klasik müzikle yada caz ile iştigal edenleri duyarsız buluyorum... asıl duyarlılık beklediğim kişiler onlar ama "çıt" yok maaşallah... bir çoğu fazıl say dinleyip viski yudumlamakla meşguller... çok önemli bir kesim kendi dünyasında nefes alıp vermekle yaşadığını zannediyor ve bu kesim vatan kurtarma üstadı... ama uzaktan, etliye sütlüye dokunmadan... arada sırada celallenmeyi protest takılma zannederek...

asıl bomba ise şu: etik dışı “yalan dolanla” doludur. ortadoğu işi, 3. sınıf, acındırmaca, tembellik, yeteneksizlik, rant, çamur, muallaklıklar üzerinden yaşar. demiş... bu kısım bence en önemli kısım...

"etik dışı yalan dolan" ... bunu anlamadım... ne demek ki bu? ben hayatımda hiç etik dışı olmayan yalan dolan görmedim, duymadım... bir müziğin neresi yalan dolan olabilir ki?... sözleri mi yalan? yahu bir müzik yada yaşam tarzının neresi yalan dolan olabilir?

"ortadoğu işi, 3. sınıf" ... az önce yazdım, caz da kara afrika işidir... üstelik müziğin ırkı ve coğrafyası mı olur? bir sanatçıya yakışacak laf mıdır bu?... bir çok müzik etnik yada world music olarak sınıflandırılırken sadece arabeskin bütün sınıflamalar dışında tutularak sanki apayrı bir toplumsal yara hatta sanki bir suç gibi yargılanıyor olmasını ben anlayamıyorum... bugün arabesk bir müziği gidin herhangi bir ülkede herhangi birine dinletin, etnik yada dünya müziği olarak nitelendirir... arabesk sonuçta bir müziktir!...

evet sonuçta altı üstü bir müziktir ve üstelik öyle böyle de değildir! ... çok fazla etkili bir müziktir... neden türkiyede bir müzik türüne, hadi yaşam tarzı diyelim, bu derece karşı çıkılır ve sanki bütün sorunların temelinde o aranır? anlamış değilim... arabeske gelinceye kadar o kadar çok sebep var ki!

orta doğu; gelenin geçenin vurduğu, tokatladığı, bombalayıp, öldürdüğü, çocukların katledildiği bir yerdir... bilmez mi fazıl say?... 5 çocuğu bombalarla parçalanmış, evi başına yıkılmış, çocuklarının cesetlerini bir bir toprağa gömmüş insanlarla eğer dünyada ilgilenen birileri de çıkmıyorsa!... elleri kolları bağlı insanlardan afedersin sayın fazıl say ama oratoryo bekleme!...

türk aydını denen şahsiyetler bir sonuç olan arabesk kültürünü neden sanki bir sebepmiş gibi görürler? bu sonucu yaratmayacak önlemler konusunda celallenseydiniz ışığınızı sadece dibinize vermezdiniz... ama sağdan soldan alınan yapay ışık en fazla dibini aydınlatabilir...

fazıl say da ortadoğuludur... kendisinin yaşadığı türkiye başka yerde mi?... yaşadığı farklı ülkelerin bulunması fazıl sayın ortadoğulu olduğu gerçeğini değiştirmez...

"yeteneksizlik" ve "yaratamama" yı okuyunca aklıma orhan gencebay geldi... orhan gencebay yeteneksiz ve yaratma özürlü mü?... sürekli üstüne basa basa belirtmek durumunda kalıyorum, orhan gencebay dinleyicisi değilim ama çok fazla saygı duyarım kendisine... ve çok da yaratıcı buluyorum kendisini... çoğu arabeskçi gibi, orhan gencebay da asla "ucuzcu" olmamışlardır...

arabesk dolmuş müziği olarak tanımlanırdı... arabesk bir sonuç olduğu için ve çok da etkili bir sonuç olduğu için, doğal olarak belli bir kesimin sarıldığı bir müzik olmuştur... tıpkı caz gibi, blues gibi bir yaşam tarzı olmuştur... yaşam tarzlarından nefret edebiliriz ama var olan bir şeyi de mide bulandırıcı bulma lüksümüz yoktur... üstelik fazıl say gibi bir sanatçının hiç yoktur böyle bir lüksü...

arabesk dolmuş müziği ise, caz ve blues da mısır tarlası müziğidir... flamenco arap tarım işçilerinin müziği, rock ve hip hop ise; ayyaş ve keş lerin müziğidir!... değildir arkadaş değildir... tamamı birer sonuçtur, hiç biri sebep değildir!

fazıl say kolaysa gitsin b b king e, muddy waters a yada john lee hooker a yada onların müziklerine, yaşam tarzlarına filan yavşak desin de görelim bakalım nasıl ters geliyor...

müzik, müziktir... çok basit olabilir, çok kompleks olabilir... az emek sarfedilir yada çok fazla emek sarfedilir ama hiç bir sınırlaması yoktur aslında bu işin... bugün kuzey afrika ülkelerinde yaşayan halkların öyle müzikleri vardır ki bütün dünyaya dinletirler kendilerini... bir müzik türü ortadoğu kökenli ise (kaldı ki, benim bildiğim kadarıyla arabeskin kökleri mısırdır!) 3. sınıf mı oluyor?... müziği dinlerken köklerinin hangi coğrafyada olduğuna mı bakacağız?... bu küçümsemenin sebebi nedir?

müziği ille de sınıflara ayırmak ve belli insan sınıfları şu müziği, belli insan sınıfları da bu müziği dinlerler mi diyeceğiz?... eğer bir müzik dinleyene hitap ediyorsa sorun kalmaz...

fazıl say çok iyi bilir caz ve blues un nereden geldiğini... balta girmemiş kara afrika ormanlarından çıkıp da mısır tarlalarında çalışan işçiler tarafından icra edildiklerini... bugün bütün dünya o "kara cahillerin" müziğini dinliyor... fazıl say da icra ediyor üstelik...

herşeyi bırakalım bir kenara, blues mesela resmen her yönü ile arabesktir... blues her yönü ile arabesk yaşam tarzının tıpa tıp aynısıdır... üstelik blues çok çok çok basittir... bizim arabesk ile kıyaslarsak çok daha az emek ister... blues afro-amerikanların arabeskidir... bizim çok bilenler için blues un anadolu karşılığı "aşıkların atışmalarıdır" ama asla arabesk i de bunun içine katmazlar... halbuki ruh olarak arabesk çok daha yakındır... bence tabii...

müslüm gürses dinleyicisi kendisini jiletle doğrar... büyük bir kitleye jilet attırmak her baba yiğidin harcı da değildir!... heavy metal dinleyicisi de kendisini doğrar!... aslında müzikler farklıdır ama dinleyen kitleler bir çok müzik türünden benzer etkiyi alırlar... müslüm gürses konserindeki dinleyici ile metallica konserindeki dinleyici arasında hiç bir fark yoktur...

fazıl say beni çok şaşırttı... ilginç... bütün bunlar türkiyede bir sınıfın kendisini ve kendi yaşam tarzını her şeyin üstünde görüyor olmasından ve bu sınıfın ortadoğuda doğup, yaşayıp, kendisini danimarkalı zannetmesinden kaynaklanıyor bana göre...

fazıl say çok yetenekli iyi bir besteci, piyanist ve özetle sanatçı... ama dünyaya atmosfer dışına çıkıp da baktığımızda, evet fazıl say oradan da görülebilen bir sanatçı... çizginin üzerinde bir müzisyen ama sonuçta çizginin biraz üzerinde bir müzisyen... benim görüşüm bu... o çizginin çok fazla üzerinde olan öyle müzisyenler var ki! işte o çok üzerinde olan müzisyenler bugün ortadoğuymuş şuymuş buymuş demeden, dünya müziğini kullanıyorlar ve çok da iyi yapıyorlar ama fazıl say ortadoğu müziğini dinleyenlere ve o tarz yaşayanlara yavşak diyor... kendisinin yorumladığı kara toprak ın sahibi nereli? viyanalı mı? nazım hikmet de yalan söylüyor olmalı çünkü ben asyalıyım, afrikalıyım diyor! yoksa fazıl say ın ne işi olabilirdi nazım hikmet ile?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Haftanın Videosu

önceki videolar için playlist oklarıyla ilerleyiniz...

facebook takipçisi olun